2007'den Bugüne 76,492 Tavsiye, 24,911 Uzman ve 17,131 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Oyun terapisi de nedir? Oyunun terapisi mi olur?
MAKALE #19109 © Yazan Psk.Dnş.Sıla SALANTUR | Yayın Aralık 2017 | 645 Okuyucu
“Oyun terapisi de nedir? Oyunun terapisi mi olur ?”dediğinizi duyar gibiyim. Esasında günümüzde adından sıkça söz ettiriyor olsa da onun hakkında daha çok bilgi sahibi olmaya ihtiyaç duyduğumuzu düşünüyorum. Oyun terapisinin temelinde aslında çocuğun gelişim dönemi özellikleri yatar. Çocuğun bilişsel gelişimi, dil gelişimini doğrudan etkiler. Çocukların kelimeleri oyuncaklar, olayları anlatma şekilleri ise kurdukları oyundur. Kendi dünyalarında olup bitenleri çeşitli yollarla (oyun, resim vb.) ve sembolik araçlarla (oyun hamuru, oyuncaklar vb.) kurdukları görülür. Bu durum, çocukların kelime dağarcıklarının sınırlı olmasına bağlı olarak gelişmekte ve özellikle sanatsal çalışmaların ya da çeşitli materyallerin kullanımıyla kendilerini daha rahat ifade edebilmelerini sağlamaktadır. Bu noktada yetişkinler için danışma ne ise çocuklar için de oyun terapisi odur demek yanlış olmaz. Aynı zamanda çocuğun travmatik bir yaşantısı var ise kurduğu oyunda bununla baş etmek adına verdiği mücadeleye tanık oluruz. Yarattığı ideal dünyasında kendini güçlendirmeye çalışır. Terapi seanslarında oynanan oyunun iyileştirici gücü olduğu gerçeği yadsınamaz. Yaşadıklarını sözel olarak ifade edemediklerinden saldırganca davranışlara başvururlar. İşte tam da bu noktada “Ben bir sorun yaşıyorum ama bunu anlatabilme becerisine sahip değilim. Yaşadıklarımla başa çıkmakta güçlük çekiyorum. Bana yardım et!” demeye çalışıyordur. Oyun odasına giren her çocuk aslında biraz sevgi, güven ve mutlulukla en doğruyu yapabilir. Biz onun saldırganca tavırlarını bir yardım çağrısı olduğunun farkına vardığımızda çocuğun iyileşmesi adına ilk adımı atmış oluruz. Çocuklarda oyunun temel işlevi çocuğun geçmişi ve şimdisini birlikte ele alabilmek ve oyunun terapötik kullanımı ile çocuğun yaşadıkları güçlükleri başa çıkması konusunda ona kilidi açan anahtarı verebilmektir.
Unutmayın ki oyun çocuğun ödülü değil şüphesiz temel bir ihtiyacıdır. Çocuğun beslenme, uyku ihtiyacı nasıl ertelenemezse oyun da ertelenemez. Özellikle çocuklar için oyun hayatın ilk yıllarında çevrelerini tanımaları ve dünyayı anlamlandırmaları, sevgi, kıskançlık, mutluluk, endişe, korku gibi duyguları ifade edebilmeleri için kullandıkları en etkili yoldur. Çocuklar, yaşadıkları sorunların çoğunu yetişkinlerle ve hatta arkadaşlarıyla paylaşmak yerine içlerine atarlar. Sorunlarını belli edemeyecek kadar çok korktuklarından ya da kendilerini sıkıntıya sokan şeyin ne olduğunu bilmediklerinden bu duyguların içine sıkışıp kalırlar ve iletişim kurmada, duygularını dışa vurmada sorun yaşarlar. Ebeveynler sorunun ne olduğunu sorduğunda çoğu zaman yanıt “ hiçbir şey” ya da “Bilmiyorum” dur. Bu cevaplar onları minyatür yetişkinler olarak görmemizin karşılığında duyduğumuz cevaplardır. Onların dünyaları somut gerçeklerden bir tanesidir ve onların tecrübeleri çoğunlukla oyunla bağlantılıdır. Duygusal dünyalarını araştırmak ve onların ifadelerini kolaylaştırma yolunu ararken terapistler onların gerçeklik dünyalarını ve sözel ifadelerini serbest bırakmalı, çocukların kavramsal ifade dünyalarının içine girmelidir. Doğal iletişim vasıtası kelimeye dökmek olan yetişkinlerin tersine çocukların doğal iletişim aracı oyun ve aktivitedir. Çocuklara, oyunun ne olduğunu, nasıl oynanacağını öğretilmeye ihtiyaçları yoktur. Oyun oynatılmak zorunda bırakılmaz. Oyun doğaldır, eğlencelidir, gönüllüdür ve hedefsizdir. Çocukların oyununu daha kabul edilebilir yapmak için bazı yetişkinler oyunu bir işmiş gibi tanımlayarak anlam icat etmişlerdir. Çocukların oynayarak zamanlarını boşa harcamalarına hoşgörü gösteremezler. Oysa oyun oynanılan çocukların zamanlarını en etkili geçirdikleri zaman dilimidir. Özellikle de ailenin yönlendirmeyi tamamen çocuğa bırakarak gözlemci yahut katılımcı olarak varlığını gösterdiği oyunlar çocukların değerli ve güvende hissetme ihtiyaçlarını doğrudan karşılar. Oyun terapisi çocukların ihtiyaçlarında fiziksel olarak aktif katılım göstermesini sağlar. Terapide lider çocuktur. Oyunda çocuklar deşarj olurlar, hayatın görevlerine hazırlanırlar, zor hedefleri başarırlar, engelleri aşarlar. Fiziksel iletişim kurar, ihtiyaçlarını tamamlamak için iş başına geçer, sosyal yönden kabullenmek için agresif davranır ve diğerleriyle nasıl geçineceğini öğrenir. Oyun, çocukların hayallerini bağlanmış iplerden serbest bırakmasına ve sosyal, dil gelişimsel, duyuşsal ve zeka gelişimlerine olumlu yönde katkı sunar. Çocuklar oynarken kişiliklerindeki bireyselliği ifade ederler ve kişilikleriyle birleşebilen içsel dünyalarının aynalarlar. Bu yolla sağaltım sağlanmadığı takdirde duygusal ve davranışsal problemler ergenlik döneminde de artan düzeylerde devam etmekte ve çocukların önemli bir çoğunluğunda, bu problemin kalıcı olma riskini arttırmaktadır. Ayrıca, bu problemlerin yanında diğer uyum bozuklukları da davranış problemlerinin yanında görülebilir. Çocukların ilerideki ruh sağlıklarına doğrudan yansımasının yanı sıra antisosyal davranışların habercisi olmaktadır. Ayrıca, okulöncesi eğitim kurumlarında gözlenen davranış problemleri, öğretmenlerin sınıf aktivitelerini gerçekleştirmelerinde zorluk yaşamalarına ve ilerlemelerini yavaşlatır ve bu anlamda da çocuk sınıfta ismi olumsuz anlamda en çok telaffuz edilen bir figür haline geldiğinden kendini değersiz hisseder. Davranış problemi gösterdiklerinden arkadaşları tarafından dışlanabildikleri gibi, onlardan öğrenebilecekleri bazı sosyal becerilerden de yoksun kalabilmektedirler. Tüm bunlardan yola çıkılarak sürece ebeveynlerin de dahil olduğu bir oyun terapisi süreciyle çocukları yaşadıkları problemler sağlıklı bir biçimde atlatıp iyileşmelerinin kritik bir önemi olduğu sonucuna ulaşılabilir.

O halde Hebbel’in bir sözüyle sonlandırayım yazımı. “Oynayan çocuk canlılığın ve sevincin sembolüdür”.
Sıla Salantur
Psikolojik Danışman
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Oyun terapisi de nedir? Oyunun terapisi mi olur?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Dnş.Sıla SALANTUR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Dnş.Sıla SALANTUR'un izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Sıla SALANTUR Fotoğraf
Psk.Dnş.Sıla SALANTUR
İzmir
Psikolojik Danışman
Pedagog - Aile Danışmanı
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi31 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Dnş.Sıla SALANTUR'un Yazıları
► Oyun Terapisi Nedir? Psk.Şeyma DEMİRLİKAN
► Oyun Terapisi Nedir? Uzm.Psk.Birgül EMİROĞLU BAKAY
► Deneyimsel Oyun Terapisi Nedir? Psk.Esra ORÇUNLU
► Oyun Terapisi Nedir? Oyunla Terapi Yapılabilir mi? Uzm.Psk.Birgül EMİROĞLU BAKAY
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,131 uzman makalesi arasında 'Oyun terapisi de nedir? Oyunun terapisi mi olur?' başlığıyla benzeşen toplam 18 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


13:59
Top