2007'den Bugüne 85,904 Tavsiye, 26,755 Uzman ve 19,086 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Evleneceğim, Mutlu Olur Muyum? Doğru Eş Seçimine Destek Olan Sorular
MAKALE #16959 © Yazan Psk.Dnş.Mehmet POLATOĞLU | Yayın Temmuz 2016 | 4,339 Okuyucu
Evlenmek; sadece ev kurmak, romantik deyimiyle vuslata ermek, idealize edilmiş haliyle yuva kurmak değildir. Evlenmek aynı zamanda iç dinamikleri kurgulanmış ve hayata geçirilmiş iki farklı yaşamın bir araya gelerek, yeni bir yaşam süreci başlatmalarıdır.
Evlilikle birlikte kurulan bu yeni yaşamın başarılı bir şekilde (mutlu evlilik) yürütülebilmesi için kitaplar dolusu öneriler sıralanabilir, birçok eğitimler önerilebilir. Aile ve toplum yaşamını önemseyen tüm uzmanların, ideolojilerin bu konu üzerinde söylemiş olduğu, söyleyeceği şeyler olmuştur ve olmaya da devam edecektir. “Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.”
Duygu üzerine yapılan çalışmalar, yeni şeyler söylemenin vaktinin gelmiş olduğunu haykırıyor. Diyor ki; evlilik sürecine girmiş bir bireyin temel yaşam kodları yazılıdır. Birey yaşam koduna dair yazılımdan bağımsız hareket edemez. İki farklı yaşam kodu yazılımını birlikte çalıştıracağınız evlilik programı için yeni öneriler ve yeni farkındalıklar oluşturmak gerekir.
Bilimin günlük yaşama dâhil olduğu zamanlardan beri DNA’nın önemi üzerinde duruldu. Eşler bir araya geldiğinde iki genetik yapının 23’er kromozom vererek yeni bir insanın oluşturduğunu ve bu yeni oluşumun anne-babanın genetik mirasına sahip olduğu önemle belirtildi. DNA ile aktarılamayan ya da DNA ile açıklanamayan birçok şey vardı. Özellikle sosyal ve duygusal temelli davranışların başka bir izahı olmalıydı…
Artık biliyoruz ki; bireyin duygusal kayıtları hayatının her noktasına etki ediyor. Bireyin yaşama dair tutumları, davranışları, ilişkileri, hatta gelecek vizyonu da dâhil olmak üzere duygusal deneyimleri ve ilişkide olduğu kişilerin duygusal aktarımlarından güçlü bir şekilde etkilenir.
Boşanmış bireylerin, anne-babalarının da boşanmış veya huzursuz bir evlilik geçirmiş olmasının yaygın görülüyor olmasının bir sebebi de budur. Çünkü anne-babanın duyguları aktarım yoluyla bir sonraki kuşakta yaşamaya devam etmektedir…
Duygusal aktarım ve duygusal deneyime bağlı kayıtların olumsuz etkilerine maruz kalmak istemeyen bireyler, evlilik yapacakları bireyleri seçerken aşağıda kısaca belirteceğim hususlara da dikkat etmelidirler. Yine evlilik problemleri yaşayan bireylerinde bu konu üzerinde durmaları, problemlerin kaynağı hususunda farkındalıklarının artmasına katkı sağlayacaktır.
Öncelikle eş olarak seçeceğiniz bireyin evlilik hakkındaki ve karşı cinse dair temel inanışlarının öğrenilmesi gerekir. Evlilik yaşamına dair ne gibi olaylara tanık olmuş, hangi dersleri dinlemiş ve nasıl bir evlilik ilişkisinin ürünü olduğu, ait olduğu aile ağacının evlilik yaşam grafiği hakkında bilgi sahibi olunmalıdır. Çünkü fizik kanunlarına bağlı olarak armut hep dibine düşer.
Evlilik sürecinin yara almasına sebep olarak ‘anlayışsız olma’ davranışı sıkça dile getirilir. Anlayışsız olmak göreceli bir kavramdır ve genellikle sonuç olarak ortaya çıkar. Eşiniz olacak bireyin anlayışlı olup olmayacağı hususunda fikir yürütmeden önce bakmanız gereken iki önemli duygu var; şefkat ve merhamet. Şefkat ve merhamet duygusu olmayan birinin anlayışlı olmasını beklemek en iyi ihtimalle ekmek fırınından taze kar çıkmasını beklemek olur. Bir insandan şefkat ve merhamet görmemiş, bir canlıya şefkat ve merhamet göstermemiş bireylerin duygusal kayıtları anlayış göstermesine engel olacaktır.
Eşiniz olacak bireyin ailesinde evlilik problemleri nasıl çözülüyor? Aile sorun yaşayan üyelerine destek oluyor mu? Ailede sevgi nasıl gösteriliyor? Anlaşmazlıklar nasıl ele alınıyor? Ailenin evlilik hakkındaki inanışları ve ön kabulleri neler? Bu ve bunun gibi bireyin duygusal kayıtlarına etki edecek temel unsurlar mutlaka açıklığa kavuşturulmalıdır.
Evleneceğiniz bireyin hayatındaki en yoğun yaşadığı olumsuz duyguların neler olduğunu bilmelisiniz. “O olumsuz duygu bireyi neye dönüştürmüş, o duyguları hala içinde barındırıyor mu, o duygu harekete geçtiğinde nelere sebep oluyor” ve benzeri soruların cevap bulması gerekir.
Yaşadığı yaşam sebebi ile aile koruma duygusunu yoğun yaşamış birinin ailesi hakkında en ufak bir olumsuz söz söylediğinizde, bireyin gösterdiği anormal tepkinin nedeni budur. Bu bireyin bütün davranış ve eylemleri aileyi koruma duygusu etrafında şekillenecektir.
Evliliklerin yara almasına ve bitmesine sebep olan en yaygın görülen duygulardan biride öfke duygusudur. Öfkeyle söylenen sözler, yapılan davranışlar onarılmaz yaralara sebep olmakta, eşlerin birbirinden uzaklaşmasına yol açmaktadır. Bu sebeple eş adayınızı öfke konusunda incelemeye tabi tutmalısınız. “Nelere öfkeleniyor, öfkelendiğinde neler yapıyor” sorularının cevabını araştırmak yanlış bir evlilik yapmanızı önleyebilir. Öfke bireyin temel değerleriyle ilişkilidir. Engellenmiştik, haksızlığa uğramışlık, temel değerlerinin tehdit altında olması ve benzeri duygular öfkeye yol açar. Yoğun stres yaşayan bireylerin öfke kontrolü konusunda başarısız oldukları görülmektedir. Bu nedenle bireyin stresli olup olmadığı, stresi önlemek için neler yaptığı bilinmesi gereken konular arasında yer almaktadır.
Evlenmeden önce yapılması gerek şeylerden biriside “Evlilik destek mekanizmasının oluşturulmasıdır.” Her birliktelikte sorunlar yaşanılması olasılığı vardır. Problem kendini fark ettirdiğinde neler yapılacağı, problemlerin nasıl çözüleceği konuları yaşam deneyimlerinin desteğini gerektirir. Problemleri herkesle paylaşmakta sağlıklı olmayabilir. Dolayısıyla her iki aileden gün görmüşlerden oluşan, imkânlar el verdiği ölçüde uzmanların desteğinin de alınabileceği bir mekanizma oluşturulmalıdır. Danışan dağı aşmış, danışmayan yol şaşmış.
Evleneceğiniz kişiden elektrik almanızı önemsediğimiz kadar, o elektriğin nasıl oluştuğunu ve o elektriğin niteliğini de sorgulamak yararlı olabilir. Zira elektrik aydınlatabildiği gibi yakabilmektedir de… Eski bir söz vardır; “düğünde kız beğenilmez” diye. Eşiniz olacak bireyin sadece cicim aylarındaki göreceğiniz yüzünü görmekle yetinmemelisiniz. Sicim aylarında nasıl bir bireyle karşılaşabileceğiniz hakkında da fikir sahibi olmalısınız. Böylece evlendiğinizde mutlu olup olmayacağınız hakkında bir öngörünüz oluşacaktır…
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Evleneceğim, Mutlu Olur Muyum? Doğru Eş Seçimine Destek Olan Sorular" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Dnş.Mehmet POLATOĞLU'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Dnş.Mehmet POLATOĞLU'nun izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Mehmet POLATOĞLU Fotoğraf
Psk.Dnş.Mehmet POLATOĞLU
İstanbul
Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi1 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Dnş.Mehmet POLATOĞLU'nun Yazıları
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,086 uzman makalesi arasında 'Evleneceğim, Mutlu Olur Muyum? Doğru Eş Seçimine Destek Olan Sorular' başlığıyla benzeşen toplam 54 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Dikkat Dağınıklığı Şubat 2017
◊ Disleksiye de Anne Bakar Haziran 2017
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


15:48
Top