TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!




Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Çocuklarda "mahrumiyet" Duygusu
MAKALE #18659 © Yazan Psk.Fatma ÇAKIR ÇALIŞKAN | Yayın YENİ Temmuz 2017 | 175 Okuyucu
ÇOCUKLARDA "MAHRUMİYET" DUYGUSU
Çocuklarımızı mahrumiyet duygusundan mahrum yetiştiriyoruz. Oysa mahrumiyet bir nimettir.Yokluk, varlığın kıymetini açığa çıkarır.Her şeye sahip ama hiçbir şey ile memnun olamayan çocuklarımızda koca bir benlik inşa ediyor, geleceğin narsist kişilik yapılanmalarına zemin oluşturuyoruz.Bunu, gerek çocuğum üzülmesin diye,gerekse ben göremedim çocuğum görsün adına yapıyoruz.
Ebeveyn olarak "Kıyamama" gibi bir hastalığımız var.Kıyamıyoruz.Kıymaktan maksat elbette ki zulmetmek, baskı yapmak ya da şiddet göstermek değil.Ancak vermekte ölçü koymak,sınır koyup kararlı olmak ve mahrumiyet duygusunu çocuğa deneyimletip (ölçülü olarak) farkındalık yaratmaktır.
Nasrettin hocanın bu konuda güzel bir fıkrası vardır: Adamın biri evinin çok dar olduğundan şikayette bulunur.Hoca ona beslediği koyunları evine doldurmasını söyler.Adam doldurur gelir inekleri de evine koymasını söyler.Adam "Hocam evde hiç yer kalmadı " deyince Hoca:" Şimdi bütün hayvanları kendi barınağına geri gönder" der.Böylelikle adam ferahlar ve kendisine dar gelen evinden razı olmaya başlar.
Biz ise çocuklar memnun olmadıkça daha fazla verici oluyor ya da dayanamayıp çaresizlik hissedip öfkelenerek hiç istemediğimiz şeyi yapıyor, çocuğa patlıyoruz.
Bir çocuk insanı çileden çıkartır mı çıkartır.Çocuk kaç yaşında olursa olsun ebeveyninin zaaflarını çok iyi bilir ve kullanır.Aslında çocuk değildir terbiye olan ebeveyndir.Zira ebeveyn eğer kendi zaaflarını yönetemezse çocuğunu hiç yönetemez.
Ebeveyn çocuğuna önce liman olmalıdır.Güvenli bir liman.Sonra ona rehberlik yapmalı ve en son olarak da onu yönetebilmelidir.Ancak öyle yönetmek ki tıpkı orkestra şefi gibi.Karşılıklı ahenk içerisinde gönül rızasıyla yönetilmelidir çocuk.
Bunu yaparken de çocuğa saygı çok önemlidir.Biz toplum olarak hep "Küçüklere sevgi büyüklere saygı " deriz.Oysa çocuk en az sevgi kadar saygıya muhtaçtır.
Saygı: Çocuğu kendinden bağımsız bir birey olarak görmek, onun şahsına düşünce ve davranışlarına saygı duymaktır.Ona göstermediğimiz şeyi ondan da bekleyemeyiz.
Aşırı sahiplendiğimiz çocuğu kendi benliğimizin bir parçası olarak görmeye başlar ve artık onun adına düşünüp, onun adına hissedip, onun adına karar vermeye başlarız.Bu ilk çocukluk yıllarında belki sorun teşkil etmeyebilir ancak ergenlik dönemine girip bireyselleşmeye başlayınca çocuk işte o zaman çatışmalar başlar.Biz ebeveyn olarak çocuğu aşırı sahiplenir ve onu şahsiyetine zarar verecek şekilde yönetmeye kalkarsak ya aşırı tepkisel, asi bir çocuk yetiştiririz ya da pasif agresif yapıda çocuklar oluşur(uyumlu, pasif ,çekingen, asosyal).
Duracağımız yeri iyi bilmeliyiz.Hayatın her aşamasında da, ebeveyn olarak da.Bilemediğimiz de sorunun bir parçası haline geliriz.
Çocuk insanı kendine yansıtan bir su birikintisi gibidir.Ona nasıl şekil verirsek o şekli alır.Sonra o su başka kaynaklardan da beslenmeye başlayıp büyür ve boyut değiştirir.Bundan korkmamalıyız ve en önemlisi "Korkularımızın bizi yönetmesine izin vermemeliyiz".Eğer buna izin verirsek korktuğumuz şey gelir bizi bulur.
Evet çok zor bir ortamda ve koşullarda çocuk yetiştiriyoruz ve ne kadar kaygılansak belki az.Ama şu da bir gerçek ki "Tedbir bizden takdir Allah'tan".Allah dilemedikçe hiç kimseye zerre kadar hayır da şer de isabet edemez.Biz bir yere kadarız,bir yerden sonra hükmümüz geçmez.Yine burada Allah ile olan ilişkimizde de sanırım duracağımız yeri bilmemiz gerekiyor.Her şeyi kontrol etmeye çalıştığımızda nefsimiz tanrılaşıyor ve zarar veriyor ilişkilerimize ve kendimize.
İnsanın nefsi en büyük düşmanı aslında.Ne yapıp ne yapmadığını hakkıyla bir görebilse insan bir çok sorun aşılmaya başlar hayatta ancak insanın en büyük zaafı kendini görememesi.En geç kendini tanıması , en zor kendisiyle yüzleşmesi.
Ve çocuk bizi kendimizle yüzleştiren iyi bir ayna.
Hakikat aynası.
Psikoterapist/Aile Danışmanı
Psk.Fatma Çakır Çalışkan
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Çocuklarda "mahrumiyet" Duygusu" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Fatma ÇAKIR ÇALIŞKAN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Fatma ÇAKIR ÇALIŞKAN'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Fatma ÇAKIR ÇALIŞKAN'ın Yazıları
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 15,740 uzman makalesi arasında 'Çocuklarda "mahrumiyet" Duygusu' başlığıyla benzeşen toplam 15 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Öfke Kontrol Sorunu Aralık 2012
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


18:41
Top