2007'den Bugüne 73,588 Tavsiye, 24,419 Uzman ve 16,667 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Yiyorum Ama Doymuyorum!
MAKALE #18904 © Yazan Uzm.Psk.Suna BAYRAM | Yayın Ekim 2017 | 228 Okuyucu
Yemek yemek temel ihtiyaçlarımızın en başında gelmektedir. Hayatta kalabilmek için yemek yemeye ihtiyaç duyarız. Tabii sadece hayatta kalmak için değil ayrıca keyif almak için de yediğimiz doğrudur.

İşin doğru ifadesi; hayattayken, yiyecek bir şey bulmanın kolay olduğu dönemlerde yaşıyorken yediklerimizin pek çoğundan haz aldığımız doğrudur. Ya sonrasında ne oluyor? Yediklerimiz için acı çekiyor muyuz? Tartıyı gördüğümüz yerde arkamıza bakmaksızın kaçma ihtiyacı mı duyuyoruz?

Yerken kendimizi iyi hissediyorken. Peki ama neden sonrasında bu suçluluk hissi?

Duygularımız ile yemek yiyoruz! Bundan sebep yedikçe doymamamız.

Duygularımız, düşünce ve davranışlarımızı etkileyen en temel ve ilkel süreçlerimizin kaynağıdır. Duygularımız ile düşünmek ve harekete geçmek önemlidir. Duygularımız ile harekete geçmiyorsak eğer; travmatik bir yaşam deneyiminden söz edebiliriz. Eğer travmatik bir yaşam deneyiminin etkisindeysek o zaman da elbet iştahımız artma veya azalma şeklinde etkilenir ancak travmatik durumlarda süreç duygusal yeme durumundan çok daha farklı bir seyir izleyebilir.

Duygusal yemek yeme, ifade edilemeyen duyguların eyleme dökülmüş halidir.


Anneniz size karıştı mı? Sevgilinizden mi ayrıldınız? İstemediğiniz şekilde sonuçlanan bir olayla mı karşılaştınız? İstediğiniz yüksek başarıyı kazanamadınız mı? Yeni bir iş sorumluluğunuz mu başladı? Şu hayatta pek çok sıkıntılı örnek sıralanabilir. Olayların gerçekleşme biçiminden çok olaylara ne şekilde tepki verildiği önemlidir.

Örneğin sevgilisinden ayrılan birini düşünelim. Sevgilisi ile bir sebep ayrılmıştır ancak yaşamış olduğu tarifsiz buhranını dinleyecek; dinlese de kendisini anlayacak bir arkadaş bulmak o an zor gelecektir. Çünkü ilişkilerde haklı/haksız diye bir şey olmamasına rağmen konuşan taraf hep terazinin haklı kefesinde yer bulur. Peki sevgilinin o derin boşluğu? Bunu da bir şeyler ile doldurmak gerekir ve o esnada elem, keder, üzüntü, kırgınlık gibi dile gelmeyen duygular kendisini onarmak için seratonin, dopamin, endorfin ve adrenalin hormonlarının düzeyinde bir miktar artış sağlayacak tatlı şeyler yeme ihtiyacı ortaya çıkartacaktır. Ben tatlı yemiyorum diyen varsa günümüzde pek çok yiyeceğin içerisine tatlandırıcı şuruplar katıldığını belirtmeden geçemeyeceğim.

Sevgili ile geçen zaman dilimindeki derin boşluk, aşık eden hormonlardaki düşüş, duyguların kifayetsiz ağırlığı gibi bünyemizi etkileyen faktörleri yiyerek telafi etmeye başlarız.

Bu durumlarda DSM – 5 tanı kriterlerine göre;

Normalden hızlı yeme eğilimi söz konusu olur. Yemek yeme ve yenilenlerin doyuruculuğu hissi ortadan kalkar. Yemek için illa ki aç hissedilmesine de gerek yoktur. Yeme biçiminden utanılması nedeni ile tek başına yeme söz konusudur. Kişi bu durumda kendinden tiksinebilir, çökkün duygu durumu içerisine girebilir ve suçluluk hissine kapılabilir.

Duygusal yeme atakları kişinin ruh sağlığını ve fiziksel iyilik halini olumsuz etkileyebilmektedir. Kimilerinde duygusal yemek reddi görülebildiği gibi kimilerinde de yeme ataklarından sonra istemli kusma atakları meydana gelebilmektedir. Bu durumlar daha farklı ruhsal dinamikler barındırmaktadır.

Duygusal yeme atakları ile baş edebilmek için öncelikli olarak duygusal yeme atağına neden olan duygular ile yüzleşilmesi gerekmektedir. Duygular en temel mekanizma olduğu için düşünce ve davranışlarımızın kökeninde yer almaktadırlar. Bu nedenle yemek yeme davranışımızın tetikleyicisi olan duygunun ne olduğunu; bu duyguyu yaratan durumun ne olduğu gibi noktaları netleştirmek gerekmektedir.

İnsanlar çoğunlukla kendilerine iyi hissettiren ve kolay gelen süreçleri izleme eğiliminde olduklarından duygusal yeme atağı olan kişilerin diyet programlarına ek olarak psikoterapi desteği almaları önemlidir. Beslenme uzmanı ve psikoterapistin ortak çalışması sonucunda süreç sağlıklı ilerleyecektir. Bir psikolog nasıl ki beslenme ile ilgili sınırlılıklara sahipse bir diyetisyen de psikolojik süreçler noktasında sınırlılıklara sahiptir. Bu nedenle duygusal yeme atağı olan kişinin fiziksel ve ruhsal iyilik hali için iki farklı uzmana ihtiyacı bulunmaktadır. Ayrıca bir de bu işin spor ayağının bulunması gerekmektedir.

Gelelim sevgilisi ile ayrılan falanca kişiye... Eğer ki bu insan evladı sevgilisi ile ayrılma süreçlerinde duygularının ne olduğunu bilirse, duygularının üzerindeki etkilerinin farkında olursa o zaman duygusal yemesini kontrol altında tutabilir.

Beynimiz içerisinde farkında olduğumuz süreçler korteks düzeyinde işlenirken, daha ilkel olan limbik sistemde de anlamlandırılamamış duygular yer almaktadır. Duygusal yeme atakları korteks düzeyinde değil de limbik sistem düzeyinde işlenmektedir. Yani buna üst beyin ve alt beyin dersek eğer; üst beyinde anlamlı olan, net ve sağlıklı karar verebildiğimiz süreçler yer almaktadır. Alt beynimizde ise henüz anlamlı hale getirmediğimiz, duygularımızın ketlendiği, kararlarımızda kişisel yararımıza hareket edemediğimiz süreçler yer almaktadır.

Duygusal yemeden kurtulmak mümkün mü?


Elbette mümkün. Çeşitli terapi ekolleri bulunmakta ancak bu alanda yapılan bilimsel çalışmalar Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ekolünün bu konuda işlevselliğinin kanıtlandığını ortaya koymaktadır. Ayrıca terapistler bu konuda mindfulness, geştalt, psikodinamik yaklaşımlar gibi farklı ekollerden de yararlanırlarsa terapötik süreçlerde danışanın maksimum yararı elde edilir.

Yapılan çalışma öncelikli olarak diyet programları için kişinin durumuna uygun diyetisyen ve duygusal yeme sorunu olan birey tarafından belirlenen bir beslenme listesinin olması önemlidir. Beslenme programı belirlenen kişi ayrıca duygusal yemesinin temel dinamiklerini bir psikoterapist ile çalışmalıdır. Eş zamanlı spor/egzersiz için de zaman ayırmak süreci maksimum yarara ulaştıracaktır. İlk zamanlarda psikolojik değerlendirmelerin haftalık aralıklar ile olması önerilmektedir. Zaman kısıtlılığı olan bireyler için en fazla seans aralığı 15 gün olmalıdır zira psikolojik iyilik hali için ilk aşamalarda daha uzun ara verilmesi terapötik sürecin işlevselliğini olumsuz yönde etkilemektedir. Beslenme ve spor ayağında kişiler ile işin uzmanları çalışma biçimini kişinin ihtiyacına yönelik hazırlamalıdırlar. Her insan biricik olduğundan diyet için önerilen genel listeler yararlı olmayacaktır.

Unutmayın: Hızlı verilen kilo, hızla geri alınır!

BDT ile sağlıklı ve kalıcı kilo verilmesi süreçlerinde kişinin duygusal yemesinde etkili olan dinamiklerin belirlenmesi, kişinin diyete uyumunu bozan çeldiricilerle baş edebilme becerisi kazanması, yeme süreçlerini yavaşlatabilmesi konularında çeşitli terapi ekollerinin de desteği alınarak çalışılmaktadır. Ortalama haftada 1 seans olmak üzere minimum 7 seans yapılması ve bir kaç kontrol seansının yapılması ile kişinin kendisine uygun olan diyet programına başlayabilmesi, diyetini süreğen hale getirmesi, duygusal yemesi ile baş edebilmesi, egzersizleri yaşamına entegre etmesi beklenmektedir.
Zayıflama süreçlerinde en önemli husus gerçekçi hedefler belirlemektir!

Duygusal yeme sorununuz var ise; bu sorunun sadece tartıda artan rakamlar olmadığını; kilo alımı ile çeşitli sağlık sorunları yaşadığınız gibi, kendinize olan inancınızda, öz güveninizde azalma olacağını ve sosyal ilişkilerinizin bu durumdan etkilenecektir. Hızla kilo verdiren hazır liste diyetler ise hızlı bir şekilde aynı kiloları almanıza neden olacağı gibi kendinize olan güveninizin daha da azalmasına ek olarak bir de umut düzeyinizi azaltma noktasında sizleri olumsuz etkileyecektir. Unutmayın sağlıklı ve kalıcı kilo verme sürecinde; sac ayağı olan psikolojik destek – beslenme desteği – spor/egzersiz desteğini size özgü hazırlanmış bir program akışı içerisinde işin uzmanlarından yararlanarak almanız fiziksel ve ruhsal iyilik halinizin sağlanması için elzemdir.

KAYNAKÇA

Amerikan Psikiyatri Birliği (2013). Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal Elkitabı, Beşinci Baskı(DSM-5),Amerikan Psikiyatri Birliği, Washington DC. (E. Köroğlu. Çev),Ankara: Hekimler Yayın Birliği
Beck J. S. (2010). Beck Diyet Çözümü, Düşüncelerinizi Kilo Vermeye Odaklayın. Boylam Psikiyatri Enstitüsü
Dönmez A., Köse G. (2017). Bilişsel Davranışçı Terapi ile Sağlıklı ve Kalıcı Zayıflama Eğitim notları. Janus Psikoloji

Suna BAYRAM
17.10.2017

Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Yiyorum Ama Doymuyorum!" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Suna BAYRAM'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Suna BAYRAM'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     2 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Suna BAYRAM Fotoğraf
Uzm.Psk.Suna BAYRAM
İstanbul
Uzman Psikolog
Klinik Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi12 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Suna BAYRAM'ın Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,667 uzman makalesi arasında 'Yiyorum Ama Doymuyorum!' başlığıyla benzeşen toplam 2 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Sosyal Destek Şubat 2017
► Kişilik ve Aşk Ağustos 2016
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


19:47
Top