Arama : | Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



İştahsız Çocuklar
MAKALE #18734 © Yazan Psk.Günay BAYDAROĞULLARI | Yayın YENİ Eylül 2017 | 165 Okuyucu
İştahsızlık ve yemek yeme sorunu gibi problemleri olan çocukların ailesi veya bir yakını tarafından büyük bir özenle izlenmesi gerekir. Kilo ve boy değişimlerindeki artışlar veya azalışları iyi izlenmeli, olması gereken değerlerin altına düşmesi durumunda çocuklar, büyüme-gelişme geriliği açısından incelenmelidir.

Çocukların çoğu yemeğe karşı isteksizken; bazı çocuklar yemeyi reddeder ya da seçici davranır. Özellikle 2 yaş civarında sık rastlanan yemeği reddetme ya da seçici davranma sık rastlanılan olumsuz yeme davranışlarındandır.

İsteksizliğin(iştahsızlığın)Nedenleri nelerdir?

• Psikolojik nedenler;
Çocuklarda ki iştahsızlığın altında yatan temel neden genellikle psikolojik nedenlerden dolayı ortaya çıkar. Çocukların çoğu beslenmeyi ailelerine kendilerini anlatabilecekleri bir araç olarak görmektedirler. Yiyeceğin çocuk tarafından reddedilmesi, anne-babaya karşı kullanılan güçlü bir silahtır. Aile ve çocuk arasında yaşanan olumsuz yeme davranışının devam etmesi, duygu durum bozukluğuna kadar varan sorunlara neden olur. Yemek saatlerinde çocuklar aileleriyle inatlaşabildikleri kadar inatlaşırlar ve bu inatla aile yeteri kadar başa çıkamaz ve hemen pes ederler.

• Hastalıklar
Anemi (kansızlık), barsak parazitleri, hipertiroidi, enfeksiyon hastalıkları, diyabet, konjenital kalp hastalıkları, besin zehirlenmesi gibi hastalıklar iştahsızlık şeklinde belirti verebilir. Çocuğunuzun bir anda kaybettiği iştah durumunu fark ettiyseniz vakit kaybetmeden sağlık kontrollerini yaptırmanızda fayda var.

• Özel Durumlar
Diş çıkarma dönemi, ev değişikliği, taşınma nedeniyle hava değişimi, tatil nedeniyle evden uzaklaşma, anneden ya da babadan ayrılma(iş nedeniyle de olabilir), boşanmalar gibi nedenler geçici olarak iştahın azalmasına yol açabilir. Yeni duruma alıştıkça kısa sürede iştahsızlık ortadan kalkar ancak ters bir durumda, değişen bir şey hala yoksa, iştahsızlık uzun süredir devam ediyorsa kontrolleri ertelememek gerekir.

Çocuğunuzun iştahını artırmak için neler yapılmalıdır?

İştahsızlığın ileri düzeyine sahip bir çocuğunuz varsa gelişimi ve büyüme eğrisi iyi gitmiyorsa mutlaka doktor ve diyetisyeninizden yardım istemelisiniz. Eğer sağlığında bir sorun varsa doktor gözetiminde İlaç zamanlarını aksatmadan, doktorunuzun önerdiği şekilde yemek yedirmeye çalışın.

• Çocuğunuzun gün içerisinde yediklerini ayrıntılı beslenme çizelgesi ya da herhangi bir beslenme günlüğü yazarak tespit edebilirsiniz. Gün içerisinde yediği her şeyi yazdığınız da tutumuş olduğunuz notlarınızı doktorunuza ya da diyetisyeninizle paylaşarak yeterli olup olmadığını kontrol ettirebilir ve gidişatına göre farklı bir yol izleyebilirsiniz.
• Birçok anne-baba çocuklarının kilo artışlarıyla ve besin gereksinimleriyle ilgili ütopik beklentiler içindedirler. Çocuklar doğumdan itibaren 1 yaşına kadar ki süre içerisinde 6 kg , 2., 3., ve 4. yıllarda ise ortalama 2 kg/yıl şeklinde kilo almalıdır, bu nedenle hızlı gelişmeyi izleyen bebeklik döneminden sonra, kilo alımlarının fazla olmayacağını unutmamalısınız.

• Sıvı içecekleri ne kadar sıklıkla tüketiyor çocuğunuz buna dikkat edin çünkü birçok çocuk içmeyi, yemeğe tercih edebiliyor ve bu nedenle kolayca doygunluk hissi duyabiliyor. Çocuğunuzun yemekten 1 saat önce ve yemek sırasında sıvı alımına bir sınır koyun ki yemek saati geldiğinde yemesi gereken yemeği yiyebilsin. Kolay tükettiği için devamlı yemeklerini sıvı hale getirmekten vazgeçin. Çocuk yemeklerini halen biberon ile içiyorsa, biberonu bırakarak fincan-kaşık kullanmaya çalışın. Böylece çocuğun sıvı alımı kendiliğinden azalır.

• Çocuğunuza her gün aynı tarzda yiyecekler vermek yerine farklı çeşitlere sahip besinler vermeyi denerseniz çocuğunuzun iştah durumunda artış sağlar. Örneğin ıspanağı bir kez pirinçli pişirdiyseniz, bir daha ki sefere böreğin içinde kullanmak gibi deneyebilirsiniz. Çocuğunuz bir ker yemiyor diye hemen vazgeçmeyin başka şekillerle de aynı besinleri yedirmeyi denemeyi ihmal etmeyin.

• Yemek porsiyonlarını yetişkinleri göz önünde alarak değil de, çocuğunuzun gereksinimine göre ayarlamalısınız. Diyetisyeniniz veya doktorunuz özel olarak çocuğunuzun hangi yiyecek grubundan günlük ne kadar tüketmesi gerektiğini hesaplamalıdır.

• Bir öğünde verdiğiniz besini reddettiyse eğer çocuğunuz, tamamen farklı bir besin denemelisiniz. Onu da reddediyorsa eğer, bir sonraki öğüne kadar herhangi bir besin vermeden bekleyin ne tepki verecek sadece gözlemleyin.

• Çocuğunuzun ara öğünlerini az miktarda, küçük porsiyonlar şeklinde olmasına dikkat ederseniz eğer bir sonraki ana yemeğine yer kalabilir.

Ödül-Ceza şekli nasıl olmalı?

• Herhangi bir nedenle ödül olarak şeker ve tatlı türü besinler vermek çocuğunuzun iştahsızlığını, isteksizliğini arttırabilir. Besinleri ödül-ceza aracı olarak asla kullanmamalısınız, bu çocuğunuzun size kullanacağı inat şeklini güçlendirecektir.
• Yiyecekleri çocuğunuzun kolay yiyebileceği veya eğlenceli karikatürize edilmiş türden hazırlarsanız yeme alışkanlığını hızlandırabilir. Örneğin küçük dilimlenmiş havuç, salatalık vb. küçük şekillenmiş köfte, sigara böreği gibi.
• Çocuklar taklit ederek büyürler. Bu nedenle anne-baba ve çocuğun bakımından sorumlu diğer kişilerin olumlu(tutarlı ve benzer) yeme davranışı içinde olmaları gerekir.
• Grup halinde yaşıtlarıyla yemek yemek ya da arkadaşının evinde, restoranda, piknikte yemek, çocuklarda özellikle seçici çocuklarda olumlu yeme davranışının gelişmesine yardımcı olur.
• Geçici olarak bir yiyeceğe düşkünlük veya reddetme okul öncesi dönemde görülen yaygın bir sorundur. Normal gelişimin bir parçası olarak kabul edilen bu durum, çocuğun bağımsızlığının bir ifadesidir. Bu nedenle sorunun ne kadar sürdüğünü iyi gözlemleyin. Hemen telaşa kapılmayın.
• Reddetme durumunda, çocuğu yemek konusunda zorlamak doğru değildir. Zorlamak sorunu kötüleştirir. Çocuğun reddettiği bir yiyeceği aradan biraz zaman geçtükten sonra yeniden deneyebilirsiniz. (Prof.Dr.Benal Büyükgebiz)

Yemek secmelerinin nedeni nedir?

Yemek seçmek aslında çocukluk sürecinin doğal bir dönemi. Bazı çocuklar yemek konusunda doğuştan pek istekli olmayabilirler. Bazıları 18 ay civarında ona verilen her şeyi yerken, 2 yaşına gelince bir anda 2-3 yiyecek dışında birçok yiyeceği reddetmeye başlayabilirler. Çocuğunuz büyüyor, gelişiyorsa ve enerjik duruyorsa sağlığını sürdürmek için yeterince yiyor demektir.

Bazı uzmanlar, yeni yiyeceklerle tanışmaya karşı çocukların direncini, genetik olarak tüm insanlarda bulunan bir içgüdüsellikle bağdaştırırlar. “Neofobi Alimanter” yani yeni yiyeceklerle tanışma fobisi diyebileceğimiz bu durum zehirli ya da zararlı olabilecek besinlere (çoğunlukla bitkiler, yani sebzeler) karşı geliştirilmiş bir önlem gibi düşünülebilir. Temelinde yatan fikir bu da olsa, çocukların yemek seçme davranışı gelişimsel bir fenomendir ve geçicidir.

Öncelikle çocukların tat alıcıları yetişkinlerinki kadar gelişmemiştir. Dolayısıyla yetişkinlerin aldığı tüm tadları alamazlar. Bu nedenle de yetişkinlerin tercih etmiş oldukları porsiyon miktarını çocukların tercih etmemesi çok normaldir. Yemek seçmek psikolojik bakımdan ele alınırsa çocukların bağımsızlıklarını ortaya koymak, kendilerini yönetenin kendileri olduğunu göstermek için de iyi bir araçtır. Buna rağmen çocukların tek tip ya da az çeşit besinle beslenmeleri sağlıklı gelişimleri için yeterli değildir. Ayrıca yeni tatlarla tanışma hevesinin erken yaşlarda oturtulması ömür boyu açık fikirlilik alışkanlığını yerleştirmek için iyi bir başlangıçtır. Bu bakımlardan tüm ebeveynler çocuklarının yemek çeşitliliğini arttırmaya çalışmalıdır.

Ağlayan çocuklara nasıl davranmamız gerekir?

Ebeveyinlerin çocuklarının ağlamaları karşısındaki takındığı tutum çok önemlidir. Çocuğunuzun bir isteğini yapmadığınızda çocuk genelde ağlamaya başlar ve daha sonra o isteğini yapıyorsanız eğer çocuğa "senin isteğini yapmam için senin ağlaman gerekiyor" mesajını vermiş olursunuz bu çok yanlış bir davranıştır. Bu duruma alışan çocuk da tüm isteklerini ağlayarak anne-babasına yaptırır. Anne ve babalar çocuklarının isteklerini ya hemen kabul edecekler ya da hiçbir şekilde kabul etmeyeceklerdir. Çocuklar ne kadar ağlarsa ağlasınlar, kararınızdan dönmemelisiniz. Böylelikle çocuğumuzun ağlamalarını önlemiş oluruz. Çocuklarda "ne yaparsam yapayım, anne ve babamı kararından vazgeçiremem" düşüncesini oluşturmalıyız. Örneğin baba evden çıkarken çocuk 'Beni de götür' dediğinde, baba da 'Olmaz, götüremem' diyor. İsteği yerine gelmeyen çocuk ağlamaya başlıyor ve 'Hadi bugünlük biraz gezdirip getireyim, çocuğun gönlü olsun' diyor. Bu durumda çocuk gözyaşının gücünü kullanarak istediği her şeyi elde edebileceğini düşünüyor ve isteklerini ağlayarak yaptırtabiliyor. Babanın evden çıkışında her zaman çocuk ağlayarak yaygarayı basıyor. Çünkü ağlayarak iş yaptırtmayı çocuklara biz öğretiyoruz. Şimdiye kadar çocuğumuz ağlayınca kararımızı değiştirdiysek, geçici bir süre zorlanırız; ama uzun süreli kararlı duruşumuz çocuğumuzun ağlayarak isteklerini yaptırmasını önleyecektir. Ağlayan çocuğa kesinlikle "ağlama" denmemelidir. Ağlayan bir çocuğu kucağa alıp 'Ne oldu sana, gel bakayım, kim ne dedi sana, kim kızdı sana, ağlama sen, ben kızarım onlara vb.' şeklinde sözler söylenmesi çocuğun ağlamasını durdurmaz, aksine yüz bulan çocuk daha çok ağlar. Ağlayan çocuğun dikkatini başka yöne çekmekte fayda vardır bu şekilde çocuğun şımarmasını da engellemiş olursunuz.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"İştahsız Çocuklar" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Günay BAYDAROĞULLARI'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Günay BAYDAROĞULLARI'nın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Günay BAYDAROĞULLARI Fotoğraf
Psk.Günay BAYDAROĞULLARI
İstanbul
Psikolog
Aile Danışmanı, Bebek Çocuk Ergen Yetişkin Psikoloğu, Oyun Terapisti, Kiddy Family Club Kurucusu
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi2 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Günay BAYDAROĞULLARI'nın Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,491 uzman makalesi arasında 'İştahsız Çocuklar' başlığıyla benzeşen toplam 21 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Aile İçi İletişim Haziran 2014
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


17:39
Top