2007'den Bugüne 77,452 Tavsiye, 25,127 Uzman ve 17,338 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Keşke Allah Okulu Yaratmasaydı Anne! Ayrılma Kaygısı – Okul Fobisi
MAKALE #17636 © Yazan Uzm.Psk.Hakan TOKGÖZ | Yayın Aralık 2016 | 873 Okuyucu
KEŞKE ALLAH OKULU YARATMASAYDI ANNE! AYRILMA KAYGISI – OKUL FOBİSİ

Anaokuluna alışmakta zorlanan bir öğrencinin kurduğu bu cümleyi, okul fobisinin doğasını yansıtan vurucu bir cümle olduğu için bu makaleye başlık olarak düşündüm. Anne-baba’dan ayrılmanın verdiği acıyı anlatmak için bir çocuğun dilinden dökülen bu cümle, okul fobisinin anlaşılmasında mihenk taşı olarak kullanılacak niteliktedir. Bizim için önemli olan şey, annenin bu cümle karşısında ne düşündüğü değil, ne hissettiğidir. Acaba annenin duyguları çocuğunu onaylıyor mu? Yoksa ‘Artık zamanın geldi ve yavaş yavaş benden ayrılmalısın kızım-oğlum’ mesajını içeren bir duygu mu söz konusu?

Görülen o ki, pek çok anne henüz okula kendileri hazır değiller. Önce annenin hazır olması gerekir ki, çocuk annenin bu hazır oluşundan güç alacak ve okulu, kendisini anne’den ayıran bir ‘uğursuz’a dönüştürmeyecektir. Çocuğun henüz yeni filizlenen özerkliğini desteklemek, onu annenin bir uzantısı değil de ayrı bir birey olduğunu kabul etmek çocuğa verilebilecek en önemli destek anlamına gelir. Bu destek zamanında verilmez de anne çocuğa ilgi ve sevgi adına ‘yapışırsa’ çocuk anneden ayrılmanın korkunç bir şey olduğu düşüncesine kapılabilir. Bu düşünceyi farkında olmadan oluşturan pek çok aile ancak okul çağında belli konularda hata yaptıklarını uzmanlardan öğrenmektedirler. Unutmamalıyız ki çocuklar duygu denetimlerini anne üzerinden yaparlar. Yani annenin korkuları ve kaygıları varsa çocuğuna bu kaygıları istemeden yükleme ihtimali çok yüksektir.

Doğduğu andan itibaren ebeveyninin koruması ve kollaması altında yetişen bir çocuk için okul, çocuğun tek başına yaşadığı ilk sosyal deneyimidir diyebiliriz. Bu sosyal deneyimi çocuk evdeki donanımıyla aşmak durumundadır. Çünkü iletişim ve davranış modelini aldığı tek bir kaynak vardır; aile. Dolayısıyla okula uyum sağlamakta makul bir sürenin dışında zorlanan her çocuk için ebeveynler kendilerine şu soruyu sormalıdır; nerede hata yaptık/yapıyoruz? Ebeveyn bu soruyu kendine değil de okula sorar, sorunun kaynağı olarak sadece okulu görürse burada da problem çıkar. Elbette ki okuldan kaynaklı problemler olabilir fakat bilinmelidir ki çocuğun sosyal hayata uyumu ailede kazandığı becerilerle ilgilidir.

Bu yazımızda Okul fobisi ve Ayrılma Kaygısı (Anksiyetesi) bozukluğu konularında ailelerin bilgilendirilmesi amaçlanmaktadır. Evde neşeli, kıpır kıpır, yerinde durmayan, son derece rahat ve özgüvenli davranışlar sergileyen çocuğumuz okul zamanı geldiğinde birden bire adeta başka bir çocuk haline gelmektedir. Adeta o çocuktan eser kalmamıştır. Okula gitmek istemeyen, okula gitmemek için kırk dereden su getiren, okul, öğretmen ve arkadaşlarıyla ilgili birbiri ardınca sıralayan bir çocuk haline gelmiştir. Bazı aileler bu meseleyi okula ait zannederek okulun problemi çözmesi gerektiğini düşünebilmektedirler. Hiç şüphesiz konu çocuğun kaygıları ve korkularıyla ilgili olduğu kadar anne’nin korkuları ve kaygılarıyla da ilgilidir. Çünkü pek çok çocuk için mutlu ve tatlı bir heyecanla başlanan okul süreci kimi çocuklar için kabusa dönüşmekte ve tüm aile için ciddi bir sorun oluşturmaktadır.

AYRILMA ANKSİYETESİ BOZUKLUĞU VE OKUL REDDİ

Ayrılma Anksiyetesi ya da bir diğer ifadeyle Ayrılma Kaygısı, çocuğun tehlike algısı karşısında (8-14 aylar) kendisini korumasına yardımcı olan, işlevsel bir kaygıdır. Bu kaygı 8-14 aylıkken çocuk için son derece işlevsel, gelişimsel döneme uygun, fizyolojik bir durum olarak görülür. Bebek bu aylarda temel bakım vereninden, yani anneden ayrılmaya katlanamaz, ayrıldığında sıkıntıya girer ve ağlar. Ancak 3-4 yaş dönemine kadar tekrarlayan ayrılma yaşantıları sonucunda çocuk, bakım verenleri ayrıldığında da sakin kalmayı öğrenir.

Ayrılma anksiyetesi, çocuğun gelişimsel dönemine göre beklenenden daha aşırı olduğunda ya da onun korunmasına dönük işlevi varken, tersine onun uyumunu ve günlük işlevini bozar hale geldiğinde ayrılma anksiyetesi bozukluğundan bahsedilebilir.

Ayrılma anksiyetesi bozukluğunun temel özelliği, evden ve bağlanma figürlerinden ayrılma ile ilgili aşırı anksiyete ve korkuların varlığıdır.

Sevdikleri kişilerden ayrı kaldıklarında onların durumları konusunda kaygılanırlar, onları kaybedecekleri korkusu yaşarlar ve onların nerede olduklarını bilmek ve onlarla bağlantı kurmak ihtiyacı içindedirler.

OKUL REDDİ

Ayrılma anksiyetesi yaşayan çocuklarda görülen önemli bir durum da okul reddidir. Ayrılma anksiyetesi yaşayan çocuklarda okul reddinin %75’e varan oranlarda görüldüğü bildirilmektedir. Okul reddinin Ayrılma anksiyetesi ile birlikte olduğu durumlar sıklıkla akut ve geçicidir. Özellikle okula başlama çağında ortaya çıkan bu akut ve geçici durumun zamanla ailenin desteğiyle düzeldiği görülmektedir.

Ciddi akademik zorluklara yol açan ve kronik seyreden okul reddinin aslında çok az bir kısmı ayrılma anksiyetesi bozukluğu ile ilişkilidir. Ağır seyreden bir okul reddi söz konusuysa daha çok panik bozukluğu, agorafobi ve depresyon ile ilişkili olduğu görülmektedir. Yanlış duymadınız, bu psikolojik sorunlar çocukluk döneminde de bulunabilir. Pek çok kişi de çocuklarda bu tür rahatsızlıkların olmayacağı düşüncesi hakimdir.

Yapılan araştırmalara göre;

Ayrılma anksiyetesi bozukluğunun yaşam boyu devam eden bir bozukluk olduğuna işaret edilmektedir. Yani evlenip yuva kurduğu halde sürekli her konuda anne-babasına danışan ve aile içi sorunlarını dahil pek çok şeyi paylaşan bir yetişkin olarak da hayatına devam edebilir bu çocuklar.
Çocuklarda yaygınlık oranı %13’lere kadar çıkmaktadır.
En sık 7-12 yaşları arasında görülür. Orta ergenlik ve genç yetişkinlikte keskin bir azalma görülür.
Yaşam boyu yaygınlık oranı %5,2’dir.
Anksiyete ve depresif bozukluğu olan anne babaların çocuklarında yüksek oranda anksiyete bozuklukları, özellikle de ayrılma anksiyetesi bozukluğu bulunabilmektedir.
Ebeveynde panik bozukluğu varlığı ayrılma anksiyetesi bozukluğu tanısını 3 kat artırmaktadır.
Stresli yaşam olayları sonrası ayrılma anksiyetesi bozukluğunun başlaması sık karşılaşılan bir durumdur.
Ebeveynin aşırı koruyucu, kollayıcı ve müdahaleci olması, çocuğun otonomisinin gelişmesine izin vermediği için Anksiyete bozuklukları ile ilişkilendirilmiştir.
Bir çalışmada, ayrılma anksiyetesi bozukluğu olan ergenlerin, ebeveynlerini ‘aşırı kontrolcü ve talepkar’, diğer yandan kendi duygusal ihtiyaçlarına karşı ‘duyarsız’ olarak algıladıkları bildirilmiştir.
Çocuktaki erken yabancı anksiyetesinin ayrılma anksiyetesi bozukluğunun gelişiminde etken olabileceğine dönük ön bulgular bulunmaktadır.
Ayrılma anksiyetesi, çocukların gelişimi sırasında ilk ortaya çıkan Anksiyete türlerinden biridir. Bir anlamda birçok Anksiyete türünün kendisinden geliştiği ayrışmamış bir Anksiyete olarak görülebilir. Bu nedenle herhangi bir Anksiyete bozukluğu olan çocuklarda ayrılma anksiyetesi bozukluğu belirtileri de araştırılmalıdır.

Ayrılma anksiyetesi bozukluğunun diğer Anksiyete bozukluklarından ayırt edilmesi:

Anksiyetenin ayrılma temaları ile ilişkili olması ayrılma anksiyetesi bozukluğunu Yaygın Anksiyete bozukluğundan ayırır. Diğer kaygılar varsa da klinik görünüme hakim değildir.
Ayrılma anksiyetesi bozukluğu olan çocuklar, ayrılma tehdidi karşısında ağır Anksiyete tepkileri ve panik atak düzeyinde tepkiler verebilirler. Ancak bunlar panik bozukluğunda olduğu gibi ani ve beklenmedik panik ataklar değildir.
Ayrılma anksiyetesi bozukluğu olan çocukların yalnız dışarı çıkma konusunda isteksiz olmaları agorafobi ile karıştırılmamalıdır.
Davranım bozukluğu olan çocuklar okuldan kaçarlar fakat eve gitmezler.
Okul reddi Sosyal Anksiyete bozukluğu olan çocuklarda da sık görülür. Ancak Sosyal Anksiyete’de sebep, okuldaki kişiler tarafından olumsuz değerlendirme korkusudur.
OKUL FOBİSİ

Çocuk, anaokuluna gideceği zaman veya daha büyük çocuklar okul günü akut bir anksiyete içinde uyanır. Bulantı, kusma, iştahsızlık, baş ağrısı, karın ağrısı gibi çeşitli somatik şikâyetleri vardır.

Yüzeysel açıklamalar: Sinirli öğretmen, başarısızlık korkusu, kötü arkadaş vb.

Bu korkunun kökeninde duygusal ilişki kurduğu kimselerin veya kendisinin başına bir şey gelmesinden ve böylece kendisi için çok önemli bu kişiden ‘Ayrılma Korkusu’ vardır. Korku duygusu, gerçekte bir ‘Ayrılma Anksiyetesi’dir.

Okul çocuğu veya adolesan, adeta 24 aylık bebeklerin korkusunu yaşamaktadır.

Okul fobisi genellikle karşılıklı bağımlı, patolojik anne-çocuk ilişkisinin varlığında gelişir.

Genellikle bu çocukların çok koruyucu anneleri, çok uzak ve soğuk duran babaları vardır.

Bazen anne-baba çocuğuna aşırı derecede düşkündür. Kendileri de çocuktan ayrılmayı göze alamamışlardır.

Bazen anne-babaların kendileri kaygılı ve güvensizdirler. Çocuğun başına kötü bir şey geleceğinden gereksiz yere korkmuş ve çocuğu hep evde tutmaya çalışmışlardır. Bu durumu da çocuğa yerleştirirler. Çocuk farkında olmadan bu korkuyu geliştirebilir.

Korku, gerçek bir nedene bağlı olabilir. Ancak bu tip korkular ayrılma anksiyetesi adı verilen durumlardan çok daha yüzeyseldir ve geçicidir. Korktuğu nesnelerin ortadan kalkmasıyla çocuk, korkudan kurtulabilir. Oysa ki patolojik anne-çocuk ilişkisinin söz konusu olduğu okul fobisi için çözüm; ancak ilişkilerin düzeltilmesine bağlıdır.

Çocuğunuzla kurduğunuz iletişimin kalitesi her şeyden daha önemlidir. Lütfen çocuklarınızla bizzat anne babalar olarak sizler oyun oynayın. Bu sayede çocuğunuzu hayata hazırlayacağınızı unutmayın.

Hakan TOKGÖZ
Uzman Psikolog – Konya

Kaynak: Ben Hasta Değilim, Dr. Aysel Ekşi, Nobel Tıp Kitabevleri, 2011
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Keşke Allah Okulu Yaratmasaydı Anne! Ayrılma Kaygısı – Okul Fobisi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Hakan TOKGÖZ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Hakan TOKGÖZ'ün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Hakan TOKGÖZ'ün Makaleleri
► YENİOkul Fobisi / Okul Reddi / Ayrılma Güçlüğü Uzm.Psk.Elif TERZİKÖY
► Okul Korkusu-Okul Fobisi Uzm.Psk.Saadet ELEVLİ
► Okul Fobisi - Okul Sendromu Psk.Serap DUYGULU
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,338 uzman makalesi arasında 'Keşke Allah Okulu Yaratmasaydı Anne! Ayrılma Kaygısı – Okul Fobisi' başlığıyla benzeşen toplam 15 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


06:35
Top