1997'den Bugüne 73,127 Tavsiye, 24,343 Uzman ve 16,574 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Müziğin Kaygı ve Benlik Saygısı Üzerine Etkisi
MAKALE #18860 © Yazan Psk.Simge ÖZYÜREK | Yayın YENİ Ekim 2017 | 349 Okuyucu
İlkel insanlardan günümüze değin müzik, insanlık tarihinin her döneminde yer almış önemli parçalardan biridir. Müziğin, insanlık tarihi boyunca çeşitli kültürlerde insan duygularını etkilemek, kendini ifade etmek ve hastalıkları tedavi etmek amacı ile kullandığı, bilinmektedir. ( Covigton, 2001; Kömürcü, 1999).

Eski Yunanlılar müziği her türlü erdemin kökeni sayarlardı. M.Ö 585-500 yılları arasında yaşayan büyük Yunan filozofu ve matematikçisi Pythagoras, umutsuzluğa düşen bireyleri veya çabuk öfkelenen hastaları belirli melodilerle tedavi edebilme olanağı üzerinde durmuştur (Bal, 2002).
Müzik 20. Yüzyılın ilk yarısında hastane ortamında kullanılmış ve Thomas Edison’un 1877 de fonografi buluşu ve 1886’da disk kayıt cihazının geliştirilmesi ile hastalar üzerinde müziğin etkisi incelenmeye başlanmıştır ( Uçan ve Ovayolu; 2006). Osmanlı ve Selçuklu dönemlerinde de kurulan hastanelerde müzik akıl hastalıklarının tedavisinde kullanılmış ve Nureddin Hastahanesi, Fatih Darüşşifası, Edirne Darüşşifası ( II. Bayezid Külliyesi) ve Gevher Nesibe Şifahanesi müziğin tedavi amaçlı kullanıldığı hastaneler olarak literatürde geçmiştir. ( Sezer, 2009: 19)

Modern tıp ve diğer bilimlerin de gelişmesi ile birlikte insan vücudu hakkında daha fazla bilgiye sahip hale gelindi. Özellikle beyin, sinir sistemi, nöroendokrin sistemler hakkında yapılan çalışmalar bilim insanlarının organizmanın uyaranlara karşı verdiği tepkileri daha derinlemesine anlamasına ve incelemesin katkı sağladı. Bu sayede insan ve hatta hayvanların müzik ve müzikal uyaranlara karşı verdiği tepkiler ve bu uyaranların organizmada yol açtığı değişimleri gözlemlemek de daha mümkün hale geldi. Buradan hareketle; insanoğlunun müzikle ilişkisinde evrimsel biyolojik temellerin önemi olduğu (Small,1998) söylenmekle birlikte Trevarten’e (2002) göre, bebeklerde doğuştan gelen müzikal davranış ve insana özgü müzikal farkındalığın psikolojik temellerini görmek mümkündür.
Gündelik yaşamımız esnasında beyinde 14-20 frekans arasında titreşimli beta dalgaları üretilir. Çevremizi bilinçli olarak algıladığımızda ve huzur içinde olduğumuzda 8-13 frekans arasında titreşimli alpha dalgaları üretilir. Yoğun yaratıcılık, meditasyon ve uykuda 4-7 frekans arasında titreşimli theta dalgaları üretilir.

Beyin dalgaları yavaşladıkça huzur duygusu artar. Tıpkı beyin gibi insanın kalp atışları da ses ve müziğe son derece duyarlıdır. Müzik veya ses frekansının temposu ve volümü, kalp atışlarının değişmesine neden olur. Müziğin temposu arttıkça, kalp atışları da hızlanır, yavaşladıkça nefes alışları gibi kalp atışları da yavaşlamaktadır (Tamer, 2000; Metzger, 2004; Vink, 2004). Bununla birlikte beyin dalgaları ritme göre değişiklik gösterir ve ritim uzun süre devam ettiği takdirde beyin dalgaları ritim ile senkronize hale gelir (Yehuda, 2011).

Beyin dalgaları, kan basıncı ve kalp ritmi üzerinde yarattığı etkiler haricinde, müzik beyin biyokimyasını da etkilemektedir. Örneğin hoş müzikler dinlemek –burada hoş müzik ile new age müzik, klasik müzik, piyano ve pan flütün olduğu müzikler kastedilmektedir (Yehuda, 2011).- ödül sisteminin ana nörotransmitteri olan dopaminin salınmasına neden olur ( Sutoo ve Akiyama, 2004; Menon ve Levitin, 2005). Aynı şekilde hoş müzikler dinlemek mutluluk hormonu olarak da anılan serotoninin salgılanımını artırır ve kişide iyi duygulanımların oluşumuna katkı sağlar. Bununla birlikte rahatsız edici müzikler dinlemek serotonin salgınılanımını azaltır ( Evers ve Suhr, 2000; Kumar ve ark. 1999). Slow müzikler dinlemek ise canlılığı ve uyanıklığı sağlayan nörotransmitteri olan norepinefrinin salgılanmasını azaltır. (Yamamoto ve ark. 2003)

Müziğin stres ile ilişkisine bakıldığında ise yoğun psikolojik stresin vücutta kortizol seviyesini yükselttiği gözlemlenmiş, müziğin ise bu yükselmiş kortizol seviyesini düşürdüğü görülmüştür (Khalfa ve ark. 2003). Beyin çevreden gelen stresli uyaranlardansa, anlamlı ve yatıştırıcı müzikleri algılamaya daha eğilimlidir ve bu da günlük stres ve anksiyetenin azalmasına yardımcı olur (Editorial, 1993).

Tüm bunlarla birlikte doğru ve tutarlı bir biçimde planlanıp uygulanan müzik eğitiminin, çocukların zekâ gelişimleri, bilişsel, duyuşsal ve devinişsel becerileri, akademik başarıları, yaratıcılık düzeyleri vb. boyutlar üzerinde olumlu etkiler yarattığı bilinmektedir. Müzik eğitimi, öncelikle müzikal yeteneği geliştirme amacı taşımakta, aynı zamanda da sosyal ve kültürel gelişim için bir araç olmaktadır. Müzik eğitiminin, çocuğun çevresini ve kendisini tanımasında, dolayısıyla çocukta benlik kavramının oluşmasında da payı büyüktür (Eskioğlu, 2003; Çuhadar, 2003; Şen, 2006).

Benlik kavramı, insan kişiliğinin temelinde bulunan ve birey için çok önemli olan algı, duygu ve düşüncelerin bütünü olarak tanımlanır. Benlik kavramı insanın kendini algılayış ve kavrayış biçimidir ve kişinin kendisi hakkındaki düşündüklerini kapsar. Bir başka deyişle kişinin fiziksel, ruhsal, sosyal ve duygusal özellikleri, istekleri ve başarıları hakkındaki inançlarının toplamı benlik kavramını oluşturur ( Güngörmüş, 1997). Çeşitli imajların, şemaların, prototiplerin, anlayışların, teorilerin, amaçların, görevlerin bir bütünü ya da koleksiyonu olarak nitelendirilen benlik kavramı, dinamik bir yapı özelliğindedir. Benlik kavramının oluşmasında akademik, sosyal ve fiziksel benlikle ilgili geribildirimler önemli görülmektedir ( Kağıtçıbaşı, 1989). Bireyin benlik kavramı algısı ruh ve beden sağlığını, başkalarıyla ilişkilerini, akademik başarılarını ve meslek seçimini etkileyebilir. Eğer her şey yolunda giderse ki çoğunluk için böyledir; çeşitli parçalar birbiriyle harmanlanır ve kapsayıcı bir benlik kavramı oluşur ( Gander ve Gardiner, 1995).

Kaygı ise iç ve dış dünyadan kaynaklanan bir tehlike olasılığı ya da kişi tarafından tehlike olarak algılanıp yorumlanan herhangi bir durum karşısında yaşanan bir duygudur. Kişi kendisini bir alarm durumunda ve sanki bir şey olacakmış gibi bir duygu içinde hisseder (Işık, 1996). Kaygı çocuklarda farklı tepkiler şeklinde kendini gösterebilir. Bazı çocuklar kaygılandırıcı durumdan kaçmak için içine kapanıp, akran gruplarına katılmazlar. Bazıları ise, gerileme, reddetme, bastırma ve yansıtma gibi savunma mekanizmaları geliştirirler (Çağdaş ve Seçer 2004: 358).

Günümüz koşullarında ise akademik başarının öneminin artması ile birlikte ilköğretimden itibaren öğrenciler sosyal etkinlik ve spor faaliyetlerinde bulunmak yerine zamanlarının büyük çoğunluğu ders çalışarak geçirmek zorunda kalıyor. Bu durum gerek benlik değerinin azalmasına, gerekse kaygıyla baş edebilmek için uygun yöntemlerin bulunamaması sonucunda bir takım kaygı problemlerine sebep olabiliyor.

Bu makalede müziğin benlik saygısı ve kaygıyı yatıştırma üzerinde sağlayacağı olumlu etkiyi bilimsel çalışmalar aracılığı ile anlatmaya çalıştım.
Çocukları akademik olarak desteklemenin yanında müzik, resim, dans, heykel gibi yaratıcı bir eylem içeren ve ortaya bir ürün çıkarmalarına yardımcı olan faaliyetlere yöneltmenin onların gelişimindeki yerini yadsımamak, biz yetişkinlerin ise günlük yaşamın koşturmasında yaratıcı ve rahatlatıcı aktivitelere zaman bulabilmesi umuduyla.

Kaynakça
Bacanlı,H. (1997). Sosyal İlişkilerde Benlik, Kendini Ayarlamanın Psikolojisi, Ankara.
Bal, V. (2001). Şok Dalgaları ile Taş Kırma İşleminde Ağrı ve Anksiyete Düzeyi Üzerine Müziğin Etkisi. T.C Genel Kurmay Başkanlığı Gülhane Askeri Tıp Akademisi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Hemşirelik Yüksekokulu Yüksek Lisans Tezi, Ankara.
Bulut Serin, N., Öztürk Sevda. (2007). Anne-Babası Boşanmış 9-13 Yaşlarındaki Çocuklar ile Aynı Yaş Grubundaki Anne-Babası Boşanmamış Çocukların Benlik Saygısı ve Kaygı Düzeyleri. Ahi Evran Üniversitesi Kırşehir Eğitim Fakültesi Dergisi (KEFAD), 8 (2), 117-128.
Covington, H. (2001); “Therapeutic Music for Patients with Psychiatric Disorders”, Holistic Nursing Practice, 15(2): 59-69.
Çuhadar, H. (2006, Nisan). Müziksel zekâ. Ulusal Müzik Eğitimi Sempozyumu’nda sunulan bildiri. Pamukkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Denizli
Editorial. (1993). Hypnosis and music. American Journal of Clinical Hypnosis, 36, 81–82.
Erdal Işık, Nevrozlar, Kent Matbaası, Ankara, 1996, s.31-45.
Eskioğlu, I. (2003, Ekim). Müzik eğitiminin çocuk gelişimi üzerindeki etkileri. Cumhuriyetimizin 80. Yılında Müzik Sempozyumu’nda sunulmuş bildiri. İnönü Üniversitesi, Malatya
Evers, S., & Suhr, B. (2000). Changes of the neurotransmitter serotonin but not of hormones during short time music perception. European Archive of Psychiatry and Clinical Neuroscence, 250, 144–147.
Gerra, G., Zaimovic, A., Franchini, D., Palladino, M., Giucastro, G.,Reali, N., et al. (1998). Neuroendocrine responses of healthy volunteers to ‘techno-music’: Relationships with personality traits and emotional state. International Journal of Psychophysiology, 28, 99–111.
Güngörmüs O. Baba-çocuk ilişkisi, ana-baba okulu. İstanbul: İstanbul Kitabevi;1997
Kağıtçıbaşı Ç. Aile içi etkileşim ve çocuk gelişimi. Türkiye’de çocuğun durumu.1990’ların Çocuk Politikası Kongre Kitabı. Ankara: 1989
Khalfa, S., Bella, S. D., Roy, M., Peretz, I., & Lupien, S. J. (2003). Effects of relaxing music on salivary cortisol level after psychological stress. Annals of the New York Academy of Sciences, 999, 374–376.
Kocabaş, A. (2001). The Effects of Cooperative Learning on Students' Self-Concept: An Application on Fifth Graders Students in Music Education. Interkulturel, 1 (2), 241-251.
Kömürcü, N. (1999); “Travayda Dinletilen Tedavi Müziğinin Gebenin Anksiyetesine Etkisi”, Hemşirelik Forumu, 2(3): 89-96.
Kumar, A. M., Tims, F., Cruess, D. G., Mintzer, M. J., Ironson, G., Loewenstein, D., et al. (1999). Music therapy increases serum melatonin levels in patients with Alzheimer’s disease. Alternative Therapies in Health and Medicine, 5, 49–57.
McFerran, K. (2010) Adolescents, Music and Music Therapy: Methods and Techniques for Clinicians, Educators and Students (1st ed). London, GBR: Jessica Kingsley Publishers
Menon, V., & Levitin, D. J. (2005). The rewards of music listening: Response and physiological connectivity of the mesolimbic system. Neuroimage, 28, 175–184.
Metzger, L.K. (2004); “Heart Health and Music: a Steady Beat or Irregular Rhythm?”, Music Therapy Perspectives, 22(1): 21-25.
Öngider, N. (2011). Anksiyete Düzeyleri Açısından Boşanmış ve Evli Anneler ile Çocuklarının İncelenmesi. Nöro-Psikiyatri Arşivi.
Piji Küçük, D. (2011), Müzik Etkinliklerine Katılan ve Katılmayan Çocuklarda Benlik Saygısı ve Müzik Yeteneğine Yönelik Özyeterlik Algısının İncelenmesi, İlköğretim Online, 10(2), 512-522, www.ilkogretim-online.org.tr
Price-Mitchel, M. (2011). Applause: Children, Music & Social Change, December 2, 2013, www.psychologytoday.com
Sabuncuoğlu, O., Çevikaslan, A., Berkem, M. (2003) Marmara Depreminden Etkilenen İki Ayrı Bölgede Ergenlerde Depresyon ve Kaygı Davranışı. Klibik Psikiyatri, 6:189-197
Sezer, F. (2009). Müzikle Terapinin Sınav Kaygısı, Öfke ve Psikolojik Belirtiler Üzerindeki Etkisi, Yayımlanmamış Doktora Tezi, Atatürk Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Erzurum.
Sezer, F. (2010). Lise Öğrencilerinin Öfke Durumları Üzerine Müzikle Terapinin Etkisi, E-Journal Of New World Sciences Academy, Volume: 5, Number: 4, Article Number: 1c0223.
Sezer, F. (2011). Öfke ve Psikolojik Belirtiler Üzerine Müziğin Etkisi. Uluslararası İnsan Bilimleri Dergisi. 8:1 http://www.InsanBilimleri.com
Small, C. (1998). Musicking. Boston, Massachusetts: Wesleyan University Press.
Sutoo, D., & Akiyama, K. (2004). Music improves dopaminergic neurotransmission: Demonstration based on the effect of music blood pressure regulation. Brain Research, 1016, 255–262.
Tamer, T. (2000); “Müziğin İnsan Yaşamı Üzerine Etkileri”, Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Yüksek Lisans Sanat Eseri Çalışma Raporu, Ankara.
Trevarten, C. (2002). Origins in musical identities: Evidence from infancy for musical social awareness. In A. R. McDonaland, D. Hargreaves, & D. Miell (Eds.), Musical identities (pp. 28–33). New York, Oxford: Oxford University Press.
Uçan, Ö., Ovayolu, N. (2006). Müzik ve Tıpta Kullanımı. Fırat Sağlık Hizmetleri Dergisi, 1 (3), 14-22.
Vink, A. (2004); “Music and Emotion”, Nordic Journal of Music Therapy, 10(2): 144-158.
Yamamoto, T., Ohkuwa, T., Itoh, H., Kitoh, M., Teresawa, J., Tsuda, T., et al. (2003). Effects of pre-exercise listening to slow and fast rhythm music on supramaximal cycle performance and selected metabolic variables. Archives of Physiology and Biochemistry, 111, 211–214.
Yehuda, N. (2011). Music and Stress. Journal of Adult Development, 18 (2), 85-94
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Müziğin Kaygı ve Benlik Saygısı Üzerine Etkisi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Simge ÖZYÜREK'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Simge ÖZYÜREK'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Simge ÖZYÜREK Fotoğraf
Psk.Simge ÖZYÜREK
İzmir
Psikolog
Yüksek Lisans Öğrencisi
TavsiyeEdiyorum.com Üyesiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Simge ÖZYÜREK'in Makaleleri
► Benlik Saygısı Psk.Muharrem ÇAPKIN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,574 uzman makalesi arasında 'Müziğin Kaygı ve Benlik Saygısı Üzerine Etkisi' başlığıyla benzeşen toplam 27 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► YENİİlişkilerde Çatışma Çözümü ÇOK OKUNUYOR Ekim 2017
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


12:13
Top