2007'den Bugüne 80,875 Tavsiye, 25,751 Uzman ve 18,025 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Tarçın ve Diyabet
MAKALE #17497 © Yazan Uzm.Dyt.Merve KAYALI | Yayın Kasım 2016 | 1,804 Okuyucu
Beslenmemizde daha çok kış aylarında tercih ettiğimiz tarçın denildiğinde memleketimizde ticarette bulunan başlıca iki tür gelmektedir: Cinnamomum zeylanicum (seylan tarçını, Gerçek tarçın) ve Cinnamomum cassia (Çin tarçını). Cinnamomum kelimesi Yunanca’daki “kinnamon” veya “kinnamomom” kelimelerinden geldiği ve “tatlı odun” anlamını taşıdığı kaynaklarda geçmektedir. Tatlılığından ziyade kendine has tadıyla bilinen tarçın yüzyıllar boyunca kullanılan en eski baharatlardan biridir. Shen Nung (M.Ö. 2700’lü yıllarda) zamanında yazılan ilk Çin bitki kitabında dahi değinildiği görülmektedir. Kullanılışı çok eskilere dayanan bu bitkinin yağı ilk defa Avrupa’da ancak 1500’lü yıllarda elde edilmiştir(1).

Cinnamomum zeylanicum’un genç dal ve sürgünlerinin güneşte kurutulmuş; dış mantarlardan ve onların altındaki parankimadan kurtarılmış (dış kısmı temizlenmiş) kabukları ve kabuklardan elde edilen uçucu yağ, kullanılan droglarıdır. Kurutma sırasında tanenden flobafen oluşumu ile açık renkli kabuklar kahve-kırmızı renge dönmektedir. Cinnamomi zeylanici cortex 0.2-1 mm kalınlıkta, açık kahve renkli, boru şeklinde kıvrılmış ve birçoğu iç içe geçirilmiş kabuk parçalarıdır. Özel kokulu ve tatlımsı baharlı lezzetlidir. Uçucu yağ (% 0.5-4; majör bileşik olarak sinnamaldehit -%65-80, öjenol –yaklaşık %10, trans-sinnamik asit, o-metoksisinnamaldehit), prosiyanidin, diterpenler (sinnseilanol, sinnseylanin), fenolhidrokarbonlar (fenil propan türevleri), tanen,şeker(mannoz, arabinoz, ksiloz), müsilaj içermektedir. Drog ham, toz veya ekstre olarak kullanılmaktadır. Kabız, gaz söktürücü ve antiseptik etkileri ile iştahsızlıkta (tarçın tentürü) ve dispeptik rahatsızlıklarda kullanılmaktadır. Tek kullanım için uygun dozu 1.2 g’a kadar kabuk olarak belirlenmiştir (günlük doz: 2-4 g kabuk ve 0.05.-0.2 g uçucu yağ). Hap halinde günde birkaç defa kullanımı veya infüzyonunun (%5) günde 2-3 bardak kullanılması uygundur. Hamilelik sırasında Cinnamomi zeylanici cortex ilaç olarak kullanılmamalıdır (yüksek dozda düşük tehlikesi yaratır). Tarçına alerjisi olan veya mide / onikiparmak rahatsızlığı olan hastalar tarçıdan uzak durmalıdır. Daha az değerli droglarla karıştırılabilme olasılığı vardır. Cinnamomi zeylanici corticis aetheroleum (Cinnamomi oleum) ile belirtilen drog ise kabuklardan su buharı distilasyonu ile elde edilen sarımsı renkli, kuvvetli kokulu, baharlı lezzetli bir uçucu yağdır. Eskimiş esanslarda rengi esmerleşmektedir. Bileşiminde sinnamaldehit (%60-76), dihidroksinnamaldehit, benzaldehit, öjenol (%4-10), kuminal, metil-n-amilketon, furfural, ?- metoksisinnamaldehit taşmaktadır. İştahsızlıklarda, fazla doyma hissi ve gaz gibi dispeptik rahatsızlılarda kullanıldığı; ağrı giderici ve antimikrobiyal etkisi kayıtlıdı. Mantar ve bakterilere karşı etkisi o-metoksisinnamaldehide dayandırılırken ağrı giderici etkisi sinnamaldehit bileşiğine bağlanmaktadır. Gıda ve parfümeri sanayiinde koku ve tat düzeltici olarak yararlanılmaktadır. İştah açıcı ve midevi olarak, bir şeker parçası üzerine 2-5 damla konularak alınır. Daha yüksek miktarlarda hazım sistemini tahriş ettiği için zararlıdır. Cinnamomi zeylanici folii aetheroleum ise yapraklardan elde edilen uçucu yağ olup %70-90 öjenol taşımaktadır (2-6).

Cinnamomi cassiae cortex: Cinnamomum cassia’nın dış kısmı mantar taşıyan ve grimsi esmer renkli; iç kısmı sarımsı esmer renkli olan drogudur. 30-50 cm boyunda, 1-3 mm kalınlıkta, boru veya oluk biçiminde parçalardır. Kokusu kuvvetli ve özel tadı tatlımsı ve batıcıdır. Majör bileşik olarak sinnamaldehit (yaklaşık %90) ve diğer sinnamik asit türevleri içeren uçucu yağ (%1-2) taşımaktadır. Kumarin (%0.45) içermesi ile birlikte öjenol taşımaz ya da az miktarda öjenol taşır. Yüksek miktarda prosiyanidin, fenilpropanlar ve müsilaj bileşiklerine sahiptir. Kullanışı Seylan Tarçını gibi olup özellikle baharat olarak kullanımı bulunmaktadır. Tek seferde alınabilecek uygun doz 0.5-1 g kabuk (veya bundan hazırlanmış çay), günde 3 defa (günlük doz 2-4 g) alınabilir. Bununla birlikte baharat veya ilaç şeklinde sinnamaldehidin günlük dozunun 0.7 mg/kg’ı aşmaması gerektiği unutulmamalıdır. Bu türün bir diğer drogu olan Cinnamomi flos (Cassiae flos) solduktan sonra toplanıp kurutulmuş çiçeklerdir; bu çiçek durumu erken bir meyve durumu olarak kabul edilmektedir; bu nedenledir ki bazı kaynaklarda bunun yanlış isimlendirme olduğu ve drogun aslında meyve olduğu geçmektedir. Bahsi geçen kaynaklarda drog 7-10 mm uzunlukta, çivi biçiminde, esmer renkli bir kaliks ve içinde, daha açık renkli olarak tanımlanmaktadır. Hatta tarçın tohumu olarak adlandırıldığı da olmaktadır. Major component olarak sinnamaldehit (yaklaşık %1,9) içeren uçucu yağ taşımaktadır. Tarçın yerine kullanılmakta olup bazı likörlere koku vermek için terkiplerine konulmaktadır. Şeklen az çok benzemesi nedeniyle bu drog yerine kebabiye (Cubebae fructus) verilebilmektedir. Fakat kebabiye tarçın kokusu taşımaması nedeniyle, tarçın çiçeğinden, kolaylıkla ayrılabilmektedir (2,4).

Cinnamomum campbora türünün odunundan su buharı distilasyonuyla elde edilmiş uçucu yağ drogunun (Cinnamomi camphorea aetheroleum) fraksiyonlu distilasyonu ile kafur (Camphora) elde edilmektedir. Beyaz renkli bu yağ, kafur dışında majör bileşik sineol olmak üzere borneol, karvakrol, öjenol, limonen, fellandren, ?-pinen ve safrol içermektedir. Biyolojik aktivitesi doğal kafur (D-kafur) bağlanmaktadır. Sentetik kafur %50 D-kafur içermesi gereken bir rasemattır (DL-kafur).

Solunum uyarıcı etkisinin yanında dolaşım stimulanı, tahriş giderici ve antiseptik olarak deri üzerine uygulanmaktadır. Haricen özellikle kas romatizmasında, dahilen dolaşım bozukluklarında kullanılmaktadır. Romatizma ilaçlarının esas maddesi olarak formülasyonlarına girmektedir. İltihaplarda ve solunum yolları daralmasında hem dahilen hem de haricen kullanımı ile de tedavide yer almaktadır. Ayrıca drog sıklıkla kozmetikte (parfüm, sabun , deodorant); vanilya ve nane aroması üretiminde kullanılmaktadır. Özellikle soğuk algınlığında, gripte, ateşte, akciğer iltihabı gibi iltihaplarda ve diyarede etkili olan kafur bileşiği yüksek dozda toksiktir ve doktor kontrolü olmadan oral yolla kullanılmamalıdır. 2 yaş altı çocuklarda yüz veya burun çevresinde kullanımı solunum durmasına neden olabilmektedir. Haricen kullanımda drogun yarı katı preparatları (burun merhemi, inhale çözeltileri ve ğöğse ovarak uygulanan preparatlar) %10-20 ve kafur spiriti %1-10 kafur içermelidir. Dahilen kullanışında ise günlük dozu 30-300 mg’dir. Uzak Doğu’da Cinnamomi camphorae folii aetheroleum (Cinnamomum campbora yapraklarından elde edilen uçucu yağ) ve türün tohumları ön plana çıkmaktadır. Bu uçucu yağ seskiterpenler (kamforenon, kamforenol, 1-?-ylanjen, 1-ß-eleman, 1-ß-karyofillen, humulen, silinen, d-nerolidol) açısından zengin olup mantarların birçoğuna karşı antifungal etki gösterdiği ve ayrıca insektisit etkisinin olduğu yapılan çalışmalarla kanıtlanmıştır. Bununla birlikte tohumlarından sinnamomin ve kamforin isimli iki sitotoksik protein de izole edilmiştir. Bu bileşiklerden sinnamominin insan hepatokarsinom 7721 ve M21 melanomaya karşı sırasıyla 18,8 ve 11,7 nmol ? değerlerine sahip olduğu ve kamforin varlığında ise M21 melanomanın etkilenmediği görülmüştür. Bunlarla birlikte ağrıyla mücadeleye yönelik; vejetatij ve psişik durumu düzeltmek için yine Cinnamomi camphorae folii eatheroleum tercih edilmektedir (Jeannie Dyer, Royal Marsden Hospital, London). Tüm bu bilimsel çalışmalar yanında halk arasında ilgi çekici kullanımları bulunmaktadır. Yaprakları Melia azedarach ve Centella asiatica yaprakları ile birlikte dekoksiyonu febrifüj; farklı bitkilerle karışımlar halinde kas gevşetici olarak kullanılmaktadır. Ağaçtan ekstre edilerek elde edilen aromatik yağ bronko-pulmoner enfeksiyonlarda ve soğuk algınlıklarında halk tarafından tercih edilmektedir(2,3,7-9).

Yukarıda söz edilen türler dışında Cinnamomum burmanii (Nee) B1., Cinnamomum culilawan (L) B1., Cinnamomum loureirii Nees türlerine rastlanabildiğinden türler ile ilgili bilgilere ulaşım mümkündür (10).

Tarçın ve Diyabet ilişkisi

In vitro Çalışmalar (11-14):
Antidiyabetik etkili 49 farklı bitki, baharat ve tıbbi bitki ekstresi ile glukoz alışverişinde rol oynayan adipozitler üzerine yapılan çalışmada tarçının (Cinnamomum zeylanicum ve Cinnamomum cassia) adipozitler üzerine en fazla pozitif etkiye sahip olduğu görülmüştür. Tarçını Hamamelis virgina, Camellia sinensis ve Pimenta officinalis takip etmiştir. Ayrıca tarçın ekstresinin çok düşük konsatrasyonlarda dahi insulin bağlı glukoz yararlanma modülasyonunda etkili olduğu belirlenmiştir.

Tarçının bileşiklerinden biri metilhidroksikalkon-polimeri (MHCP) insulin benzeri aynı şekilde insulin kuvvetlendirecek etkiye sahip olması açısından tartışmalıdır. 3T3-L1 adipozitlerine insülinle karşılaştırılmalı olarak kan şekeri düzenleyici etkisi üzerine yapılan araştırmada MHCP insulin gibi benzer ölçüde glukoz alımını ve adipozitlerin glukojen sentezini stimulize etmektedir. Bu süreçte glukojensentaz aktive olurken glukojensentazkinaz-3ß ise inhibe olmaktadır. MHCP’nin insulin ile kombinasyonu ise beklenmeyen bir sinerjizmi meydana getirmektedir.

Tarçından izole edilen bir diğer bileşik olan polifenolplimer tip A de insulin benzeri etkiyi göstermiştir. Deneylerde 20 kat artmış glukoz metabolizmasında adipozitlerde bileşiğin anlamlı bir antioksidan aktvitesi belirlenmiştir.

Cinnamomum zeylanicum türünden elde edilen sinnamaldehit kan şekeri düzenleyici aktif komponent olarak adlandırıldığı çalışmada şeker hastalığı indüklenmiş erkek Wistar sıçanlarında test edilmiştir.

Hayvan Deneyleri (14-16)

45 gün boyunca sinnamaldehitçe zengin beslenme fazından sonra erkek Wistar sıçanlarında kontrol grubuna göre plazma glukoz konsantrasyonunda, glikolize hemoglobinlerde, toplam kolesterol seviyesinde ve trigliseritlerin seviyesinde azalma belirlenmiştir. Aynı zamanda plazma insulin seviyesinin, karaciğerde glikojen miktarının ve HDL- kolesterolün anlamlı yükseldiği gözlemlenmiştir. Yine erkek Wistar sıçanlarında yapılan bir çalışmada tarçın ekstresinin düzenli alımı ile insulin etkisinde iyileşmesi sağlanarak buna bağlı olarak da glukoz alımı arttırılmıştır. Buna ek olarak perifer dokunun insuline karşı daha duyarlı hale geldiği gösterilmiştir.

Kim ve ark. Cinnamomum cassia ekstresinin artan günlük doz miktarlarında (0,50,100,150,200 mg/kg) diabetik farelere vermesi ile 6 haftalık beslenme periyodu sonrasında kan şekeri konsantrasyonun doza bağımlı olarak tüm tarçın gruplarında anlamlı azalmış; serum insülinü ve HDL- kolesterol miktarı kontrol grubuna göre anlamlı yüksek çıkmış; trigliserit ve toplam kolesterol seviyeleri azalmış; ?- glikozidaz (sükraz, maltaz, laktaz) aktivitesi engellenmiştir. Yapılan tüm bu araştırmaların sonuçları tarçının kan şekeri seviyeleri ve lipit profile üzerine düzenleyici rol üstlendiğini ortaya koymaktadır.

Ayrıca iki tarçın türü(Cinnamomum zeylanicum ve Cinnamomum cassia) arasında yapılan karşılaştırmada Cinnamomum cassia ekstresinin diğerine göre daha iyi bir kan şekeri düşürücü olduğu kanıtlanmak ile kalınmamış ek olarak ekstrenin kan şekeri üzerine eşdeğer miktar tarçın tozuna göre ufak etkiye sahip olduğu ortaya konulmuştur.

0 Klinik Çalışmalar:
Tarçının Tip II. Diyabetiklerde Kan Şekeri Seviyesi Üzerine Etkileri(17-19):

Günlük 1.3 veya 6 g tarçın(Cinnamomum cassia) dozlarını 40 gün boyunca kullanan 60 tip II diyabet hastalarının katıldığı randomize ve çift körlü çalışmada günlük tarçın kullanımı ile %18-29 arasında seyreden uzun süreli ve anlamlı serum glukoz azalması belirlenmiştir.Benzer sonuçlar plasebo kontrollü 4 aylık sulu tarçın ekstrenin (3g/gün tarçın tozunun eşdeğerinde kapsül formunda ) uygulandığı 79 tip II diyabetikli kişinin katıldığı araştırma sonucunda elde edilmiştir. Uygulamanın sonunda kontrol grubuna (%3,4) göre açlık kan şekerinde %10,3’lük anlamlı azalma götürülürken HbA değerinde ise herhangi bir farklılık saptanmamıştır.

Aralıksız tarçın kullanımının açlık kan şekeri üzerine etki kaybı ile ilgili de çalışmalar mevcuttur.

Tarçın Dozu Ve Kan Şekeri Düşürücü Etkinin Arasındaki Korelasyon(18,20):
Tarçın preparatları ile tedavi öncesi plazma glukozunun konsantrasyonunda ne kadar yükselme görülmüşse plazma glukozunda azalış miktarının o kadar fazla olması ilgi çekicidir.

Bununla birlikte 72 genç(13-18 yaşları arası) tip I diyabetli hastanın günlük 1g tarçın kapsülü aldığı placcebo kontrollü araştırma sırasında 90 günlük bir tedavi ile HbA değerlerinde ortalama değişikliğin tüm gruplar arasında anlamlı farklılık olmadığı gösterilmiş olmasına rağmen gruplar arasında günlük unsulün kullanımının anlamlı azaldığı ortaya konmuştur. Bu saptamanın tip II diyabetli hastalarda geçerli olmadığı da bir gerçektir. Bunun nedeninin her iki diyabet türünün farklı patolojik mekanizmalara sahip olduğu tahmin edilmektedir.

Tarçının Tip II Diyabetiklerin Kan Lipit Değerleri Üzerine Etkisi(17-19,21):
Khan ve ark. Tip II diyabetli hastaların düzenli tarçın ürünü (Cinnamomum cassia;1,3 ve 6g/gün) kullanımı sonrasında trigliserit (%23-30), LDL (%7-27) ve toplam kolestrol (%12-26) değerinde azalma kanıtlamışlardır. Buna karşılık yapılan çalışmalarda düzenli tarçın kullanımı ile kan lipit değerlerinde herhangi bir iyileşme belirlenememiştir. Konunun kesinleştirip açıklığa kavuşturulması için daha fazla bilimsel çalışma yapılmalıdır.

Tarçının Glukoz Toleransı Ve İnsulin Duyarlılığı Üzerine Etkileri(22):
Tek seferlik tarçın alımının glukoz toleransını ve unsulin duyarlılığını 12 saatlik bir süreç sonunda etkiyebilirliğinin sorgulandığı bir çalışma için 1. Grup oral glukoz tolerans testinden(OGTT) 12 saat once placebo kapsül alacak; 2. Grup OGTT’den 12 saat önce 1 plasebo kapsül ve OGTT’nin hemen öncesinde tarçın kapsülü (5; Cinnomum cassia) alacak; 3. Grup ise OGTT den 12 saat önce tarçın kapsülü ve hemen öncesinde placebo kapsül alacak şekilde 7 sağlıklı ve genç erkek 3 gruba ayrılmıştır. Sonuç olarak plazma glukoz artışının 2. ve 3. Gruplarda daha kısıtlı olduğu belirlenmesinin yanında her iki grupta da iyileşmiş insulin duyarlılığı gözlemlenmiştir. Bununla birlikte bu iki grup arasında anlamlı bir farklılık da gözlenmemiştir.

Tarçının Toksikolojik Etkileri(24-31):
Tarçın ile yapılan çalışmalar sırasında hiçbir negatif yan etki görülmemiş olmasına ragmen kronik ve artan tarçın alımının üzerine düşündürücü noktoları –örneğin Cinnomomum cassi’nın içerdiği kumarin miktarının karaciğer zararlarına ve tumor oluşumuna yol açabilme ihtimali, bazı tarçın türlerinin sıçanlarda tümorojen etkisi, sakızlarda tarçın yağı ve tarçına karşı alerji, tarçın süplemanlarının yan etkıleri üzerine ilk olgu sunumu varlığı, hamilelikte ve laktasyon dönemlerinde tarçın kullanımının güvenilirliği- esas alan çalışmalar literatürde kayıtlıdır.

TARÇIN DROGLARINDA RASTLANABİLECEK VE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN BİLEŞİKLER
Kumarin(24-26):
Yüksek miktarlarda kullanımı karaciğer harabiyetine yol açabilmektedir.Almanya’da tarçın kapsülleri ile yapılmış bir çalışmada tarçın preparatlarının kumarin içeriğinin sulu tarçın ekstresinin kullanımında kapsül içeriğinin 274-425 mg/kg arasında bulunduğu belirlenmiştir. Bu değerler de %3-7’si denk gelmektedir( ürün üreticisinin 70 kg vücut ağırlığı için önerdiği günlük doza göre.) Toz tarçının kullanıldığı preparatlarda ise kumarin içeriği 2300-3300 mg/kg olarka ölçülmüş; ki bu da %31 ila 64’ünü denk gelmektedir.

Öjenol(7):
Nöronlarda aksiyon potansiyelini azaltarak sinyal iletimini inhibe ederek lokal anestezik etki meydana gelmektedir. Analjezik aktivitesi kapsaisin gibi ‘substanz P’ salınımını stimule etmesiyle ortaya çıkmaktadır.Küçük miktarlarda mentolün oluşturduğu soğuğa karşı duyarlılığın tersine sıcağa duyarlılığı başlatmaktadır.

Damarlar üzerine direkt lokal vazodilatasyon yapmaktadır. In vivo ve in vitro çalışmalar çerçevesinde antienflamatuvar aktivite gösterebilmektedir. Hayvan modellerinde öjenolün intraperitoneal uygulaması dolaşımdaki prostaglandin E (PGE) miktarında belirgin bir şekilde redükte etmektedir. Çok düşük konsantrasyonlarda bile PGE üretimini arttırmayı başarmaktadır. Öjenolün düşük konsantrasyonlarında COX aktivitesi artmaktadır. Tüm bu bilgiler ışığında öjenolce zengin, çok seyretilmiş uçucu yağ uygulaması veya az öjenol içeriği olan uçucu yağ kullanımı enflamasyon sürecinin potansiyelini arttırmaktadır.

Anti-inflamatuvar ve analjezik etkisi gösterdiği güçlü antioksidan özelliğiyle açıklanmaktadir.
Öjenolün diş ağrılarına müdahalede güvenilirliği bulunmaktadır.

Öjenolün birCOX inhibitörü olduğunun unutulmaması ve öjenolce zengin uçucu yağların antikoagulanlarla birlikte kullanılmaması gerekmektedir. Bunun yanında ojenolün ‘’platelet activating factor’’ü de etkilediği unutulmamalıdır. Bazı kaynaklarda tersi belirtilse de bileşik, sadece çok yüksek dozlarda orel alımında hepatotoksik etki göstermektedir.

Sinnamaldehit(24,32,33);
Sinnamaldehit sıklıkla kozmetiklerde, parfümlerde ve diş macunlarında aroma olarak kullanılmakta; bununla birlikte bu ürünlerin kullanımı ile iritasyonlar, alerjik reaksiyonlar (kontakt egzema,kontakt ürtiker ve fototoksik reaksiyonlar) görülebilmektedir. Ayrıca hayvan deneyleriyle bu bileşiğin teratojen etkisi de belirlenmiştir. Sinnamaldehidin hamilelik sırasında yüksek konsantrasyonlarda kullanımı tarçının toz formülasyonlarının düşüğe yol açması gibi bebeğe zarar verebilmektedir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Tarçın ve Diyabet" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Dyt.Merve KAYALI'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Dyt.Merve KAYALI'nın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Merve KAYALI Fotoğraf
Uzm.Dyt.Merve KAYALI
İstanbul
Uzman Diyetisyen
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi15 kez tavsiye edildi
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Dyt.Merve KAYALI'nın Yazıları
► Diyabet Dyt.Sinan YILDIZ
► Diyabet ve Beslenme Dyt.Ufuk ZERENTÜRK
► Diyabet ve Beslenme Uzm.Dyt.Zühal AYNACI BAYEL
► Gebelikte Diyabet Dyt.Makbule ERÇAKIR
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,025 uzman makalesi arasında 'Tarçın ve Diyabet' başlığıyla benzeşen toplam 61 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Hidrasyon Eylül 2016
► Menopoz Dönemi ve Beslenme Haziran 2014
► Besin Alerjisi Mayıs 2014
► Anne Sütü ve Önemi Mayıs 2014
◊ Balık Sezonu Aralık 2013
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


15:51
Top