2007'den Bugüne 78,212 Tavsiye, 25,277 Uzman ve 17,528 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Sağlıklı Olmanın Tarihçesi
MAKALE #17680 © Yazan Uzm.Psk.Suna BAYRAM | Yayın Aralık 2016 | 946 Okuyucu
Sağlık alanındaki çalışmalar ilkel çağlardan günümüze kadar çeşitli biçimlerde gelişerek modern halini almıştır. Uzel’e göre(2001) sağlık büyü ve sihire dayanan ilkel tıp ve gözleme dayanan tıp şekilleriyle tarih boyunca iki koldan gelişmiştir. İlkel insanın hastalık, korku verici olay, sıkıntı, bunaltı gibi durumlar karşısında bir şeylere atıflarda bulunarak -teolojik anlamda din- ya da yarattığı gizemli ve büyüsel düşünceye sığınma yoluyla olmuştur (Öztürk ve Uluşahin, 2008). İlkel tıp bitkilerle şifa bulma yolu ile zamanla günümüzdeki modern ilaç sistemini oluşturmuştur, diğer yol olan gözleme dayalı tıp ise hasta organların kesilip çıkartılması ile günümüzdeki cerrahi tıp yöntemini geliştirmiştir.

Mitolojiye bakıldığında Zeus’un oğlu Apollon uyum, psişik sağlık ve ruh gücünün tanrısıdır. Apollon’un oğlu Asklepios sağlık ve hekimlik tanrısıdır. Asklepios’un doğa bilimleri ile ilgilenmesi ilginç bir mite dayanmaktadır. Apollon çok âşık olduğu karısı tarafından aldatıldığını öğrendiğinde, karnı burnunda eşini yakarak öldürecektir. Ölmeden önce karısının karnından oğlunu alan Apollon, çocuğunu yetiştirmesi için bir başkasına verir. Asklepios doğanın içerisinde büyür ve büyürken de bütün doğa sırlarını öğrenir. Üstelik ölüleri bile diriltmektedir. Zeus, Asklepios’un düzen bozduğunu ve tanrıların emirlerine karşı geldiğini ileri sürerek üzerine şimşeklerini gönderir ve onu öldürür. Asklepion ölmüş olsa bile ardında bıraktığı çocukları sağlık ile ilgilenmişlerdir. Oğulları Makhaon ve Podaleiros Truva savaşı döneminin ünlü hekimleridir. Kızlarından Panakea iyileşme tanrıçasıdır. Panakea’nın Latince kelime karşılığı ise; her derde deva mucizevî ilaç anlamına gelmektedir. Asklepios’un diğer bir kızı ise en az kendisi kadar meşhur olan koruyucu hekimlik tanrıçası Hygienia’dir. Mitolojideki Hygienia günümüzde dile yerleşmiş olan hijyen sözcüğünün esin kaynağıdır. Tanrıça Hygenia’nin önemi, yaşadığı dönemde hastalıktan kurtulmak zor olmasından dolayı hastalığa yakalanmadan önce sağlıklı halin korunmasının taşıdığı önemden kaynaklanmaktadır. Burada kastedilen sağlık fiziksel olduğu kadar ruhsal sağlık kavramını da kapsamaktadır. Koruyucu hekimliğin esin kaynağı olan tanrıça Hygenia’nin sembolü beş köşeli yıldızdır. (Grimal, 2012). Asklepios’un diğer bir kızı Meditriana sağlık ve şarap tanrıçasıdır. Asklepios’un kızlarından Jaso ise hastalık tanrıçasıdır.

Eski çağlara bakıldığında sağlıkla ilgilenen Hipokrat karşımıza çıkmaktadır. Milattan beş yüzyıl kadar önce Hipokrat, hastalığın sebebinin teolojik sebeplerden ziyade doğal etkenlere bağlı olduğunu söylemektedir. Doğaüstü güçlere olan inancı kıran kişi Hipokrat ve onun yolunu takip edenler olmuştur. Hipokrat’ın kullandığı kimi terimler(histeri, melankoli gibi) günümüzde hala kullanılmaktadır. (Öztürk ve Uluşahin, 2008).

Hipokrat ve onun yolunu izleyenler tarafından aydınlanan sağlık alanındaki gelişmeler orta çağ dönemine kadar sürmektedir. Batı dünyasının karanlık çağı olarak bilinen orta çağ dönemine bakıldığında bu gelişmeler sekteye uğramaktadır. İlaçlar rafa kaldırılıp yerine ilahiler, şerbetler, yıldız falları, ve muskalar gelmiştir(Öztürk ve Uluşahin, 2008). Kadavra kesimi yasaklanmıştır. Tıbbi eğitim almak için koşullar uygun olmamaya başlamıştır. Ruh sağlığı bozulan hastalar ise içlerine şeytan ve kötü ruh kaçtığı gerekçesiyle korkunç işkencelere maruz kalmışlardır. Rönesans’ın gelmesi bu süreci değiştirmiştir. Kepler, Copernicus, Galileo gibi değerli bilim adamları bilim tarihinde çığır açacak çalışmalar yapmışlardır. Ruhsal rahatsızlıkları yüzünden yargılanan insanlar Rönesans döneminde yakılmaktan kurtulmuşlardır (Öztürk ve Uluşahin, 2008).

İnsan sağlığı tarihsel süreç kapsamında fiziksel ve ruhsal sağlık olarak farklı açılardan ilgi görmüş hatta bazı dönemlerde bir bütün olarak düşünülmüştür. Hastalıkların dinsel perspektifin odağında çarpıtılmış olarak algılanması da gözlenmektedir. Mitolojide bile şifa sunan tanrı gerekli saygıyı görmesine rağmen diğer tanrıların otoritesini sarstığından öldürülmektedir. İnsanlar kendilerini hastalıktan kurtaran diğer bir insanı gözünde kutsallaştırmaktadır. Sağlıklı halin insanlık için önemi tarihsel gelişim sürecinde de görülmektedir.

Sağlıklı olmak sosyolog Giddens’a göre(2008) yaşam içerisinde bireyin göz ardı ettiği ama aslında bedenin normal işleyişi olan sağlıklı halin çok önemli olduğunu vurgulamaktadır. Çünkü bireyler bedenlerinin işlemesi gerektiği gibi işlemesine bel bağlamaktadır; benlik algıları dahi bedenlerinin toplumsal etkileşimlerini ve günlük etkinliklerini sekteye uğratmadan sürdürmelerini sağlayacak biçimde işlemeye devam edeceği beklentisi üzerine kuruludur.

Sağlıklı olmanın tanımı Okyayuz’a göre (1999) yalnızca fiziksel hastalık belirtisinin olmaması durumunun çok ötesine geçmiştir. Sağlıklı olmak ifadesi fiziksel sağlık, ruh sağlığı, toplumsal iyilik, genel sağlık algısı gibi birbiriyle yakından ilgili kavramlar aracılığıyla ifade edilmektedir. Bu kavramların kapsamlarına bakmak gerekirse;

Fiziksel Sağlık kendine bakım, fiziksel etkinlikler gibi durumları kapsamaktadır. Çocukların fiziksel sağlık durumları ebeveynlerinin onlara baktıkları doğrultuda değişmektedir, çünkü çocuklar güçsüzdür; bakılmak, korunmak ve kollanmak isterler (Yörükoğlu, 2008).

Ruhsal Sağlık tıpkı beden sağlığı gibi koşullara bağlı olarak değişip bozulabilir. Ruhsal durum salt ve değişmez bir durum değildir, maruz kalınan dış baskılar belirli bir ölçüyü aşınca herkesin ruhsal dengesi sarsılabilir. Ruhsal dengenin sarsılması sonucu ortaya bunaltılar, üzüntüler, kaygılar, iç çatışmalar ve davranış örüntülerinde bozukluklar çıkabilir.

Sigmund Freud ruhsal sağlığı “Sevmek ve Çalışmak” olarak iki kelimeyle özetlemiştir. Yörükoğlu (2008), ruhsal bakımdan sağlıklı çocuğun, yetişkinden farklı değerlendirilmesi gerektiğini vurgular; çocuk gelişen ve değişen bir yapıdadır. Karanlıktan korkan bir çocuğun anlamsız bir şeyin geleceğini söyleyip kaygılanması olağan bir durum olabiliyorken bu davranışı yetişkinin göstermesi anormal olarak nitelendirilebilir. Çocukluk çağları içerisinde bile bazı durumlar olağan karşılanabiliyorken bazı durumlar normalden sapmış bir ruhsal durum göstergesi sayılabilir. Çocuğun ruhsal sağlığı değerlendirilirken yaş döneminin gelişim özellikleri iyi bilinmeli ve dikkate alınmalıdır.

Yörükoğlu’na göre (2008) ruhsal bakımdan sağlıklı bir insan olmanın kıstasları aşağıdaki gibidir;

1- Kişinin kendi kendisiyle uyumlu olması, ruh hekimliğinde anksiyete diye isimlendirilen kaygı, kuruntu ve kuşkulardan uzak olmasına bağlıdır. Gündelik hayattaki endişe verici durumlar her sağlıklı insanda vardır ve ruhsal uyumsuzluk belirtisi değildir.
2- Kişinin çevresindekilerle yakın ve uzak ilişkiler kurup sürdürebilmesi.
3- Kişi başkalarıyla geçinebilmeli ve işbirliği yapabilmenin ötesinde, sevgi ve saygıya dayalı bağlar kurabilmelidir.
4- Kendine güvenmelidir.
5- Toplumda bir yere ait olduğu duygusunu benimsemeli ve kendini sorumlu hissetmelidir.
6- Geleceğe yönelik planları olmalı ve planlarına uygun gerçekçi beklentisi ve çabası olmalıdır. Gerektiğinde sıkıntılara göğüs gerebilmelidir.
7- Başarısızlıklar karşısında kişi yılmamalı ve geleceğe yönelik alternatifler belirleyebilmelidir.
8- Kişi bağımsız olarak girişimlerde bulunabilmelidir ve yaptığı eylemlerin sorumluluklarını taşıyabilmelidir.
9- Kişi yaşadığı toplumla ters düşmeyen, inandığı değer ve inançları olmalıdır. Kişi yeniliklere de açık olmalıdır, toplumun çağdışı durumları karşısında eli kolu bağlı kalmamalıdır.
10- Kişinin sanat, spor ve toplumsal yardımlaşma alanları gibi meslek dışında eğlenebileceği uğraş alanları olmalıdır.

Dengeli insanlar, dayanma gücü ve durumlar karşısındaki esnekliği ile çetin dönemlerden en az yara alarak çıkabilirler. Ruhsal sağlığı yerinde olmayan kişiler ise gerçeği iyi değerlendiremediklerinden tepkileri duruma uygunluk göstermez ve davranış ve düşüncelerinde bir takım uyumsuzluklar baş gösterir (Yörükoğlu, 2008).
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Sağlıklı Olmanın Tarihçesi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Suna BAYRAM'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Suna BAYRAM'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Suna BAYRAM Fotoğraf
Uzm.Psk.Suna BAYRAM
İstanbul
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi19 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Suna BAYRAM'ın Makaleleri
► Mutlu Olmanın Formulü Uzm.Psk.Kumru ŞERİFOVA
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,528 uzman makalesi arasında 'Sağlıklı Olmanın Tarihçesi' başlığıyla benzeşen toplam 38 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Sosyal Destek Şubat 2017
► Kişilik ve Aşk Ağustos 2016
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


08:17
Top