2007'den Bugüne 78,235 Tavsiye, 25,281 Uzman ve 17,532 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
.
Engeller ve Ruh Sağlığımız
MAKALE #18276 © Yazan Uzm.Psk.Suna BAYRAM | Yayın Nisan 2017 | 1,248 Okuyucu
ENGELLER VE RUH SAĞLIĞIMIZ

Engellilik üzerine çok konuşulur. Hükümet politikaları olarak engelli bireyler üzerinden sağlık harcamaları en ince ayrıntısına kadar düşünülür. Yerel yönetimler ve Bakanlıklar bünyesinde engelliler özel ilgilenilen grup haline gelmiştir. Engelli maaşları, evde bakım ücretleri vb. pek çok destek ile dezavantajlar giderilmeye çalışılmaktadır. Son dönemlerde de engellilerin iş istihdamları ile desteklenmesi gündemdedir. Üsteli umut evleri projeleriyle engellinin sosyal yaşama adaptasyonu söz konusu olmaktadır.

Peki resmi makamlar engelliliği nasıl tanımlamaktadır? Özürlü bireyler, doğuştan veya sonradan herhangi bir hastalık veya kaza sonucu bedensel, zihinsel, ruhsal, duygusal ve sosyal yetilerini çeşitli derecelerde kaybetmiş normal yaşamın gereklerine uyamayan kişilerdir (TUİK, 2010).

Engellilik denildiğinde genellikle ortapedik engel grupları akla gelmektedir. Oysa ki engel grupları farklı kategorilere ayrılmaktadır.

Bu kategoriler;
• Görme Engeli
• İşitme Engeli
• Dil ve Konuşma Engeli
• Ortapedik Engel
• Zihinsel Engel
• Ruhsal ve Duygusal Engel
• Süreğen Hastalık
• Çoklu Engellilik

TUİK tarafından toplanan veriler yaş, cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu, çalışma durumu, özrün ortaya çıkış zamanı, özrün nedeni vb. özürlü bireylerin genel özelliklerini, günlük yaşam içinde karşılaştıkları sorunlarını, kamu kurum ve kuruluşlardan beklentilerini yansıtan çeşitli istatistiki bilgiler biçiminde derlenerek bu konuda ciddi veriler sunulmaktadır. Akademik çalışmalar içerisinde de sıklıkla resmi verilerden yararlanılarak bölgesel çaplı veya ülke geneli çalışmalar, çalıştaylar yapılmaktadır.

Engelliler için özellikle son yıllarda çok uğraşmaktayız. Çağımız bir taraftan sosyal sorumluluk yapılmasını destekleyen projeler üzerinde çalışırken diğer taraftan da devlet bütçesine katkı sağlayacak sistemler geliştirilmektedir. Her şey bu noktaya kadar oldukça güzel; peki engelliler bu durumu nasıl karşılıyorlar?

Süreç içerisinde engellilerin durumuna baktığımızda, engelli maaşları ile engellilerin aylık gelirlerinin olması yönünde çalışma yapıldı ve engelliler artık ev için bir gelir sağlamaya başladı. Ev içerisinde 3 ayda 1 hane içerisine giren gelir engelliler için bir dönüm noktası oldu. Ekonomik kazançlarının olması hane içerisinde söz sahibi olma durumlarını arttırdı. Ancak ekonomik sistem toplumu üretimcilikten çıkartıp tüketimci bir hale getirmesinin de etkisiyle engellilerin ev içerisinde 3 ayda 1 getirdikleri paranın hatırı da kalmadı. Engelli bakım merkezlerine başvuru sayıları artmaya başladı. Aslında bu artışın diğer bir sebebi ise nüfusun artık yaşam ömürlerinin uzaması nedeniyle yaşa bağlı hastalıklar nedeniyle engel durumlarının oluşması da etkili oldu.

Son yıllarda hükümet politikaları engelli hizmetlerine başvuran kişilerin sayısını azaltmak için güzel bir proje geliştirdi. Bu projenin amacı engellinin bakım merkezinde değil evinde bakım görmesi ve bakım verene bu nedenle aylık düzenli maaş bağlanması şeklindeydi. Bu projenin bilinen adı ‘Evde Bakım Parası’dır. Bu hizmet modeli sayesinde de pek çok engelli evinde tanıdığı ve bildiği insanların arasında yaşamını sürdürürken aynı zamanda da evde bakımını sağlayan kişi için de bir maaş kaynağı olmaya başlamıştı. Üstelik bu sayede hükümet kendi bünyesinde bakacağı miktarın 5/1 oranında; özel bakım merkezindeki giderlerinin 3/1 oranında bir miktarla engellinin bakımı sağlanacak, bakım merkezlerinde yer işgalinin önüne geçilecek ve devlet kar edecekti. Günümüzde pek çok engelli ve engelli yakını bu hizmetten yararlanmakta ve hükümetle karşılıklı olarak huzur içerisinde uzlaşmaktadır. Bu sistemin takibi Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından yapılmaktadır.

Evde bakım sistemine bakıldığında oldukça güzel bir sistem olsa da bir takım eksikliklerinin olduğu gerçeği inkar edilemez; öncelikle engelliye bakım veren kişi devlet tarafından maaşa bağlansa da asgari ücretten düşük bir ücretle ve sigortasız olarak çalışmaktadır. Son zamanlarda bakanlık bünyesinde bu konuya ilişkin bir yapılanma üzerinde çalışılmaktadır. Diğer bir tarafı ise engellinin para karşılığında değer gördüğü bir ortam doğal olarak engellinin istismara açık bir duruma düşmesi için de çeşitli açıklar barındırmaktadır. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın il müdürlüklerine, Alo 183 hattına, BİMER ve CİMER gibi çeşitli mercilere pek çok ihbar gitmektedir. Düzenli olarak takibi yapılmaktadır.

Gelelim engelli bireylerin ruhsal durumlarına,
Neler hissediyorlar? Neler yaşıyorlar? Neler düşünüyorlar?

Engellilerin pek çok kategorisi olsa da ben 2 türe ayırmayı seviyorum. Doğduğunda engele sahip olanlar ve sonradan engelli birey olanlar. Baktığımızda ruhsal dünyalarını en temelde ayırmak için bu şekilde bakmak önemli.

Bir insanın doğduğu gibi engele sahip olması durumunu kabullenmek zorunda bırakacak bir zemin oluşturmazken; sonradan engelli olan bireyler engel durumunu kabullenmekte zorlanabilmekte ve geçmiş yaşamları ile mevcut durumlarını sürekli kıyaslama halinde olduklarından bir melankoli hali gözlemlenebiliyor. Bu durumu engelli bireyler ile yaptığım görüşmelere dayandırarak söylüyorum. Pek çok istisnai durum olabilir; neticede dünya büyük...

Konuyu biraz daha detaya indirecek olursak eğer gözlem ve görüşme yaptığım vakalar üzerinden durumu aktarabilirim;

Vaka 1: doğuştan engelli doğmuş olan, kolları omuzlarından itibaren olmayan, bacaklarında da birinin uzun diğerinin kısa olması nedeniyle takma ayak kullanan bir engelli vakam hastanede terk edildiği andan itibaren sosyal hizmetlerin çeşitli kurumlarında yaş grubuna uygun olarak yerleşmişti, bizim yolumuz yetişkin olduğu süreçte kesişmişti. Üniversitesini yeni bitirmişti ve işe başlama süreçlerinde tanışma fırsatımız oldu, hayat doluydu. Bir kız arkadaşı oldu, ayrıldı ve aşk acısı çekti, bir süre sonra iş güç koşturmaya başladı ve evlenmeye dair hayalleri vardı. Diğer vakalarımın hemen hemen hepsi sonradan engelli olmuştu... Bu noktada dikkatinizi çekmek isterim; hepimiz birer engelli adayıyız...

Ortapedik engelinin nedeni kaza, felç veya çoklu hastalık nedeniyle oluşan engelli bireylerde sürekli eski yaşamlarına duyulan özlem ve geçmiş yaşamlarını yüceltme davranışının söz konusu olduğunu gözlem ve görüşmelerimden edindiğim bir fikir olarak ifade edebilirim.

Engelli bir kaç vakamdan çeşitli örnekler aktaracak olursam;

Vaka 2: İntihar girişimi sonucunda başından tabanca ile yaralanarak vücut fonksiyonlarını kaybeden ve engelli olan bir vakam dini gerekçelerle belirli tarihlerde belirli doğru davranışları gerçekleştirirse engelliliğinin tamamen düzeleceğini düşünmekteydi. Bu tarihlerden ilkini yoğun bakımda yatarken gerçekleştirmişti ve maddeyi bırakmıştı; yoksunluk belirtileri ile başa çıkması yoksa mümkün olmazmış. Sigara ise bu tarihlerden ikincisiydi ve sigarayı bırakması için çeşitli çalışmalar yaptık ve bırakamadı... Sigarayı bıraksaydı eğer bir sonraki aşama ibadetlerini yapmak vardı... Ona göre bütün engelinden kurtulması bu sayede mümkün olacaktı.

Vaka 3: Kendisini ataist olarak tanımlayan bir engelli ise beyin kanaması sonucunda felç olmuştu. Fizyoterapi desteğini günlük olarak almaktaydı ve her nöbete kaldığım süreçte görüşmelere gelmekteydi. Benimle kurduğu ilişkide hafif flörtöz davranışlar da vardı ancak bu durumu hiç bir zaman dile getirmedi. Rüyalarından, beni görünce heyecanlanmasından, ‘sizin gibi düzgün bir kadın’ ifadesinden ve günaydınına karşılık alabilmek için hızlı hızlı tekerlekli sandalyesini sürmesinden hissedebiliyordum. Süreç içerisinde fizyoterapi desteğinin dışında da yürüme alıştırmaları yaptı, vazgeçtiğinde odasının ödünden geçip yürüme egzersizleri için motive edici şeyler söylemeye başladım. E bazen de hatırım için dedim. Hiç kırmadı... Ancak süreç içerisinde hayalleri uçmaya başladı, yürümeye başlarsa beni de alıp afrika’da ticarete girişecek. Beni de personellerine o tuhaf testlerden yapmam için götürecek, ben düzgün insanları seçeceğim... Süreç içerisinde hayallerinin düzeyini düşürüp yaşam amaçları edinmesine yardımcı oldum ve özel bir hastanede kaslarını çalıştırabileceği botoks tedavisi almaya başladı. Ancak yoğun sigara içmesi nedeniyle akciğerleri ve midesi zarar görmüştü. Tedavisi bu nedenle yarım kalmıştı.

Sonradan engel durumuna sahip olan vakalarda gördüğünüz gibi engelinin geçeceğine duyulan yoğun bir inanç bulunmakta...

Engelli bireylerin karşılarındaki en büyük engel ise, sürekli haz dünyasında yaşayan, görsel imajın iyi olması gerektiğini vurgulayan algının hakim olduğu yaşadıkları toplumun bir parçası olan bizleriz.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Engeller ve Ruh Sağlığımız" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Suna BAYRAM'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Suna BAYRAM'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     2 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Suna BAYRAM Fotoğraf
Uzm.Psk.Suna BAYRAM
İstanbul
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi19 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Suna BAYRAM'ın Makaleleri
► Sağlıklı İletişimi Neler Engeller? Psk.Dnş.Filiz OKUŞ TEZEL
► Sağlığımız Kimlere Emanet Psk.İzzet GÜLLÜ
► Kadınların Durumu ve Ruh Sağlığımız Psk.Dnş.Mehmet Zeki İLGAR
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,532 uzman makalesi arasında 'Engeller ve Ruh Sağlığımız' başlığıyla benzeşen toplam 14 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Sosyal Destek Şubat 2017
► Kişilik ve Aşk Ağustos 2016
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


00:09
Top