TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Depresyon Tedavisinde Beslenme
MAKALE #17733 © Yazan Dyt.Kevser BAŞKARA | Yayın Aralık 2016 | 520 Okuyucu
Depresyon, dünyada 350 milyon kişiyi etkileyen mental bir rahatsızlıktır (WHO, 2012). Hayattan alınan keyfin azaldığı, kişinin özsaygısında azalmanın görüldüğü, suçluluk duygusunun yoğunlaştığı, uyku ve iştah ile ilgili sorunların yaşandığı, zayıf konsantrasyon ile kendini gösteren depresyonun tedavisi yapılmadığında kişiyi intihara dahi sürükleyebilir.

Her olumsuz duygu durumuna “depresyon” demek yanlış olur. Depresyon, belli bir nedeni olmayan abartılmış ve sürekli bir üzüntü halinin iki haftadan fazla sürmesidir. Kalıtımsal, çevresel, hormonal nedenlerden dolayı, beslenme yetersizlikleri ve stres kaynaklı gelişebilir.

Dünya Sağlık Örgütü tarafından her ne kadar ruhsal bir hastalık olarak tanımlansa da depresyon aslında “kimyasal” bir durumdur. Beslenme de insan vücudunun kimyasını etkileyen en önemli faktörlerdendir. Kim olduğumuz, nasıl davrandığımız beslenmeye bağlıdır.

Depresyon tedavisinde psikoterapi ve ilaçların dışında uygulanması gereken başka bir tedavi şekli vardır ki, o da beslenme tedavisidir. Aslında depresyonu yaşamaya başlamadan önce beslenmeyle ilgili bazı durumlara dikkat edilmelidir. Gecenin bir yarısı yediğiniz bir dilim yaş pasta gibi hiç ihtiyacınız olmayan bir zamanda, hiç ihtiyacınız olmayan bir şey yediğinizde depresyona yatkın hale gelirsiniz.

Depresyon yaşayan bireylerin klinik tablosuna bakıldığında psikolojik birçok değişikliğin yanında iştah değişimleri, buna bağlı kilo alımları ve kilo vermeler, kabızlık, vitamin düzeylerinde değişiklikler, vücuttaki suyun azalması gibi durumlar da görülmektedir.

NEDİR DEPRESYONUN KİMYASI?

Kan dolaşımındaki maddelerin %30’unu tüketen beyin, yeterince beslenemezse yorgunluk, halsizlik, huzursuzluk, depresyon ortaya çıkar. Depresyonun ortaya çıkışında şüphesiz yetersiz alınan ya da vücutta yetersiz işlenen besin maddeleri önemli yer tutar.
Depresyona neden olan mekanizmaları bildiğimiz zaman konuyu daha kolay kavrarız. Nörobiyolojistylere göre, depresyonda iki önemli nörotransmitterden bahsedilmelidir, bunlar, serotonin ve norepinefrindir (1). Serotonin ve norepinefrin, depresyonu yönetmedeki görevlerinin yanında, toplanan duyuların değerlendirildiği ve seçiliminin yapıldığı limbik sistemden duyuların seçilmesi sürecinde de görev alır.

Nörotransmitterlerin uygun dozlarda alınmayışı depresyon üzerine olumsuz etkiler yaratmaktadır. Burada başlıca üzerinde durulması gereken durum, eksik nörotransmitterleri gerektiği ölçüde arttırmaktır.

Günümüze kadar depresyona dair yapılan çalışmalara baktığımızda, 1970’lere kadar depresyon tedavisinde serotonin ve norepinefrinin kullanıldığını ancak 1970 ve 1980’lerden sonra serotonin öncülü L-Triptofan ve dopamin ve norepinefrin öncülü fenilalanin ve tirozinden bahsedilmeye başlandığını görüyoruz (2). L-Triptofan ve tirozin beslenme ile vücuda alınan iki temel bileşendir. Vücut ağırlığının korunmasında önemli yer tutan melatoninin öncül maddesi olan L-Triptofan, soya fasulyesi, pirinç, mısır, bezelye, cevizde bulunur.

Meyers, 2000 yılında nörotransmitter öncüleri olan tirozin (norepinefrin, dopamin) ve L-Triptofanın (serotoninin, 5HT), depresyon tedavisindeki etkilerini inceleyen çalışmaları gözden geçirmiştir (2). Bu derlemeye göre kesin olmamakla beraber öncüller ılımlı veya orta dereceli depresyonda etkili olabilir. Meyers, çalışmanın sonucunu “Depresyon tedavisinde yeterli ölçülerde alınan beslenme öncülleri nörotransmitterleri yerine koyabilir.” şeklinde açıklamıştır.

SEROTONİN

Serotonin, depresyonun engellenmesinde ve kontrolünde görev aldığı gibi, beyindeki yiyecek alımı ile ilgili merkezleri de düzenler. Yani, depresyon ve vücut ağırlığı kontrolü birbirine bağlı iki konudur.

Muz ve ananas gibi meyvelerde buluna serotoninin sentezi için L-Triptofan aminoasidi gereklidir. Öncüllerin yanında ara reaksiyonu katalizleyen vitamin ve mineralleri almak da depresyon tedavisinde olumlu etki yaratmaktadır. L-Triptofandan serotonin sentezi için B6 ve C vitaminine ihtiyaç vardır. B6 vitamini kaynakları, tam tahıllar, kuru yemişler, muz, patates ve yeşil yapraklı sebzelerdir. C vitamini, beyin ve sinir sistemi işlevlerinde görev alır. Antistres faktörlerin oluşumunda etkilidir. C vitamininin başlıca kaynakları, bütün üzümsü meyveler, turunçgiller, diğer çeşitli meyveler, yeşil yapraklı sebzeler ve diğer sebzelerdir (3).

Fiziksel aktivite ile de serotonin düzeylerinin arttırıldığı belirtilmiştir. İnsan beyninde serotonin üretimi L-Triptofanın oral alımı ile iki katı kadar arttırılabilir (4). Düşük serotonin salgısının arttırılması iştahsızlık, aşırı iştah gibi şikayetlerin azalmasını sağlar.

NOREPİNEFRİN

Norepinefrin seviyesi düşük olursa depresyon görülür, yüksekliğinde ise hasta manik olur. Bu nedenle dengenin kurulması çok önemli yer tutar. Norepinefrin sentezi için tirozin gerekmektedir. Tirozinden norepinefrin sentezi için de folik asit, niasin, D vitamini, demir, B6 vitamini ve C vitamini gerekmektedir. Bu gerekli besin maddelerinden folik asidin en iyi kaynakları yeşil yapraklı sebzeler, kurubaklagiller ve tam tahıllılardır. Demir, norepinefrin salgılanmasında görev almakla beraber ayrıca dokulara oksijen taşınmasında da görev alır. Kuru yemişler ve tahıllar demir kaynaklarındandır. Ayrıca, niasin triptofandan sentezlenir, sentezinde B6 vitamini gereklidir. Niasin, tam tahıllılarda bulunmaktadır.

KAN ŞEKERİ DÜZENSİZLİKLERİ, İNSÜLİN DİRENCİ VE DEPRESYON

Kan şekeri düzensizlikleri de depresyonu tetikleyebilir. Diyabetlilerde depresyon görülme durumu normal popülasyona göre %30 daha fazladır. Panik atak birçok psikiyatrik hastalıkta ve depresyonda büyük oranda görülür. Reaktif hipoglisemili kişilerde hipoglisemi (kan şekeri düşüklüğü) sırasında düşen kan şekerini düzeltmek için artan kortizol ve epinefrin salgısı panik atağın artmasına sebep olur. Depresyonlu kişilerde glikoz tolerans bozukluğu görülme sıklığı da artış gösterir.

Depresyon görülen hastalarda insülin direnci göstergelerine de bakmakta fayda vardır. Ayrıca tiroid hormonlarına, hipotiroidi ve haşimato tiroidi olup olmadığına da bakılmalıdır.
Bunun dışında kan şekeri düzensizliklerinin, tip 2 diyabetin, insülin direncinin en önemli nedenlerinden olan bel çevresi yağlanması ve aşırı kilo almaktan uzak durulmalıdır.

DEPRESYONDAN KORUNMAK İÇİN BAZI SAĞLIK ÖNERİLERİ:

1) Bol taze meyve ve sebze tüketerek (tercihen çiğ) depresyonu önlemede kullanılan birçok vitamin ve minerali temin edebilirsiniz.
2) Düzenli uyku depresyon görülme riskini azaltır. Düzenli uykuyla normal düzeylerde salgılanan melatonin sayesinde kilo kontrolü de sağlanmış olur.
3) Egzersiz, endorfin seviyesini arttırır. Bu da depresyonun etkilerini azaltır. Depresyonu önlemede tedavinin önemli bir parçasıdır. Aynı zamanda, depresyonun tekrarlama olasılığını düşürür. Tedavinin bir parçası olarak haftada en az üç gün her yapıldığında 30-45 dakika süren orta tempolu aktivite yapılması önerilir.
4) Aşırı asit içeren işlenmiş gıdalardan özellikle rafine şekerli gıdalardan uzak durun. (İnsülin direncini önlemek için)
5) İşlenmiş bütün gıdalardan uzak durun.
6) Doğum kontrol hapları kullanıyorsanız B6 ve tirozin takviyesi konusunda hekiminize danışın.
7) Serotoninin ham maddesi olan L-Triptofandan ve norepinefrinin maddesi olan fenilalanin ve tirozinden zengin olması nedeni ile kabak çekirdeği tüketmek depresyon tedavisine yardımcı olabilir.
8) Tatlandırıcı kullanımından olabildiğince uzak durun. Aspartamın yarısı fenilalanindir. Aşırı aspartam alınması L-Triptofanın beyin hücresine geçişini azaltır ve depresyonu tetikler.
9) İdeal ağırlığınızı koruyun.
10) Her susadığınızda su içmeyi ihmal etmeyin. Yeterli su içip içmediğinizi idrarınızın renginden anlayabilirsiniz. İdrarın rengi berraksa yeterli su içiyorsunuz demektir.

KAYNAKÇA:

(1) Garlow S, Musselman D, Nemeroff C. The neurochemistry of mood disorders: clinical studies. In: Charney D, Nestler E, Bunney B, eds. The Neurobiological Foundation of Mental Illness. New York: Oxford University Press; 1999.
(2) Meyers S. Use of neurotransmitter precursors for treatment of depression. Altern. Med. Rev. 2000 Feb; 5(1): 64-71
(3) Aksoy M, Ansiklopedik Beslenme, Diyet ve Gıda Sözlüğü
(4) Young SN, Gauthier AM. Effect of tryptophan administration on tryptophan, 5hydroxyindoleacetic acid and indoleacetic acid in human lumbar and cisternal cerebrospinal fluid. J Neurol Neurosurg Psychiatry 1981;44:323-327.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Depresyon Tedavisinde Beslenme" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dyt.Kevser BAŞKARA'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dyt.Kevser BAŞKARA'nın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Kevser BAŞKARA Fotoğraf
Dyt.Kevser BAŞKARA
İstanbul
Diyetisyen
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi15 kez tavsiye edildi
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dyt.Kevser BAŞKARA'nın Yazıları
► Depresyon ve Beslenme Dyt.İlkay KIVRAK
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 15,685 uzman makalesi arasında 'Depresyon Tedavisinde Beslenme' başlığıyla benzeşen toplam 92 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Bal mı Pekmez mi? Aralık 2016
◊ Vegan Probiyotik Yapımı Aralık 2016
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


07:42
Top