2007'den Bugüne 86,871 Tavsiye, 26,961 Uzman ve 19,241 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Burun Estetiğinin Psikolojik Yönleri
MAKALE #16789 © Yazan Dr.Ali Algın KÖŞKDERE | Yayın Haziran 2016 | 2,170 Okuyucu
Burun ve yüz, kişinin dış dünyaya yönelen ve sosyal açıdan önemli olan beden bölgeleridir. Aynada en çok bakılan beden kısmı yüzdür. Kişiyi tanıtır, çevredeki insanlarla ilişkide kişinin imajını ağırlıklı olarak temsil eder. Beden biçimiyle ve özellikle yüz biçimiyle ilgili takıntılı uğraşlar, özgüven ve kimlik sorunları olan ya da psikiyatrik bir rahatsızlığa yakalanan kişilerde sık görülür. Bu yüzden burun estetiği yaptırmak isteyenler öncelikle ruhsal açıdan değerlendirilmeli, psikolojik sorunlar var ise bunların tedavisine öncelik verilmelidir. Aslında bu durum, estetik cerrahi ameliyatı olmak isteyen herkes için geçerlidir.

BURUN, GÜZELLİK VE YAKIŞIKLILIK

Burun biçimi yüz görünümünü etkileyen önemli etkenlerdendir. Dolayısıyla kişinin kendisini güzel ya da yakışıklı görmesine neden olur. Burun, yüzün öne çıkan bir bölümü olarak dikkat çeker. Sosyal ilişkilerde güzellik ve yakışıklılığın çektiği ilgi kişinin kendisini iyi hissetmesini ve bedeni ile gurur duymasını sağlar. Beğenilmek mutluluk verir. Fakat yalnızca görünüm ve imaj ile mutluluğun, evliliğin ve başarının yakalanacağı yanılgısına düşülmemelidir.

Diğer yandan günümüzde görünüm ve imaj gittikçe daha çok ön plana çıkmaktadır. Teknolojik imkanların gelişmesi ile görünümünü değiştirebilme şansı artmakta ve insanlar estetik operasyonlar ile yüzlerine ve bedenlerine şekil verebilmektedir. Bu imkan, bedendeki somut cerrahi müdahaleler ve değişimler ile ruhsal bir kazanç sağlanabileceği umudunu artırmaktadır. Yine böyle bir estetik cerrahi şansı olması kişinin görünümünü kabullenmek yerine bunu değiştirmeyi düşünmekle uğraşmasına neden olabilir.

Burun estetiğinin kişiyi gerçekten çirkinleştirdiği (kaza, kırılma gibi) ya da sağlık sorunu yarattığı (solunum güçlüğü gibi) durumlar vardır. Böyle durumlarda estetik cerrahinin gerekliliğine doktor muayenesi sonucunda karar verilir.

BURUN VE GURUR

“Burun”, dilimizdeki bir çok deyimde farklı anlamlara gelecek biçimde kullanılmaktadır. Aşırı özgüvenli kişiler için kullanılan “burnu büyük”, “burnu havada”, “burnu Kafdağında olmak”, “burnundan kıl aldırmamak”, “burnu yere düşse almamak” deyimleri burun ve özgüven arasındaki ilişkinin kültürümüzde nasıl fark edildiğini ve dilimize nasıl yansıdığını gösterir. Dilimizde mecazi anlamda burnun büyüklüğü, ulaşılmazlığı ve yüksekliği özgüven, gurur ve kibir ile bağlantılandırılmıştır. “Burnu sürtülmek”, “burnundan gelmek/getirmek”; insanın zorlanması, gururunun kırılması ve keyfinin kaçmasını anlatır. Burnu yukarıda tutarak aşağılayıcı bir biçimde bakmak, duruş olarak kibri ve aşağılamayı ifade eder. "Burun", kendini beğenme ve kibir ile ilgili deyimlerde kullanılırken kendini beğenmeme ve aşağılık hissetme sorunları burun biçimi ile aşırı uğraşmayla ortaya çıkabilir.


BURUN VE DUYGULAR

Burun ile ilgili deyimlerin bazılarında “burun” kişiyi ve duygularını simgeler. Örneğin “burnundan solumak” öfkelenmeyi anlatır. "Burnun kötü kokular alması" deyimi kişinin sezgileri olumsuz bir şeyler olduğunu fark ettiğinde kullanılır. “Burnu sızlamak” üzüntüyü, “burnunda tütmek” özlemeyi, “burnundan düşen bin parça olmak” moral bozukluğunu ifade eder. Bu gibi deyimler insanların burun ile hüzünlü duygular ve özlem arasında bir ilişki kurduğunu gösterir. Nitekim insan duygusallaşınca, özellikle üzülünce burnunda bir sızı hisseder.

Depresif, üzüntülü duygularla boğuşan kişiler ve yoğun çaresizlik yaşayanlar çareyi bir burun estetiği operasyonunda görebilir. Burun estetiği operasyonu ile hem depresif duygularından hem de kendilerini beğenmemeden kurtulabileceklerini düşünebilirler.

BURUN VE KİMLİK

“Burun buruna gelmek”, “bir işe burnunu sokmak”, “burnunun dikine gitmek”, “burnunun direği kırılmak”, “burnunun ucundan ötesini görmemek” gibi deyimlerde burun kişinin kendisini temsil eder. Yüz ve burun, kişinin kimliğinde önemli bir yere sahiptir. Yaşamın altıncı ayından itibaren bebek aynada kendini tanımaya başlar. Aynaya her bakışta kendisiyle ilgili düşüncelerini ile aynadaki görüntüsünü bütünleştirir.

Ergenlikten itibaren kimlik kartlarına yüz fotoğrafı eklenir ve kişinin tanınmasında yüz fotoğrafı kullanılır. Kimliğin geliştiği ergenlik ve gençlik dönemlerinde bedensel değişikliklere uyum sağlama önemli bir meseledir. Ergenlik, insanın ayna karşısında en çok vakit geçirdiği dönemlerdendir. Ergen kendini beğendiği ve çevresinin de beğenisini aldığına inandığı bir görünüm kazanmaya çalışır. Ergenlikteki bedensel uğraşlar bir düzeye kadar normal kaşılanabilir. Bu uğraşlara ayrılan zamanın çok artması ve kişinin moralini bozacak kadar aklına takılması bir sorunun ortaya çıktığını gösterebilir. Bu sorunlar kişinin yüz biçiminden ve burnundan şikayetçi olması sonucunda burun estetiği talebi ile kulak burun boğaz ve plastik cerrahi polikliniklerine başvurmasıyla bile sonuçlanabilir.

ESTETİK OPERASYONDAN ÖNCE RUHSAL AÇIDAN DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

Bilimsel bir araştırmada çocukluk çağında alay edilen, fiziksel şiddete maruz kalan, sosyal destekten yoksun olan, cinsel istismara uğrayan, yaşıtlarıyla yeteri kadar ilişki kuramayan bireylerin bedenlerinden memnun olmayabilecekleri saptanmıştır. Başka bir araştırmada ise burun estetiği için başvuran bireylerin geçmişinde yüksek oranda duygusal ihmal ve istismar, fiziksel ihmal ve istismar, cinsel istismar öyküleri tespit edilmiştir. Tüm bunlar kişinin özgüveninin gelişmesini bozabilir. Sonuçta kişinin kendisini beğenmemesine, kendini kusurlu görmesine, kendisini değiştirmesi gerektiğine inanmasına neden olabilir.

Depresyon, sosyal fobi, madde kullanım bozulduğu ve obsesif kompulsif bozukluk hastaları burun estetiği için başvurabilmekte ve bu operasyonla ruhsal açıdan iyileşebileceklerine inanabilmektedirler. Depresyon kişinin kendisine bakışının iyice olumsuzlaştığı ve karamsarlaştığı bir hastalıktır. Kişi sevilmediğini, beğenilmediğini düşünebilir, kendisini sevmez ve beğenmez. Sosyal fobi, insanlarla ilişkilerde yaşanan kaygı ve zorluklarla seyreder. Bazı sosyal fobi hastaları yüz ve beden imajlarının iyi karşılanmayacağına, beğenilmeyeceklerine, dışlanacaklarına inanırlar. Uyuşturucu maddeler ise kişinin düşünce yapısını bozarak yoğun şüphelere ve garip inanışlara yol açarlar. Bu süreçte kişinin bedeni ile ilgili düşünceleri bozulabilir. Obsesif kompulsif bozukluk, takıntılı düşüncelerin ve bu düşünceleri değiştirmek için kişinin yapması gerektiğine inandığı zorlantıların olduğu bir hastalıktır. Bazen bir estetik operasyon takıntı haline gelebilir. Kişi sürekli bunu düşünerek ve bir estetik operasyon geçirmezse rahatlayamayacağına inanarak tüm vaktini geçirebilir.
Böyle sorunlar özellikle sosyal açıdan dışa açılma evreleri olan üniversiteye giriş, iş yaşamına başlama ya da evlenme gibi dönemlerde ortaya çıkabilir. Böyle zamanlarda artan kaygılarla ve özgüven eksikliğiyle baş etmek için burun yapısı ile takıntılı bir uğraş içine girilebilir.

Bu nedenlerle burun estetiği operasyonlarında öncelikle tıbbi gereklilik aranmalıdır. Estetik operasyon istenirken eğer asıl sorun psikolojik ise bu hastaların cerrahi tedavilerden memnun kalmadığı ya da şikayetlerinin kötüleşme olasılıklarının yüksek olduğu bilinmektedir. Tekrar tekrar estetik cerrahi talebinde bulunanlarda, burun ameliyatı ile tüm yaşamlarının değişeceğini bekleyenlerde ve burun estetiği için muayene edilirken psikolojik açıdan sıkıntıları olduğu gözlenenlerde öncelikle psikiyatrik değerlendirme yapılmalıdır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Burun Estetiğinin Psikolojik Yönleri" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dr.Ali Algın KÖŞKDERE'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dr.Ali Algın KÖŞKDERE'nin izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Dr.Ali Algın KÖŞKDERE
Bursa
Doktor "Ruh sağlığı ve hastalıkları - Psikiyatri"
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi7 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dr.Ali Algın KÖŞKDERE'nin Makaleleri
► Burun Estetiğinin Korkulu Rüyası: Tampon Prof.Op.Dr. Ege ÖZGENTAŞ
► Sünnetin Tıbbı Yönleri Op.Dr.Emir İMANİ
► Az Bilinen Yönleri ile Reflü Hastalığı Prof.Dr.Ahmet Kemal GÜRBÜZ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,241 uzman makalesi arasında 'Burun Estetiğinin Psikolojik Yönleri' başlığıyla benzeşen toplam 27 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Kıskançlık ve Haset Mayıs 2015
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


14:32
Top