Arama : | Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Nereye Gidiyor Bu Ergenlik!
MAKALE #16778 © Yazan Psk.M.Abdullah YÜKSEL | Yayın Haziran 2016 | 764 Okuyucu
Son zamanlarda yapılan araştırmalar gösteriyor ki ergenlik dönemi olarak bilinen gençliğe adım atma yaşı iki yaş kadar geriledi. Yaklaşık otuz yıldır ergenlik dönemini tanımlarken ‘’kızlarda 9-11 yaşlarında başlayan, erkeklerde 11-13 yaşlarında başlayan ve on sekiz yirmili yaşlara kadar devam eden fiziksel, duygusal,biyolojik ve bilişsel gelişim ve değişim dönemidir’’ denilirdi. Bir de üstüne’’ bizim zamanımızda yok muydu bu ergenlik nedir bu kardeşim ‘’ diye eklemeden olmazdı.

‘’Hocam ne zaman biter bu ergenlik,hep böyle mi devam edecek ’’ diyen anne ve babalar,’’bana ergen demeyin en sevmediğim kelime bu’’ diyen gençler(ergenler:)),’’ergen; sevsin seni yengen’’ diye dalgaya almayı seven yakınlar,’’hele sen bir büyü de gel’’ diyen kanka görünümlü büyümemiş ergenler….işte bunlar da bu dönemin çıkmaz sokaklarının ışıklı tabelaları.

Aslında araştırmalara çok konu olmasa da ergenlik dönemine girdikten sonra otuzlu kırklı yaşlara geldiği halde bu dönemden çıkamayan bir hayli yetişkin görünümlü ergen görmekteyiz. Bunlar bazen bir karar verip sürekli vazgeçen,bazen anlık duygu değişimi yaşayan, bazen yerinde duramayan ve sürekli heyecanlı,bazen de hayır demekten çekinen tipler olarak karşımıza çıkarlar.

Her ne kadar ergenlik denilince aklımıza isyanların başladığı bir dönem, bir problemler sarmalı, sorunlar yumağı gelse de aslında bu dönem insan için kendi değişim ve gelişimi adına yeniden bir başlangıç yaşayacağı, ruhsal olarak tekrar var olup dirileceği, kişilik ve kendiliğinin tamamlandığı ve bütünleştiği bir lütuf dönemidir.

Çünkü yapılan araştırmalar gösteriyor ki insanın kişilik yapısı 0-7 yaş döneminde gelişiminin büyük bir bölümünü tamamlar. Eğer ki bu dönemde problemli bir ailede yetişmiş ise, depresyonda bir anneye sahipse, bilinçsiz ve ilgisiz bir babanın evladı olarak yaşamış ise ruhunun bütünleşmemiş, eksik kalan birçok yönü var demektir. İşte bu dönem(ikinci bir ruhsal doğum olarak adlandırılır.)iyi bir özdeşim kaynağı(olumlu örnek olabilecek kişiler) ve sağlıklı bir çevre ile atlatılabilirse kişiliğin olumlu yönde değişim ve gelişimi sağlanmış; yetişkin bir ego ya sahip olmak için giriş kapısından geçilmiş demektir.

İnsan ergenlik döneminde de sağlıklı ebeveyn ilişkisi bulamaz ise,olumlu yönde kabullenici bir çevreye sahip olamaz ise yetişkin rolünü üstlenecek yaşlara gelse bile bir çocuk gibi davranmaktan çekinmeyecektir.

Bu bilgiler ışığında aslında ergenlik dönemi olarak geçirdiğimiz yıllar neredeyse ömrümüzün üçte birine denk gelmektedir. Ve bu yıllar insanın en genç, dinç, dinamik olduğu; değişim ve gelişiminin durmadan devam ettiği yıllardır.Ve ancak bu dönem sağlıklı atlatılabilirse bundan sonraki hayatımızın dengesi kurulabilir.Yoksa gömleğin ilk düğmesini yanlış ilikleyen birinin son düğmeye geldiğinde fark ettiği gibi yıllar geçince anlaşılır geride kalan güzellikler…

Bu dönemi sağlıklı atlatmak isteyen gençler kendilerine dingin bir liman bulmak zorundadır. Bu liman bazen kanka denilen bir dost, bazen abla denilen bir kuzen, bazen bir basket koçu, bazen de en sevilen ve örnek alınan bir öğretmen olmaktadır.

Bu dönemde anne ve baba genelde ikinci plana atılmıştır.Eğer ki anne ve baba bu durumdan rahatsız olmadan destek olabilmeyi başarırsa, ergenin kendilerini terk etmediğini anlayıp sadece keşif için başka sular, başka limanlarda dolaştığını ve bir gün dönüp dolaşıp yanlarına demir atacağını bilirlerse çocuk bildikleri ve çocuk bu dedikleri evlatlarının nasıl yetişkin bir birey olduğunu görürler.

M.Abdullah YÜKSEL
Uzm.Psik.Danışman
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Nereye Gidiyor Bu Ergenlik!" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.M.Abdullah YÜKSEL'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.M.Abdullah YÜKSEL'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.M.Abdullah YÜKSEL'in Yazıları
► Nereye Bakıyorsunuz? Uzm.Psk.Hasan KUL
► Şiddetle Nereye Gidiyoruz? Psk.Dnş.Murat İDİN
► Gençlere Özgürlük Ama Nereye Kadar? Psk.Dnş.Fatih UYUMAZ
► Toplumsal Şiddet Nereye Varacak? Psk.Dnş.Ayla KETRE
► Seçtiğimiz Hayatı Yaşamak - Nereden Nereye Psk.Hasan Hüseyin AKAGÜNDÜZ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,484 uzman makalesi arasında 'Nereye Gidiyor Bu Ergenlik!' başlığıyla benzeşen toplam 22 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
◊ Okullar Başlarken Mayıs 2016
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


01:53
Top