2007'den Bugüne 81,712 Tavsiye, 25,948 Uzman ve 18,155 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Şizoid Hastaların Savunma Sistemleri Nasıl Çalışır?
MAKALE #17292 © Yazan Uzm.Psk.Erol AKDAĞ | Yayın Ekim 2016 | 2,638 Okuyucu
Şizoid kendilik bozukluğu da diğer kendilik bozukluları gibi, iki ana birimden ibarettir. Libdinal birimin yüklenmiş olduğu efendi-köle ilişkisi, agresif duygunun yüklenmiş olduğu sadistlik nesne-sürgündeki kendilik parça birimidir. Efendi-köle parça biriminin, diğer birimlerde olduğu gibi, parça kendilik temsili, parça nesne temsili, ikisinin arasındaki duygulanım ve bunlara eşlik eden patalojik ego ittifakı söz konusudur. Haz egosu ittifakı söz konusudur. Efendi-köle parça biriminin içerisinde, parça kendilik temsili olarak, bağımlılığın parça kendilik temsili, nesne içinde işlev sağlayan bir köle ve kurban olarak hissedilen kendilik vardır. Onun karşısında parça nesne temsili ise, zorlayıcı, yönlendirici, materyal parça yani anne parça nesne ilişkisi ki bu efendidir, ilgilenmeyi değil kullanmayı ister. İçselleştirilmiş olan parça nesne temsili, şizoid bir kendilik bozukluğunda bu şekilde tezahür etmektedir. Parça nesne ve parça kendiliği birleştiren duygulanım ise, hapsedilmiş fakat bağlantılı, kabullenilen var oluş, kurtuluş, başka bir varlık ta değildir. Aradaki mesafe uzlaşı devam ettirilmelidir.

Şizoid kendilik bozukluğunun, diğer biriminde yani sadistlik nesne, sürgündeki kendilik parça birimi ise yine bir parça kendilik temsili var, parça nesne temsili var, bunlar arasındaki bir duygulanım bağı var ve gerçeklik egosunun bulunduğu bir alan var. Parça kendilik temsilinin özelliklerine baktığımızda, yabancılaşmış varlığın, parça kendilik temsili olarak tanımlanmaktadır. Bu sürgündedir, soyutlanmış fakat kendine güvenmek için kendi kendine yeten durumundadır. Yani kendi fildişi kulesindedir veya özel alanındadır.

Bu durumda nesnenin algılanma şekli ise, nesne ilişkileri teorisine göre, içselleşmiş temsili nesnenin sadisttir, tehlikelidir, değersizleştiricidir, yoksunlaştırıcıdır, zarar vericidir, terk edici olan, maternal parça nesne olarak belirlenir. Bu parça kendilik temsili ile parça nesne temsili birbirine bağlayan duygulanım köprüsünde ise, terk depresyonunun klasik mahşerin altı atlısı dediğimiz, bulgularını buluruz. Depresyon, öfke, yalnızlık, evrensel veya kozmik yalnızlık korkusu ve mutsuzluk hisleri buna eşlik etmektedir.

Şizoid kendilik bozukluğunun, kullandığı savunma düzeneklerine baktığımızda, bölme, eyleme vurma, yapışma, kaçınma, inkar, yansıtma, yansıtmalı özdeşim, gerçek ilişkilerinde ve arkadaş ilişkilerinde fantezi kullanma şeklindeki ilkel ego savunma düzeneklerini bulmak mümkündür.

Ego kusurları açısından değerlendirildiğinde, zayıf gerçeklik algısı, engellenme tolerans düşüklüğü, dürtü kontrol bozukluğu ve ego sınırlamalarında yetersizlikte, göz önüne gelebilmektedir. Yine burada da ego bölünmüştür. Libdinal yani efendi köle parça birimi içerisinde, haz egosu veya patoloji egosu yer alırken, sadistlik sürgündeki parça birimi yani terk depresyonu ile ilgili karşılaştığımız alanda da gerçeklik egosu, egodistonik olarak bulunmaktadır.

Şizoid kendilik bozukluğunun ilişkisinin diğer kendilik bozukluklardan ayırmak gerekir. Çünkü diğer kişilik bozukluklarına sistem biraz daha, farklı çalışırken, şizoid kendilik bozukluğunun kendisine has bir özelliği vardır.
Bilindiği gibi borderline kendilik bozukluğunda, bağlanma birimi, ödüllendirici nesne ilişkileri birimidir. Ve bağlanmama birimi de, geri çekilen nesne birimi ilişkisidir.
Narsisistik kendilik bozukluğunda ise bağlanma birimi omnipotent nesne gösterişli kendilik birimidir. Ve bağlanamama birimi de saldırgan nesne boş kendilik birimidir. İki biriminde halen ilişkisel birimler olduğu vurgulanmalıdır. Bağlanmama birimi anksiyete ve rahatsızlık ortaya koyabilmektedir. Peki, kendiliği şizoid bozukluk için bölme, nesne ilişkilerinin doğası nedir? Narsisistik ve borderline kendilik bozukluklarında olduğu gibi, basit bir bağlanma ve basit bir bağlanmama birimi vardır. Şizoid hasta için nesneye bağlanmanın ve ilişkilenmenin zorluklarından ve tehlikelerinden bahsettikten sonra, bu bakış açısına yukarıdaki beyan şaşırtıcı gelebilir. Aslında o zorlukların ve tehlikelerin hiçbir tanımı, insan ilişkilerindeki, nesne ilişkilerinin motivasyon önceliğini yalanlamaz. Şizoid hastanın nesnel ilişkilerle ilintili memnuniyetini ulaşmak için, yaradılışından gelen bir ihtiyacı vardır. Nesnel ilişkilerle olan uğraşım yani diğerlerine ulaşabilme ve tutunabilme arzusunun, herkeste olduğu kadar şizoid hasta da, motivasyon gücü vardır.
Şizoid hasta için temel bağlanma birimi, efendi-köle birimidir. Temel ağlanmama birimi ise sadist nesne sürgündeki kendilik birimidir. Şizoid hastayı esas olarak tanımlayan ilişkisel birim sadist nesnel sürgündeki kendilik birimidir. Böylece bu bağlamda şizoid hasta ile narsisistler ve borderline bozukluk hastalar arasındaki dikkat çekici ilişki arasında bir fark vardır. Şizoid hasta için ev bağlanmama birimidir. Bu tip hastalar genellikle sadist, nesne sürgündeki kendilik birimi içinde yaşarlar. Bu diğerlerine göre oldukça farklıdır. Yani borderline ve narsistlik kişilik özellikleri patolojik egonun bulunmuş olduğu libidinal birimde dururken, şizoid hastalar tam tersi bir şekilde, agresif birimin içinde kendilerini izole ederek, yalnızlığın içinde kendilerini yalnızlığa mahkum kılarak, orada güvenlik içerisinde yaşamayı tercih etmektedirler. Çünkü yakınlaşma onlar için tehlike ve tehdit demektir. Efendi-köle içinde her an duyguların açığa çıkma riski vardır. Bu nedenle kendileri daha çok, sadist nesne ve sürgündeki kendilik biriminde durmayı tercih etmektedirler. Bu durumda şizoid hastalar için gitmek zorunda oldukları yer sürgündeki kendiliktir. Burada onları her zaman güvenli olacaklardır. Şizoid hastanın ilk ve birincil endişesi, sadist nesne ve sürgündeki kendilik birimi içerisinde varlığını güvende ve sabit tutmaktır.

Bir hastanın derdi, üstünlük, yaklaşmak değil, nesne ile kurduğu ilişki de, kendini güvenli bir mesafede tutmaktır. Bütün ilişkilerini baştan itibaren, güvenli bir mesafe ayarı ile süzer. Her an tehdit ve tehlike algısı içindedir. Her an efendi konumundaki nesne, sadist nesneye dönüşebilir. Bölünme birimi etkisi altında, sistem ya libidinal birimde, ya da saldırgan birimdedir. Libidinal birimde olduğunda hastanın, dikkatli bir şekilde nesne ile kurduğu ilişkide mesafenin, yaklaşmanın ve uzaklaşmanın, her an ayarlanması ve değerlendirilmesi gerekir. Hasta kendisine çok yaklaşıldığını hissettiği zamanda sıkıntı içerisinde hisseder. Terk edildiği zamanda sıkıntı içerisinde hisseder. Veya karşı tarafın nesnenin hareketleri, iç dünyasında bir an kendisini sadist nesne, sürgündeki kendilik yani saldırgan unit nesnenin içerisine gönderebilir. Depresyon bulguları ile karşılaştırabilir. Onun için hasta olabildiğince, nesne ile uyum göstererek hep bir uzlaşı noktasını, aramak konumundadır. Bu çerçevede şizoid hasta, nesnesi ile kurduğu ilişkilerde şizoid dilemma dediğimiz, yaklaşma ve uzaklaşma arasındaki çelişkiyi çözebilmek için, hep bir uzlaşı noktası aramak zorundadır.

Kendilik bozukluğunun birimlerine bakacak olursak, savunmacı efendi- köle birimi yönlendirici, zorlayıcı nesne temsiline sahiptir. Efendidir ve ilgilenmek deyip kullanmak ister. Kendilik temsili bağımlılıktır. Bir nesne için işlev sağlayan bir köledir. Bir kurbandır. Duygulanım şu ikisini bağlar, hapsedilmiş olmak, en azından bağlı olmak. Kabul edilen var oluş yabancılaşmanın ve huzur duygusu vardır. Sadistlik nesne sürgündeki kendilik, sadist, yönlendirmeci, düşman, saldırgan ve kullanan bir nesne temsiline, yabancılaşmış ve soyutlanmış fakat kendiliği kısıtlayan varlığın, parça kendilik temsiline sahiptir. Duygulanım, terk edilme depresyonu ile bazı önemli eklentileri birbirine bağlar. Bu eklentiler nesne ile olumlu bağlantı eksikliği ile yabancılık duygusu, kişinin geri dönemeyeceği ve hiç ilişki kuramayacağı yabancılaşma korkusudur. Bu korku genellikle dış mekan keşfinden çıkarılan bir metafor ile ifade edilir. Astronot bir iple kapsüle bağlıdır. İp kopar astronot boşlukta süzülür ve tümüyle uzaklaşır.

Şizoid hastanın ego fonksiyonları bir çok önemli özelliğe sahiptir. Şizoid hastanın düşüncesinde nesnelerle memnuniyete giden hiçbir yol yoktur. O nedenle kişi kendini yeterli olma gibi bir görünüm geliştirir. Ama aslında bu sahte bir kendine yeterliliktir. Yani savunmacı kendine yeterliliktir. Bunun yanında şizoid hastalar, nesne ile ilişki kurmamaları yönünde bir arzunun olmayışı ile literatürde bir üne sahiptir. Bu doğru değildir. Her zaman nesne ile ilişki kurma arzusu ve açlığı içindedir.

Şizoid hastaların savunma sistemleri nasıl çalışır?

Ayrılma stresi ya da kendilik aktivasyonu paylaşım ve yakınlaşmaya doğru yönelir. Altta yatan sadist nesne sürgündeki kendiliği tetikler. Kopma olur ve daha çok yabancılaşmaya doğru hareket eder. Dayanılmaz olduğu efendi-köle birimine geri döner. Biz buna ileri geri şizoid uzlaşma hareketi deriz. Ne çok yakındır, ne de çok uzak. Çok yakınlık köle olma, çok uzaklaşma ise, boşlukta yabancılaşma anlamına gelir. Şioid hasta bu dilemmayı çözmek zorundadır ve ortak noktada buluşmak zorundadır ve her an bunu ayarlamak zorundadır.

Masterson gruba ait çalışmalarıyla tanınan şizoid hastanın ana yapısını şöyle betimlemektedir: “Güvenlik şizoid hasta için anahtar kelimedir. Diğerlerinden yeteri kadar uzaklıkta olma olarak tanımlanır. Sadizm, ihlal etme ve ayrılma için belirli bir mesafeden, ancak tümden izolasyon ve yabancılaşma olmaması için de belli bir yakınlıkta olmak zorundadır. Sürgündeki kendilik güvenliği zorunlu kılar. Sürgündeki güvenlik temsili, şizoid hastaya rahat nispeten anksiyetisiz mesafede, iç pşişik ve kişiler arası tehlikeli bir biçimde yakın olmaktansa, diğerlerinden uzak olmasını sağlar” demektedir.
Bir hastanın en temel savunması fantezi kurmasıdır. Fantezi şizoid hastanın hayatında son derece önemlidir. Bunun da çeşitli işlevleri vardır. Genellikle fantezi kişinin dünyadan geri çekilmesinin, içe dönüşün ve diğerlerinden uzaklaşmasının bir parçası olarak görülür. Bu şekilde bakılırsa fantezi sürgündeki kendiliğin temel bir bileşenidir. Fakat bundan çok daha karmaşıktır. Fantezi vekâlet sayesinde dünya ile iletişimdir. Vekâleten bir ilişkidir. Ancak yinede bir ilişkidir. Şizoid bir hasta için, ideal savunmacı, telafi edici bir ilişkidir. Sürgündeki kendiliğin bir ifadesidir. Çünkü kendini kapsayan, el konumları ile bağdaştıran tehlike, anksiyeteden yoksundur. İçsel nesnelere rağmen nesnelere bağlanmaya çabalayan kendiliğin dışa vurumudur.

Fantezi şizoid hastalarının bağlanmış hissetmesine yardımcı olur. Halen efendi köle biriminin tutuklanmasından bağımsızdır. Kısaca fantezide birey bağlanmış içsel nesneye ve aynı zamanda da özgür olabilmektedir. Şizoid hasta için fantezi, şizoid ikilem tarafından sunulan problemin çözümü gibi gözükse de birlikte kendi problemlerini de getirmektedir. Bu şizod hasta için çalışan terapist içinde geçerlidir. Fantezinin sürgündeki kendilik yapısını güçlendirme ve sağlamlaştırma yeteneği de vardır. Şizodi hastanın daha yüksek seviyede öz güven ve kendini kapsamasını mümkün kılar. Fantezi temel bağlanma ihtiyacını memnun etmek için dış gerçekliğin nesnelerine ihtiyaç duymaz. Bu sebeple şizoid hastanın izole olmadan sürgünde yaşama kapasitesini geliştirir. Fantezi, şizoid hastanın tehlike olmadan, ne çok uzakta ne çok yakında bir ilişki içerisinde yaşamasına izin verir. Bu şizoid uzlaşmanın başlıca örneğidir.
Tarihsel süreç içerisinde şizoidi bize ilk tanımlayan Guntrip’in 1969 yılında 29 maddelik listesidir. Listede şizoidin temel özelliklerini, Guntrip 9 maddeye indirgemiştir. Bunlar a- içedönüklük b- çekingenlik c- narsisizm d- kendi kendine yetme e- üstünlük hissi f- arzu kaybı g- yalnızlık h- benlik yitimi ı- regresyon ve gerileme olarak tanımlamıştır.
Şizod hasta içe dönük bir yaşam sürer. Dış dünyadaki ilişkilerini canlı ve aktif yaşamak yerine, sıklıkla fantezilerinde hayalperest yaşamın içerisinde, kendi iç dünyasında zengin bir yaşam belirler. Çekingenlik açısından baktığımızda; çekingenlik dış dünyadan ayrılıktır ve içe dönüklüğün diğer bir yüzüdür. Hasta aktif bir hayata girmez, çekiniktir. Şizoide bariz çekingenlik, net ve gözlemlenebilir utangaçlık, gönülsüzlük yada dış dünyanın ve kişiler arası engellenmesi gibi tablo sergileyen çok sayıda şizoid birey olsa da bazı bireylerde bunların tem tersi görüldüğü halde şizoid tablo bulunabilmektedir.

Bunlar gizli şizoid olarak tanımlanan, iç dünyalarındaki yapıları ile dışarıdan sergiledikleri tabloları çok farklı. Temelde şizoid olup da sempatik etkileşimli bir kişilik tavrı sergileyen çok kişi vardır. Bu hastalara gizli şizoid denmektedir.

Şizoidin narsislik özelliği, diğer narsistler gibi bir üstünlük iddiası olması şeklinde ifade edilemez, şizoidde görülen narsisistik savunma veya tablo ötekini kendisine yaklaştırmaya engel olacak bir mesafeyi ayarlamak için bulunmuş bir araç gibidir. Şizoid hiçbir zaman öbürüne üstün olduğu iddiası ile bir perspektiften narsislik duruş sergilemez. Sadece arasına mesafe koymayı ayarlamak için narsislik tablo çizer. Guntrip’in özelliklerinden biride kendine yetmedir. Kendine yetme hasta yada şizoid, diğer insanlara olabildiğince az ihtiyaç duymak onlara olabildiğince az dayanmak, temel ihtiyacı nedeni ile kendine yetmeye ve kendine güvenmeye ve kendi içinde potansiyelleri ile kendini değerlendirmeye almaktadır. Aksi taktir de kendi kendine yetmediğinde öbürüne ihtiyaç duyacak, öbürünün köle efendi ilişkisinde efendiliğini kabul edecek, öbürünün sadistliğini kabul etme durumun da kalacak. Kendi dünyasında ne kadar kendine yeter bir pozisyon yaratabilirse, o kadar özgür o kadar bağımsız olabilecektir. Guntrip’e göre şizoid hastaların garip bir üstünlük hissi vardır. Bu his, kendi kendine yetmeye doğal olarak bir üstünlük hissine de eşlik etmektedir. Diğer insanlara ihtiyacı olmayan bir, onsuz yapamayacağı birinin olmaması. Burada insanlardan farklı olma hissi de ortaya çıkmaktadır.

Şizoidin üstünlük hissi narsislik bozuklukta şişirilmiş kendilikle uzaktan yakından alakası yoktur. Eleştiren, utandıran yada aşağılayan şeklinde algılayan kişilerin yok edilmesi yada değerinin düşürülmesi ihtiyacı şizoid bağdaşmaz. Guntrip’in tanımladığı şizoid hastaları için arzu kaybının özel bir anlamı vardır. Hastanın kendi içerisinde kendi kendine yetebilmesi kabiliyeti, nesne ile olabildiğince az ilişki kurmasını gerektirir. Nesne ile olabildiğince az ilişki kuran şizoid nesnenin ne hissettiğini empati ile algılayamaz anlayamaz. Daha doğrusu nesne ile direkt iletişim kurmada yetersizliği vardır, ona olabildiğince az ihtiyaç duymak ister. Buda onda arzu kaybını getirir. Öbürünün en hissedip hissetmediğini, kendisinin en hissedip hissetmediğini bilemez. Bu tipin vurguladığı arzu kaybını başka bir süreç olan, co hasta tarafından belirtilen duygusal hissizlikten ayırt etmek gerekmektedir. O disosiyatif bir süreçtir. Şizoid deneyimi duygusal hissizleştirmelerden birisi değildir. Fakat çatışma ve belirsizliklerden birisidir. Şizoidler hissetmekte yeteneksiz değillerdir. Hisleri ne olduğu veya hislerin ne anlattığı konusunda kararsızlardır ve cimrilerdir. Çoğunlukla deneyimlerini başkaları tarafından anlaşılmaları için kullanılan kelimeleri ifade etmekte kendilerini yeteneksiz hissederler.

Guntrip‘in şizodi tanımlarken ifade ettiği özelliklerden biriside yalnızlıktır. Guntrip’e göre yalnızlık şizoid içe dönüklüğe dış ilişkileri fes etmenin bir sonucudur. Tekrar tekrar ortaya çıkan yoğun arkadaşlık ve sevgi hasreti kendini belli eder. Bir kalabalığın ortasında olan yalnızlık, şizoidin duyuşsal rapordan mahrum olmasını sağlayan bir deneyimdir. Özellikle dışarıdan gözlemci tarafından fark edilmeyen ancak şizodin içsel olarak tecrübelediği bir şeydir.

Guntrip’in belirttiği diğer bir özellik benlik yitimidir. Benlik yitimini bireysellik ve kimlik kaybı olarak da tanımlar. Benlik yitimi disosiyatif bir savunmadır. Benlik yitimini genellikle şizoid hasta tarafından ters yüz olmak veya kapatmak veya gözlemci ve katılımcı egonun bir birinden ayrılma tecrübesi olarak tanımlar. Anksiyete durumu baş edilemez gibi gözükür ve şizoid tarafından deneyimledir. Daha önce açıklanan arzu kaybından çok daha mutlak bir biçimdedir. Şizoid de arzu kaybı çok daha kronikken benlik yitimi deneyimi bunaltıcı anksiyete ve tehlikenin doğrudan deneyime karşı daha vahim bir savunmadır. Guntrip’e göre diğer bir şizoid özellik gerilemedir. Dipteki bir şizoid kişinin kendi dış dünyası tarafından bunaltılması ve hem içeri kaçışı hem de geri anne rahmindeki emniyete arayışı ifade edilir.

Şizoid hastanın tedavisinde özel süreçler işler.

Şizoid hastanın kısa dönem tedavisinde amaçlar ve hedefler ne olmalıdır:
1- Kişiler arası anksiteyi azaltma
2- Geri çekilme yada inzivaya çekilmenin durdurulması
3- Kişiler arası iletişim ve bağlantıyı teşvik etmek, kısa süreli hedeflerdir.

Bir telepatik süreçte şizoid bir hasta ile çalışabilmek için belirli etaplar vardır, bu etaplardan birincisi hastaya fikir birliği ile eşleştirilmesinin yapılması. Ne demektir fikir birliği eşleştirilmesi kavramı? Terapistin şizoid ikilemi anladığını, hastanın görmesi anlamına gelir. Eğer terapist ile hasta arasında şizoid anksiyetelerin doğası bir fikir birliği var ise hasta terapistinsin bu anksiyeteleri hakkındaki bilgisinden haberdar ise o zaman hasta telepatik ortamın daha az tehlikeli ve riskli olduğunu hisseder. Terapistin hastanın anksiyetelerine daha saygılı olacağını hakkında hastanın daha fazla inancı ve ümidi vardır. Hasta aynı zamanda terapistin sözlerinin ve davranışlarının hasta üzerindeki etkisinden daha fazla farkında olacaktır. Fikir birliği eşleştirmesini gerçekleştirmiş olacaktır.

İkinci etap itibari ile hastanın telepatik süreç içerisinde tutulması veya tutmaktır. Tutma ile anlatılmak istenen nedir? Fikir birliği eşleştirilmesi ile nasıl ilintilidir? Fikir birliği eşleştirilmesi hastanın kişiler arası ilişkilerde yeni bir mesafe düşünmesi için hastanın yeteneğini destekler. Kaçınılmaz sürgün ya da esaret beklentisine ya da fantezisine sekte vurur. İlk olarak terapistin sağlam bir yorum duruşu sergilemesi gerekir. Bu da şizoid hastanın tedavisinde terapistin çoğu zaman meydan okuma ya da aynalama yorumlarını kullanmayı engelleyeceği anlamına gelir. Meydan okuma şizoid hasta tarafından çoğu zaman, hastayı yönlendirme bir gündemi empoze etme yada baskı yapma çabası olarak deneyimlenir. Örneğin şizoid savunmayı bir meydan okuma şu yönde olabilir. “Neden her sefer ileri bir adım attığında kendini geri çekiyor, ya da inzivaya çekiliyorsun?” Bu beyanın içeriği dışında hiçbir şey doğru değildir. Şizoid hasta bunu bir saldırı olarak algılayacaktır. Halbuki şizoidi algı ve yorum hastada içselleşecek ve kapasitesinin artırmasına neden olacaktır.

Üçüncü etapta daha yakın bir uzlaşma ile ilgili bir hedef ortaya konur. Daha yakın uzlaşma hastanın el konulma ve temelli sürgün gibi dayanılmaz iki uç arasındaki alternatif ara durum olasılıklarını deneyimleyeceği anlamına gelir. Hasta daha az kişiler arası mesafe oluşturarak risk alabiliyordur. Daha fazla bağlantı iletişim koordinasyon ve hatta fikirlerin, duyguların eylemlerin paylaşımına daha fazla çaba gösterebilir. Bu tip çabalar daha fazla memnun edici daha fazla uyarılabilen mesafeye ulaşma olasılığını da beraberinde getirir. Buda tedavi sürecinin olumlu süreçle gitmesine neden olur.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Şizoid Hastaların Savunma Sistemleri Nasıl Çalışır?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Erol AKDAĞ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Erol AKDAĞ'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     28 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Erol AKDAĞ Fotoğraf
Uzm.Psk.Erol AKDAĞ
İstanbul
Klinik Psikolog
Uzman Klinik Psikolog/ Psikoterapist/ Hipnoterapist/ Emdr Terapisti/ Evlilik / Eş / Aile Terapisti
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi38 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Erol AKDAĞ'ın Makaleleri
► Şizoid Kişilik Bozukluğu ÇOK OKUNUYOR Psk.Dnş.Burcu SUVARİ
► Şizoid Kendilik Bozukluğu Psk.Zeynep BALKIZ
► Şizoid Kişilik Yapısı Uzm.Psk.Tuncay ÇALIKOĞLU
► Erotomani ve Şizoid Kişilik Psk.Ceyda ŞENEL
► Şizoid Kişilik Bozukluğu ve Tedavisi Uzm.Psk.H. Fatih DANE
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,155 uzman makalesi arasında 'Şizoid Hastaların Savunma Sistemleri Nasıl Çalışır?' başlığıyla benzeşen toplam 30 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Mutlu Evliliğin Pin ve Puk Kodları ÇOK OKUNUYOR Ağustos 2018
► Terk Depresyonu Nisan 2017
► Kendi Bedenine Güven(E) Meme (Panik Atak) ÇOK OKUNUYOR Nisan 2018
► Tik Bozukluğu Mart 2016
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


14:20
Top