2007'den Bugüne 78,180 Tavsiye, 25,268 Uzman ve 17,520 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Çocuklarda Ahlaki Gelişim
MAKALE #18207 © Yazan Psk.Hazan ŞAHNAOĞLU | Yayın Nisan 2017 | 1,178 Okuyucu
ÇOCUKTA AHLAK GELİŞİMİ

Bir toplum içinde kişilerin uymak zorunda oldukları davranış biçimleri ve kuralları ahlakı tanımlar. Ahlak gelişimi ise, bireyin toplumun değer yargılarını göz önünde bulundurarak ve kendi değer yargılarıyla birleştirerek yaşama uyum sağlama sürecidir. Çocukta ahlak gelişimi doğumdan kendini güvende hissetmeyle başlar. Süreç içinde, öğretilmiş değerlerle çocuğun doğuştan getirdikleri birleşerek çocuğun kendine özgü ahlakının oluşması beklenir. Bu yazı özellikle 2-12 yaş arası çocuklarda ahlak gelişiminin Piaget ve Kohlberg açısından kuramsal olarak incelenmesini ve özetlenmesini içermektedir.

Piaget ahlak gelişiminde bazı özel kavramlar üzerinde durmuştur. Bunlar; çocuğun bilinci, oyun kurallarını uygulaması, yalan ve hırsızlık hakkındaki düşünceleri, adalet, sorumluluk ve ceza karşısındaki tutumlarıdır.

Piaget, çocuğa oyunun kurallarını öğretip, kendisiyle bu kurallar çerçevesinde oynamasını sorgulamıştır. Oyun sürecinde çocuğun kuralları nasıl benimsediğini, hatalarla nasıl başa çıktığını gözlemlemiştir. Çocuklar önce kuralları olduğu gibi kabul edip, onlara uyarlar (2-7 yaş aralığı). Sonra, bilişsel gelişim süreci ilerledikçe, bilinçli farkındalıkları artar ve kuralları ve özümsedikleri düşüncelerini sözel olarak ifade edebildikleri evreye geçerler (7-12 yaş aralığı). Bu ikisi arasındaki gelişim süreci zaman almaktadır. Piaget’nin ‘Bilişsel Gelişme Kuramından’ yola çıkarak 2 zıt ahlak anlayışı belirlenmiştir. İlki işlem öncesi dönemdeki çocuklarda görülen ‘ben merkezci’ ahlak anlayışı, diğeri; işlem dönemindeki çocuklarla görülen ‘işbirliği ve karşılıklı ilişki’ ahlakı anlayışıdır.

İşlem Öncesi Çocuklarda Ahlak Anlayışı ve Gelişimi (2-7 Yaş Aralığı):


Bu yaş grubu çocukları oyunlarındaki kuralları bilinçli farkındalıkla oynamazlar. Bireysel oyunlar oynarlar ve tamamen ben merkezcilerdir. Dönemin içinde yaş büyüdükçe, taklit etme davranışları başlar. Oyunlarını diğer çocukların oyunlarını taklit ederek kurarlar. Oyunlarında hala ‘ben merkezci’ olmalarına karşın, sosyal bir ortamda olmanın temel kurallarını öğrenirler. Örnekse; 4 yaşındaki A’nın, sınıfta Legolarla oynadıktan sonra onları yerine kaldıran B’yi görüp taklit etmesi. Bu kurallar, işlem öncesi dönem çocuklarına yetişkinler tarafından yüklenmiştir. Çocuklar kurallara uymanın nedenlerini özümsedikleri için değil, uymak zorunda olduklarına inandıkları için uyarlar. Aynı zamanda bu dönemdeki (2-7 yaş aralığı) çocukların, yalan ve hırsızlık hakkında tamamen somut sonuçlara göre yargıladıkları, suçlunun niyetine hiç önem vermedikleri görülmüştür. Bu yüzden, çocuklara yalan söylemekle yetişkinlere yalan söylemek onların gözünde eşit değildir çünkü yetişkinlere yalan söylemenin maddi sonuçları daha ağırdır ve bu yaş grubuna göre en adil ceza, en çok acı veren cezadır. Örnekse; ona vuran arkadaşını öğretmenine şikâyet eden A; öğretmeninin, vuran çocukla konuşup hareketinin yanlış olduğunu anlamasından ziyade, ona en ağır cezayı vermesini beklemektedir.

İşlem Dönemindeki Çocuklarda Ahlak Anlayışı ve Gelişimi (7-12 Yaş Aralığı):

Bu dönem çocuklarında ahlak anlayışı karşılıklı iş birliğine dayanır. Artık çocuk oyunun kurallarının nedenlerini özümsediği için, yetişkin baskısından uzak bir tavırla kurallara uyar. Özümsemenin etkisiyle, artık kurallar sert, değişmez değil aksine; kurallar çocuklara ait olduğu için isterlerse değiştirilebilir kıvamdadır. Bu yaş grubu, ben merkezcilikten çıktığı için, başkasının gerçeğini görmeyi önemser. Kuralların ancak hitap eden gruptaki herkes tarafından kabul edilirse değişebileceğini bilir. İşlem öncesi dönemde (2-7 yaş aralığı) olduğunun aksine, bu grup artık niyeti önemsemektedir. Sadece maddi sonuçlara değil, hem suçlunun niyetine hem somut sonuçlara göre durumu değerlendirebilmektedir. Örnekse; artık yalan söyleme kavramı yetişkinlerin kurallarını çiğnediği için değil, karşılıklı güven ve sosyal ilişkileri yok edeceği için kötüdür. Yine küçük çocuklar cezayı acıyla bağdaştırırken, bu grup cezanın işlevselliğini değerlendirir. “Cezanın amacı, suçluya suçunun tabiatını hatırlatmak ve onu yola getirmektir”(Wright, D. & Croxen, M.). Bu bağlamda, gruptan çıkarmaktan, çocuğu yoksun bırakmaya, çocuğun yaptığı kötü davranışın kendisine yapılmasından, eleştiriye birçok ceza yöntemi belirlenmiştir. Ancak ilk zamanlardan beri Piaget, anne babaların demokratik ilkeleri uygulayıp, gerektiği yerlerde otoriter kontrolü sağlamaları gerektiğini önerir. Aslında bu, her yaştaki çocuğa belli sınır çerçeveleri içinde seçimler vermeyle bağdaşmaktadır.

Bir başka bağlamda; Kohlberg, Piaget’nin kuramını yeniden incelemiştir. Bilişsel yapıların, düşüncenin yanı sıra davranışları ve duyguları da belirlemek için kurulduklarını ve sadece zeka ile ilgili olmadığını savunur. Kohlberg’in çalışması gelişimsel bir yaklaşım olmakla beraber, çalışmayla 3 sonuç bulunmuştur:

1)Bir durumda dürüst davranan kişinin, bir daha aynı durumda ya da başka durumlar karşısında dürüst davranıp davranmayacağını bilemeyiz.

2)Çocukların, davranışsal olarak büyümesi ile daha dürüst veya fedakar olmalarını bekleyemeyiz.

3)Ebeveyn disiplininin ve çocuğun sonraki davranışlarının arasında hiçbir ilişkinin olmadığı, önemli olanın çocuğun bu disiplini anlayıp yorumlaması olduğudur.

Sonuç olarak; Kohlberg, bireyin ahlakının bireyin zekasıyla ve diğer bireylerle deneyimlerinin etkileşimiyle kendiliğinden geliştiğini savunmaktadır. Bu bağlamda, birey ilk evrelerde ceza almamak için kurallara uymaya itaat ederken, geliştikçe kendi kendini suçlamaktan kaçınmaya doğru ilerlemektedir. İnsan yaşamının değeri evreler tamamlandıkça, evrensel bir değeri olan birey, kutsal olarak değerlendirilmeye başlanmaktadır.

-Çocuklar gelişim özelliklerine göre eğitilmelidir: Her yaş döneminin farklı yaş özelliği olmasıyla birlikte, farklı ahlaki gelişim özelliği de vardır. Ebeveynler bu özellikleri bilmelidir ki çocuktan beklediği ahlaki özellik anlamlı olsun. Örnekse; 3 yaşındaki A’dan yemekten önce ellerini yıkaması beklenmemelidir. Yemekten önce ellerini yıkaması gerektiği öğretilmelidir. Bir diğer örnekse; 10 yaşındaki B’ye, artık iş birliği içinde davranması beklenilen öğretiler verilmelidir. ‘Çalmamalısın’ demek yerine, çalmaması gerektiğinin nedenleri, niyetin önemi öğretilmelidir.

-Ahlaki gelişim doğumdan itibaren başlar: Bebeğin doğduğu andan itibaren ihtiyaçlarının karşılanıyor olması, annesiyle güvenli bağ kuruyor olması ahlaki gelişimin başlangıcıdır. Bağ, zaman ve süreç karşısında, iki insanın arasındaki derin ve kalıcı ilişkidir (Ainsworth, 1973; Bowlby, 1969). Bu görüş Erik Erikson’un, psikososyal gelişim evreleri ile de bağdaşmaktadır. Çocuk, bu senelerde bakım verenin kalıcılığına ve tutarlılığına ihtiyaç duyar. İlk ahlaki gelişim evresi de budur. Bu nedenle, doğumdan başlayan güvenilirlik anlamlıdır.

-Aileler öncelikle çocuğa iyi bir model olmalıdır: Çocuklar çok iyi gözlemcilerdir. Eğer ahlaki değerler hakkında yaşına ve gelişim özelliklerine göre ahlaki eğitim verme amacındaysanız, öncelikle sizin öğretmek istediğiniz değer hakkında bir model olduğunuzdan emin olun. Yukarda da bahsettiğim gibi;

çocuklar somut örneklerle özümsüyorlar. Söylenileni dinlemektense, ebeveyninin yaptığını görüyor olması onlar için iyi bir modellemedir.

Referanslar

McAdams, D.P.(1999).The Psychology of Life Stories. Review of General Psychology, pp.100-122

Bowlby, J. & Ainsworth, M. (1992). The Origins of Attachment Theory. Developmental Psychology, pp.759-775

MEDEP,(2007),http://hbogm.meb.gov.tr/modulerprogramlar/kursprogramlari/cocukgelisim/moduller/ahlakgelisimi.pdf

Psk. Hazan Şahnaoğlu
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Çocuklarda Ahlaki Gelişim" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Hazan ŞAHNAOĞLU'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Hazan ŞAHNAOĞLU'nun izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     2 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Hazan ŞAHNAOĞLU'nun Yazıları
► Çocuklarda Cinsel Gelişim Uzm.Psk.Dnş.Murat ÇAKIR
► Çocuklarda Gelişim Özelikleri Psk.Dnş.Nuray BAŞTAN AYDIN
► Çocuklarda Cinsel Gelişim Psk.Dnş.Ercan TEKİN
► Çocuklarda Cinsel Gelişim Psk.Eser ÖLÇER
► Çocuklarda Duygusal Gelişim Uzm.Psk.Gülgün KURTAY
► 0-6 Ay Arası Çocuklarda Gelişim Psk.K.Esen EKİNCİ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,520 uzman makalesi arasında 'Çocuklarda Ahlaki Gelişim' başlığıyla benzeşen toplam 18 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


05:43
Top