TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



Bir Adam Şort Giydiği İçin Neden Bir Kadına Tekme Atar?

Feyzullah ALPMAN Fotoğraf
Uzm.Psk.Feyzullah ALPMAN
İstanbul
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Özel ÜyesiTavsiyeEdiyorum.com Üyesi163 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutKütüphanemizde Yayınlanan 22 Makalesi varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıMSN/ICQ/Skype Adresi VarTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 381,

* Yayın Tarihi : 11-11-2016 - 10:26 (103 gün önce),

* Ortalama Günde 3.70 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 4860 , Kelime Sayısı : 591 , Boyut : 4.75 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Uzm.Psk.Feyzullah ALPMAN hakkında söyledikleri:
Feyzullah Bey'le çocukluktan gelen korkularım,kabuslarım ve kaybetme korkumun günlük hayatımı etkilemeye başlaması ile tavsiyeediyorum.com da yaptığım araştırma sonucu tanıştım.Yıllardır başetmekte zorlandığım,sık sık psikiyatrist ziyaretleri ve ilaçlarla kurtulmaya çalıştığım çocukluk travmalarımın bugüne olan yankılarıyla başetmemde ciddi katkısı oldu.Artık çok nadir kabus görüyorum ve korkularımı kontrol altında tutabiliyorum.Kendimi tanımamda,geçmişimle beraber yaşamayı öğrenmemde,korkularımı ve negatif tutumlarımı yönetebilmeyi başarmamdaki yol göstericiliğinden dolayı çok teşekkür ederim... [DEVAMI..]
(Serpil Kxx, Danışan, 25-10-2016)

Bu site üzerinden ulaştım kendisine. Yaşadığım bir travmayı aşmak için Feyzullah Bey'e danıştım. Önemli yerlerde kilit sorular soruyor ve sorgulamanızı, olaylara yukarıdan bakmanızı sağlıyor. Seanslar sırasında yargılayıcı ya da sorgulayıcı tavır takınıyor ve meseleyi kendi başınıza çözmenize yardım ediyor. Ne çok arkadaş canlısı, ne de çok uzak, danışanına karşı durması gerektiği yerde duruyor. Kendisine teşekkür ederim. Kısa sürede toparladım ve hayatıma kaldığım yerden devam ediyorum.
(S.E, Danışan, 24-10-2016)

Uzm.Psk.Feyzullah ALPMAN Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
Bir Adam Şort Giydiği İçin Neden Bir Kadına Tekme Atar?

İstanbul Maslak’ta belediye otobüsünde sırf şortlu diye bir kadına tekme atılması medyada geniş yer aldı. Adam defalarca kamuoyunun baskısıyla tutuklanıp tekrar serbest bırakıldı. “Ben giyimini beğenmediğimi döverim” şeklindeki beyanıyla kanun kural tanımaz bir antisosyal kişilik örüntüsü çizen kişinin cüretkar beyanları da hayli ilginçti.

Danışanlarımdan çok fazla toplu taşıma araçlarında tacize maruz kaldıklarını duydum ama böylesi bir ilkti.
Her ne kadar bunu dini duygularıyla yaptığı söylense de, ne din ne de kanun bir başkasının düşünce ve tercihlerine karşı karışılmamasını, müdahale edilmemesini söyler. Dinde saygı ve hoşgörü esastır.
Peki neden durduk yere bir otobüste işinden evine giderken herkesin gözü önünde bir varlık masum bir kadına sırf kıyafetinden dolayı saldırır?
Cevap ne dindarlık, ne yobazlık tabii ki de. Sadece kişilik patolojisi…
Duruma psikolojik açıdan bakarsak meselenin özünü daha iyi anlarız.

Her canlının kendini biyolojik ve ruhsal olarak dengede (homeostasis) tutma eğilimi vardır. Örneğin vücudumuz mikroplara karşı kanda akyuvarların çoğalmasıyla savunmaya geçer. Ruhsal olarak da insanda; doğumdan itibaren hayatta kalmak ve bütünlüğünü, dengesini korumak adına çatışmalara karşı kullanılan savunma mekanizmaları oluşur. Benlik için tehlikeli algılanan bunaltı, sıkıntı doğurabilecek durumlara karşı savunmalar geliştirilir. Bunların bazıları ilkel bazıları olgundur. İnsan ruhsal gelişmişlik seviyesine göre bu savunmaları kullanır. Çocukluğun ilk yıllarında ahlaki/vicdani duyguların gelişmediği zamanlarda ihtiyaçlara göre oluşan savunmalar genelde ilkel, daha ileri yaşlarda yetiştiği çevrenin yapısına göre gelişen ahlaki tutumlarla birlikte daha olgun savunma sistemleri oluşur. Günlük hayatımızda fark etmeden kullandığımız bölme, çözülme, yer değiştirme, aklileştirme, yalıtma, fantezi, yüceleştirme, gerileme gibi yüzlerce savunmalarımız vardır. Örneğin; bir yakınımızın kaybında ilk vereceğimiz tepki inkar (yadsıma) savunma düzeneğidir. Gerçeklik kabul edemeyeceğimiz kadar zor olduğu için inkarı seçeriz. Veya kendimizde kabul edemediğimiz olumsuz tutum ve davranışları başkasına atarak yansıtma (projeksiyon) kendi sistemimizi rahatlatırız.
Ya da dayanması zor bir durumla karşı karşıya kaldığımızda esprili bir cevap vererek daha olgun olan mizah savunma mekanizmasını kullanırız.

İşte bunlardan biri de tersine döndürme (reaksiyon-formasyon) ilkel savunma mekanizmasıdır. Kişi kendi içindeki bilinçdışı yasak dürtü ve eğilimlerin tam karşıtı tepkiler vererek benliğini savunmaya çalışır. Örneğin, içindeki kin ve nefret eğilimlerine karşı aşırı kibar ve nazik; kirlilik duygularına karşı anormal derecede titiz ve temiz olabilir. Obsesif kompulsif bozukluklarda bilinçdışı suçluluk, günahkarlık, kirlilik hislerinden dolayı temizlik konusunda aşırı titizlik, temizlik, düzenlilik de bir tersine döndürerek ruhsal yapısını yatıştırmaya yönelik tutumlardır. Her türlü bağnazlığın altında karşıt tepki kurma savunma mekanizmasını görebiliriz. İnançlı, imanlı, ahlaki değerleri yerinde olan kişi mutlu, rahat ve huzurlu kendi halinde dinini yaşar. Ama sıkı sık dinden bahsedip başkalarını suçlayan, günahkar gören dinci kişilerin yaptığı kendi içindeki çelişkilere karşı bir tutum geliştiriyordur. Başkalarını sömüren politikacı sürekli adalet ve eşitlikten bahsederek kendi içindeki bilinçdışı dürtü ve eğilimlerle savaşıyor olabilir. Yani kendi içinde sürekli hissettiği, rahatsız olduğu olumsuz dürtüler ve eğilimler vardır, birey de kendi benlik bütünlüğünü korumak için karşıt tutum ve davranışlar gösterir.
Patolojik aşklarda görülen aşırı nefret de kontrol altına alınamayan bir aşkın göstergesidir.

Malum vakadaki kişi, şortlu bir kadına karşı hissettiği cinsel dürtüsünü kontrol edemediği, istek ve arzularına karşılık göremeyeceğini hissettiği için karşıt tepki vererek içindeki kırılmayı hafifletmekte, bunu yaparken de toplumsal normlara aykırı olduğunu bahane ederek normalleştirmeye çalışmaktadır. Kısacası tatmin edemediği cinsel dürtülerini, şiddet şeklinde göstermektedir.

En ilkel dürtülerden olan cinsellik tıpkı yemek, içmek gibi normal şekilde tatmin edilmediğinde farklı şekilde topluma yansımaları olur. Ahlak yoksunu bir insan çalışarak karnını doyurmak yerine nasıl ki hırsızlık yapar, cinsel ihtiyaçlarını normal karşılayamayan bastıran biri de sapkınlık, tecavüz veya saldırganlık gösterebilir. Ahlaki yapısı düzgün bir insan başkasına zarar vermeden cinsel ihtiyaçlarını ilişkisinde veya masturbasyon yolu ile giderir.

Bu tarz yaklaşımların toplumsal denge adına cezalandırılmaları gerekir. Çünkü cezasız kaldığında normalleştirilmiş sayılır ve benzer durumlar çoğalır.

Özellikle bu suçlar toplumsal kutuplaşma ve ayrışmaya malzeme yapılmadan, bireysel patolojilerin bir sonucu olduğunun anlaşılması gerekir.

Feyzullah ALPMAN
Uzm. Klinik Psikolog/Psikoterapist

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bir Adam Şort Giydiği İçin Neden Bir Kadına Tekme Atar? ile İlgili Kavramlar : şortlu hemşireye dayak, kadına şiddette psikoloji
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Bir Adam Şort Giydiği İçin Neden Bir Kadına Tekme Atar?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Feyzullah ALPMAN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Alkol/Madde Kullanımının Aile Üzerine Etkisi , Uzm.Havva BAYAR
  • Sorumluluk ve Özgüven , Aslı PAKSOY
  • Sosyal Becerilerin Kazanımında Ailenin Rolü ve Önemi , Aslı PAKSOY
  • Şemalar, Şema Terapisi ve Bağlanma , Uzm.Ali İhsan YAKA
  • Anne - Baba Tutumu ile Çocuğun Cinsiyet Rolü Arasındaki İlişki , Ramazan KAMÇI
  • Aşk Hakkında Herşey , Nihan DİKME
  • Çocuklarda Görülen Davranış Bozuklukları, Nedenleri ve Çözüm Yolları , Uzm.Ayşe YILMAZ
  • Çocuklarda Saldırgan Davranışların Önlenmesi , Uzm.Havva BAYAR
  • Eşimi Seviyorum, Beni Aldattı! , Dr.Mehmet TEKNECİ
  • Partneriniz Bir "Narsist" mi? , Dila HOTLAR
  • Sosyal Destek , Uzm.Suna BAYRAM
  • Duygu Odaklı Çift Terapisi , Dr.Mehmet TEKNECİ
  • Çocuğun Dil, İletişim, Bilişsel ve Sosyal Gelişimini Olumlu – Olumsuz Yönde Etkileyen Etkenler , Uzm.Engin OLGUN
  • Kaygılarımızın Anlamı , Özlem ATA
  • Kadınlarda Cinsel İstek Bozukluğu , Uzm.Havva BAYAR
  • Duygusal Özgürleşme Teknikleri (Eft) Nedir? Nerelerde Kullanılır? , Aysel KESKİN
  • Çocuklarda Yeme Problemi , Uzm.Aysu YENİEL SİLLE
  • Terörün Toplum Ruh Sağlığına Etkisi , Burçin KOYUNCU
  • Çatışmadan Kaçınmak İçin Ötekini Memnun Etmek , Dr.Fatih SÖNMEZ
  • Boşanma ve Çocuk , Adem TATAR
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    18:17
    Top