2007'den Bugüne 83,912 Tavsiye, 26,333 Uzman ve 18,777 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Çocuğunuz "Öfkeden Patlıyor" mu?
MAKALE #18018 © Yazan Psk.Eser ÖLÇER | Yayın Şubat 2017 | 1,318 Okuyucu
ÇOCUKLARDA ÖFKE NÖBETLERİ

En geniş ifadesiyle öfke, engellenme sonucu oluşan bir duygudur. Engellenen her birey yoğunluğu farklı olmakla birlikte öfkelenir, kızar. Bu son derece insani bir durumdur. Kimi bunu sözlerine yansıtır, kimi sesinin tonuna, kimi yüz ve beden hareketlerine. Kimi de hem sözcüklere hem de bedenine yansıtır öfkesini.Çocuklar söz konusu olduğunda aileleri en çok rahatsız eden, çaresiz bırakan sorunlardan biri de hiç kuşku yoktur ki öfke nöbetleridir. Öfke nöbetleri çocuklarda özellikle 2-4 yaş dolaylarında sıklıkla görülür. Çocuk istediği bir şey yapılmadığında öfkelenir. Çünkü işin özünde "ENGELLENME" vardır.

Çocuk bu dönemde zaten benmerkezcil bir yapıya sahiptir. Üstüne üstlük bir de istediği yapılmadığında öfkeye kapılması normaldir. Ancak her konuda olduğu gibi bu konuda da ölçülü olmak son derece önemlidir. Ölçülü davranmamak, çocuğun istediği her şeyi yapmaya çalışmak olumsuz sonuçlar doğurabilir. Her istediği yapılan, şımartılan bir çocuk bir anlamda maddi olarak doyurulmuş çocuktur. Çünkü çocuğun her istediğinin yapılması çoğunlukla maddi şeyler için söylenir. “Her istediğini yapmamıza karşın çocuğumuz bizi dinlemiyor” diyen bir ailenin bu sözünün ardındaki mana hemen her zaman maddiyatla ilgilidir. Çocuğun her istediğini yapmak, bir anlamda çocuğa maddiyatın hayatta her şey olduğu, maddiyatın mutluluk kaynağı olduğu, alt mesaj olarak ve farkında olmadan dayatılmaktadır.

Ancak insan evladı için maddiyat kadar maneviyat da önemlidir. Çocuğun maddi ihtiyaçlarının karşılanması kadar manevi ihtiyaçlarının karşılanması da gerekir; hatta 'çok daha önemlidir' denilse bile yeridir. Çocuk için uzaktan kumandalı bir oyuncak araba önemli olduğu kadar güven duymak, önemsenmek de önemlidir. Cep telefonu bir genç için vazgeçilmez bir şeydir de değerli olduğunu hissetmek değil midir? Her istediği yapılan bir çocuk sabırsızlığı da öğrenmeye başlar ve bu, karakter özelliği olarak yerleşme tehlikesini de barındırır. ‘Kişilik’ dediğimiz şey doğuştan getirilen huy özellikleri ile çevresel faktörlerin etkisiyle oluşan karakter özelliklerinin birleşmesinden oluşur. Sabırsızlık da çevresel faktörlerin etkisiyle oluşan bu karakter özelliklerinden birisidir.
Çocuğun her istediğinin yapılması sabırsızlık karakterinin oluşması anlamına da gelir.
Sabırsız bir çocuğun istediğini elde edememesi de öfke patlamalarına neden olabilmektedir.

Öfkelenen çocukta bir amaç vardır. Çocuk, öfkelenmesine neden olan şeye, yani engellendiği şeye ulaşmak, sahip olmak ister. Çocuk bu amaca öfke ile daha çabuk ulaşabildiğini gördükçe öfkeyi anne-babaya karşı bir silah olarak kullanmaya başlayacak ve daha uzun vadede bunu karakter özelliği edinecektir. Öfke ile işlerini halletmeyi çocuk, anne-babasını model alarak da yapıyor olabilir. Diğer hemen tüm öğrenmelerde olduğu gibi öfke konusunda da çocuk anne-babayı modeller.

Anne ve babası, sorunları karşısında sıklıkla öfkeleniyor, sorunlarını öfke ile belli ediyor ve çözmeye çalışıyorsa çocuk da bunu öğrenecek ve öfke ile işlerini halletme yolunu seçecektir.

Çocuğun, anne-babasının bağırıp öfkelendiğini görmesi, anne-babanın (farkında olmadan da olsa) bunu çocuğa da öğretmesi anlamına gelir. Bunun içindir ki her şeyden önce dönüp kendimize bakmamız ve anne-baba olarak sakin kalmamız önemlidir. Çocuğun ‘beyin’ gelişimi ile ‘dil’ gelişiminin paralellik göstermemesini de öfke nedeni olarak ifade edebilirim. 2 yaş ve sonrasında bebeklerin ‘beyin’ gelişimleri oldukça hızlanır. Bu hızlanma oranında dilsel gelişim, pek çok çocukta gözlenememektedir. Çocuk beyninde ürettiği şeylere karşılık gelebilecek sözcük ve cümleleri ifade edemediği için yani bir anlamda anlaşılmadığı için öfke nöbetlerine tutulabilir. Çocuk beyin gelişimine paralel olarak nesneleri, olayları, durumları keşfetmeye, eskisinden daha iyi kavramaya, anlamlandırmaya başlamıştır. Tüm bu keşif ve algılamalar esnasında çocuk birtakım eksiklikleri de hissetmeye başlar.

Çünkü fiziksel olarak yeterli olmamasının yanında dilsel olarak da kendini tam olarak ifade edemeyişi çocuğu kızdırıp, çocuğun öfkelenmesine neden olabilir.

Öfkenin tezahürü çocuğun yaşına göre değişiklikler gösterebilmektedir. Bebeklerde ağlama, tekmeleme şeklinde öfke belirtileri gözlenirken;
2 yaş dolaylarında bu tepkiler nefesini tutma, tepinme, bağırma, öfke karışımlı ağlama vb belirtilere dönüşür.
3-4 yaş ve sonrasında ise öfke nöbetleri bu belirtilerin yanında saldırgan davranışlara da dönüşebilir.

Tüm davranış problemlerinde olduğu gibi öfke nöbetlerinde de sıklık ve yoğunluk önemlidir. Zaman zaman görülen öfke nöbetleri normalken günde birkaç kez görülmesi bir problem olarak adlandırılabilir. Öfke nöbetleri sırasında yukarıda ifade edilenler dışında da dikkat edilmesi gerekenler vardır.

Öfke nöbetlerinin çocuğun daha çok aç, yorgun, keyifsiz, sıkılmış vb durumlarında artışlar gösterdiği gerçeğinden hareketle, bu gibi durumlarda anne-baba olarak tutum ve davranışlarımıza biraz daha dikkat ederek hassas davranmamız olumlu sonuçlar almamızı sağlayabilir. Çocuğa seçenekler sunarak yaklaşmak da öfkeyi azaltabilir.
Çocuğa seçenek sunmak bir anlamda onu adam yerine koymaktır. “Önce salatayı sonra yemeği mi yemek istersin, yoksa önce yemeği sonra salatayı mı yemek istersin?”,
“Önce ödevlerini yapıp televizyonu sonra mı seyretmek istersin, yoksa önce televizyon seyredip sonra mı ödevini yapmak istersin?”, “Sana bu kareli gömleği mi alalım, yoksa çizgili olanını mı, hangisini beğeniyorsun?” vb sorular çocuğa hem fikirlerine önem verildiğini hissettirir hem de davranışı üzerinde kontrol sağlamasıyla sonuçlanır.
Önemsenen çocuk huzurlu olur; gerginliğini üzerinden atar.

Bunun yanında öfke nöbetine kapılan bir çocuğa ilgisiz davranmak da işe yarar. Öfke nöbetine kapıldı diye çocuğa özel ilgi sunmak çocuğun bu durumu kendine döndürmesiyle ve bu durumu silah olarak kullanmaya başlamasıyla sonuçlanabilir.
Özellikle küçük çocuklarda elindeki zararlı bir nesne alındığı için öfkelenmeler sıklıkla yaşanır. Eğer böylesi bir durum varsa çocuğun elindeki nesne alınırken muhakkak alınan nesnenin yerine geçebilecek bir başka nesneyi çocuğun eline vermek gerekir.
Örneğin eline aldığı makas, oyuncak bir makasla, ilaç kutusu başka bir kutuyla, karalamaya çalıştığı kitap eski bir gazeteyle vb ile değiştirilebilir. Eğer değiştirilecek o an için başka bir nesne yoksa o zaman da çocuğun elindeki zarar verebilecek nitelikteki eşya alınırken, çocuğa mutlaka bir açıklama yapılmalıdır. Öncelikle sakin bir tavır takınmak önemlidir.

Bunun akabinde çocuğa o nesneyi neden elinden aldığınızla ilgili kısa ve net bir açıklama yapılmalıdır. Diyelim ki çocuk eline makası aldı ve sizin o an için bunun yerine koyabileceğiniz başka bir nesne yok. Böylesi bir durumda çocuğa
“Bu makas elini kesebilir. Elini kesip canını yakacaksın diye çok korkuyorum.
Bununla oynamana izin veremem.” vb bir şekilde açıklama yapılabilir.
Ancak çocuk yine de susmuyor ve öfkeleniyorsa bu durumda da ikinci bir açıklama yapılmalı, “Bununla oynamana gerçekten izin veremem, bu bir oyuncak değil.”
diyerek kesin ve kararlı tutumunuzu yansıtmalısınız.

Öfke ile ilgili olarak son bir noktaya daha değinmek istiyorum. Öfke nöbetine kapılan bir çocuk öfkesi geçtikten sonra bir anlamda suçluluk duygusu yaşayabilir. Yansıttığı öfkenin anne-babasını yıprattığını gören çocuk, bunun sonucunda anne-babasının onu eskisi kadar sevmeyeceğini düşünmeye başlayabilir. Çocuğun öfkesi geçtikten sonra -ve eğer siz de kızgınlık yaşamışsanız; sizin de kızgınlığın geçtikten sonra- sakin bir tavırla çocuğun öfkesi hakkında çok uzun olmayan bir konuşma yapılabilir. Öfkenin nedenleri ve sonuçları konuşulabilir. Öfkenin normal bir duygu olduğu, tamamen insani bir şey olduğu ama her şeye rağmen yine de istenmeyen bir durum olduğu çocuğa açıklanabilir.

Tüm bunların sonunda çocuğunuza sarılın; sanki hiçbir şey olmamış gibi. Bunu yaparsanız, çocuğa “seni ne olursa olsun seviyorum, her koşulda ve şartta.” alt mesajını da davranışınızla vermiş olursunuz.

Yaparsınız değil mi?

Bunu yapmak bir anne-baba için çok şey olmasa gerek diye düşünüyorum.

Sağlık ve Esenlik Dileklerimle..
PSİKOLOG / PİSKOTERAPİST ESER ÖLÇER
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Çocuğunuz "Öfkeden Patlıyor" mu?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Eser ÖLÇER'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Eser ÖLÇER'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Eser ÖLÇER'in Yazıları
► Ben Çocuğunuz; Psk.Cafer ÇATALOLUK
► Boşanma ve Çocuğunuz Psk.Füsun BUDAK
► Çocuğunuz Artık Ergen… Psk.Cevher SÖNMEZ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,777 uzman makalesi arasında 'Çocuğunuz "Öfkeden Patlıyor" mu?' başlığıyla benzeşen toplam 18 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
◊ Çocuk ve Allah Mart 2013
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


13:39
Top