2007'den Bugüne 81,143 Tavsiye, 25,806 Uzman ve 18,066 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Öğrenme Güçlüğü Sorunu Olan Çocukların Anna-Babalarına Yönlendirmeler
MAKALE #17564 © Yazan Uzm.Psk.Engin OLGUN | Yayın Kasım 2016 | 1,329 Okuyucu
- Öncelikle Özgül Öğrenme Güçlüğü’nün zeka düzeyi ile ilgisi olmadığını, zeka düzeyi normal sınırlarda ve üzerinde olmadıkça Özgül Öğrenme Güçlüğünden bahsedilemeyeceğini aklınızdan çıkarmayın.
- Özgül Öğrenme Güçlüğünün tedavisi eğitimdir. Eşlik eden Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu veya bir başka durum olmadıkça Özgül Öğrenme Güçlüğü için kullanılabilecek bir ilaç tedavisi yoktur.
- Özgül Öğrenme Güçlüğünde eğitsel tedaviyi sağlayan kişinin bu alandan bir uzman olmasının çok daha iyi sonuç vereceğini lütfen unutmayınız.
- Çocuğunuzun yaşadığı zorluğu anlamaya çalışın, gerekirse bunun için okumalar yapın. "İstese yapar, istemediğinden yapmıyor" gibi düşünceler hem sizi hem onu yıpratacak ve motivasyonunuzu kıracaktır.
- Anne baba olarak çocuğunuzla ders çalışmak ve ödev yaptırmak çoğu zaman ilişkileri yıpratan bir süreçtir. Bu nedenle mümkün olduğunca çocuğunuzla siz çalışmayın, ödevlerini yaptırmada ve ders çalıştırmada bir uzman yardımı almaya çalışın. Size çocuğunuzla keyifle oynamak ve güzel vakit geçirmek kalsın. Bu katkınızın tedavinin belki de en önemli kısmı olduğunu unutmayın!
- Çocuğunuzun ders çalışma ortamının düzenli ve sessiz olmasına dikkat edin. Kısa sürelerle çalışıp kısa molalar vermesini sağlayın.
- Özgül Öğrenme Güçlüğü olan çocuklar bilgisayar oyununu sizden daha iyi oynayabilirler, akıllı telefon gibi araçları sizden daha kolay kullanabilirler. Bu çocuğunuzda Özgül Öğrenme Güçlüğü olamayacağı anlamına gelmez. Her alanda olduğu gibi Özgül Öğrenme Güçlüğü’nde de motivasyonun önemi büyüktür ve oradaki farkı yaratan o etkinliğin motivasyonunun kendi içerisinde olmasıdır.
- Özgül Öğrenme Güçlüğü yaşayan çocuğunuzun tedavisi ve eğitimi ile ilgili olarak uzmanların çizdiği yolları izlemeye lütfen dikkat edin. Çevrenizden farklı tepkiler alıp kafanızın karıştığı zamanlarda aklınızdaki soru işaretlerini lütfen uzmanınıza danışın
- Çocuğunuzun psikologu, psikiyatristi, öğretmenleri ve varsa özel öğretmeni/ özel eğitim öğretmeni ile iş birliğinde olun ve bu farklı uzmanlar arasındaki ilişkide bir köprü oluşturun.
- Çocuğunuz ne kadar umursamaz davranıyor olursa olsun yaşadığı zorluğun mutlaka farkındadır ve bunun olumsuz etkilerini yaşıyordur. Unutmayın ki özellikle eğitimin ilk yıllarında öğretmenin dikkati, takdiri ve akademik başarı bir çocuk için oldukça önemlidir. Bu alanlarda başarısız olduğunu fark eden bir çocuğun mutsuz olması anlaşılır bir durumdur ve öğrenmeye çabalamadan kolayca pes etmesi bu duygudurumu ile ilgili olabilir.
- Özgül Öğrenme Güçlüğü yaşayan bir çocuk sadece okuma yazma ve matematik alanında değil, günlük yaşam içindeki alanlarda da zorluk yaşayabilmektedir. Örneğin dün- bugün- yarın gibi zaman kavramlarını öğrenmek ve doğru kullanmak onlar için her çocukta olduğundan daha zor olabilir. Ya da ayları günleri sırasıyla öğrenmek, yemek isimleri, yön tarifi gibi konular onlar için biraz daha zor olabilir. Bu gibi alanlardaki zorluklarının farkında olun ve yaşamın içindeki her anı bir öğrenme fırsatına dönüştürün. Bunu yaparken her an eğitici bir role bürünmez ve eğlenceli bir etkinliğe çevirip oyunlardan faydalanırsanız öğrettikleriniz çok daha kalıcı olacaktır.
- Çocukta tanı boyutunda Özgül Öğrenme Güçlüğü olması durumunda devlete bağlı özel kurumlar olan Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezleri tarafından ücretsiz eğitim desteği sağlanmaktadır. Bu konuyu uzmanınıza danışınız.
- Eğitsel tedavi yavaş ilerleyen ve zamanla sonuç alınan bir tedavi şeklidir. Bunun için sabırlı olmanız gerekmektedir. Özellikle örneğin ilk kez 3. sınıfta tanılanan ve eğitsel tedaviye yönlendirilen bir çocuğun, özel eğitime başladıktan kısa bir süre sonra okul ders başarısında artış beklenmesi doğru bir hedef değildir. Çünkü çocuğun 2. ve belki 1. sınıftan getirdiği eksikliklerini tamamlamak ilk hedeftir ve eğitim bu şekilde birikimli ilerler.
- Çocuğunuzu aldığı notlar üzerinden değil harcadığı çaba ve çalışması üzerinden değerlendiriniz. Alacağı nottan çok bu çabasını önemsediğini kendisine belirtiniz ve ona bu yönde mesajlar verdiğinizden emin olunuz.
- Önünüze küçük hedefler koyun ve bunları başardıkça kendinizi de çocuğunuzu da tebrik etmeyi ve ödüllendirmeyi asla unutmayın.

Okuma hatalarının giderilmesi için uygulanan çalışmalar:
C.K.’nin kelime atlaması ve kelimeleri yanlış okuması kelime tanıma
güçlüğü olarak adlandırılabilir. Kelime tanıma güçlüğünün, öğrencinin dikkat
toplama güçlüğünden kaynaklandığı düşünülebilir. Ayrıca kelime dağarcığının
yeterince gelişmemiş olması da önemli bir neden olabilir. Öğrencinin özellikle uzun
kelimeleri okumakta zorlandığı görülmektedir. Öğrenci, uzun kelimeleri ya
atlamaktadır ya da yarısını okuyup diğer yarısını da kafasına göre tamamlamayı
tercih etmektedir. Öğrencinin kelime tanımasında önemli olan bir husus da hangi tür
kelimelerin okunmasında sorun olduğudur. Akyol’a (1994: 680) göre, konu
kelimeleri (isimler, fiiller vb.) daha kolay somutlaştırılabilen ve kendi başlarına
anlamları olan kelimelerdir. Fonksiyonel kelimeler (ve, veya, da, gibi vb.) ise kendi
başlarına bir anlam ifade etmeyen ancak gramatik yapılanmada gerekli olan
kelimelerdir. C.K.’nin hata yaptığı kelimeler, konu kelimeleridir, fonksiyonel
kelimelerde (ve, veya, gibi vb.) çok hatası yoktur. Konu kelimelerinde yapılan
hatalar fonksiyonel kelimelere göre, Türkçe dersi metinlerinde anlama açısından
düşünüldüğünde daha önemlidir. Bu yüzden de anlama olumsuz etkilenebilir.
Ülkemizde kelime tanıma ve ayırt etmenin öğretimi ve bu yolla kelime
dağarcığının geliştirilmesi, ilköğretim çağındaki çocukların kullandıkları kelimelerin
derlenmesi ve metinlerin bu derlenen kelimelerle hazırlanması gibi çalışmaların, yok
denecek kadar az olması, okuma öğretimini olumsuz yönde etkilemektedir. Kelime
tanıma ve ayırt etme becerilerinin, ilköğretimde çocuğa kazandırılması zorunludur.
Kelime tanıma, verilen kelime veya kelimeleri doğru bir şekilde seslendirmedir.
Kelime ayırt etme ise kelimeyi hem doğru seslendirme hem de anlamını bilmektir.
Kelime ayırt etme, kelime tanımayı kapsar. 9 yaş civarında (3. sınıf seviyesinde) bir
çocuğun dinleme ve konuşma dilinde tanıyıp anlamlandırdığı kelimelerin tamamını
yazı dilinde doğru ve etkili bir şekilde kullanmalarını sağlayacak yöntemlere henüz
sahip değiliz. İlköğretim 1. kademenin ilk üç sınıfındaki problem, pek çok çocuk
açısından anlam değil, doğru telaffuz etme sorunudur. İlk üç sınıfta kelime tanıma
çalışmalarına daha sonraki sınıflarda kelime ayırt etme (anlamlandırma)
çalışmalarına ağırlık verilmelidir (Akyol, 1994). Aktaş ve Gündüz’ün (2001: 48)
belirttiği gibi, okurken sese odaklanmak, hızlı okumada önemlidir. Kelimeler hece
hece okunduğunda zihinde seslendirme başlar. Bu yüzden göz seslendirmeye takılır
ve okuma hızı düşer. Hızlı okumak için bunun önüne geçmek gerekir.
Yaptığı okuma hataları, kelime tanıma üzerinde yoğunlaşan C.K., kelimeleri
ya atlıyor ya da yanlış okuyor. Bu sorunun kaynağı, öğrencinin dikkatsizliği, kelime
dağarcığının zayıflığı ve hece çalışmalarındaki yetersizliği olarak düşünülmüştür.
Bunun için de hikâye kitabı okuma, dikkat ve motivasyon çalışması ve hece levhası
kullanılarak bu eksiklik giderilmeye çalışılmıştır. Bu çalışmalar içinde en çok “çok
heceli kelime çalışması” üzerinde durulmuştur. Okutulan her metinden sonra ortam
ve seslendirme ölçeklerine göre bir değerlendirme yapılmıştır. Bu değerlendirme
doğrultusunda öğrencinin hata yaptığı kelimeler çıkartılmıştır. Çıkarılan bu
kelimeler listelenmiş ve yaptığı hatalar öğrenciye gösterilmiştir. Öğrencinin yaptığı
hataları anlaması için öncelikle kelimelerin doğru bir şekilde nasıl okunacağı
araştırmacı tarafından yapılan okumayla gösterilmiştir. Daha sonra hata listesi
öğrenciye verilmiş ve öğrencinin bu kelimeler üzerine düşünmesi, bu kelimelerden
farklı eklere sahip kelimeler türetmesi istenmiştir. Daha sonra yaptığı kelime
türetmelerini de yazması istenmiştir. Ayrıca bunlar, cümle içinde kullandırılmıştır.
Daha sonra şu teknik uygulanmıştır: 3. sınıf Türkçe kitabında bulunan 4–5 heceli
kelimelerin listesi çıkartılmıştır. Bu liste 132 çok heceli kelimeden oluşan bir
listedir. Bu liste üzerinde öğrencinin okumalar yapması sağlanmıştır.

Özgül öğrenme güçlüğü:
Doğuştandır.
Görme işitme sorununa bağlı değildir.
Zeka sorununa bağlı değildir.
Eğitimdeki aksamalar, sık okul değişikliği gibi nedenlere bağlı değildir.
Beyindeki bazı farklılıklar nedeniyle öğrenme süreçlerinden bir ya da birkaçında aksama olur.
Her çocuğun iyi olduğu ya da zorlandığı alanlar farklıdır.
Her çocuk kendine özgüdür.
Öğrenme bozukluğu eğer düşünülmezse kolaylıkla atlanılabilecek bir bozukluktur. Eşlik eden bozuklukların başında Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukuluğu (DEHB) vardır. Okuma bozukluğu olan çocukların -25’inde DEHB olduğu, DEHB olan çocuklarda ise % 10-60 oranında öğrenme bozukluğu olduğu bildirilmektedir. ÖÖG olan olan çocuklar kliniklere çoğunlukla okul başarısızlığı nedeniyle getirilmekle birlikte çok farklı bir klinik görünüm de sergileyebilmektedirler. Okul korkusu, somatik yakınmalar, sosyal fobi, gece korkuları, konuşma bozuklukları gibi nedenlerle gelen çocuklarda öğrenme bozukluğu da düşünülmeli ve ayırt edilmelidir.
Neden Olur?
ÖÖG’nün nedeni kesin olarak bilinmiyor. Olası nedenler:
Genetik / Kalıtım:
ÖÖG olan çocukların anne babalarında benzer sorunlar olma olasılığı normal popülasyondan 5-12 kat fazla.
İkizlerde ÖÖG olma ihtimali yüksek (tek yumurta ikizlerinde daha yüksek).
Kardeşlerde benzer sorunların olma olasılığı yüksek.
Tek bir genetik geçişten çok çok farklı genetik mekanizmalar sorumlu.

Beyindeki yapısal işlevsel farklılıklar:
Beyin her iki yanında işitsel algılama bölgesi (PT)var. Burada duyulan sesler görsel bilgiye dönüştürülüp anlamlandırılıyor. Bu bölge normal kişilerde solda daha büyük, disleksisi olanlarda her iki taraf eşit ya da sağda daha büyük. Okuma sırasında dil ve görsel algılama ile ilgili alanlarda daha az aktivasyon oluyor, kanlanma daha az. Okuma güçlüğü olan çocuklarda ses-harf ilişkisi bozuk. “c” harfini gördüğünde “c” sesini bulamıyor.
Belirtileri Nelerdir?
Özel öğrenme güçlüğü okul öncesi dönemde bazı belirtilerle kendini göstermeye başlar. Ancak bu dönemde kesin tanı konulması güçtür.

Okul öncesi dönem belirtileri:
Konuşmanın gecikmesi ve diğer konuşma bozuklukları (kelimeleri doğru telaffuz etmekte güçlük, kelime dağarcığının yetersiz ve yavaş gelişmesi, bir şey anlatırken zorlanma, az konuşma)
Zayıf kavram gelişimi (Büyük-küçük, ince-kalın, üst-alt, iç-dış, önce-sonra gibi kavramları öğrenememe, karıştırma)
Yetersiz motor gelişim ( öz-bakım becerilerini öğrenmekte güçlük, düğme iliklemeyi öğrenememe, beceriksizlik (sakarlık), çizim veya kopyalamaya karşı isteksizlik
İlkokul dönemine ilişkin belirtiler:
Akademik başarı: Birçok alanda zeki görünmelerine karşın akademik açıdan başarısızlık yaşarlar. Başarı durumu değişkendir, bazı derslerde başarısı normal/normal üstü iken, bazı derslerde düşüktür) .
Okuma / Yazma Becerisi: Disleksisi olan çocuklar 1. sınıfta okumayı öğrenmede zorlanırlar ve gecikirler. Diğer sınıflarda ise okumaları hız ve nitelik açısından yaşıtlarından geridir. Bazı harflerin seslerini öğrenemez, harfin şekli ile sesini birleştiremez, kelimeleri hecelerken ya da harflerine ayırırken zorlanır, sınıf düzeyinde bir parçayı okuduğunda anlamakta zorlanır, başkasının okuduklarını daha iyi anlar. 1. sınıfta yazmayı öğrenmede zorlanırlar ve gecikirler. Bazı harf, sayı ve kelimeleri ters yazar ya da karıştırırlar. “Çok” yerine “koç”, “ev” yerine “ve”, “soba” yerine “sopa”, b-d, m-n, ı-i, 2-5, d-t, ğ-g gibi. Yazarken bazı harfleri, heceleri atlar ya da harf/hece ekler, sınıf düzeyine göre yazılı imla ve noktalama hataları yapar, küçük-büyük harf, noktalama, hece bölme hataları, yazarken kelimeler arasında hiç boşluk bırakmaz ya da bir kelimeyi iki-üç parçaya bölerek yazarlar. Yaşıtlarına oranla el yazıları okunaksız ve çirkindir, yavaş yazarlar, tahtadaki yazıyı defterine çekerken ya da öğretmenin okuduğunu defterine yazarken zorlanırlar.
Aritmetik Becerileri: Sayı ve matematik sembollerini öğrenmede güçlük çekerler. Bazı aritmetik sembolleri öğrenmekte zorlanır, karıştırırlar. Sınıf düzeyine göre çarpım tablosunu öğrenmekte geri kalırlar. Dört işlemi yaparken yavaştırlar. Problemi çözüme götürecek işleme karar veremezler, yaşına uygun seviyedeki matematik problemlerini yaparken otomatik olarak tepki vermekte zorlanırlar.
Diğer alanlar: Sağ-sol, doğu-batı,kuzey-güney kavramlarını öğrenmede zorlanırlar. Zamana ilişkin kavramları (dün-bugün, önce-sonra, gün, ay, yıl, mevsim gibi) kavramlarını karıştırırlar. Hangi aydayız denilince salı, hangi mevsimdeyiz denilince şubat diyebilirler. Saati öğrenmekte zorlanırlar.
Haftanın günlerini, ayları, mevsimleri doğru saysa bile aradan sorulduğunda (cumadan önce hangi gün gelir, marttan sonra hangi ay gelir, haftanın dördüncü günü hangisidir gibi) yanıtlamakta zorluk çeker ya da yanlış yanıtlarlar.
Top yakalama, ip atlama, ayakkabı-kravat bağlama gibi işlerde yaşıtlarına oranla beceriksizdirler. Sakarlık vardır, sık sık düşer, yaralanır, istemeden bir şeyler kırarlar
Kendi başlarına çalışma alışkanlığı gelişmemiştir. Öğrenme stratejileri eksiktir, nasıl çalışacaklarını, nasıl daha fazla bilgi edineceklerini ve öğrendiklerini nasıl hatırlayacaklarını bilemezler.
Özel öğrenme güçlüğü olan çocuklarda yukarıda söz edilen belirtilerin hepsinin bulunması gerekmez. Her çocuğun kendine özgü bir profili vardır.

Özel öğrenme güçlüğü olan çocukların anne babaları neler yapmalıdır?
Çocuğun güçlüğü kabul edin. Bunun beyindeki yapısal, işlevsel bir sorundan kaynaklandığını unutmayarak başarısızlığından dolayı çocuğu suçlamayın, yargılamayın.
Bu güçlüğü yenmesine yardımcı olarak terapötik eğitim ve psikiyatrik desteği sağlayın.
Eğitimde kazandığı becerileri evde çeşitli oyunlar ve etkinliklerle pekiştirin. Bu çocukların bir şeyi yaparak ve yaşayarak çok daha iyi öğrendiğini unutmayın.
Çocuğunuzun güçlüğü hakkında okulu ve öğretmenlerini bilgilendirin, işbirliği yapmaya çalışın. Özel öğrenme güçlüğünün eğitim yoluyla tedavisinin özel bir uzmanlık gerektirdiğini unutmayın. Bu yardımı sınıf öğretmeninden beklemeyin.
Yapacağı işler konusunda çocuğunuzu yüreklendirin, destekleyin. Kendini değerli bulması ve kendine güvenebilmesi için sizin ona bunu hissettirmeniz gereklidir.
Yapabileceği basit işlerden başlayarak onun zoru başarmada istekli olmasını sağlayabilirsiniz.
Başlangıçta çocuğunuz ile birlikte ders çalışmanız gerekebilir. Ona eşlik edin ama onun yerine ödevlerini yapmayın.
Evde ders çalışmak ebeveyn- çocuk ilişkisini yıpratmaya başladıysa yardımcı olabilecek lise mezunu ya da üniversite öğrencisi abla/ ağabeyden günlük ödevler için destek alabilirsiniz.
Okuması için ona örnek olun. Okuma saatleri planlayıp, başlangıçta 10 dakikalık oturumlar yapabilirsiniz.
Yüksek sesle okumasını isteyin. O okurken mutlaka siz de dinleyin.
Disiplin ve kurallar konusunda kararlı ve tutarlı olun. Çocuğun öğrenme güçlüğünün olması onun kuralları öğrenemeyeceği anlamına gelmez.
Eğitsel tedavi yavaş ilerleyen, uzun zaman sonra sonuçlarını alabileceğiniz bir tedavidir ( en az 6 ay). Bu nedenle sabırlı olun. Tedavi süresince halen yapamadığı şeylere odaklanmak yerine olumlu değişimleri görmeye çalışın ve çocuğunuzla bunları paylaşın.
Özel öğrenme güçlüğü olan çocukları diğer çocuklardan ayıran pek çok olumlu özellik vardır. Bunları keşfedin ve geliştirmelerine yardımcı olun.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Öğrenme Güçlüğü Sorunu Olan Çocukların Anna-Babalarına Yönlendirmeler" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Engin OLGUN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Engin OLGUN'un izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Engin OLGUN Fotoğraf
Uzm.Psk.Engin OLGUN
Hatay
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi24 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Engin OLGUN'un Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,066 uzman makalesi arasında 'Öğrenme Güçlüğü Sorunu Olan Çocukların Anna-Babalarına Yönlendirmeler' başlığıyla benzeşen toplam 19 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


22:10
Top