2007'den Bugüne 86,871 Tavsiye, 26,961 Uzman ve 19,241 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Baş Dönmesinin ve Bayılmanın Psikolojik Yönleri
MAKALE #16862 © Yazan Dr.Ali Algın KÖŞKDERE | Yayın Temmuz 2016 | 3,030 Okuyucu
Baş dönmesi, kişi fiziksel bir hareket yapmıyorken çevresindekilerin döndüğünü hissetmesi, düşecek gibi olmasıdır. İnsanda denge hissini ve bedensel duruşu düzenleyen üç öge vardır: görsel veriler, kaslardan gelen veriler ve kulaktan gelen veriler. Günümüzde baş dönmesinden rahatsız olanlara uygulanan tedaviler ve yapılan tıbbi araştırmalar daha çok fiziksel yöndedir. Oysa baş dönmesinin psikolojik yönleri de olur. Bazen baş dönmesinin psikolojik açıdan bir anlamı vardır. Bazen de baş dönmesinin başlaması ile kişi bu duruma bir anlam yükler.

YOK OLMA ENDİŞESİ

Örneğin ruhsal ya da duygusal açıdan güvensizlik içinde olduğunu hisseden birisinde baş dönmesi gelişebilir. Bu güvensizliğin en ağır olanı kişinin yok olacakmış, bir boşluğun içine çekiliyormuş gibi hissetmesidir. Bu ağır durum seyrek görülür ve çocukluğunda annesinin ruhsallığına güvenip yaslanamayanlarda ama aynı zamanda annesiyle ilişkisi içinde kaybolanlarda ortaya çıkabilir.

İÇ İÇE GEÇMİŞ İLİŞKİLER

Aşırı ilgili ve koruyucu anneler çocukların başlarından eksik olmazlar. Böyle anneler çocuklarının eksiklik ve yoksunlukları ile başbaşa kalmasına, büyümesine izin vermezler. Bu tip bir annenin etkisinde kalarak büyüyen bir çocuk benzer bir ilişki biçimini yakın arkadaşları ile yineleyebilir. Örneğin böyle bir ilişkiyi sevgilisi ile kurduysa sevgilisinin yaşamının içinde yok olduğunu ya da sevgilisi yaşamından çıktığında kendisinin yok olduğunu hissedebilir. Böyle durumlarda baş dönmeleri ve bayılmalar yaşanabilir. Bu tür baş dönmelerini ve bayılmaları, sevgilisinin yaşamında kendi yaşamını eritip tüketmiş kadınların ayrılık tehdidi karşısında verdiği tepkilerde sık görürüz.

İç içe geçmiş ilişkilerde kişilik yapılanması daha hassas ya da narin olan taraf ayrılık ihtimalini “baş döndürücü” bir yok oluşla eş tutabilir. Bu yok oluş baş dönmesi belirtisinin ortaya çıkması ve bayılma ile simgeleşebilir.

BAŞ DÖNDÜRME OYUNU

Çocuklar baş dönmesinin yarattığı korku ile oynarlar. Kendi etraflarında dönerek yarattıkları baş dönmesi ile bayılmaya yakın bir hal yakalarlar. Bu oyun sayesinde baş dönmesinin yarattığı hoşnutsuzluğu eğlenceye dönüştürürler. Benzer bir eğlenceyi erişkinler lunaparklarda baş döndürücü hızlarda hareket eden hız trenlerinde (roller coaster) yaşarlar. Bu trenler o kadar baş döndürücü bir hızda hareket eder, düşer ve manevra yapar ki kişi öleceğine, yok olacağına inanırken bir yandan da bu korkusuyla eğlenir.

DÜŞME KORKUSU

Baş dönmesinin bir diğer biçimi düşme durumları ile ilgilidir. Ruhsal açıdan tutulmadığını, düşürüldüğünü hisseden kişilerde baş dönmesi görülebilir. Düşme hissi yaşamdaki hızlı statü değişimlerinde görülebilir. Hızla müdür olan birisinin ya da bir gecede mevkisi müdürlükten memurluğa indirilen kişinin böyle hızlı değişimler karşısında ruhsal dengesi bozulabilir, düşecekmiş gibi hissedebilir ve “başı dönmeye” başlayabilir.
Böyle bir düşme halini ilişkisinde aldatıldığını öğrenen kişilerde görürüz. Aldatılma ile kişi bir anda ilişkisinden düştüğünü aslında sevdiği kişinin başkasıyla ilgilendiğini öğrenir. Aldatan kişi de bir anda gözden düşer. İlişkinin dengesi şok edici bir biçimde bozulunca aldatılan kişide baş dönmeleri ortaya çıkabilir.

Düşme korkusu temel korkulardandır. Çocuklar bu korkularını özellikle babaları ile oynarlar. Babalarının güçlü kollarında atılıp tutulmak onlara güven verirken anlık yaşanan düşme korkusu kahkahaya dönüşür. Erişkinler düşme korkularını; lunaparklardaki yüksekten bırakılma aletlerinde, paraşütle atlama gibi sporlarda ya da bir trapez gösterisini seyrederek hazza dönüştürürler. Tüm bu baş döndüren durumların oyuna dönüşebilmesini sağlayan şey tutulma garantisine duyulan güvendir. Bu güveni hissedemeyenler asansöre ve uçağa bindiklerinde düşme korkusu yaşayabilir. Bu korku ve gerilim baş dönmesine dönüşebilir.

CİNSEL YAŞAM

Baş dönmesi cinsel ilişki sırasında oluşabilir. Cinsel birleşme yakın ilişkinin yoğun ve ilkel biçimde yaşandığı bir durum olduğundan insanın derinlerindeki korku ve kaygıları gün yüzüne çıkarabilir. Kadınların erkeklerle, erkeklerin kadınlarla ilgili korkuları olabilir. Örneğin bir kadının içinde kaybolacağından ya da kadının onu yutacağından korkan bir erkek cinsel birleşme ihtimali karşısında baş dönmesi yaşayabilir. Hatta başının dönmesinden korkan erkekler cinsel ilişkinin kenarına bile yaklaşmayabilirler. Bu halin farklı biçimlerini kadınlar da yaşayabilir.

UYARILMA

Baş dönmesi, aşırı uyarılma ve hayranlık hallerinde ortaya çıkabilir. Dilimizdeki “baş döndürücü bir güzellik” tanımı etkilenmenin kişiyi nasıl etkileyebileceğini açıklar. Kişinin katlanma kapasitesini aşacak durumlara şahit olması başını döndürebilir. Yoğun haz yaşanan durumlar da baş döndürücü olabilir. Bu tür baş dönmelerinin insanı salaklaştıran, zihnini bloke eden bir yönü olabilir. Filmler ve müzeler, yaşam içinde katlanılabilecek dozda güzelliklerin izlenebileceği, şaşırtıcı durumlara şahit olunabilecek sınırlandırılmış olanaklar sunar. Bu sınırlı hal güzellik karşısında insanın bloke olmamasını sağlarken yeterli dozdaki bir karşılaşma yaratıclığı tetikler.

SOLUNUM

Havasız, boğucu ve kapalı yerlerden açık havaya çıkan insanların bir anda kandaki oksijen miktarının artması ile başı dönebilir. Bu fiziksel durumun benzerini kendisini eve kapatan ve sosyal yaşamdan izole eden kişiler yaşarlar. Sürekli bir yalnızlıktan ya da kısıtlı ilişkilerden dışarıya çıkmak hem kaygı verici hem de baş döndürücü olabilir.

HAREKET

Baş dönmesi hareket ile ilişkilidir. Fiziksel açıdan hareketsiz bir yaşamı olanlar harekete geçtiklerinde başları dönebilir. Ruhsal açıdan yoğun bir pasiflik ve durağanlık baş dönmesinin gelişebileceği bir zemin hazırlayabilir. Bu durağanlık şiddetli bir kontrol etme isteğinin göstergesi olabilir. Eğer hareket etmek de kontrolün kaybedileceği hissini veriyorsa kişinin başı dönebilir.

Durağanlığın tam tersi olan durum sürekli hareket ve duramamadır. Fiziksel açıdan sürekli hareket etmek sonunda baş döndürücü bir yorgunluğa neden olur. Ruhsal açıdan bu durumun eşdeğeri kişinin bir sınırsızlık içinde sürekli hareket etmesi, yaşamında hep eylem olmasıdır. Baş döndürücü bir hızda yaşamak ruhsal dünyanın ihmal edilmesine yol açarsa durgunluk hallerinde boşlukta kalma hissi ve baş dönmesi olabilir. Lunaparklardaki dönen sandalyeler ya da eteklerine oturulan balerin kız sürekli dönerek hareketin getirdiği baş dönmesinin sınırlarına kişiyi yaklaştırır. Genellikle turlar kişi içinden “bitsin artık bu dönüş” dedikten kısa bir süre sonra biter.

ÖFKE

Baş dönmesi, öfke ve kızgınlık ile ne yapılacağının bilinememesi, sözle ifade edilememesi ve öfkenin kişinin kendisine yönelmesi ile oluşabilir. Öfke kişinin kendisine yöneldiğinde kişi kendisine zarar verir ya da zarar vemekten korkar. Örneğin kontrolünü kaybedip intihar etmekten korkabilir. Bu korku ile balkon korkuluklarına yaklaştığında şiddetli bir baş dönmesi yaşayabilir. Baş dönmesi ile kişi yoğun öfke boşalımına karşı kendisini ve çevresini korumaya çalışabilir. Tabi ki bu bilinçdışı olarak devreye girer. Öfkenin farklı bir baş döndürücü etkisi “öfkeden gözü dönmek” deyimiyle ifade edilir.

REKABETİN BAŞ DÖNDÜRÜCÜ ETKİSİ

Rekabet etme ve yarışmayı kazanma durumlarının baş döndürücü bir etkisi olabilir. Eğer çocuk ve ergen, anne-babası ve kardeşleri arasındaki rekabette yenme veya yenilme, kazanınca suçluluk veya gurur duyma duygularını olabildiğince tatmış ve sindirebilmiş ise erişkinliğindeki yarışmalı halleri daha kolay yaşar. Ama rekabete girmek hem yenilmek hem de kazanmak açısından kaygılar doğuruyorsa kişinin başını döndürebilir. Yenilmek yok olmayı, bitmeyi ifade ediyorsa yoğun kaygı baş dönmesine neden olabilir. Eğer yenmek ve kazanmak rakiplerini çok geride bırakmak ve onlardan çok daha yükseğe çıkmak anlamına geliyorsa baş döndürücü olabilir. “Baş döndürücü zenginlik” deyimindeki ulaşılamaz yüksekliğin ve miktarın vurgusu aynı zamanda para kazanma yarışında kazanılan ileri düzeyi betimler.

DİKKAT! ÖNCE FİZİKSEL MUAYENE YAPILMALIDIR!

Baş dönmesi ve bayılma, psikolojik açıdan araştırılmadan önce mutlaka fiziksel açıdan araştırılmalıdır. Nöroloji ve kulak burun boğaz açısından yapılan incelemelerde her şey normal çıkarsa psikolojik açıdan değerlendirme yapılmalıdır. Fiziksel açıdan bir sorun çıkar ve baş dönmesi için tedaviye başlanırsa dahi eğer baş dönmesi ve bayılmalar uzun sürerse bunlar kişide psikolojik etkiler bırakabilirler. Böyle bir durumda da psikiyatrik açıdan destek alınmalıdır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Baş Dönmesinin ve Bayılmanın Psikolojik Yönleri" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dr.Ali Algın KÖŞKDERE'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dr.Ali Algın KÖŞKDERE'nin izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Dr.Ali Algın KÖŞKDERE
Bursa
Doktor "Ruh sağlığı ve hastalıkları - Psikiyatri"
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi7 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dr.Ali Algın KÖŞKDERE'nin Makaleleri
► Burun Estetiğinin Psikolojik Yönleri Dr.Ali Algın KÖŞKDERE
► Sünnetin Tıbbı Yönleri Op.Dr.Emir İMANİ
► Az Bilinen Yönleri ile Reflü Hastalığı Prof.Dr.Ahmet Kemal GÜRBÜZ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,241 uzman makalesi arasında 'Baş Dönmesinin ve Bayılmanın Psikolojik Yönleri' başlığıyla benzeşen toplam 19 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Kıskançlık ve Haset Mayıs 2015
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


13:02
Top