2007'den Bugüne 85,371 Tavsiye, 26,669 Uzman ve 18,995 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Mutluluk
MAKALE #17864 © Yazan Uzm.Psk.Özlem SANAN ŞENBAY | Yayın Ocak 2017 | 2,060 Okuyucu
2300 yıl önce Aristotle insanların her şeyden çok mutluluk istedikleri sonucuna varmış. Aristotle‘den beri çok zaman geçmiş olmasına rağmen, mutluluk arayışımız konusunda ilerleme gösteremediğimizi söyleyebiliriz.

Bu konuda siz de benimle aynı fikirdeyseniz gelin savımızı desteklemek için çevremize bakalım. Önce hastaneler…

Tıp alanının hemen her uzmanlık alanında stresin neden olduğu hastalıklarda yakınan yüzlerce insanın var olduğunu görürüz.

Hatta estetik cerrahi alanında bile, başvuruların bir kısmını kendi görüntüsünden memnun olmayıp, mutsuz olup da değiştirmek isteyen insanlar oluşturur.
Şimdi adliye koridorlarında gezinelim… Günde kaç kişi mutlu olma hayalleriyle kurmuş olduğu evliliğinden vazgeçiyor acaba? Var mı bir tahmininiz?

Eveeet hadi sokaklara inelim. Oradan oraya koşturup duran insanların arasına… Gülen birine rastladınız mı? Ya da en azından varoluşundan dolayı mutlu olan ve bu da yüzüne, bedenine, duruşuna yansımış birine? Tamam, birkaç tane var galiba ama onlarca insan arasında birkaç tane… Psikiyatri ve psikoloji kliniklerine hiç uğramayalım isterseniz…
Şimdi de mutluluk konusunda yapılmış olan birçok araştırmanın ışığında, mutluluğun ne olduğunu, nasıl ve nerelerde bulunabileceğine bir bakalım…

Yaşamamızın niteliğini belirleyen ve kontrolümüzde olmayan pek çok güç vardır. Ne kadar uzun boylu olacağını ya da zekâmızı belirleyemeyiz. Ana – babamıza, nerede, ne zaman ve hangi şartlarda doğacağımıza da karar veremeyiz. Genlerimizde yazılı olan kod, denetimimiz dışındadır. Yine de bütün bunlara rağmen eylemlerimizi denetleyebildiğimiz, kendi kaderimizin patronu olduğumuzu hissettiğimiz zamanlar olur. Bu anlarda yaşamımızın kontrolümüz altında olduğunu hissederiz ve keyifleniriz. Arkanıza yaslanın ve böyle bir, anınızı düşünün. Yüzünüzde ki gülümsemeyi görebiliyor ve kendinizle gururlanmanızın verdiği keyfi tahmin edebiliyorum. İşte bu duygu MUTLULUK deyince akla gelen duyguya en yakın duygudur. Hatta mutluluk budur.
Hemen hepimiz büyürken en önemli şeyin gelecek olduğuna inandırılarak büyürüz. Çocukken iyi alışkanlıklar edinirsen, GELECEKTE iyi bir karakterin olur hatta GELECEKTE evliliğin bile ona göre olur… Derslerine iyi çalışırsan, GELECEKTE iyi bir mesleğin olur. İşini iyi yaparsan GELECEKTE mesleğinde yükselirsin. Çocuklarına doğru model olur onları iyi yetiştirirsen GELECEKTE sen rahat edersin. Şimdi para biriktirirsen GELECEKTE yaşlandığında sıkıntı çekmezsin.

“ Şimdi bunları yap, GELECEKTE bunlar olur” doğumdan ölüme kadar tüm yaşantımızı kapsar. Gelmeyen, sonu olmayan GELECEĞİ bekleyerek sonunda kaçınılmaz olan yaşlılık ve ölümle burun buruna geliriz.

Şimdi sıra iyi haberlerde…

Her anımızda ödüller bulma yeteneği geliştirdiğimizde, yaşantımızdan zevk almaya ve anlam bulmaya öğrendiğimizde mutluluğu dışsal kuvvetlerde değil de, içsel gücümüzde aradığımızda yaşamımızın içeriğini belirleme fırsatını yakalarız. Yani yaşamamızın kontrolü elimizde olur.

Buradan “ kendinizi içgüdülerinizi bırakın, dilediğiniz an dilediğiniz gibi yaşayın, paradır, puldur, kariyerdir. Bırakın bu fani şeyleri, mutluluk işte o vazgeçmişlikte, o kendini koyuvermişlikte” şeklinde bir sonuç çıkarmayın. Aslına bakarsanız hedefinize giden yolda verdiğiniz mücadeleden zevk aldığınız sürece hedeflerinizi yükseltmede ve yolunuza devam etmede bir sorun yok. Sorun başarmak istediğiniz şeye fazlasıyla kendinizi kaptırıp, bu yüzden yaşadığımız andan zevk almayı bıraktığınız zaman ortaya çıkar. Yani siz demek hedefiniz demek olduğunda… Hedefiniz sizin önünüze geçtiğinde… Sadece GELECEKTE güzel günler için yaşamaya başladığınızda… Emerson’un dediği gibi “ Her zaman yaşamaya hazırlanıyor ama hiç yaşamıyor.”
Dışsal uyarıcıların ve ödüller olarak gördüğümüz paranın satın alabileceği her şey ağzımızı sulandırıyorsa, patronumuz, eşimiz, arkadaşımız yüzünü asıp sesini yükselttiğinde günümüz rezil oluyorsa, herhangi bir karar uygulamaya geçilmiyorsa da yine sorun var demektir. Çünkü bütün bunların hepsinin tek bir anlamı var; Yaşantımızın içeriğini belirleyememek. Akıp giden ömrümüz üzerinde kontrolümüzün olmaması… İnsanoğlu dışsal uyarıcıların kendini etkilemesine izin vererek kontrolü yani, ne yapıp ne yapmayacağını, ne alıp almayacağını ve hatta ne hissedip hissetmeyeceğini kendisinin dışındaki olaylara ve insanlara bırakarak iyi şeyler olmasını ve mutlu olmayı beklemektedir.

Yapılan araştırmalar, paranın, gücün, konumun ve eşyaların kendi başlarına yaşam kalitesine zerre kadar katkıda bulunmadıklarını ortaya koymuştur. İnsanlara doyum sağlayacak olan zayıf bir vücut, zenginlik ya da kariyer değil, yaşamlarıyla ilgili iyi şeyler hissetmeleridir. Bir etkinliğe başka hiçbir şeyi umursayamayacak kadar kaptırmalarıdır. Yani yaşadıkları her şeye kendilerini gerçekten vererek zevk almalarıdır.
Şimdi de olayları, insanları, geçmişi ve geleceği, aşk gibi güç gibi kavramları hayatımıza istediğimiz şekilde nasıl sokacağımıza bakalım. Başka bir değişle yaşamımızın içeriğini nasıl kontrol edeceğimizi görelim.

Zihin ya da bilinç doğumdan ölüme kadar tüm duyduklarımızın, gördüklerimizin, umduklarımızın, zevklerimizin ve acılarımızın toplamıdır. Hem dış dünyadan hem de içimizden algıladığımız, fark ettiğimiz her şeydir. İnsanoğlu dışarıdaki gerçeklik ne olursa olsun, yalnızca bilincin içindekileri değiştirerek, mutlu ya da mutsuz olabilir. Çünkü dışarıdaki olaylar nötrdür. Onlara anlam yükleyen biz insanoğlunun bilincidir.
Kendimizi sıklıkla mutsuz hissediyorsak ya da kendimizi mutluluk için yollar ararken buluyorsak seçmemiz gereken ilk yol, aşk, evlilik, boşanma, evlenme, ilişkiler, para, başarı gibi kavramlara yüklediğimiz anlamlara bakıp, bu anlamları değiştirmek olmalıdır. Kavramlara yüklediğimiz anlamların altında ezilmeden yola devam etmemiz, yürüdüğümüz yolu keyifli kılmamızın için ön koşuludur.

UZMAN PSİKOLOG
ÖZLEM SANAN ŞENBAY
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Mutluluk" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Özlem SANAN ŞENBAY'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Özlem SANAN ŞENBAY'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Özlem SANAN ŞENBAY Fotoğraf
Uzm.Psk.Özlem SANAN ŞENBAY
Ankara
Uzman Psikolojik Danışman - Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi9 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Özlem SANAN ŞENBAY'ın Makaleleri
► Mutluluk Psk.İ.Nil BİREYŞOĞLU ÖZEN
► Mutluluk Kuramları Psk.İ.Nil BİREYŞOĞLU ÖZEN
► Evlilikte Mutluluk Psk.Dnş.Kıvanç TIĞLI
► Mutluluk Nerededir? Psk.Serap DUYGULU
► Mutluluk Nerededir? Psk.Serap DUYGULU
► Timus Bezi ve Mutluluk Psk.Yasemin MERİÇ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,995 uzman makalesi arasında 'Mutluluk' başlığıyla benzeşen toplam 16 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Depresyon Nisan 2017
► Kadın Olmak Şubat 2017
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


02:12
Top