2007'den Bugüne 73,540 Tavsiye, 24,410 Uzman ve 16,657 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




14-15-16 Ocak 2018 – İstanbul
■ Eğitim sadece uzman dil-konuşma terapistlerine açıktır.
■ Dil ve konuşma bozuklukları lisans- yükseklisans veya doktora programlarından mezun olanlar veya bu bölümlerde okuyan öğrenciler kayıt yaptırabilirler.
■ Kontenjan 14 kişi ile sınırlıdır.
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Sanal İlişkiler ve Sosyal Medyanın ( instagram, facebook) flört ve ilişkiler üstünde etkisi
MAKALE #18415 © Yazan Psk.Kadir Burak SALİMOĞLU | Yayın Mayıs 2017 | 530 Okuyucu
Sosyal Medyanın ( instagram, facebook) flört ve ilişkiler üstünde etkisi nasıl oluyor?

Sosyal medyanın ilişkiler üzerindeki etkisini kötü niyetli kullanımlar için zarar verici ve tacize yönelik; kötü niyetli olmayan kullanımlar içinse kendini karşı cinse daha rahat ifade edebilme ve iletişim kurabilme kolaylığı olarak ikiye ayırabiliriz. Sanal ortamın sunduğu imkânlar her iki yönde de kolaylaştırıcı bazı etkilere neden olabiliyor. Örneğin bireylerin günlük yaşamda karşı cinsle flört etmek için kullanması gereken dil ve yapması gereken davranışların büyük bir kısmı sanal ortamda boşa çıkıyor ve önemini yitiriyor. Bu anlamda kendini ifade etmekte zorlanan bireyler için sanal dünya son derece rahatlatıcı bir ortam. Kullanılan dil de farklı sanal ortamda. Örneğin yazışarak mesajlaşmada daha kısa ifadeler kullanılıyor, konulardan derinlemesine değil daha yüzeysel olarak ama birçok konudan bahsediliyor.

Başka bir açıdan bakıldığında, sanal ortamda yüz yüze olmayan (chat) sohbetlerde, kişiler kendilerini gerçekte olduklarından daha farklı, genelde olumlu yönde, göstermektedirler. Kendileri hakkında farklı bir imaj oluşturmak isteyen kişiler sanal ortamın kendilerine sunduğu kamuflaj imkanlarını rahatlıkla kullanabiliyorlar. Bunu kötü amaçlı kullanımlar için söylemiyorum; iyi niyetli olup da karşı cinsin ilk etapta bilmesini istemediği bir özelliği çok rahatlıkla sanal ortamda saklayabiliyor kişiler. Örneğin facebook veya instagram gibi sosyal paylaşım sitelerinde kişiler kendileri hakkında istedikleri imajı oluşturabilecekleri fotoğraf ve video paylaşımları yapabiliyorlar.

Bu durum kötü niyetli kullanımları da kolaylaştırabilmektedir. Özellikle yaşı küçük olan kullanıcılar, örneğin ergenlik dönemindeki gençler farklı imajları daha çekici bulabilmekte ve kolayca inanabilmekteler. 2012’de yapılan bir araştırmada sanal ortamda ilişkilerin yaklaşık olarak % 43’ünün tacizle sonuçlandığı bulunmuş. Bu oldukça yüksek bir rakam. Gerçek ortamda yapılamayacak ve söylenemeyecek şeyleri yaptığında sosyal bir baskıyla veya cezai yaptırımla karşılaşmaması kişilerin bu tür davranışlara meyletmesini kolaylaştırmakta.

Kötü niyetli kullanımları bir kenara bıraktığımızda iletişim kurmak için sanal ortam bir araya gelmesi zor olan insanların iletişim kurabilmelerini mümkün kılabilmektedir. Bu açıdan bakıldığında sanal dünya kuralların daha az ve sınırların daha gevşek olduğu bir ortam. Elbette daha az kural ve gevşek sınırlar her zaman yararlı olmuyor.

Sosyal medya yüzünden ortaya çıkan kıskançlık sorunları günümüz ilişkileri için nasıl bir tehdit oluşturuyor ?

Kıskançlık başlı başına ele alınması gereken bir konu. Öncelikle kıskanç olan çiftler her ortamda kıskançlar. Her ortamda ilişkilerini zora sokabilecek, birbirlerini kısıtlayabilecek taleplerde bulunabiliyorlar. Sanal dünya da bu ortamlardan bir tanesi. Kişilerin kurduğu ilişkiler, yaptıkları paylaşımlar, paylaşımlara gelen yorumlar, dürtmeler, göz kırpmalar hepsi kıskançlığı tetikleyici bir rol oynayabilmektedirler. Patolojik kıskançlığı olan bir kişi, eşinin sosyal paylaşım sitesinin şifresini alıp, onunla iletişim kuran kişileri görebilmek için kontroller yapmakta hatta bazen şifreler kırılarak bu iş gizlice yapılabilmektedir. Çiftler bu tür kontrollerden sıkıldıklarında ya öfkelenip kavga etmekte, çatışmakta ya da günlük yaşamlarındaki hareketlerini birbirlerinden saklamak için farklı yöntemler geliştirebilmekteler.

“Evli çiftler arasında sır olmaz” şeklinde bir mit var birçok ilişkide. Evli olsun olmasın böyle bir mite sahip olan çiftler birbirlerinin bütün ilişkilerinden haberdar olmayı ilişkilerinin kalitesi açısından önemli bir unsur olarak kabul etmekteler. Bu durum partnerinin iş ve günlük yaşamındaki her hareketinden haberdar olmayı ve bu ilişkileri kontrol etme isteğini ortaya çıkarmakta. Sanal ortamdaki “benden gizli şifren olamaz” düşüncesi bunun sonucu ortaya çıkıyor.

Patolojik kıskançlık çevrede gördüğü bütün verileri, iletileri kendi ilişkisi açısından tehdit olarak algılar ve öyle yorumlar. Örneğin eşinin veya sevgilisinin yanına yaklaşan karşı cinsten herhangi birisinin gülümsemesi ilişkisini tehlikeye sokacak bir veri olarak kabul edilir. Hatta eşi veya sevgilisi bu veriyi flört belirtisi olarak yorumlamıyorsa, saf veya aşırı iyi niyetli olmakla suçlanır. Facebook üzerinden gelen bir arkadaşlık isteği veya paylaşıma yapılan yorum da aynı şekilde algılanmaktadır. Bu davranışlar biriktikçe ilişkiyi yıpratıcı bir etkiye neden olmaktadır. Örneğin ilişkide güven sarsılmaktadır.

Güven ilişkinin en temel unsurlarından bir tanesidir ve ilişkide güvenin sarsılması sonraki ilişkileri de olumsuz olarak etkileyebilecek bir dalga etkisine sahiptir. Birinci sorumuzla bağlantı kurduğumuzda şöyle de söyleyebiliriz: Sosyal paylaşım sitelerinin sunduğu kolay arkadaş olma ve iletişim kurabilme imkânları, bir ilişki içindeki kişileri de kolayca karşı cinsten bir kişi ile ilişki kurmaya yönlendirebilmekte veya özendirebilmektedir. Aslında ilişkisine sadık, ayrılmayı düşünmeyen bir kişi bile bazen sanal ortamda bu tür bir ilişkiye girebilmektedir. Bu durumda patolojik kıskançlık olmasa da, durum ortaya çıktığında, öfke ve güven sarsılmasına neden olabilmektedir. Böyle bir davranışın tekrarı olmasa da güvenin geri kazanılması zor olmaktadır. Bu açıdan bakıldığında sanal ilişki hem yanlış anlaşılma hem de gereksiz kıskançlığı tetiklemesi açısından dezavantajlı bir konuma sahipken; güveni sarsıp ilişkiyi yıpratması açısından özendirici ve kolaylaştırıcı olması yönüyle de uyum bozucu bir etkiye sahiptir.

İnternet ortamında başlayan ilişkiler (sanal ilişki) ne kadar sağlıklı oluyor ?

İlişkinin başladığı ortamdan daha çok ilişkinin içinde geliştirildiği ve yürütüldüğü temel prensipler ilişkinin sağlıklı olup olmadığını gösteriyor. Yani tek başına, sanal ortamda başlayan bir ilişkinin sağlıklı ya da sağlıksız olduğunu söylemek zor. Sanal ilişki geçici ilişkidir şeklinde temel bir inanç var. Yanlış da sayılmaz. Yukarıda bahsettiğimiz sanal ortamın sunduğu rahatlığın getirdiği bir geçicilik ve ilişkide ciddi ve ileriye dönük olmamanın bir sonucu bu. Daha kısa süreli, haz odaklı bir ilişki arayışı. Ancak burada karşılıklılık da var. Yani her iki taraf da buna razı gibi davranıyor. Bazen bir taraf daha kurnazca niyetini saklayarak, farklı bir imaj yaratarak hatta farklı bir kimlikle ilişkiye başlıyor ve böyle bir ilişkide prensipler yoksa kolayca bir tarafın olumsuz olarak etkilendiği veya tamamen haz odaklı bir ilişki ortaya çıkmış oluyor.

Aslında araştırmacılar sanal ortamda başlayan bir ilişkinin bir ay içerisinde gerçek, yüz yüze bir ilişkiye dönüştürülmesi gerektiğini söylüyorlar. Böylece farklı bir kimlik kullanma veya sahte imajla ilişkinin yanlış yönlendirilmesinin önüne geçilmiş oluyor. Ayrıca temel bazı prensiplere sahip olmak da önemli. Öncelikle ilişkinin hedefinin açıkça tanımlanmış olması gerekir. Bunun sözle, karşılıklı ifade edilmesi gerekmiyor ilk başta.

Arkadaşlık ilişkisi başlarken doğal, kendiliğinden bir gelişim süreci vardır. Bu gelişim sürecinde bazı gizli, ifade edilmeyen ancak taraflarca üzerinde anlaşılmış bazı kurallar vardır. Bu kurallar ilişkinin sağlıklı gelişmesi için önemlidir. Kuralsız ilişki sorunlu ilişkidir. Gelişen bu ilişkinin hedefinin ne olduğu, nereye gideceği tarafların zihninde, kalbinde bir anlam ifade etmektedir. Çiftlerin zihnindeki anlama, geleceğe ilişkin beklentiye göre ilişkinin sağlıklı olarak ilerleyip ilerlemediğini kontrol etmek gerekir ve elbette bir flört veya evlilik ilişkisi kapsamında kurulan bir ilişkiyse, hedeflerin ve beklentilerin yavaş yavaş paylaşılması ve konuşulması gereklidir. Bunlar olmadan günlerce, aylarca devam eden bir tanışıklığın, ilişkinin bir aşk ilişkisi olarak sağlıklı bir hedefe gitmesi son derece sürpriz olur. Yani özetle ilişkinin ayaklarının yere basması için, internet ortamında başlayan bir sanal ilişki de olsa çiftlerin gerçek yaşama bu ilişkiyi aktarmaları önemlidir.

İnsanların sosyal medya ve diğer iletişim araçlarını kullanması, birbirlerine kolay ulaşılabilirliği ilişki bağlarını zayıflattı mı?

Öncelikle ilişki bağlarının zayıflamasından kastedilen nedir bunu anlamak gerekir. İnsanların birbirlerine ilişkin duygularında zayıflamalar, olumsuz yönde değişmeler olduğunu mu kastediyoruz, yoksa insanların birbirlerine duydukları özlem, hasret gibi bazı yüksek duygularda bir zayıflama olduğunu mu kastediyoruz. Mesela bizim atasözümüz var, “gözden ırak olan gönülden de ırak olur”. Bu açıdan baktığımızda göze yakın olanın gönle de yakın olması gerekir. Yani insanlar binlerce kilometre uzaktaki yakınlarını, sevdiklerini ceplerince taşıdıkları bazı cihazlarla görebiliyorlar artık. Anlık haberleşebiliyorlar. Bu durumda insanların duygusal olarak birbirlerine karşı bağları zayıfladı diyemeyiz.

Ancak kolay ulaşılabilir veya ulaşabilir olmanın zayıflattığı bir duygu var, sevdiğine karşı özlem ve hasret duygusu. Yanında görememenin getirdiği duygular bunlar. İstediğinde dokunamamanın, gözünün içine bakamamanın hatta kokusunu içine çekememenin. Mesafeler kısaldığında ise coşkun bir duygu seli, birbirine yönelme ve yoğun duygular ortaya çıkabilmektedir. Sosyal medyada sevdiğiniz kişilerin her halinin bir fotoğraf veya videosunu izleyebiliyorsanız coşkun bir duygulanıma da gerek kalmıyor artık. Böyle bir zayıflamadan bahsedebiliriz.

Aile ve Evlilik Danışmanı
Burak Salimoğlu
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Sanal İlişkiler ve Sosyal Medyanın ( instagram, facebook) flört ve ilişkiler üstünde etkisi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Kadir Burak SALİMOĞLU'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Kadir Burak SALİMOĞLU'nun izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
14-15-16 Ocak 2018 – İstanbul
■ Eğitim sadece uzman dil-konuşma terapistlerine açıktır.
■ Dil ve konuşma bozuklukları lisans- yükseklisans veya doktora programlarından mezun olanlar veya bu bölümlerde okuyan öğrenciler kayıt yaptırabilirler.
■ Kontenjan 14 kişi ile sınırlıdır.
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Kadir Burak SALİMOĞLU'nun Yazıları
► Nefret Suçlarında Medyanın Etkisi Uzm.Psk.Sabahat ERLER
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,657 uzman makalesi arasında 'Sanal İlişkiler ve Sosyal Medyanın ( instagram, facebook) flört ve ilişkiler üstünde etkisi' başlığıyla benzeşen toplam 18 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Eşim Beni Aldatıyor Haziran 2016
► İnternette Tanıştık Mayıs 2016
► Çocuklarda Alt Islatma Kasım 2014
◊ Aşk Mayıs 2013
◊ Hayal 1 Mayıs 2013
◊ Seans Notu 1 Mayıs 2013
◊ Tarifler 1 Mayıs 2013
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


14:55
Top