TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!




Çocuklarda Yeme Problemi

Aysu YENİEL SİLLE Fotoğraf
Uzm.Psk.Aysu YENİEL SİLLE
Kocaeli
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com ÜyesiKütüphanemizde Yayınlanan 5 Makalesi varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 148,

* Yayın Tarihi : 13-02-2017 - 17:47 (11 gün önce),

* Ortalama Günde 13.45 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 5240 , Kelime Sayısı : 656 , Boyut : 5.12 Kb.
Çocuklarda Yeme Problemi

YEME PROBLEMLERİ

Pek çok ebeveyn, özellikle anneler “çocuğum yemek yemiyor, yemek seçiyor, yemek saatinde tam bir mücadele yaşanıyor” gibi ifadeleri sıkılıkla kullanıyorlar bu sorunla karşılaştıklarında. Öncelikle şunu ifade etmek gerekir ki uyumak, oynamak, tuvalete gitmek gibi yemek yemek de temel bir ihtiyaçtır. Çocuk gerçekten acıktığında besin alabilmek için bu ihtiyacını ifade edecektir. Yeni doğan bebekte doyurulma ihtiyacı ağlama yoluyla ifade edilir. Zamanla bebek büyür, beslenme sıklığı azalır, saat başı değil öğün zamanları geldiğinde yemeye alışır, açlığını ağlayarak değil davranışlarıyla ifade etmeye başlar.Bebeklikten çocukluk dönemine geçmekte olan 2 yaş çocuğunun büyüme hızı azaldığı için gün içinde alması gereken kalori miktarı ve buna bağlı olarak da besin miktarı azalmış dolayısı ile de beslenme alışkanlıkları değişmeye, öğünlerde daha az yemeye başlamıştır. İşte bu aşamada, çocuğun elinde olan yeme özgürlüğü annenin “kilo kaybı, beslenememe, gelişiminin engellenmesi, hasta olması” gibi yersiz bahanelerle çocuğun elinden alınmak istenir. Anneler çocuklarının daha çok yiyerek daha güçlü, daha sağlıklı hatta daha akıllı olacaklarını zannedebilirler. Ancak gereksiz ve yersiz beslenen çocukta istenmeyen kilo alımı oluşabilir ve fazla kiloya bağlı hastalıklar, kilolu olduğu için arkadaşları arasında alay konusu olma gibi sorunlar doğabilir. Zorla beslenmek çocuğun ruh sağlığını bozarak yemeği tamamen reddetmesine hatta aile sofrası hazırlanmakta iken çocuğun ortadan kaybolmasına, rutinin tamamını reddetmesine sebep olabilir. Şu unutulmamalıdır ki yemek yedirmek bir sevgi verme biçimi değildir. Çocuğuna sevgisini göstermek isteyen ebeveyn bunu sadece yemek saatlerinde değil günün tamamı içerisinde göstermelidir. Bir maç, bir savaş edasında geçen yemek saatleri çocukla ebeveyn arasındaki ilişkinin de bozulmasına sebep olur. Yemek yedirmek için türlü cambazlıklar yapmak, ödül ya da ceza kullanmak, doğal olan yeme sürecini yapaylaştırır, çocuğun doğru alışkanlıklar kazanmasını güçleştirir. Hatta yemeyi tamamen reddetmesine sebep olabilir.

Çok iştahlı olmak, yaşından beklenen düzeyin üzerinde yemek yemek de çocuğun psikolojisi ile ilgili önemli ipuçları verebilir. Bazen çocuklar stres sebebiyle, kendilerini ifade etmekte güçlük yaşadıklarında ya da ebeveynlerinden ilgi bekledikleri durumlarda yemeye aşırı ilgi gösterebilirler. Bu durumda da davranışa sebep olan etken araştırılmalıdır.

Yemeyi reddeden çocuklar için öğünleri düzenlerken unutulmaması gereken noktalar şunlar olmalıdır:
  • Öncelikle ebeveyn çocuğa model olmalı, yemek zamanı aile masada bir arada olmalıdır.
  • Yemek zamanı, aile bireylerinin sofrada tartışma yaşadığı, sıkıntıların anlatıldığı bir zaman değil, hoş sohbetlerin yapıldığı bir zaman dilimi olmalıdır.
  • Çocuğun gün içinde öfkelenmesine sebep olan şey yemek zamanına kadar çözüme ulaştırılmaya çalışılmalı, ebeveynine olan öfkesini yemek sırasında yemeğini reddederek değil farklı yöntemlerle çözümlemesi öğretilmelidir.
  • Sofrada yemek istemediğini ifade ettiğinde bir sonraki öğüne kadar başka yemek yeme fırsatına sahip olamayacağı kendisine anlatılmalı, öğün aralarında abur cubur yemesine engel olunmalıdır.
  • Televizyon karşısında, parkta, oyuncaklar kullanarak ya da arkasından dolaşarak yedirmek yerine, öğün saatlerinde birlikte sofraya oturarak yemek gerektiği öğretilmelidir.
  • Yeni yiyecekleri reddedenler için sadece bir yudum ile tadına bakmak yeterli bir başarı olarak görülmelidir.
  • Çocuğun tabağına devamlı olarak yiyebileceğinden fazlasını koymak, her serfinde bitirememesine ve başarısızlık olarak yorumlamasına sebep olacağından porsiyonlar küçük olmalıdır.
  • Çocuk yemek esnasında deneyimlemek isteği şeylerde özgür bırakılmalı, zaman zaman yemeğini tabağına kendisinin almasına, kaşık ve çatalı (etrafı kirletse dahi) kendisinin kullanmasına hatta yiyeceklere dokunmasına imkân verilmelidir.
  • “Doydum” diyen çocuğa gerçekten güvenmek gerekir. “henüz doymuş olamazsın, biraz daha ye” diye zorlanan çocuk, özgüveni ile ilgili şüpheye düşebilir.
  • Yemek zamanı aşırı kurallarla yapılandırılmış bir süreç olmamalıdır.
  • Yemeyen çocuk korkutma ya da cezalandırmayla yemesi için motive edilemez.
  • Akranları ile karşılaştırmak da bir motivasyon unsuru değildir.
  • Yemeye özendirmek bir metot olarak kullanılacaksa sunumda kullanılan tabak ve peçeteler çocuğun sevdiği desenlerde seçilebilir ya da farklı şekiller uygulanarak yiyecekler dekore edilebilir.
  • Masada saatlerce yemek yemesi için beklenmemelidir. Öğünler yarım saatten fazla sürdürülmemelidir.
  • Yemekte ilgi çocuğun tabağında değil, çocuğun kendisinde olmalıdır. (Bütün gün neler yaptığı ile ilgili sohbet edilebilir.)
  • Gerçekten de çocuğun iştahını azaltacak hastalık, ağrı, ateş gibi durumların da var olduğu, ancak bunların geçici olduğu unutulmamalı, hemen “yeme problemi var” şeklinde değerlendirmeye gidilmemelidir.
  • Yoğun heyecan yaşayan çocuklarda da zaman zaman iştahta azalma görülebilmektedir. Sınav dönemlerinde, okula başlamada, önemli bir yere gitmek ya da özlediği birinin eve misafir geleceği haberini almak gibi çocuk için heyecan verici durumlarda kısa dönemli olarak yemeğin reddedilmesi davranışı görülebilir. Bu da geçicidir ve sorun edilmemelidir.
Uzm. Psk.Aysu Sille

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Çocuklarda Yeme Problemi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Aysu YENİEL SİLLE'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Teknoloji ve Çocuklar , Uzm.İpek ÖRGÜT
  • Alkol/Madde Kullanımının Aile Üzerine Etkisi , Uzm.Havva BAYAR
  • Sorumluluk ve Özgüven , Aslı PAKSOY
  • Sosyal Becerilerin Kazanımında Ailenin Rolü ve Önemi , Aslı PAKSOY
  • Şemalar, Şema Terapisi ve Bağlanma , Uzm.Ali İhsan YAKA
  • Anne - Baba Tutumu ile Çocuğun Cinsiyet Rolü Arasındaki İlişki , Ramazan KAMÇI
  • Aşk Hakkında Herşey , Nihan DİKME
  • Çocuklarda Görülen Davranış Bozuklukları, Nedenleri ve Çözüm Yolları , Uzm.Ayşe YILMAZ
  • Çocuklarda Saldırgan Davranışların Önlenmesi , Uzm.Havva BAYAR
  • Eşimi Seviyorum, Beni Aldattı! , Dr.Mehmet TEKNECİ
  • Partneriniz Bir "Narsist" mi? , Dila HOTLAR
  • Sosyal Destek , Uzm.Suna BAYRAM
  • Duygu Odaklı Çift Terapisi , Dr.Mehmet TEKNECİ
  • Çocuğun Dil, İletişim, Bilişsel ve Sosyal Gelişimini Olumlu – Olumsuz Yönde Etkileyen Etkenler , Uzm.Engin OLGUN
  • Kaygılarımızın Anlamı , Özlem ATA
  • Kadınlarda Cinsel İstek Bozukluğu , Uzm.Havva BAYAR
  • Duygusal Özgürleşme Teknikleri (Eft) Nedir? Nerelerde Kullanılır? , Aysel KESKİN
  • Terörün Toplum Ruh Sağlığına Etkisi , Burçin KOYUNCU
  • Çatışmadan Kaçınmak İçin Ötekini Memnun Etmek , Dr.Fatih SÖNMEZ
  • Boşanma ve Çocuk , Adem TATAR
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    17:51
    Top