2007'den Bugüne 80,330 Tavsiye, 25,616 Uzman ve 17,929 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Takıntılı Olma Hâlleri
MAKALE #18908 © Yazan Uzm.Psk.Erkan EZERÇE | Yayın Ekim 2017 | 1,260 Okuyucu
Birçok duygu yaşanır ve birçok duygu insanları davranışlarda bulunmalarına yönlendirir. Bir duygu vardır ki insanın hayatını cehenneme dönüştürebilir. O duygunun adı “suçluluk” tur. Bu kadim duygu insanların hayatında ayağına dolaşabiliyor.

Ayşe 19 yaşında üniversite okuyan bir gençtir. Son birkaç aydır hayatı çekilmez hâldeyken danışma merkezine başvurdu. Çok huzursuz, kaygılı, sıkıntılı ve en önemlisi de “suçlu” hissediyordu. Sürekli zihnine gelen düşüncelerden çok bunaldığı için akademik başarısı da düşmüş ve artık okula dahi gitmek istemiyordu. Zihnine gelen çeşitli düşünceler vardı. “Kalemimi elledim ya hamile kalırsam. O kaleme sperm(meni) bulaşmışsa, kalemimi diğer kalemlerin yerine koydum diğer kalemlere de bulaşmışsa, yeni kalem almam gerekir artık o kalemlere dokunamam. Oturduğum sırada elimi değdiğim masada sperm(meni) bulaşırsa hamile kalırsam…” kaygılarıyla boğuşuyordu. Zihnindeki fikir uçuşmalarına anlam veremiyor ve onları durdurmaya çalıştıkça daha da bunalıyor, yeni düşünceler zihninde beliriyordu. Okuduğu kitaplarda, izlediği filmlerde kendisine yeni takıntılar buluyor “suçluluk” ve günahkârlık duygularıyla sürekli boğuşuyordu. Bu düşüncelere baş etmek için yeminler ve dualar okuyor, ellerine defalarca yıkıyor, saatlerce gusül abdesti alıyor ve saatlerce namaz kılıyor. Fakat bu davranışları yaparken kısa süreli anlık bir rahatlama tam hissedecekken yeni bir takıntı ortaya çıkıyordu. Deyim yerindeyse zihnine gelen düşünceler “SUÇLULUK” oluşturuyor ve suçluluğun ortadan kalması için “BEDEL ÖDEME” de dediğimiz kefaret ödeme arzusuyla saatlerce ellerini yıkama ve saatlerce gusül abdesti alma gibi törensel davranışlarına yöneliyordu.

OBSESYONLAR

Bireyin kontrolü dışında zihnine gelen, yoğun bulantı ve sıkıntı veren bilinçli bir çabayla kovulamayan düşünce, düşlem ve dürtülere obsesyon denir. Burada kişi düşüncelerin mantık dışı olduğunu bilir fakat o düşüncelerin zihnine gelmesine engel olamaz. Buradaki altı çizilmesi gereken “mantık dışı” ve “kontrol dışı” kelimeleridir. Bunu yaşayan birey bunun mantıksızlığını farkındadır fakat kendisini de bu düşüncelerden alıkoyamaz ve bunları durdurmak için birtakım davranışlara başvurur.

KOMPULSİYONLAR

Zihne gelen takıntılı düşüncelere eşlik eden ya da takıntılı düşüncelerin bunaltısından kurtulmak için yapılan eylemlere kompulsiyon denir. Bu davranışlar çoğu zaman yineleyicidir. Belirli bir ritüel şeklinde de olabilir. Ellerini yıkamak ancak belli bir sayı da olması gibidir. Tabiki herkeste bir parça olabilir. Fakat bu kişilerin en büyük sıkıntısı bu takıntılı davranışların hayatı çekilmez hâle getirmesi, saatlerce sürmesi, kişinin işlevselliğini bozulmasıdır. Yaptığı iş, okul gibi etkinliklerde belirgin olarak sıkıntının girdabındadır. Aile ya da yakın arkadaşlarının ise bu senin elinde neden davranışlarını durdurmuyorsun gibi eleştirilerde onların içe çekilmesine neden olmaktadır.

SIK GÖRÜLEN OBSESYONLAR VE KOMPUSİYONLAR

Sıklıkla obsesif kompulsif bozukluk bireyin değer sisteminin karşıtıdır. Örneğin, dindar birinin Allah’a küfür etme düşüncelerinin zihnine hücum etmesi. Bir başka örnek ise annenin çocuğunu emzirirken öldürme düşüncelerinin zihne gelmesidir. Ellediği eşyalardan pil, deterjan, pas kanser olma kaygısı, sevilen birini yaralama kaygısı, bir şeyleri yapmayı unutma kaygısı sık görülen obsesyonlardır. Ellerini defalarca yıkamak, kapıyı, ocağı, pencereyi, doğal gazı kapatıp kapatmadığını tekrar tekrar kontrol etmek, simetrik olmak; halının kenarlarına kıvrılmasına dayanamama, sehpa örtüsünün iki yandan da tam eşit mesafede olması, çalışma masasının aşırı düzenli olması (dokunulduğunda aşırı tepki verirler), duvardaki tablonun hafif sağa kayması, eski işe yaramaz nesne ve eşyaları saklamak sık görülen kompulsiyonlardır.

OBSESİF KOMPULSİF KİŞİLERİN DÜŞÜNCE SİSTEMATİĞİ

Kişinin zihne gelen düşünceleri kendi kontrolündendir. Eğer ki kötü bir şey düşünüyorsa yapmıştır. Düşünceler ile yapmak aynı şey olduğuna inanırlar. Düşünceleri kontrol edememenin sorumlusu da kendileridir ve dolayısıyla bu düşünce sistematiği onların “suçlu” hissetmelerindeki en önemli argümandır. Suçluluk hissi beraberinde cezalandırılmayı getirdiği içinde kompulsiyonlar aktifleştirmektedir. Kişi kendini takıntılı davranışlara kaptırmaktadır.

TEDAVİSİ

Psikoterapinin yanında ilaç tedavisi büyük önem taşımaktadır. Bu sebeple kişinin başarılı tedavi için psikiyatrik muayeneden geçmesi ilk şarttır. Bunun yanında gideceği deneyimli bir terapist gerisinin halledecektir. Öncelikli olarak psikoterapide gevşeme egzersizleri ile danışanın takıntılı davranış ve düşüncelerinin listesi çıkarılarak kaygı duyulan durumlarla yüzleşmesi sağlanır. Bu kısa süreç olmamasıyla beraber sabırla devam edilmesi önemlidir. Nasıl ki çimlerin çabuk uzaması için onları çekmek bir işe yaramazsa, “sabırlı” ve “düzenli” bir şekilde sulanıp, çim biçme makinasıyla biçmek, gelişimi destek olacaktır. Dolayısıyla tedavide “sabır” önemlidir.

PEMBE FİL

Gözlerinizi bir an için kapatın ve gözlerinizin önüne pembe fili getirmemeye özen gösterin. Ancak pembe filin gözlerinizin önüne “getirmemeniz” çok önemli zihninizin önüne pembe bir “gelmesin”. Bu söylediğimi yaparsanız zihninize pembe fil olamamasına rağmen pembe filin geldiğini göreceksiniz. Sonuç olarak bir şeyi düşünmemeyi çalışmak onun zihne daha çok getirmektedir. Bunun gibi daha birçok bilişsel teknikler kullanılarak bireyin düşünce sistematiğinde yanlışlıklarla yüzleşmesi sağlanır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Takıntılı Olma Hâlleri" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Erkan EZERÇE'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Erkan EZERÇE'nin izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Erkan EZERÇE Fotoğraf
Uzm.Psk.Erkan EZERÇE
Zonguldak
Uzman Klinik Psikolog
Uzman Klinik Psikolog, Psikoterapist, Çift Terapisti, Cinsel Terapist
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi1 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Erkan EZERÇE'nin Makaleleri
► Obsesif Aşklar (Takıntılı Aşk) ÇOK OKUNUYOR Dr.Psk.Başak DEMİRİZ
► Aşk Acısı - Takıntılı Aşk- Biten İlişkiyi Unutamama ÇOK OKUNUYOR Psk.Dnş.Filiz OKUŞ TEZEL
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,929 uzman makalesi arasında 'Takıntılı Olma Hâlleri' başlığıyla benzeşen toplam 20 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Zeka Testi Eylül 2018
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


23:17
Top