2007'den Bugüne 73,574 Tavsiye, 24,418 Uzman ve 16,662 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Psikoterapi Nedir? Ne Değildir? Psikoterapi Tekniklerine Genel Bakış
MAKALE #18597 © Yazan Uzm.Psk.Erol AKDAĞ | Yayın Temmuz 2017 | 400 Okuyucu
PSİKOTERAPİ NEDİR?

PSİKOTERAPİ ruh hastalıklarının ve davranışsal bozuklukların tedavisidir. Farklı teknikler kullanarak terapötik iletişim ile duygusal bozukluğu düzeltmeye, işlevsiz davranış kalıplarını değiştirmeye, kişilik gelişimi ve büyümeyi desteklemeye çalışır.

Psikoterapinin temeli psikoanalitik psikolojinin kurucusu Sigmund Freud tarafından atılmış ve farklı kuramlar ve tekniklerle şekillendirilmiş ve şekillendirmeye devam etmektedir.

Psikoterapi kişinin kendisini tanıması, çözümlerine ulaşabilmede gerekli psikolojik zeminin oluşturulmaya çalışıldığı bir ortaklıktır.Psikoterapi sırasında kişi ruhsal durumu,düşünce, duygu ve davranışlarını fark etme fırsatı bulur.

Psikoterapi Kaygı Bozuklukları, Mizaç Bozuklukları, Bağımlılıklar,Yeme Bozuklukları,Kişilik Bozuklukları gibi bir çok ruhsal sorunun tedavisinde faydalı olabilmektedir.

PSİKOTERAPİ NE DEĞİLDİR?

 Psikoterapi sadece hastalıklarda değil yaşama ait zorluk ve başarısızlıklarda da baş vurulan bir yöntemdir.
 PSİKOTERAPİ bir uzmanın size tavsiyelerde bulunup ,sizin adınıza karar verme süreci değildir.
 PSİKOTERAPİ sadece çocukluğumuzu anlatma süreci değildir.
 PSİKOTERAPİ sadece geçmişteki travmalarımızı anlatma süreci değildir.
 PSİKOTERAPİ SEANLARI kişilere mutluluk dağıtmaz.
 PSİKOTERAPİSTLER sadece iyi dinleyen insanlar değildir.
 PSİKOTERAPİYE sadece güçsüz insanlar gitmez.
 PSİKOTERAPİ yargılandığınız ve eleştirildiğiniz bir süreç değildir.

PSİKOTERAPİ TÜRLERİ

 PSİKOANALİZ VE PSİKOANALİTİK PSİKOTERAPİ
 PSİKOANALİTİK YÖNELİMLİ PSİKOTERAPİ
 KISA DİNAMİK PSİKOTERAPİ
 DAVRANIŞ TERAPİSİ
 BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI TERAPİ
 AİLE TERAPİSİ
 KİŞİLERARASI PSİKOTERAPİ
 GRUP PSİKOTERAPİSİ
 ÇİFT VE EVLİLİK TERAPİSİ
 HİPNOZ
 OYUN TERAPİSİ
 DIŞAVURUMCU SANAT TERAPİSİ
 PSİKODRAMA

PSİKODİNAMİK TERAPİLER VE BİLİŞSEL TERAPİLER ARASINDAKİ BAŞLICA FARKLILIKLAR

EN TEMEL FARKLILIK: İnsanın doğasına bakış açısındaki faklılıktır.
PSİKANALİTİK TERAPİLER iç çatışma kavramına ve bireyin iç süreçlerine vurgu yaparlar.İnsanı rahatsız eden çatışma ve dürtülerin bilinç dışı olduğunu, bilinçli çaba ile bunlara ulaşılamayacağını savunur. Serbest çağrışım , rüya analizi gibi yöntemler kullanır.

BİLİŞSEL TERAPİLER iç süreçlere öncelik verir ama bu süreçlerin bilinçli çabayla ulaşılabilir olduğunu savunur. Psikopatoloji uygunsuz ve çarpık kuram ve varsayımların gelişmesiyle ilgilidir. Bilişsel terapistlere göre kişinin temel gereksinimi mantıksal düzenliliktir.

HANGİ HASTAYA HANGİ TERAPİ?

 Bilişsel Davranışçı Terapi etkinlik açısından üzerinde en çok çalışılmış terapi türüdür. Sistemik kontrollü etkinlik çalışmaları bilişsel terapinin major depresyon, bipolar bozukluk, yaygın anksiyete bozukluğu, panik bozukluğu, sosyal fobi, somatoform bozukluklar, madde kötüye kullanımı gibi bir çok alanda etkisi kanıtlanmıştır

 Dinamik terapilere uygun hastalar ise terapinin ortaya çıkarabildiği kaygı ve üzüntüdeki geçici artışı tolere edebilmelidir. BU TERAPİYE UYGUN OLMAYAN HASTALAR kırılgan ego yapıları olan(örneğin intihara meyilli ya da psikotik hastalardır.) Zayıf dürtü kontrolü de (örneğin madde kullanımı, antisosyal kişilik bozukluğu, sınır kişilik bozukluğu) bu terapileri riskli kılar.

DİNAMİK PSİKOTERAPİLER

 PSİKANALİZ:Sigmund Freud’un dinamik bilinçdışı ve psikolojik çatışma teorilerine dayanır.Bu terapinin esas amacı çözümlenmemiş çocukluk çağı arzularına dayanan bilinçdışı belirtilerine hastanın iç görü kazanmasına yardım etmek ve daha erişkin etkileşim ve davranış kalıbı geliştirmektir.Bir tedavi yöntemi olarak psikanaliz psikoterapinin en yoğun ve katı disiplinidir.Hasta sansür koymadan serbest çağrışım yaparak düşünce dizisinin en erken köklerine mümkün oldukça derine inmeye çalışarak aklına gelenleri söylemeye çalışır.

 Psikanaliz serbest çağrışım, rüya, direnç ve transferans, analiz ve yorumunu içerir. Analist hastanın bilinçdışı olarak yaşamını etkileyen çatışmalarla çalışmak ve çözmekte yardımcı olmak için yorum(interpretasyon) ve netleştirmeyi (klarifikasyon) kullanır.Psikanalizin amacı ‘’MALADAPTİF DAVRANIŞLARDA DEĞİŞİKLİTİR’’

DİNAMİK PSİKOTERAPİLER

PSİKANALİTİK YÖNELİMLİ PSİKOTERAPİ: Klasik psikanalizle aynı prensip ve yöntemleri kullanır.Fakat daha az yoğundur. İki tipi vardır:

1)İç görü yönelimli (İfade Edici Psikoterapi)

2)Destekleyici (İlişki Psikoterapisi)

Hastalar haftada 1-2 defa görülür.Psikiyatristle yüz yüze oturur. Bilinç dışı psikolojik çatışmaların çözümlenmesi amacı psikanalize benzer. Fakat günlük gerçek konulara daha çok yoğunlaşır.Transferansa daha az yer verilir.

DİNAMİK PSİKOTERAPİLER

 İÇ GÖRÜ YÖNELİMLİ PSİKANALİTİK PSİKOTERAPİDE dinamiklerin ve defansların kısmi analizi , şimdiki kişiler arası olaylara seans dışındaki diğer kişilere transferanslara odaklanılır.

 DESTEKLEYİCİ TİP PSİKANALİTİK PSİKOTERAPİDE terapötik iş birliği ve gerçek nesne ilişkileri formüle edilir. Transferans analizi yapılmaz.

DİNAMİK PSİKOTERAPİLER

 KISA DİNAMİK PSİKOTERAPİ: Genellikle 1 yıldan az süren 10-40 seanstan oluşan kısa süreli bir tedavi metodudur. Psikodinamik teori temeline dayanır. Amaç altta yatan çatışmalara iç görü geliştirmektir. İç görü psikolojik ve davranışsal değişikliklere neden olur.

 Bu terapi diğer iç görü yönelimli terapilerden daha fazla yüzleştiricidir. TERAPİST çok aktiftir. Hastanın çağrışımlarını ve düşüncelerini çatışma alanlarına sürekli yönlendirir. Bu terapiye uygun hastalar belirli bir odak sorun belirleyebilmelidir.

DİNAMİK TERAPİLERDE KULLANILAN TEMEL TERAPİ KAVRAMLARI

 Aktarım(TRANSFERANS): Gerçekte geçmişten başka bir insanla ilgili duyguların bir insana yönelik yaşanması olarak tanımlanır. Analizde özellikle bebek(çocuk)-ebeveyn bağının bir yeniden canlanışı olarak, daha önceki önemli bir kişiye(figüre) karşı olan duygunun bir tekrarı olarak analiste yönelik yoğun duygulanımın varlığıdır. Aktarımın analizi psikanalizi psikoterapinin diğer bütün formlarından ayırır. Freud tarafından ortaya atılan bu görüş psikanalizin temel ölçütlerinden biridir ve psikoterapinin analitik olup olmadığının ölçütüdür. Genel olarak anne ve babayla ilgili duyguların dile getirilmesi ve onlara yönelik olumlu-olumsuz tutum ve davranışların sergilenmesidir.

 DİRENÇ: Bilinç dışını açığa çıkaran bir durumdur. Zihinsel aygıtın bilinç dışı bastırılmış anıların geri gelmesine karşı çalışan analitik uygulamaya, analiste, hastanın nedensel ilişkiler kuran KARŞI AKTARIM(KONTRTRANSFERANS): Analistten hastaya yönelik çeşitli duygular, düşünceler ve davranışlara denir.

 İÇGÖRÜ: Hastanın terapi süreci içinde çatışmalarının, sorunlarının bilincine varması anlamına gelmektedir.

 EMPATİ: Yargılayıcı olmayan bir tutumla terapistin hastayı anlamak için dinlemesidir.

 Benliğine karşı koyarak analizin ilerlemesini tıkayan bütün savunma işleyişlerini içerir.

BİLİŞSEL TERAPİLER

 BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI TERAPİ: Sağlıksız, olumsuz ve işlevsiz düşüncelerimizi, duygu ve davranışlarımızı sistemli biçimde gözden geçirmemize ve bunların yerine sağlıklı, olumlu, işlevli olanları yerine koymamızı hedefler. Bu değişikliği öğrenme kuramları ve bilişsel psikoloji ilkelerinin psikoterapiye uyarlanması yoluyla sağlamayı hedefler.

 Bu terapi davranışın kişilerin kendileri ve dünyadaki rolleri ile ilgili düşünme yollarıyla belirlendiği teorisine dayanır. Uyumsuz davranış düşüncede bilişsel çarpıtmalar ya da yanlışlara neden olabilecek yerleşmiş,otomatik düşüncelere sekonderdir. Teori bilişsel çarpıtma ve sonucunda gelişen kendine zarar veren davranışları düzeltmeyi amaçlar.

 TERAPİ 12 haftalık bir sürede 15-20 görüşmeden oluşur. AMAÇ hastaların çarpık kognisyonlarının ve bunlara dayanan kabullerinin farkına varmalarıdır. EV ÖDEVİ verilir. Hastalardan belli stresli durumlarda ne düşündüklerini kaydetmelerini(örneğin:’’ben kötüyüm’’ ya da ‘’Beni kimse sevmiyor’’)ve altta yatan bilinç dışı negatif kognisyonlarını besleyen kabüllerini anlamaları istenir.Bu süreç ‘’OTOMATİK DÜŞÜNCELERİ BELİRLEME VE DÜZELTME’’olarak adlandırılır.

BİLİŞSEL TERAPİNİN GENEL KABULLERİ:

 Hastanın kognisyonları içsel ve dışsal uyaranların bir sentezini temsil eder.
 Kişilerin bu durumu nasıl gördükleri genellikle kognisyonlarında belirgindir.
 ALTTA YATAN BİLİŞSEL YAPILARIN içeriğindeki değişimler duyguları ve davranışları etkiler. Psikolojik terapi yoluyla hastalar bilişsel çarpıklıklarının farkına varırlar.
 DİSFOKSİYONEL yapıların düzeltilmesi klinik düzelmeyi sağlayabilir.

BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI KURAMIN PSİKOTERAPİYE UYGULANMASI

 BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI PSİKOTERAPİ uyum bozucu davranış ve duyguların psikoloji bilminin ortaya koyduğu öğrenme kuramları ve bilişsel psikoloji ilkelerinin psikoterapiye uyarlanması yoluyla değiştirilmesi etkinliğidir.

 BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI TERAPİNİN ZEMİNİNİ OLUŞTURAN KURAM BİLİMSEL PSİKOLOJİ İLKELERİDİR.

KLİNİK UYGULAMADA ÖNEMLİ DAVRANIŞ BİLİMİ VE BİLİŞSEL PSİKOLOJİ KAVRAMLARI

 KLASİK KOŞULLANMA: Kişide doğal olarak her hangi bir etki uyandırmayan bir uyaranın böyle bir etkisi olan başka bir uyaranla (koşulsuz uyaran)eşlendirilmesi sonucunda ortaya çıkan ‘’BAĞLANTI KURMAYA DAYALI ÖĞRENME’’

 BU TÜR ÖĞRENMEYİ KEŞFEDEN PAVLOV’DUR.
PAVLOV’UN DENEYİ:

PAVLOV’UN DENEYİNDE köpek için doğal bir uyaran olan ve salya tepkisi doğuran yiyecek, nötral bir uyaran olan ,yani bir özelliği olmayan zil sesi ile eşleştiğinde bir süre sonra köpek sadece zil sesine de salya akması tepkisi vermişti.Nötral uyaran yeteri kadar sayıda deneme sonrasında koşulsuz uyaran tarafından ortaya çıkarılan tepkilerin benzerini oluşturmaya başlar.

KLİNİKTE KLASİK KOŞULLANMANIN ÖRNEKLERİ:

 Panik bozukluğu olan bir hastada hastalığın başlangıcında nötral bir uyaran olan kalp atışlarında hızlanma ataklar sırasında anksiyete ile bir arada ortaya çıktıkça artık kalp atışlarında her hızlanma olduğunda anksiyete tepkisi ortaya çıkmaya başlar.(KLASİK KOŞULLANMA)

KARŞIT KOŞULLANDIRMA:

 Tedavi amacıyla kişinin koşullanmış olduğu duruma duyarsızlaştırılması.Bu yöntemin en tipik örneği ‘’sistematik duyarsızlaştırma’’dır.

Sistematik duyarsızlaştırmada kişinin belli bir nesneye, duruma veya etkinliğe karşı korkusunun ortadan kaldırılması amaçlanır.
Bu yöntemin ilk klasik örneğini Mary Cover Jones tavşan korkusu olan bir çocuğu kafese koyduğu bir tavşana maruz bırakıp beraberinde çocuğa en çok sevdiği yiyeceği vererek yemesini sağlayarak gerçekleştirmiştir.

EDİMSEL KOŞULLANMA

 Davranışların onlarla bağlantılı sonuçlar (pekiştirme veya cezalandırma) aracılığıyla öğrenildiğini savunan davranışçı kuram. Klasik koşullanmada önce tepki sonra sonra uyaran gelirken edimsel koşullanmada önce davranış ardından tepki gelir.

 Örnek: Denek hayvanı belli bir pedala bastığında yiyecek geliyorsa(ödül veya pekiştireç)ardından pedala basma davranışının sıklğı artar.Edimsel koşullanmanın klinikteki tipik örneği fobilerdir. Fobik hastalar fobik uyarandan kaçındıkça rahatladıkları için kaçınma davranışları artar(olumsuz pekiştirme).

PEKİŞTİRME TÜRLERİ

 ÖDÜL: Hedef davranışla ilgili uygun bir performans sonrasında bireye verilen sevilen özellikte bir eylem ya da ürün.Bağımlı kişilerde bağımlılık nesnesi (örneğin sigara,alkol) bir ödüldür.

 CEZALANDIRMA: DAVRANIŞI kontrol etmek açısından cezalandırma en etkisiz yöntemlerden biridir.Genellikle kısa süreli davranış değişikliklerine yol açar.Kişi cezaya yol açan davranışı değiştirmekten çok cezalandırıcı uyarandan kaçmaya çalışır.Bu nedenle günümüzde psikolojik tedavilerde çok sınırlı durumlar dışında yer verilmez.

MARUZ BIRAKMA(EXPOSURE)

 Kişinin anksiyete doğuran uyaranla yüzleştirilmesidir. EXPOSURE ESNASINDA kişi zararsız fakat kişide korku doğuran uyaranlara korku tepkisi ortadan kalkıncaya dek karşı karşıya getirilerek anksiyetesi düşene dek bu durumda kalmaya devam etmesi istenir.
ALIŞMA (habituation)

 Korku doğuran uyarana tekrarlayan biçimde maruz kalma sonucunda verilen tepkide azalma olmasıdır.Alışma bütün maruz kalma terapilerinin temel iyileşme düzeneğidir.Alışmayla danışan kendisinde korku yaratan ama aslında gerçek bir zarar içermeyen durumun gerçek niteliğini yaşayarak görmüş olur.

BAŞARILI TEDAVİ İÇİN GEREKLİ KOŞULLAR:
 MOTİVASYON
 İŞ BİRLİĞİ
 HEDEF BELİRLEME TEDAVİ RASYONELLERİNİN İYİ ANLAŞILMASI
 TEDAVİ HIZININ AYARLANMASI
 AİLE BİREYLERİNİN TEDAVİYE DAHİL EDİLMESİ
 EV ÖDEVLERİNİN İYİ DÜZENLENMESİ VE YAPILMASI
 ÖLÇEK KULLANIMI
 AŞIRI DOZ ANKSİYOLİTİK VEY ALKOL KULLANMAMAK
 İLAÇ TERAPİ KOMBİNASYONU

BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI TERAPİNİN KULLANILMADIĞI DURUMLAR:
 AKUT PSİKOZLAR
 MANİK DÖNEM
 AĞIR DEPRESYON(BECK DEPRESYON ÖLÇEĞİNİNDEN 25 İN ÜZERİNDE PUAN ALMAK


TEDAVİDE GENEL PRENSİPLER:
 UZLAŞMA
 TANIMLAMALAR
 HEDEF SAPTAMA
 ÖLÇEK KULLANIMI
 PRAGMATİK YAKLAŞIM(TEDAVİ GİDİŞİNİ HASTANIN HIZINA GÖRE AYARLAMA
 EGZERSİZLER

KOGNİTİF TERAPİLER
 A (OLAY) B(YORUM) C(YANIT) modeli
Psikopatoloji derinde yatan temel inanış ve düşüncelerin bir yaşam olayı ile aktive olmaları ile ortaya çıkan sorun ve semptomlardır.

BECK KOGNİTİF MODELİ
 ERKEN YAŞAM DENEYİMLERİ
 ŞEMALAR(TEMEL DÜŞÜNCE, İNANÇ VE VARSAYIMLAR)(DEĞERSİZLİK, YETERSİZLİK, BAŞARISIZLIK, SEVİLMEME)
 ŞEMALARIN AKTİVE OLMASI
 OLUMSUZ OTOMATİK DÜŞÜNCELER
 TEPKİLER(DUYGUSAL, DAVRANIŞSAL,FİZYOLOJİK, DÜŞÜNSEL)

OTOMATİK DÜŞÜNCELER

 BİLİŞSEL TERAPİDE ilgilendiğimiz otomatik düşünceler zihin akışı içinde yer alan ve duygusal sıkıntı anlarına eşlik eden bilişlerdir.Otomatik düşünce kişinin zihninde olup biten şeylerdir.Bunlar kendiliğinden ortaya çıkarlar.Sıklıkla fark edilmezler. Sadece eşlik eden duygu fark edilir.OTOMATİK DÜŞÜNCELER bilişin en yüzeyel katmanıdır.Yaşanılan durumla bağlantılı olarak kişinin aklından geçen düşünce ve inançları içerir.
 İşlevsel değildir.Kişinin işlevini bozarlar.Gerçeği çarpıtırlar.KİŞİYE duygusal olarak acı verirler.Kişinin hedefe ulaşmasını engellerler.


OTOMATİK DÜŞÜNCELERİN BELİRLENMESİNDE YARDIMCI SORULAR:
 Böyle hissetmeye başlamadan hemen önce aklından ne geçiyordu?
 ABC MODELİ (olay,yorum,yanıt)
 A)OLAY
 B)DÜŞÜNCE
. C)DUYGU

 KİŞİLER ARASI TERAPİ:(İnterpersonal Terapi): Danışanın mevcut ilişkilerine odaklanarak kişiler arası ilişkileri ve yaşam kalitesi düzeltilmeye çalışılır. BİREY ve yakın çevresindekiler arasındaki ilşkilerin bir yapısı vardır.İnterpersonel yaklaşım sosyal rol ve psikopatoloji arasındaki ilişkiyi iki yönlü olarak ele alır. Mental hastalık sosyal rollerin gerçekleştirilmesini engelleyebilir. Ya da sosyal rollerde bozulma klinik psikopatolojiden önce gerçekleşebilir.

 AİLE TERAPİSİ: Aile bireylerinin birbirleriyle etkileşiminin anlaşılmasına , bunlarla ilgili sorunların çözümüne ve sağlıklı iletişime geçilmesine odaklanmaktadır.

 GRUP TERAPİSİ : Benzer ruhsal sorunları olan fertleri bir araya getirerek bir uzman gözetiminde tartışma ve etkileşim ortamının sağlanması hedeflenmektedir.

Erol AKDAĞ
Klinik Psikolog
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Psikoterapi Nedir? Ne Değildir? Psikoterapi Tekniklerine Genel Bakış" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Erol AKDAĞ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Erol AKDAĞ'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     9 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Erol AKDAĞ Fotoğraf
Uzm.Psk.Erol AKDAĞ
İstanbul
Uzman Psikolog - Psikolojik Danışman
UZMAN KLİNİK PSİKOLOG/ Psikoterapist/Yetişkin,Çocuk,Ergen,Çift Terapisti/Aile Danışmanı/CinselTerapi
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi30 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Erol AKDAĞ'ın Makaleleri
► Psikoterapi Nedir? Ne Değildir? Uzm.Psk.Hasan Turgut ERDOĞAN
► Psikoterapi Ne Değildir? Psk.Yusuf BAYALAN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,662 uzman makalesi arasında 'Psikoterapi Nedir? Ne Değildir? Psikoterapi Tekniklerine Genel Bakış' başlığıyla benzeşen toplam 22 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Histrionik Kişilik Bozukluğu ÇOK OKUNUYOR Mayıs 2016
► Tik Bozukluğu ÇOK OKUNUYOR Mart 2016
► Mahler'in "Ayrılma-Bireyleşme Süreci" ÇOK OKUNUYOR Mart 2016
► Terk Depresyonu Nisan 2017
► Mahremiyet Bilinci Mart 2016
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


01:05
Top