Arama : | Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Okul ve Çocuk
MAKALE #1745 © Yazan Psk.Dnş.Gülçin BALKI | Yayın Ekim 2008 | 2,955 Okuyucu
OKUYA(MAYA)N ÇOCUKLAR

Birçok okulda yeni okula başlayan ya da ana sınıfındaki öğrencilerin okuma ve yazması çok mükemmel bir davranış olarak görülmekte ve anne-babalar tarafından övünülecek bir konu olarak ifade edilmektedir. Övünen anne-babalar çocuklarının hazır olup olmadığıyla çok fazla ilgilenmeden sadece toplumun çok önemsediği bir davranışı çocuklarında görmekten büyük bir haz duymaktadırlar. Acaba gerçekten de bu olay çok mu avantajlı ? Onun öğrenim hayatında artılar kazanmasını mı sağlayacak ?

Serdar,henüz 5 yaşında. Kendi kendine okumayı öğrenmiş durumda. Televizyon bu konuda en büyük yardımcısı. Tek çocuk, anne-baba çalışıyor. Ona bakan anneannne ve dede ise dışarı çıkarmadan , evde bakımını üstlenmişler ve temel ihtiyaçları olan ; yaşıtlarıyla oynama, yaratıcı oyuncaklar kullanma, eğitici oyunlar oynamayı gözardı etmişler. Serdar okuyor ama ne okuduğunu bilmiyor. Yazamıyor da... Böyle bir durumda Serdar’ın okuması ne derece anlamlı ?

İnsanoğlu, belli yaşlarda belli gelişimsel görevleri gereçkleştirmek üzere kurgulanmış bir canlıdır. Doğar, gelişir. Gelişirken de herşeyi bir anda başaramaz. Herşeyin bir sırası ve zamanı vardır. Bir bebek, emeklemeden koşamaz. Tek heceli kelimeleri söyleyemeden 3-4 kelimeli cümleler kuramaz. Herşey için belli bir temel ve zemin gereklidir. Okuma ve yazma için de zekanın çok etkilediği bir “hazırbulunuşluk “ gereklidir. Yaşından önce öğrenilen okuma faaliyetini zeka seviyesinin yüksek olması ve çocuğun dikkatini başka etkinliklerin çekmemesi etkileyebilir. Tabii, bilinçli öğretilmezse.

Çocuğa okuma-yazma yaşı olan 7 yaştan önce, okuma yazma öğretilmesi onu erkenden sorumluluk altına almak demektir. Çocuk okuma yazma öğrendiğinde ister istemez ebeveynlerin beklentileri de yükselecek, yaşıtlarıyla kıyas artacaktır. Bu davranışlar çocuğa uzun vadede zarar verecek davranışlardır. Bununla beraber, okula gitmeden okuma yazma öğrenen bir çocuk, okulda arkadaşlarına uyum sağlamakta zorlanacak ve sınıfla senkronize çalışamayacaktır. Bir süre sonra, sıkılacak, isteği ve hevesi kaçacak, belki de sınıf düzenini bozacak davranış problemleri yaşayacaktır.Bunlar, okullarda sıklıkla yaşanan sorunlardır.

Şu da unutulmamalıdır ki ; okuyan her çocuk yazacak demek değildir. Okumak ; belli sembollerin ( harflerin ) tekrarlanmasından oluşan bir şifredir. Bir kelimedeki bir harfin kavranması,başka yerde de tanınmasına sebep olur ve seslerle birleştirildiğinde okuma gerçekleşir. Çeşitli semboller, amblemler, televizyondaki sık tekrarlanan basit kelimeler ( ev, ay, baba,dede vs. ) ve bunların resimleri, eğitici kitaplar vs. çocuğun okuma öğrenmesini kolaylaştırır. Yazmak ise farklı bir eylemdir. Birçok farklı faaliyeti içinde barındırır. El-kol kaslarının gelişmiş olması, kalem tutabilme becerisinin kazanılması, görsel algının tam olması ve okunan sembolün yazılanla örtüşmesi gereklidir. Birçok çocuk özellikle ana sınıfı eğitimi almadılarsa 1. sınıfta zorlanmaktadır. Elleri çabuk yorulmakta, kalem tutamamaktadır. Henüz fiziksel olarak okuma-yazmaya hazır olmayan çocuklarda bunlara daha sık rastlanır.

Okurken, çocuğun okuduğunu da anlaması beklenir. Okunan metinde ne anlatılıyor ?, söylenmek istenen şey nedir ? ,ne isteniyor ? Ana konu ne ? Bunların çocuk tarafından kavranıp, ifade edilmesi gerekmektedir. Okumanın en önemli boyutu budur.
Ülkemizde basılan ve yazılan çocuk kitapları gitgide artmaktadır. Anne-babaların daha bilinçli olmasından dolayı çocuklar daha küçük yaşlarda kitaplarla tanışmaktadırlar. Bu tanışma çocuklar için çok yararlıdır. Hayatlarında kitap varlığı ,alışkanlığı bu yaşlarda gelişirse, bu kalıcı olur. Resimli kitaplar okunması, boyama kitaplarıyla küçük motor gelişiminin sağlanması, görsel algısının gelişmesi çocuğun akademik hayatta daha başarılı olmasına yardımcı olacaktır.

Kitap okurken, sesli okunması faydalı olacaktır. Bir çocuğun kitabı sesli okuması, okunan sesleri işitsel olarak algılaması ve kavramasını kolaylaştıracaktır. Her iki duyunun yani görme ve işitme duyusunun ikisinin de devreye girmesi okumayı zenginleştirecektir.

Okuma yazmanın hayatımızdaki yeri tartışılmaz. O nedenle anne babaların dikkat edeceği noktalar şunlar olacaktır.

· Çocuğa 5-6 yaşında okuma –yazma öğretilmemelidir.
· Eğer çocuk kendi kendine öğrendiyse, okuma ile yazma çalışmaları da yaptırılmalıdır.
· Çocuklar, mutlaka okul öncesi eğitim almalıdır. ( İlköğretime hazırlık için )
· Çocuklara fazla televizyon seyrettirilmemelidir. Erken bir yaşta eğitim cdleri ile tanıştırılmamalıdır.Zamanından önce kaldıramayacakları yükler yüklenmemelidir.
· Çocukların, çocukluklarını yaşamalarına fırsat verilmelidir. Nasıl olsa zamanı geldğinde okuma yazma öğreneceklerdir.
· Eğitici kitaplarla tanışmaları sağlanmalıdır.
· El kaslarının gelişmesi için, 2-3 yaş civarı eline kalem verip, resim çalışmalarına başlaması sağlanmalıdır. Özellikle sağlıklı malzemelerden yapılmış legolar faydalı olacaktır.
· Okuma öğrendiyse, sesli okuma çalışmaları yaptırarak, metin hakkında sorular sorulmalıdır. Bu sorular onun muhakeme gücünü artıracaktır.


N.Gülçin BALKI
Psikolojik Danışman
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Okul ve Çocuk" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Dnş.Gülçin BALKI'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Dnş.Gülçin BALKI'nın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Gülçin BALKI Fotoğraf
Psk.Dnş.Gülçin BALKI
İstanbul
Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi4 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Dnş.Gülçin BALKI'nın Makaleleri
► Okul ve Çocuk Psk.Zehra BİNİCİ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,480 uzman makalesi arasında 'Okul ve Çocuk' başlığıyla benzeşen toplam 22 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Okuya(Maya)N Çocuklar Haziran 2009
► Anne-Bebek İlişkisi Nisan 2008
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


04:32
Top