2007'den Bugüne 73,513 Tavsiye, 24,404 Uzman ve 16,650 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




14-15-16 Ocak 2018 – İstanbul
■ Eğitim sadece uzman dil-konuşma terapistlerine açıktır.
■ Dil ve konuşma bozuklukları lisans- yükseklisans veya doktora programlarından mezun olanlar veya bu bölümlerde okuyan öğrenciler kayıt yaptırabilirler.
■ Kontenjan 14 kişi ile sınırlıdır.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Değersizlik Hissinin Kökenleri
MAKALE #18711 © Yazan Psk.Vedat DEMİRAL | Yayın Ağustos 2017 | 474 Okuyucu
Değersizlik hissinin diğer parçaları şunlar olabilir: İlgisiz hissediyorum, önemsiz hissediyorum, anlaşılmadığını hissediyorum, soğuk-uzak hissediyorum, yalnız hissediyorum, hiçbir şey hissetmiyorum v.b. Bu tip söylemler kişinin hayatında yaygınlaşmışsa yaşanılan sorun çevrede olabileceği gibi kişiden de kaynaklanıyor olabilir. Tabii ki çevre konusu çok fazla bireysellik içeren bir konu olduğundan sorunun kişiyle ilgili olan kısımlarıyla ilgileneceğiz. Sorunun kişiyle ilgili en temel yapısı bir başkası ilgi, onay, sevgi gösterdiği halde bunu fark etmemesi ve ufak olumsuz olaylar karşısında bile kendisini değersiz hissetmesidir. Örneğin, yakın bir arkadaşı veya partneri 10 defa kötü bir zamanda kendisine destek oluyorken 1 defaya mahsus destek olmadığında kendisini değersiz hissediyorsa burada sorunun kişiyle alakalı kısmını konuşabiliriz.

Kişi, kendisini çoğu durumda değersiz hissettiğinin farkında olmayabilir. Değersizlik duygusu beraberinde temel duygularımız olan mutsuzluk ve öfkeyi getirir. Çoğu zaman değersizlik duygusu yerine baskın olan mutsuzluk ve öfkeyi fark ederler. Bu nedenle tam olarak ne olduğunu anlamazlar. Değersizlik duygusunun temelinde anne-babanın uzak ve soğuk tutumları, anne-babanın boşanması, ölümü veya evi terk etmesi, sevgisini gösterememiş olmaları, zor durumlarda çocuğu desteklememiş olmaları, onlar tarafından yeterince anlaşılmamış olması, kardeşler arasında ayrımcılığa uğramak gibi olgular vardır. Böyle durumlarla karşılaşmış çocukta hoşa gitmeyen duygular oluşur ki bunlardan en önemlisi mutsuzluk diğeri ise öfkedir.

Psikoloji alanında yapılan çalışmalardan biri şöyledir: Beynin hafıza bölümünden bazı noktalar düşük akımlı elektrik ile uyarıldığında eski anılar birebir olarak canlanmakta ve o olaya eşlik eden duygular da beraberinde hissedilmektedir. (Penfield, 1950) Bu araştırmanın önemli sonucu şudur: Bir olay hatırlandığında ona eşlik eden duygular da canlanmaktadır! Bu deneyin konumuzla bağlantısı; çocuklukta yaşadığımız önemli olaylar, yetişkinlikte benzer durumlarla eşleştiğinde çocukluktaki duyguları birebir olarak hissediyoruz.

Çocuklukta yaşanan olumsuz olayların benzer şekilleri yetişkinlikte doğal olarak ortaya çıkacaktır. Bir arkadaşı tarafından aranmayacak, doğum günü unutulacak, herhangi bir durum için eleştirilecektir. Müdürü işi geciktirdiği için kaşlarını çatacaktır. Partneri uykuya dalacak, yemek yapmayacak, tv seyredecek, özel bir günde beklentilerinin aşağısında birşeyler yapacaktır. Değersizlik acısını fazlasıyla tatmış çocuk, yetişkinlikte bu tip olaylarda daha güvenli yetişmiş bir çocuğa göre daha çok mutsuzluk ve öfke duyacaktır. Dolayısıyla daha tepkisel olacaktır. Çocuklukta yeterince ilgi, sevgi ve korunma görmemiş çocuk, yetişkinlikte bu açıklıkları kapatmak için kendisini daima özel ve değerli hissetmek isteyecektir. Bu ilgiyi elde etmek için de belirli stratejiler geliştirecektir:

Güçlüler vardır. Kendilerini başkalarının ilgisi onayı için feda edebilir, hayır demekte zorlanır, sürekli başkalarını dinler ancak kendisinin hiçbir duygusal ihtiyacı yokmuş gibi duygularını görmezden gelerek güçlü görünmeye çalışır. Aşırı öfkeliler vardır. Değersiz hissetmemek için aşırı taleplerde bulunurlar, ilişkide olduğu kişiyi kontrol veya manipüle etmeye çalışırlar. İlgi ve sevgi daima kendisinde olması gerektiği şeklinde aşırı narsistik bir hak görme eğilimleri vardır. Bir de aşırı yalnızlar vardır, bunlar almamak için vermez, vermemek için almazlar. Böylece bütün değersizlik risklerini ortadan kaldırmış olurlar. Kendisini değersiz hissettirecek uzak-soğuk kişileri önemli kişiler olarak yaşamlarına alırlar çünkü en tanıdık kişiler onlardır (tıpkı anne-babası gibi).

Geçmişimizin bugünü nasıl etkilediğini fark etmek, duygu ve davranış değişikliğinin sadece bir basamağıdır. Terapilerde çocukluk dönemi konuşulurken önce bütün bu süreç fark ettirilmeye çalışılır. Daha sonra diğer basamak olan geçmişi yeniden düzenleme çalışmaları yapılır. Duygusal olarak eksik kalmış çocuğun yaraları sarılmaya çalışılır. Dünyanın kuralları yeniden çerçevelenir. Ortaya farklı tablolar, resimler çıkarılmaya çalışılır ve bu şekilde eskiden oluşmuş bakış açısı değiştirilmeye çalışılır çünkü artık 3-4-5 yaşlarında bir çocuk yoktur; bir yetişkin vardır. Kendisini sürekli değersiz hisseden çocuk sıvazlanır ve yetişkin tarafımız ipleri eline alır.

Psk. Vedat Demiral

(Burada anlatılanlarda Şema Terapi’nin Duygusal Yoksunluk diye adlandırdığımız şema içeriğinden faydalanılmıştır. Şema Terapi, çocukluk çağında yaşanılan sorunları aydınlatarak yetişkinlikteki sorunları çözmede üstün başarılar elde etmiş bir yöntemdir. Ayrıca Bilişsel Terapi ve Dinamik Terapi tekniklerinden faydalanması Şema Terapi’yi oldukça etkili bir yöntem yapmaktadır.)

Kaynakça: Young,J. ve ark. (2008). Şema Terapi (Çev: T. Soylu), Litera Yayıncılık:İstanbul
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Değersizlik Hissinin Kökenleri" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Vedat DEMİRAL'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Vedat DEMİRAL'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
14-15-16 Ocak 2018 – İstanbul
■ Eğitim sadece uzman dil-konuşma terapistlerine açıktır.
■ Dil ve konuşma bozuklukları lisans- yükseklisans veya doktora programlarından mezun olanlar veya bu bölümlerde okuyan öğrenciler kayıt yaptırabilirler.
■ Kontenjan 14 kişi ile sınırlıdır.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Vedat DEMİRAL'ın Yazıları
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,650 uzman makalesi arasında 'Değersizlik Hissinin Kökenleri' başlığıyla benzeşen toplam 2 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
◊ Kendi Canavarını Yaratmak Ağustos 2017
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


05:50
Top