Arama : | Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Akılcılaştırma ve Ahlaksallaştırma Bir Savunma Mekanizması Olabilir mi?
MAKALE #18602 © Yazan Psk.Nihan DİKME | Yayın Temmuz 2017 | 212 Okuyucu
İnsanın kendi ruhsal bütünlüğünü koruyabilmek adına geliştirdiği bir takım tepkiler vardır. Kendiliği bir tehdide karşı savunmak üzere oluşturulmuş tepkilere savunma mekanizmaları denir. Kişi genellikle bilinç dışı olarak şu amaçların birini veya her ikisine karşı bir savunma mekanizması kullanıyordur: (1) güçlü ve tehdit edici bir duygudan kaçınmak veya bunu denetim altına almak; çoğu kez bu duygu kaygıdır ancak bazen yoğun keder veya başka dağıtıcı duygusal deneyimler olabilir ve (2) öz saygıyı sürdürmek. Hepimizin bireysel başa çıkma tarzlarımızla bütünleşik hale gelmiş olan tercih ettiğimiz savunmalara sahip olduğumuz varsayılır. Savunmaları mekanizmaları oldukça fazladır. Bizler bunlardan bir kaçını kullanıyor olabiliriz. Bu savunmalar kendiliğimizi korusa da bizi bazen gerçeklerle yüzleşmemiz açısından bir kısır döngüye sokar. İçlerinden günlük yaşantımızda en çok kullandığımızı düşündüğüm savunma mekanizmasını anlatmak istedim.

AKILCILAŞTIRMA VE ONUN DAYANILMAZ KOLAYLIĞI

Akılcılaştırma savuma mekanizması, fazla bir açıklamayı gerektirmeyecek derecede tanıdık bir savunmadır. Benjamin Franklin iğneleyici şekilde şöyle demiştir: “Bir akılcı canlı olmak son derece iyi bir şeydir; çünkü bu, kişinin, yapmayı düşündüğü her şey için akıl dolu bir neden bulmasını veya üretmesini sağlar.” Akılcılaştırma şu durumlarda devreye girebilir: istediğimiz bir şeyi elde edemediğimizde ve geriye bakıp aslında o şeyin o kadar da arzu edilir bir şey olmadığı sonucuna vardığımızda ve ya kötü bir şey olduğunda ve biz bunun ok kadar da kötü bir şey olmadığına karar verdiğimizde. İlk tür akılcılaştırmaya bir örnek olarak, satın almaya paramızın yetmediği bir evin nihayet bizim için çok büyük olduğu sonucuna varmamız; ikinci türe örnek olarak da tecrübeye değer verenlerin evrensel yaygınlıktaki akılcılaştırmaları olan “Öyle oldu, ama bu durumdan çok tecrübe kazandım” sözü verilebilir.

OLUMSUZ YANLARIYLA AKILCILAŞTIRMA

Zeki ve yaratıcı kişiler akılcılaştırmayı kullanmakta genellikle daha beceriklidirler. Bu savunma, kişinin zor bir durumdan en az kırılmayı yaşayarak çıkmasına imkan sağlar. Ancak akılcılaştırmanın bir savunma stratejisi olarak dezavantajı hemen hemen her şeyin akılcılaştırmaya tabi tutulabilecek olmasıdır. İnsanlar bir şeyi duygularına kapıldıkları için yaptıklarını nadiren söylerler; çoğu kez, verdikleri kararları iyi nedenlerle açıklamayı tercih ederler: bir çocuğa vurmuş olan hasta, bunu güya çocuğun “kendi iyiliği” için yaptığını düşünerek saldırganlığı akılcılaştırır; bir hastanın seans ücretini hastanın durumuna duyarsız kalarak yükselten bir terapist daha yüksek bir ücret ödemenin danışanın özsaygısına yararı olacağını düşünerek açgözlülüğü akılcılaştırır; sürekli diyet yapan biri bunun sağlıklı olmayla ilgili olduğunu düşünerek fiziksel gösterişe verdiği önemi akılcılaştırır.

AHLAKSALLAŞTIRMA SAVUNMA MEKANİZMASI

Ahlaksallaştırma akılcılaştırmanın yakın akrabasıdır. Kişi akıclışatırdığında, bilinçdışı şekilde, kararları veya davranışlarıyla ilgili olarak bilişsel açıdan kabul edilebilir nedenler bulmaya çalışır; kişi ahlaksallaştırdığında ise, o karar veya davranışları takip etmenin kişinin görevi olduğunu hissetmesini sağlayacak yolları bulmaya çalışır. Akılcılaştırma kişinin zaten istemekte olduğu şeyi makul bir kılığa sokar; ahlaksallaştırma ise, bunu, haklı veya ahlaken zorunlu olanın alanına aktarır. Akılcılaştırma yapan kişinin, belli bir hayal kırıklığı karşısında “tecrübe kazandım” dediği bir durumda, ahlaksallaştırma yapan bir kişi, bu hayal kırıklığının onun “kişiliğini geliştirdiğini” söyleyecektir.

SOSYOLOJİK OLARAK AHLAKSALLAŞTIRMA

Bu savunmayı kullanılmasına yol açan itkinin bu dönüşümünün kendini haklı gören niteliği karşısında insanlar bunu ya eğlendirici ya da belli belirsiz rahatsız edici bulurlar; ancak bazı sosyal yada politik durumlarda, seçmenlerinin ahlaken üstün hissetme arzusunu sömüren liderler, kitlesel düzeyde bir ahlaksallaştırmayı o kadar kolay gerçekleştirirler ki, bu şekilde belli bir yöne sevk edilmiş olan kamu gözünü kırpmadan o yönde hareket eder. Sömürgecilerin, kaynaklarını yağmaladıkları halklarda daha üst düzeyde bir uygarlık getirdiklerine inanmaları ahlaksallaştırmaya iyi bir örnektir. Hitler, Yahudilerin, eşcinsellerin ve çingenelerin yok edilmesinin insan ırkını etik ve tinsel gelişimi için gerekli olduğuna, şaşırtıcı sayıda takipçisini ikna etmesi sonucunda, cinai fantezilerini hayata geçirmeye çalışmıştı. İspanyol engizisyonu, bugün, saldırganlığın, açgözlülüğün ve tümgüçlü olma çabalarının ahlaksallaştırmasının örneği olarak bilinen başka bir sosyal harekettir.

BİREYSEL AHLAKSALLAŞTIRMA

Ahlaksallaştırmaya daha günlük örnekler ise: Bir astını aşırı sert şekilde eleştirmesini, bir çalışanın eksikleri hakkında açık sözlü davranmanın bir yöneticinin görevi olduğunu ileri sürerek savunan kişilere çoğumuz tanık oluyoruzdur. Akademik sözlü sınavlarda, düşmanca duyguları olan sınav sorumluları, bu duygularını “Bu öğrenciye, yaptığı çalışmanın gerektirdiği eleştirileri belirtmemekle ona kötülük yapmış olmayacak mıyız?” şeklinde ahlaksallaştırarak dile getirebilir. İç dekarötör olan bir insanın, pahalı bir yüz gerdirme estetiği yaptırma kararının ardındaki kendini beğenmişliği ya da beğenme isteğini: “Ne yazık ki, müşterilerime çekici bir görünüm sunmak benim zorunlu bir görevim!” savunması altında yapması.

Ahlaksallaştırma çocuklarınınkinin aksine daha gelişmiş bir kendiliğin taşıma gücü edindiği karmaşık halde bulunan duyguları belirli ahlaki ilkeleri kullanarak bir çözüme kavuşturmasıdır. Ahlaksallaştırma yapan kişileri belirli kendi aleyhine işleyen tutum veya davranışlarıyla yüzleştirdiğinizde, bunu biz terapistler bile yapsak, meseleleri kendileri gibi görmediğiniz için bazı erdemlerden yoksun olarak algılanmanızla karşılaşabilirsiniz.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Akılcılaştırma ve Ahlaksallaştırma Bir Savunma Mekanizması Olabilir mi?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Nihan DİKME'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Nihan DİKME'nin izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Nihan DİKME'nin Makaleleri
► Alışveriş Bir Telafi Mekanizması Psk.Kübra Nur UZUN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,479 uzman makalesi arasında 'Akılcılaştırma ve Ahlaksallaştırma Bir Savunma Mekanizması Olabilir mi?' başlığıyla benzeşen toplam 42 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Aşk Hakkında Herşey Şubat 2017
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


18:20
Top