Arama : | Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Ailesi Yanında ve Yetiştirme Yurdunda Kalan Çocuk ve Ergenlere Yönelik Literatür Taraması
MAKALE #17753 © Yazan Psk.Nurhayat DİRİK | Yayın Aralık 2016 | 686 Okuyucu
AİLESİ YANINDA VE YETİŞTİRME YURDUNDA KALAN ÇOCUK VE ERGENLERE YÖNELİK LİTERATÜR TARAMASI
Kürtaja ilişkin yasaklama çabalarının ardından, tecavüz sonrası doğacak çocuklar ile annesinin kürtaj yapamadığı için dünyaya getirmek zorunda kaldığı çocuklara ne olacağı sorusunun yanıtı olarak; gerekirse bu çocuklara devletin bakacağına ilişkin açıklamalar yapılmıştır. Yurtlarda bakılan çocuklarla, ailesi yanında büyüyen çocukların büyüme- gelişme sağlıklarının değerlendirildiği literatür taraması yapıldığında,çocuk yuvaları ve yurtlarının, çocukların gelişiminde olumsuz yönde önemli etkiye sahip olduğu; yurtların, duygusal ve davranışsal sorunları artıran önemli zorlayıcılar olduğu saptanmıştır. Çocuğun sağlıklı bir şekilde dünyaya gelmesi ve sağlıklı bir birey olarak yetişmesinde aile birinci derecede önemlidir.
Çocukların, gelişim süreçlerinin temeli, ilk yıllarda atılmaktadır. Bu nedenle erken çocukluk dönemi, yaşamın en kritik dönemlerinden birini oluşturur.
Sosyal ve duygusal yönden, doyum sağlayacağı ilişkiler kurabilmesi, gereken özen ve ilginin gösterilmesi; yaşamın erken dönemindeki motor, bilişsel, dil ve duygusal gelişiminin sağlıklı olması için gereklidir.
Fiziksel, cinsel, psikolojik ve sosyal değişimlerin en fazla yaşandığı dönemlerden biri de ergenlik dönemidir. Bu dönem, sosyal ortamda yaşanan değişimlerden en fazla etkilenilen dönemdir.
Kendilerini, ailenin bir parçası olarak hissetmeleri dönemin risksiz atlatılması için çok önemlidir.
Gelişimsel özellikleri gereği; yaşadıkları yalnızlık, güvensizlik, güçsüzlük ve boşluk duygusu, her şeyin anlamsız gelmesine, hiçbir neden yokken hüzünlenmelerine ve depresyona girmelerine neden olabilir. Her şeyin üstesinden kendim geleyim düşüncesi ile ciddi riskler alabilirler.
Bu dönemde karşılaşılabilecek yaralanma, şiddet, depresyon, intihar düşünceleri, alkol-uyuşturucu kullanımı, hamilelik, cinsel temasla bulaşan hastalıklar gibi problem davranışların önlenebilmesi ve özgüveni yüksek, sağlıklı, mutlu birer erişkin olabilmeleri için, kendilerini geliştirebildikleri uygun ve destekleyici ortamlara ihtiyaç duyarlar. (UNFPA birleşmiş milletler nüfus fonu 2005)
Ailelerinden uzakta ve yuvalarda yetişip okul çağında ve daha sonraki yıllarda izlenen çocuklarda:
*Genel bir ilgisizlik ve çevreyi umursamazlık,
*İnsanlarla iletişim problemi,
*Kolay arkadaşlık kuramama,
*Merak ve girişkenlikte azalma,
*Öğrenmeye karşı ilgisizlik ve akademik başarısızlık,
*Anlama ve öğrenim yeteneklerinde sınırlılık,
*Zekada ve duygulanımda sıkıntılar,
*Sevgi açlığı,
*Kavgaya karışma ve saldırganlık oranlarında artış,
*Yetişkin çağda suça yönelme oranında artış ortak özellik olarak değerlendirilmiştir. (Yörükoğlu,1993).
Frank ve Klass (1996) yaptıkları bir çalışmada, yurt ortamının, çocuklardaki fiziksel gelişimi, ilk çocukluk yıllarından başlayarak gittikçe artan oranda gerilettiği ve psikolojik anlamda zayıflatarak verimsiz bir yetişin hâline dönüştürdüğünü ifade etmişlerdir.
Ruhsal bozukluklar açısından
Ankara İli’nde bulunan yetiştirme yurtlarındaki 13-16 yaş 166 ergen ile yapılan çalışmada, yurtta yaşayan ergenlerin üçte biri (%35,6) ruhsal bozukluklar açısından yüksek riskli bulunmuştur. Çalışmada kız ergenlerin, ruhsal sorunlar açısından erkeklere göre daha fazla risk altında oldukları da belirlenmiştir. (Dr. Ö.K. ÇAMAN, Dr. H.ÖZCEBE 2011)
Kurum bakımındaki kızlarda depresyon, kaygı bozuklukları, sosyal içe dönüklük gibi içe yönelim sorunlarının,
Erkeklerde, kurallara karşı gelme, saldırgan davranışlar gibi dışa yönelim sorunlarının daha fazla olduğu yönünde bulgular elde edilmiştir.
Sorun davranışların görülme sıklığı;
*kurum bakımında %18,3-47,0 oranında,
*ailesi yanında büyüyen çocuklarda %9,0-11,0 oranında, bulunmuştur.
Şimşek ve arkadaşlarının (2008) Kurum bakımında büyüyen 6-18 yaşları arasındaki 674 çocukla, davranış ve duygusal sorunların, ailesi yanında büyüyen çocuklara göre farkını araştırdığı çalışmanın sonuçları, daha önce yapılan çalışma sonuçlarına benzer şekilde, kurum bakımının çocukların duygusal ve davranışsal gelişimini olumsuz yönde etkilediğini göstermektedir.(Dr. Z. ŞİMŞEK1, Psk. N. EROL, Dr. D. ÖZTOP, Dr. Ö. Ö. ÖZCAN)
SHÇEK’in 2006 yılı verileri de; çocukların %45,5’inin, kurum bakımı altında uyum sorunu ya da psikolojik sorunla karşılaştığını göstermektedir. (Başbakanlık Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu 2006).
Umutsuzluk düzeyleri açısından
Ailesi yanında ve yetiştirme yurdunda kalan ergenlerin umutsuzluk düzeylerinin karşılaştırılması amacıyla, ailesiyle kalan 15-18 yaş arasındaki 223, yetiştirme yurdunda kalan 71, toplam 294 ergen ile yürütülen bir başka çalışmada, yetiştirme yurdunda kalan ergenlerin umutsuzluk düzeylerinin, ailesi yanında kalan ergenlerinkinden çok daha yüksek olduğu bulunmuştur.
Umutsuzluk düzeyleri yüksek ergenlerin, yetiştirme yurdunda kalan, hayalleri olmayan, problemlerini hiç kimseyle paylaşmayan, intihar düşüncesi taşıyan, intihara teşebbüs etmiş, istismara uğramış, psikolojik sorunu olan ve gelecek beklentisi olmayan kız öğrenciler olduğu anlaşılmıştır.(S.TÜMKAYA)
Yalnızlık düzeyleri açısından
Malatya Yetiştirme Yurdunda kalan 13-18 yaş arasındaki 104 lise öğrencisiyle yalnızlık düzeyinin incelenmesi amacıyla yapılan çalışmada;
kız öğrencilerin yalnızlık düzeyi puanları ortalamaları, yetiştirme yurdunda kalan erkek öğrencilerin yalnızlık düzeyi puanları ortalamalarından daha yüksek bulunmuştur.
Yurda geliş yaşı küçüldükçe yalnızlık düzeyinde artış olduğu gözlenmiştir. (Mustafa Kutlu 2005)
Hendrix(1971) ve Hojat (1982) yaptığı çalışmada; çocuklukta ailesiyle birlikte yaşamayan ve ailesiyle sıcak ilişkiler kuramayan bireylerin yetişkinlikte de yalnızlığa daha yatkın oldukları saptanmıştır.
Öfke ve saldırganlık açısından
Tambağ’ın (2005), yaptığı çalışmada yetiştirme yurdunda yaşayan ve ana-babası ayrı olan ergenlerin öfke ve saldırganlık davranışı puanlarının, anne babası birlikte olanlardan daha yüksek olduğu saptanmıştır.
Benlik saygıları açısından;
Yurtlarda kalan çocukların benlik saygıları; ebeveynleri ile birlikte, aile ortamında yaşayan çocuklardan düşük bulunmuştur. (Fevzi CEBE, 2005).Bulgu literatürdeki bulgularla aynı yöndedir. (Örn. Washington, 1992; Güçray, 1989; Kutlu,1992; Tunç, 2000; Luster ve McAdoo, 1996).
Sonuç
Avrupa Birliği’nin, Dünya Sağlık Örgütü ve İngiltere’de bulunan Birmingham Üniversitesi işbirliğiyle 2002/2003 yılları arasında yürütülen ve Türkiye’nin de içinde bulunduğu 33 ülkeyi kapsayan Daphne Programı kapsamında yapılan araştırmada, 23.099, 3 yaş ve altı çocuğa yuvalarda bakım verildiği saptanmıştır. (Ames 1997, Beckett ve ark. 2002, Fisher ve ark. 1997, Marcovitch ve ark. 1997).
Çalışma sonunda elde edilen veriler de değerlendirilerek, özellikle kritik gelişim döneminde olmaları sebebiyle, 3 yaş ve altında olan hiçbir çocuğun, ona bire bir bakım veren bir kişi olmadan yuvada kalmaması gereği üzerinde durulmaktadır. (Brown ve ark. 2005).
Yıllar içinde yapılan farklı çalışmalar, kurum bakımında büyüyen çocukların aile yanında büyüyen çocuklara göre daha saldırgan davrandıklarını, depresyon, anksiyete, hiperaktivite gibi duygusal ve davranışsal sorunları daha fazla gösterdiklerini ortaya koymaktadır. (Tizard ve Hodges 1978, McCann ve ark.1996, Voria ve ark. 1998, Wolff ve Fesseha 1999, Roy ve ark. 2000, Rushton ve Minnis 2002, Maclean 2003, Yörükoğlu 2003, Ellis ve ark. 2004, Şimşek 2004, The St. Petersburg-USA Orphanage Research Team 2005,Erol ve ark. 2005, Üstüner ve ark. 2005).
Anne ve babanın genetik mirası ile anne karnında şekillenen insan yavrusu, doğumdan sonra da özelde anne-babanın, genelde ise toplumun ortak kültürel mirasına muhtaçtır.
İnsan yavrusu anne karnında asgari biyolojik yeterliliğini sağladıktan sonra dünyaya geldiğinde henüz tek başına yaşama tutunacak yeterliliğe sahip değildir. Çocuğun, temel ihtiyaçlarını annesi ve ailedeki diğer yetişkinler sağlar. Yeni doğan için en vazgeçilmez olan annedir.
Geleceğin yetişkin bireyleri olan çocukların; ruhsal, zihinsel, bedensel yönlerden sağlıklı ve sosyal açıdan uyumlu olmaları için, aile ortamı içerisinde gelişmeleri önemlidir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Ailesi Yanında ve Yetiştirme Yurdunda Kalan Çocuk ve Ergenlere Yönelik Literatür Taraması" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Nurhayat DİRİK'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Nurhayat DİRİK'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Nurhayat DİRİK'in Makaleleri
► Özgüvenli Çocuk Yetiştirme Psk.Dnş.Fatih FİDAN
► Ebeveynlerin Çocuk Yetiştirme ile İlgili Tutumları Uzm.Psk.Aysun AKTAŞ ÖZKAFACI
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,481 uzman makalesi arasında 'Ailesi Yanında ve Yetiştirme Yurdunda Kalan Çocuk ve Ergenlere Yönelik Literatür Taraması' başlığıyla benzeşen toplam 27 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Ergen ve Aşk Aralık 2016
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


12:21
Top