2007'den Bugüne 73,588 Tavsiye, 24,419 Uzman ve 16,667 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Öfke Duygusu ve Kontrolü
MAKALE #18896 © Yazan Uzm.Psk.Vedat AKDEMİR | Yayın Ekim 2017 | 183 Okuyucu
ÖFKE DUYGUSU VE KONTROLÜ

Öfke duygusu hayata tutunmamızı ve hayatta kalabilmemizi sağlamaya yönelik olarak genetik kodlarımızda var olan bir duygudur. Her insanda var olan bu duygunun ifade ediliş şekli kişiden kişiye farklılık göstermektedir. Kimi insanlar öfkelenince kontrolünü kaybedip kendine ve çevresine zarar verirken kimisi de öfke duygusunu karşı tarafa yansıtmayıp iç dünyasında fırtınalar kopararak yaşamaktadır.

Öfke duygusunu nasıl ifade edeceğimiz çoğu vakit öğrenme yöntemi ile şekillenmektedir. Özellikle ailesinde sinirli, çabuk parlayan anne baba modeline sahip çocukların ilerleyen zamanlarda benzer şekilde öfkelerini ifade ettikleri gözlenmektedir.

Aslında öfke duygusu savunma ile ilgili bir duygudur. Kişi benlik bütünlüğüne zarar verecek bir durum karşısında kendini savunmaya çalışır ve var olan tehlikeyi bertaraf etmek için öfke duygusunu karşısındaki kişiye yansıtır. Burada tehdit veya tehlike olarak adlandıracağımız olay fiziksel bir tehlike olabileceği gibi aşağılama, yok sayma ,küçük düşme gibi psikolojik öğelerde olabilmektedir. Çoğu vakit tehdit oluşturan bu durumlarla baş edebilmek için otomatik olarak öfkeli bir şekilde davranma yoluna gitmekteyiz. Bu şekilde hem karşıdaki kişide bir korku uyandırılmış olunacak hem de rahatsız olunduğu mesajı verilecektir.

Öfke duygusu doğru bir şekilde ifade edilmediği veya kontrol edilmediği vakit sonuçları ağır olan bir duygudur. Atalarımız “Öfke gelir göz kararır, öfke gider yüz kızarır” ata sözüyle öfkeli hareket etmenin sonuçlarının kötü olacağını ifade etmişlerdir. Öfke duygusunun bu ölçüde yıkıcı olmasında otokontrolü kaybetmeye yol açması etkili olmaktadır. Öfke, kişinin sağlıklı düşünememesine ve sağlıklı hareket edememesine neden olur. Bilişsel süreçleri bu ölçüde bastıran ve engelleyen bu durum karşısında bireylerin kontrolsüz bir şekilde hareket etmesi normaldir. Kontrolsüz hareketlere yol açan durumu tıpkı freni patlayan bir arabanın kontrolünü kaybetmesine benzetebiliriz. Eğer fren sistemimiz devrede değilse her an kendimize ve başkalarına zarar verebiliriz.

Çoğu kimse öfkelendiği vakit kendini tutamadığını öfkesine mağlup olduğunu söylemektedir. Fakat bu ölçekte öfkeli bireylerin aynı öfkelerini patronlarına, müşterilerine, eşlerine, çocuklarına veya herkesin ortasında sergileyemediklerini görmekteyiz. Bu durum öfke duygusunu ifade ederken ortama ve kişiye göre farklı şekilde davranıldığını göstermektedir. Özellikle daha güçlü, daha iyi bir statüye sahip kimselere öfke duygusu daha az yansıtılmaktadır. Bu durum bize öfke duygusunun aslında kontrol edilebilir bir duygu olduğunu da göstermektedir.

Her insan öfkelenir fakat bazı insanlar daha fazla öfkelenir. Bu insanlar daha fazla öfke doğuracak olaylar mı yaşıyorlar veya bu insanların anne babaları çok öfkeli bireyler miydi ?

Bazı insanların öfke duygusunu bu ölçekte çevrelerine sık yansıtmalarında bu kişilerin problem çözme yöntem ve tekniklerini bilmemeleri etkili olmaktadır. Herhangi bir sorun karşısında ne yapacağını nasıl davranılacağını bilmeyen kişiler çoğu vakit farkına bile varmadan ilk hissettikleri duyguyla yani öfkeyle hareket etmektedirler.

Öfke duygusunun bu ölçekte yıkıcı olmasında zamanında ifade edilememiş duyguların ve fikirlerin önemli bir rolü vardır. Çoğu vakit kişinin kendini rahatsız eden bir durum hakkında konuşmaması, rahatsızlıklarını belirtmemesi içten içe memnuniyetsizliğe ve tepkilere neden olur. Bu nedenler kişinin kendini doğru yerde ve doğru zamanda ifade etmesi çok önemlidir. Bunu başarabilmenin yolu kişinin kendisini tanımasından geçer. Kendinin farkında olmayan birinin, kendisini gerçekten neyin öfkelendirdiğini bilmesi gerçekten zordur. Öfke duygusu yatıştığı zaman kişinin:

“Neden bu kadar öfkelendim” ,

“Kontrolümü kaybettirecek seviyeye kadar ne getirdi”,

“Karşımdaki kimsenin söylediği sözler bende hangi duyguları uyandırdı”,

“ Bana söylenen sözleri nasıl yorumladım” soruları sorulmalı ve kişi kendini analiz etmelidir.

Çoğu vakit ifade edilmeyen rahatsızlıklar biriktirilmekte ve hiç olmayacak yerde hiç olmayacak ölçüde büyük tepkiler verilerek hataya düşülmektedir. Böyle bir durumda, karşıdaki kişi verilen bu tepkiye şaşıracak, garipseyecek ,kırılacak bazen de misliyle karşılık verecektir. Orantısız ölçüde verilen bu tepkiler daha sonra “Neden bu şekilde davrandım”, “Bu ölçüde kızacak ne vardı ki sanki” şeklinde pişmanlıklara ve kendini suçlamaya neden olmaktadır.

Öfke duygusunun stresle doğrudan ilişkisi bulunmaktadır. Stres faktörleri arttıkça öfkelilik düzeyimiz artmaktadır. Bu nedenle stresli ortamların öfkeyi tetiklediği unutulmamalı, stres oluşturan durumlardan uzak durulmalıdır. Çoğu vakit stresli yaşantıların oluşturduğu gerginliğin en yakınlarımıza öfke olarak yansıdığı görülmektedir.

Öfke yıkıcı bir duygudur. Bu duygu kontrol edilemediği vakit büyük suçlara ve zarara neden olur. Öfkeli bir şekilde konuşan iki kimsenin ortaya pozitif bir sonuç çıkarması mümkün değildir. Bu nedenle öfkeli biri ile tartışılmamalı. Bu mümkün olmadığı vakit “Şu an çok öfkelisin bu şekil de birbirimizi anlayamayız daha sonra konuşalım” denilip iletişim sonlandırılmalıdır. Böyle bir yaklaşıma rağmen karşımızdaki kişi halen konuşmakta ısrar ediliyorsa “ Tamam konuşalım ama şuan öfkeli olduğun için ben seni dinleyeceğim” denilip öfkeye öfkeyle karşılık verilmemelidir.”

Öfkeli bir şekilde hareket etmek kişiye zarar vereceğinden dolayı, ilk öğrenmesi gereken davranış öfkeli bir şekilde davranmamayı öğrenmek olacaktır. Bunu önlemenin yegane yolu öfkelenince hemen tepki vermemektir. Eğer kişi öfke anında hemen tepki vermez ise bir müddet sonra öfkenin ateşi sönecek ve kişi daha mantıklı hareket edecektir. Böylece daha hasarsız bir şekilde bu durum atlatılmış olacaktır.

Öfkelenince bulunduğunuz konumu değiştirmek öfkenin olumsuz etkilerini ortadan kaldırmada bize yardımcı olur. Böyle zamanlarda farklı bir odaya gitmek ,dışarı çıkmak tercih edilmeli öfkeli kişi ile araya mesafe konulmaya çalışılmalıdır.

Ayaktaysak oturmak ,uzanmak, su içmek , uyumak, duş almak ,içinden 10 kadar saymak öfkeli zamanlarda uygulayabileceğimiz diğer yöntemlerdir.


Uzman Psikolog Vedat AKDEMİR
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Öfke Duygusu ve Kontrolü" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Vedat AKDEMİR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Vedat AKDEMİR'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Vedat AKDEMİR Fotoğraf
Uzm.Psk.Vedat AKDEMİR
İzmir
Uzman Psikolog
Uzman Psikolog/Aile Terapisti
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi8 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Özgeçmiş - Çalışma Alanları - Makaleler (8) - Videolar - İletişim Bilgileri
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Vedat AKDEMİR'in Yazıları
► Öfke Nedir? Öfke Kontrolü Mümkün mü? Uzm.Psk.Yalçın YILMAZ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,667 uzman makalesi arasında 'Öfke Duygusu ve Kontrolü' başlığıyla benzeşen toplam 21 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Zor Karar “boşanma” Ağustos 2017
► Ayrıldık Unutamıyorum Ağustos 2017
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


19:19
Top