2007'den Bugüne 80,290 Tavsiye, 25,606 Uzman ve 17,922 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Psikoterapi Nedir? Ne İşe Yarar?
MAKALE #18912 © Yazan Uzm.Psk.Betül ÖZDEMİR | Yayın Ekim 2017 | 1,120 Okuyucu
Psikoterapi nedir?

Genellikle "psikoterapi"nin ne olduğuyla ilgili yanlış inanışlar var. Mesela, psikoterapide, terapistin danışana bazı tavsiyeler verdiği ve bir mucize yaşandığı inancı... Bir anda terapiye gelen kişinin hayat kalitesinin arttığı... ve derdin.. ve kederin.. ve mutsuzluğun... bir anda yok olduğu.. Yılların birikimiyle ortaya çıkan düşünce ve inanışların, terapistin "Saçmalamayın canım, ilk mesajı siz atamazsınız" tarzı tavsiyeleriyle bir anda değiştiği... Sağdan soldan duyduklarım, gerekli eğitimleri tamamlamamış psikoterapistlerin (maalesef Türkiye'de, Avrupa ve Amerika'da olduğu gibi terapist olma kriterleri veya herhangi bir yasa bulunmadığı için) sıklıkla Güzin ablacılık oynadığı yönünde.. Sanırım bu yanlış inanışların kaynağı da bu.. Televizyondan, film ve dizilerden, bazı kitaplardan okuduğumuz, gördüğümüz psikoterapistin hep tavsiye verdiği yönünde... Aslında işin aslı hiç de böyle değil! Hadi gelin biraz daha yakından bakalım bu "psikoterapi" olayına..

Bir sabah uyandığımızda midemizde bir ağrı hissedebiliriz. Geçmesi için bildiğimiz yolları deneriz. Çeşitli çaylar, asit düzenleyici ilaçlar vs.. (aşırı kaygılı olanlar mide kanaması geçirip öleceğini düşünerek hemen doktora da gidebilir, o konuya hiç girmiyorum :( bkz: kaygı bozukluğu ).. Eğer bu ağrı uzun süre devam eder ve bizi işimizden/okul hayatımızdan mahrum bırakacak düzeye gelirse doktora gideriz. "Doktor, midem ağrıyor, sen işin uzmanısın, bana yardım et lütfen" deriz. Doktor da gerekli testleri ve muayeneyi yapar ve bizi nasıl bir tedavi uygulanacağı konusunda bilgilendirir.

Peki ya sorunumuz psikolojikse yani düşüncelerimizden kaynaklanıyorsa? O zaman sorun bu kadar net ve somut bir şekilde ortaya çıkmaz. Eskiden bizi çok da endişelendirmeyen durumlar, bir anda bizi strese sokmaya başlayabilir. Üzerimizden atamadığımız bir mutsuzluk, keyif alamama durumu ortaya çıkabilir veya gerçekten içinden çıkılmaz bir durum içerisinde olduğumuzu hissedebiliriz. Bu mutsuzluk veya kaygıyla istersek senelerce yaşayabiliriz. Kronik mutsuz veya kronik depresif.... bu etiketi bilerek veya bilmeyerek.. Ben insanların içinden çıkılamaz bir duruma geldiklerinde, artık bu sorun ciddi anlamda iş veya sosyal hayattakini işlevselliklerini düşürdüğünde, profesyonel yardım almalarının onları güçsüz veya aciz değil; aslında kendi içlerine bakacak kadar cesur olduklarını gösterdiğini düşünüyorum. Midemiz ağrıdığında doktora gidebiliyorsak, bence (toplumun etiketlemesinin aksine) psikolojik olarak kendimizi kötü hissettiğimizde de psikologa/psikiyatriste gidebilmeliyiz. Psikolojik sorunlarda genelde duyguya odaklanırız: duygu canlıdır, hafızada daha kolay yer edinir. Fakat duyguyu besleyen düşünceyle o kadar da yakından ilgilenmeyiz. Mesela, obsesif-kompulsif yani takıntı-zorlantı bozukluğu olan biri sürekli olarak kaygısına cevap verir. Kaygılanıyorum, demek ki ortada bir sorun var diye düşünür. Fakat kaygısının aslında aklına gelen düşüncelere verdiği aşırı önem ve tehdit algısından kaynaklandığını fark edemeyebilir.

İşte psikoterapi, kişinin düşünceleri ve inançları üzerine çalışan; başlıca amacı kişiye farkındalık kazandırma olan ama aynı zamanda farklı bazı teknikler de kullanarak (Bilişsel Davranışçı Terapi, Gestalt terapi, Şema terapi, Psikanalitik vs gibi) kişinin sorununu teknik bilgi ve analitik bakış açısıyla yoğuran, kurulan "terapotik" ilişki (danışan ve terapist arasındaki ilişki) sayesinde derinlik kazanan, kişinin bütün sırlarını açabildiği (bu ortamı sağlamak terapistin görevi) "güvenli" bir ortamdır. Bu ortamın amacı sorun çözmektir. Bunu da kişi sadece kendi içine bakarak yapabilir. Yani psikoterapistin rolü; tavsiye vermekten çok, farklı bir bakış açısı sunarak danışana ayna tutmaktır. Onun sorun çözme kapasitesini geliştirmektir. Psikoterapist, size bilmediğiniz bir şey söyleyemez. Sadece açabildiğiniz pencereden bakar hayatınıza. Elinizdeki bilgiyi alır, sizinle beraber yoğurur, şekillendirir ve size geri sunar.

Uygulanan teknikler/yöntemler nelerdir?

Tabi ki, her sorun için uygulanan teknik farklıdır. Örneğin, panik bozukluktan dolayı sık sık panik atak geçiren bir danışan için izlenilen prosedürle, ilişkilerde hep aynı döngüyü tekrar eden (hep terk edilen :((( ) ve bunu kırmak isteyen biri için uygulanan süreç ve yaklaşım farklıdır. Bu işin teknik kısmı. Örneğin, Bilişsel Davranışçı yaklaşıma göre, panik atak geçiren birinin düşünce temelinde algılanan bir tehdit unsuru vardır. Terapist, önce psiko-eğitim verir. Yani neden böyle yaşadığı konusunda onu bilgilendirir. Tehdit algısı üzerine çalışır. Daha sonra korktuğu şeyle onu yavaş yavaş yüzleştirir. Bunu gerek seans içindeki uygulamalarla (ben seans içi uygulamalarda sanal gerçeklik gözlüğünden de yararlanıyorum) gerek seans dışı ödevlerle yapar. Yani önce düşünsel boyutta, sonra davranışsal boyutta kişinin sorunu çözmesi sağlanır.

Fakat sorun, örneğin, duygusal ilişkilerle alakalıysa, o zaman "Şema terapi"nin kullandığı teknikler (ör: kusurluluk şeması-ana inancı) üzerine yoğunlaşılabilir. Burada önemli olan terapistin, hangi soruna hangi yöntemle daha etkili çözüm bulacağını bilmesidir.

Ne kadar süreyle terapi almalıyım?

Terapi süresi genellikle haftada bir olarak düzenlenir. Süresi 50 dakikadır. Yaşanılan sorunun yoğunluğuna, çevrede sosyal destek olup olmaması, stres unsurları, teröpatik ilişkinin kalitesi ve danışanın motivasyonuna bağlı olarak kaç seans alınması gerektiği konusu değişiklik gösterebilir. Genellikle akut sıkıntılar olduğu zaman süreç; kronik sorunlara göre çok daha kısa sürmektedir. Kişilikle örüntülü sorunlar (kişilik bozuklukları gibi) değişim için en uzun süreyi istemektedir.

SON SÖZ: En etkili psikoterapi insan sevgisidir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Psikoterapi Nedir? Ne İşe Yarar?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Betül ÖZDEMİR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Betül ÖZDEMİR'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Betül ÖZDEMİR'in Makaleleri
► Psikoterapi Nedir, Ne İşe Yarar? Uzm.Psk.Gülüm BACANAK
► Cinsel Terapi Nedir? Ne İşe Yarar? Uzm.Psk.Dnş.Güzide TÜRKYILMAZ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,922 uzman makalesi arasında 'Psikoterapi Nedir? Ne İşe Yarar?' başlığıyla benzeşen toplam 21 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Panik Bozukluk Aralık 2016
► İntihar ve Tedavisi Mayıs 2016
► Sosyal Fobi Nedir? Kasım 2015
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


20:45
Top