TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



Patolojik Kıskançlık - Otello Sendromu

Kumru ŞERİFOVA Fotoğraf
Uzm.Psk.Kumru ŞERİFOVA
İstanbul
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Özel ÜyesiTavsiyeEdiyorum.com Üyesi1 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutKütüphanemizde Yayınlanan 11 Makalesi varFotoğrafı MevcutMesleki Videoları Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıMSN/ICQ/Skype Adresi VarTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 212,

* Yayın Tarihi : 07-11-2016 - 20:36 (108 gün önce),

* Ortalama Günde 1.94 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 9507 , Kelime Sayısı : 1256 , Boyut : 9.28 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Uzm.Psk.Kumru ŞERİFOVA hakkında söyledikleri:
Kumruyla üniversitede tanıştım. O zamandan beri çok kıymet verdiğim birisidir kendisi. Üniversitede hep cok çalışkan, kendisini geliştiren başarılı bir arkadaşımdı. Daha sonra Londrada çok iyi bir üniversitede master eğitimine devam etti. İnsana çok kıymet veren, meslek etiğine sıkı sıkı bağlı ve hep daha fazla öğrenmeye çalışan biridir. Ayrıca kendisi özel hayatında da örnek alınması gereken karaktere sahiptir. Onun güzel huylarını, mesleğe verdiği önemi çok takdir ediyorum. Insanlara çok faydalı olacağından hiç şüphem yok. Büyük bir rahatlıkla ondan terapi hizmeti alabilirsiniz. Ingilizcesi ... [DEVAMI..]
(Psk.Sümeyye TURGUT, Sitemize Kayıtlı Profesyonel, 19-03-2016)

Uzm.Psk.Kumru ŞERİFOVA Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
Patolojik Kıskançlık - Otello Sendromu

Kadın ve Erkek ilişkisi

Cinsellik erkek ve kadın arasında olan temel arzu ve isteklere dayanan dürtü ve hislerdir (WHO, 2015). İnsan var olduğu günden itibaren varoluşunu sürdürmek, neslini artırmak için içgüdüsel olarak bu hisleri yaşamakla kodlanmıştır. Bu hisleri yaşayan kişiler sosyal çevreleri biçimlendikçe daha kompleks duygular geliştirmeye başlamışlar, örneğin aşk, flört gibi. Oysa ki insanların ilk temel dürtüleri cinsellik ve üremeydi. Aşama-aşama sosyal faktörler, dinler ortaya çıktıkça insanlar sosyal normlara göre biçimlendikçe sahiplenme, aile kurma, anne-baba olma, eş, sevgili, nişanlı olmak gibi çok farklı sıfatlara sahip olmağa başladılar. Sosyal normlar farklı anlamlar kazanmaya başladıkça kişiler farklı duygular geliştirmişler; bunlardan biri de kıskançlık duygusudur. Kişiler ilişkiye başlamadan önce bilinçaltında bir çok beklentileri olsa da bunlardan en önemlisi sevilmek arzusudur. Bu psikolojik ve sosyal gereksinimdir. Kişiler okudukları kitaplardan, baktıkları dizilerden, filmlerden, çevrelerinden duydukları hikayelerden ideal bir aşk yaşayacaklarının hayalini kurmağı öğrenmişler. Oysa ‘ideal Aşk’tan çıkardıkları anlam bilinçaltında kendilerine koşulsuz-şartsız aşık bir kişiye sahip olmak dürtüsüdür. Bu psikolojik olarak zorlu hayat tecrübesine sahip ve çocukluktan sevgiye aç olan kişiler arasında görüle bileceği gibi, yukarıda not ettiğimiz sosyal beklentilerle de alakalı ola biliyor.

Aşk nedir? Evlilik aşkı öldürüyor mu?

“Aşk”ı tanımlayacak olursak- tam olarak beyindeki monoamin, dopamin, neurophineprin ve serotonin denen hormonların yükselmesine bağlı nörolojik durumdur. (Bu madde ayni zamanda çikolata ve bezelye de doğal olarak bulunur.) Bu hormonları pheniramine dediğimiz kimyasal kontrol eder.

Erkek ve kadın yeni tanışdığı zaman, bir birlerinden hoşlandıkları zaman, beyinde monomin, depomin, nerophineprine, serotonin hormonları fazla sağlılanmağa başlar ki bu sevdiğinizin ellerinden ilk defa tuttuğunuz zaman vücudunuz, kalbiniz kelebek gibi titrer. Bunun nedeni fazla salgılanan hormonlarımızdır. Bu zaman daha az yemek ihtiyacımız uyanır, hayallere dalarız, derslerimizde başarısız olarız, mantığımız zayıflar ve s.gibi problemler ortaya çıkar. Bu problemleri önlemek için ve bizi korumak için vücudumuz atağa geçer ve sevdiğimiz insana alışmamızı sağlar ve bununla hormonları normale getirir. İnsanlar bunu aşk bitti gibi algılar ve üzülür, saplantıya çevirir, kıskançlık geliştire bilir, ayrılılır ve yeni birini arar, her yeni insanda ilk yaşadığı hiss arar ama maalesef bu mümkün olmuyor.

Böylece aşk 2 etapta gelişen hisslerdir. Kısa dönem süren heyecanın ardından çiftler olgunlaşma dönemine girer. Daha mantıklı kararlar verir, bir birlerine karşı en doğma, en yakın insan konseptini geliştirir ki, bu bana göre aşkın en önemli, en olgun, en pik noktası olsa gerek. Bu dönemde, “O” sizin için başka bir anlam taşır, ismi sizin için çok önemli, Allah korusun başına kötü bir şey gelme ihtimali düşündüğünüzde bile hayat bitiyor o an için, kendiniz ondan başka biri ile düşünemiyorsunuz, ondan çoçuklar düşünüp, hayal ediyorsunuz, onun için fedakarlıklar ediyorsunuz… Kavgalar ederiz, bir birinizi telefon başında bekleriz, araması için dua ederiz, bazen de dayanamayıp kendimiz ararız. Ya da yanlış bir mesaj atarız…. Neler yapmadık ki?! Esas olan hala saygınızda kusur etmediyseniz bu şeylerle beraber aşıksınız…

Karşılık beklemeden anlayış, saygı, güven, onu mutlu etmek için çalışmak “AŞK”ın en doğal halidir.

Kıskançlık

Bu sebeplerden kıskançlık duygusu doğar. Kişiler kıskançlık duygusunu aşkın ayrılmaz bir parçası olarak düşünsellerde aslında tamamen farklı bir duygudur. Kişilerin beyinlerinde oluşturdukları farklı düşüncelerin sonucu olarak ortaya çıkan ‘kıskançlık’ duygusu ne kadar sevensen o kadar kıskanırsın mantığına göre sosyal olarak çerçevelenmiştir. Yani kişi ne kadar çok kıskanılırsa o kadar çok sevildiğini düşünür, ya da ne kadar kıskanırsa o kadar çok seviyordur hissine kapılır. Ve sonuç olarak bilinçaltında yatan ‘eşsiz aşk konsepti’ kıskançlıkla eşleştirilir. Oysa analizime göre kıskançlık:
1. Kıskançlık karşı tarafın özgüven sorunu olarak ortaya çıkan bir durumdur. Kişi kendine ve partnerine ne kadar güvense de, partnerinin ondan başkasına ‘güzelmiş, yakışıklıymış, akıllıymış, zekiymiş ve s..... bir çok örnek verile bilir’ – demesini, veya aklından geçirmesine tepki verir, çünkü her birey partneri için ‘süper star’ olmak istiyordur. Bu genelde naif duygulardır ve ilişkiye başlayan kişilerin kıskançlıktan beklentisi budur. Kişi partnerinin ona ne kadar değer verdiğini hisseder ve çizgiler aşılmadıkça bir çok kişi bu durumdan zevk alır. Bu durum genelde bilinçaltında yatan Epik aşkın göstergesi olarak sosyal olarak kabul edilmiştir.
Not: Bu durum sürekli partnerini başkalarıyla kıyaslayarak küçük düşürme durumuyla alakalı değildir.
2. Partnerinin ondan önceki yaşamındaki ilişkileri hakkında fazla bilgi ve detaylara sahip ve ya tam aksine ve bu yüzden kişi her zaman için potansiyel tehlike ola bilme ihtimalini göz önünde bulunduruyordur
3. İlişkilerinde sağlıksız giden bir durum vardır ve ilişki durumları askıdadır, kişi ortada 3.şahsın olduğundan şüphelenmeye başlaya bilir
4. İlişkilerini sağlıksız duruma getirmiştir kendisi, ihanet veya flörtler yapıyordur, ben yapıyorsam acaba karşı tarafta mı bunu bana yapıyor düşüncesi kişini terk etmez. Burada bilinçaltında yatan duygu kişinin vicdanıdır, ihanet etmesine rağmen partnerine karşı hisleri vardır ve sürekli yaptığı şeyin yanlış olduğunu algılar, ama bir daha aynı şeyi yapmaktan kendini alı koymak konusu ise tartışılır.
5. Othello Sendromu – Paranoya – ortada hiç bir sebep yokken kişinin karşı tarafı ihanetle suçlaması

Othello sendromu

(Delüzyonel kıskançlık; patolojik kıskançlık)
Kişi hiç bir gerçek sebep ve ispat olmaksızın partnerinin onu aldattığını, ona ihanet ettiğini düşünmesi, ve sonuç olarak sosyal olarak kabul görmeyen ve anormal davranışlar sergilemesi durumudur. Bu aşağıdaki bazı örnekleri içerir:
• Parterini sürekli başkalarına bakıyor mu diye takip etmek
• Partnerinin davranışlarını sürekli sorgulamak
• Partnerinin telefonunu sürekli kontrol etmek, gelen aramaları, mesajları, yanlış olsa dahil sorgulamak
• Sosyal medya kullanmaya izin vermemek
• Nerede olduğunu, ne yaptığını, kiminle olduğunu çapraz sorgularmış gibi sorgulamak ve yalanını ortaya çıkarmağa çalışmak için uğraş vermek
• Ev dışında bir hayatının olmasını engellemek
• Parterinin bu durumdan kurtulmak için yaptığı her davranışını (boşanma, evi terk etme ve s.) ihanet olarak değerlendirmek ve onu ihanetle suçlamak
• Partnere karşı sözel ve fiziksel şiddet uygulama.
• Partnerini kıskançlığına sebep olduğu için suçlamak
• Patolojik kıskançlık davranış sergilediğini kabullenmeme
• Başkalarına ve kendine zarar vermekle tehdit etmek

Takıntılı ‘Othello’ sendromunda kıskançlıkla ilgili endişeler kişini terk etmezken, onu sürekli parterini kontrol etmeye iterken, özgürlüğünü sınırlarken, delüzyonel kıskançlıkta kişi partnerinin davranışlarından veya sebepsiz olarak sonuçlar çıkarır, örneğin partnerinin ona cinsel performansını düşürmesi için karışım içirdiğini düşüne bilir, sevgiliyle rahat zaman geçire bilmesi için. Veya partnerinin başkasından cinsel yolla bulaşan bir mikrop kaptığını ve o mikrobun ona bulaştığını düşüne bilir. Her iki sendrom beraber görüle bileceği gibi, tek-tek de görüle biliyor.

Rahatsızlık psikolojik, sosyal ve kişilikle ilgili sebeplerden ortaya çıka bilir. Erkek hastalarda genelde cinsellikle ilgili güçlü doyumsuzluk ve ihanet bu durumu tetiklerken, kadınlarda güçlü duygusal doyumsuzluk ve duygusal ihanetler bu durumu tetikleye biliyor. Ayrıca alkol, amfetamin, ve kokain kullanımı bu rahatsızlığı tetikleye biliyor (Kingham , 2004; Shephard & Michael, 1961).

Tedavi
Rahatsızlık psikiyatrik ilaçlarla (anti-psikotik ve anti-depresan) tedavi edilirken, yanında psikoterapi alınması gerekir. Psikoterapi kişiye ve partnerine psiko-eğitim vermek, davranışsal ve ya bilişsel davranışsal terapi yapmak, aile, çift terapisi, bireysel terapi ve s şekilde uygulanmalıdır.
Durum çok ciddi rahatsızlık olduğu için hastanın başkalarına ve kendine zarar verme olasılığı çok yüksektir. Bunun için profesyonel yardım alınması şarttır.

Ayrıca bakınız:
Erotomania (erotomani)

Rebbecca Schaffer, Amerikalı model ve aktris Erotomanyak fan’ı tarafından öldürülmüş.

Erotomanik kişiler kendilerinden daha yüksek sosyal sınıfta olan kişilerin (örneğin model, şarkıcı, aktris ve s.) kendilerine aşık olduğunu zanneden takipçilerdir. Erotomanikler hedeflerine mektuplar, e-mailler, mesajlar yazar, çicekler, hediyeler gönderirler. Bu kişiler hedefleriyle bir aşk fantezisi yaşadıklarını zannettikleri için kişilerin başka biri ile aşk yaşadıklarını öğrendiklerinde, ihanete uğradıklarını düşünürler ve çok tehlikeli olabiliyorlar. Bu da ne yazık ki genelde şiddetle bitiyor.
Durum deneyimli psikyatrist ve ya psikolog tarafından ele alınmalı, kişinin delüzyonları şizofreniye bağlı delüzyonlardan ayırt edilmeli ve uygun farmakolojik tedavi ve terapi süreci başlatmalıdır.

Kaynakça

Kingham M., (2004). Aspects of morbid jelousy. Advances in Psychiatric Threatement 10(3): 207-215
Sexual and reproductive health: Defining sexual health". WHO.int. World Health Organization. Retrieved 20 June 2015.

Shephard, Michael (1961). "Morbid Jealousy: Some clinical and social aspects of a psychiatric symptom". Journal of Mental Science 107: 687–753.

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Patolojik Kıskançlık - Otello Sendromu ile İlgili Kavramlar : kıskançlık, othello sendromu, patolojik kıskançlık, kadın-erkek ilişkisi
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Patolojik Kıskançlık - Otello Sendromu" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Kumru ŞERİFOVA'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Teknoloji ve Çocuklar , Uzm.İpek ÖRGÜT
  • Alkol/Madde Kullanımının Aile Üzerine Etkisi , Uzm.Havva BAYAR
  • Sorumluluk ve Özgüven , Aslı PAKSOY
  • Sosyal Becerilerin Kazanımında Ailenin Rolü ve Önemi , Aslı PAKSOY
  • Şemalar, Şema Terapisi ve Bağlanma , Uzm.Ali İhsan YAKA
  • Anne - Baba Tutumu ile Çocuğun Cinsiyet Rolü Arasındaki İlişki , Ramazan KAMÇI
  • Aşk Hakkında Herşey , Nihan DİKME
  • Çocuklarda Görülen Davranış Bozuklukları, Nedenleri ve Çözüm Yolları , Uzm.Ayşe YILMAZ
  • Çocuklarda Saldırgan Davranışların Önlenmesi , Uzm.Havva BAYAR
  • Eşimi Seviyorum, Beni Aldattı! , Dr.Mehmet TEKNECİ
  • Partneriniz Bir "Narsist" mi? , Dila HOTLAR
  • Sosyal Destek , Uzm.Suna BAYRAM
  • Duygu Odaklı Çift Terapisi , Dr.Mehmet TEKNECİ
  • Çocuğun Dil, İletişim, Bilişsel ve Sosyal Gelişimini Olumlu – Olumsuz Yönde Etkileyen Etkenler , Uzm.Engin OLGUN
  • Kaygılarımızın Anlamı , Özlem ATA
  • Kadınlarda Cinsel İstek Bozukluğu , Uzm.Havva BAYAR
  • Duygusal Özgürleşme Teknikleri (Eft) Nedir? Nerelerde Kullanılır? , Aysel KESKİN
  • Çocuklarda Yeme Problemi , Uzm.Aysu YENİEL SİLLE
  • Terörün Toplum Ruh Sağlığına Etkisi , Burçin KOYUNCU
  • Çatışmadan Kaçınmak İçin Ötekini Memnun Etmek , Dr.Fatih SÖNMEZ
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    11:18
    Top