2007'den Bugüne 75,930 Tavsiye, 24,844 Uzman ve 17,068 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Boşandıktan Sonraki Süreci Yönetebilmek
MAKALE #19327 © Yazan Uzm.Psk.Vedat AKDEMİR | Yayın Şubat 2018 | 409 Okuyucu
BOŞANDIKTAN SONRAKİ SÜRECİ YÖNETEBİLMEK

Bir kişinin hayatı boyunca yaşayabileceği en zor olaylardan biridir boşanma. İnsanlar evliliğe bir dolu hayal ve beklenti ile başlarlar. Evlenerek daha mutlu olacaklarını, daha güvende, daha huzur içerisinde hayatlarını yaşayacaklarını varsayarak bu adımı atarlar. Fakat zaman içerisinde çeşitli anlaşmazlıkların gün yüzüne çıkması ile beraber ayrılık aşamasına gelebilirler. Ayrılık aşaması her iki taraf için de oldukça zordur. Çünkü her iki tarafta bu evliliğe başlarken bir dolu beklentiyle başlamışlardır. Bunun yanında yaşadıkları ortamları değiştirmişler, yeni bir eve geçmişler, yeni eşyalar almışlar, yeni bir çevre edinmişlerdir. Kurulan bu düzen, boşanma ile beraber bozulmakta ve kişi bir boşluğun içerisinde kendisini bulmaktadır. Özellikle çocukların varlığı boşanma sürecinin kişiler üzerindeki ağırlığını daha fazla arttırmaktadır. Çünkü bu sürecin sonucunda sadece kendileri değil aynı zamanda çocukları da etkilenecektir. Hem kendisini hem de çocukları bu belirsizliğin içerisinde görmesi geleceğe dair karamsar bir tablo oluşturmasına neden olmaktadır.

Boşanma sadece bir düzenin değil, güven duygusunun da yıkılmasına yol açan bir durumdur. Hayatı boyunca çevresinde bulunan kimselere karşı örmüş olduğu duvarı ilk defa tüm samimiyeti ile eşine karşı yıkmış ve iç dünyasını ona açmıştır. Eşine karşı olabildiğince iyi niyetli davranmış fakat o, bunlara hak ettiği değeri vermeyerek bunu değersizleştirmiştir. Bütün iyi niyetine rağmen bu şekilde bir sonuç alması kızgınlıklara, hayal kırıklıklarına, pişmanlıklara, kendini yapayalnız çaresiz kalmış gibi hissetmesine neden olmaktadır.

Özellikle bu dönemde karşı cinse karşı bir öfke ve güvensizlik duygusu gelişebilir. Artık karşısına çıkan kişilere güvenmek ve inanmakta zorlanabilir. Bu şekilde genelleyici bir yaklaşım aslında kişinin kendini koruma çabasıdır. Bu bakış açısının zamanla değişmesi gerekir çünkü böyle bir yaklaşım kişinin kendini kısıtlamasına ve mutsuzluğa neden olur.

Boşanmalarda kişi, çoğu vakit yoğun bir hayal kırıklığı yaşar. Hem düzeninin yıkılmasının getirdiği sorunlar, hem güven duygusunun zarar görmesi, hem geleceğe dair belirsizlikler kişiyi tedirgin eder. Çoğu vakit pişmanlıklar, çaresizlik duygusu, yalnızlık, kişiler üzerinde büyük bir yük oluşturur. Özellikle bu dönemlerde kişi, eski eşini suçladığı gibi sıklıkla da kimseye itiraf etmeden kendisini suçlar. Bir evliliği bile sürdüremediğini, başarısız olduğunu, çevresindeki kimselerinde onu başarısız, evliliğini sürdürmeyi becerememiş yetersiz biri olarak gördüğünü düşünür. Bundan dolayı kırılgan, özgüveni düşmüş ve depresif hisseder. Kişi bu düşüncelere ve duygulara kendini kaptırmamalıdır. Bu durumun kendisinin bir eksikliği ve yetersizliği olmadığını, bu durumu herkesin yaşayabileceği bilinmelidir. Yaşanan ilişkide bütün suçu kendi üzerine almak, sadece kendi hatalarına odaklanmakta oldukça yanlıştır.

Bu dönemde yoğun üzüntü kızgınlık pişmanlıkların olması gayet normal bir durumdur. Kişiler kendilerini bir boşluktaymış gibi hissedebilirler. Sanki gelecek çok karanlık gibi görünebilir. Artık tamamen yalnız kalacakları, iyi bir şeyler yaşayamayacakları, eskisi gibi mutlu olamayacaklarını düşünebilirler. Fakat unutulmamalıdır ki bu geçici bir dönemdir. Evlenmeden öncede bir hayatlarının olduğu, kendi ayaklarının üzerinde durabildikleri hatırlanmalıdır.

Her ne kadar boşanma zor bir süreç olsa da tüm gayretlere rağmen iki kişinin anlaşamaması artık birlikteliğin daha uzun süre boyunca devam edemeyeceğini göstermektedir. Bu şekilde bir birliktelik kişilere yarardan ziyade zarar vermektedir. Boşanma kararı ile kişi, her gün daha çok zarar görme ihtimalinden daha az zarar görme ihtimalini tercih etmiştir. Boşanma sürecinden sonra kişilerin hayatlarını programlamaları, daha gerçekçi bir bakış açısına sahip olabilmeleri önemlidir. Bu dönemde kişilerin kendilerini suçlamamaları gerekir. Özellikle geçmişten bazı kısımları hatırlayıp bu anları sık sık düşünmeleri oldukça yanlış bir tutumdur. Hatta evliliğin başlarına kadar dönüp “Keşke evlenmeseydim”, “Keşke onu tanımasaydım” şeklindeki yaklaşımlar oldukça yanlış düşüncelerdir. Çünkü o dönemin şartları içerisinde o kişi ile evlenmek doğru bir karardı. Eğer o dönemde o kişinin yanlış kişi olduğu, ona yeteri derecede değer vermeyeceği, onu sevmeyeceği, onu yarı yolda bırakacağı şeklinde bir kanaati olsa idi zaten bu evlilik yaşanmazdı. O dönemde evlendiği kişinin ona gerçekten çok değer vereceğini, seveceğini, onu hayatı boyunca yalnız bırakmayacağını düşündüğünden dolayı bu kararı vermişti. Bu sebepten dolayı geçmiş ile ilgili değerlendirmeler yapılırken o dönemin koşulları, o dönemin bakış açılarıyla bakabilmek gerekmektedir. Aksi takdir de bir kişinin yıllar sonra, edineceği kanaati evleneceği zaman bilmesi mümkün değildir.

Boşanma sonrası yapılan en önemli yanlışlardan biride, boşanan kimselere karşı negatif bir algının olduğu düşüncesidir. Her ne kadar bu düşüncede kısmen haklılık payı olsa da kişinin bu algıdan dolayı hayatını kısıtlaması, başkaları ne der, nasıl bakar düşüncesi ile sosyal hayattan kendisini çekmesi oldukça yanlıştır. Böyle bir yaklaşım kişinin daha fazla içe dönmesine ve kendini daha kötü hissetmesine neden olur.

Boşandıktan sonraki sıkıntılı dönemin ne kadar süreceği kişinin gayretine ve bakış açısına bağlı olarak değişmektedir. Boşanmadan sonra kişilerin mutsuzlukları ve kendilerini suçlamaları iyi yönetilmediği vakit depresyona neden olabilmektedir. Bu süreçte kişi, kendisinin çok değerli ve özel olduğunu unutmamalıdır. Hayatın devam ettiği, önünde uzun bir yol olduğu, hayatının sadece eski eşinden ibaret olmadığı, kendisinin de olumlu ve pozitif özelliklerinin olduğu hatırlanmalıdır. Bu süreçte kişiler içe kapanmamalı, yeni aktivitelerle uğraşmalı, bu durumu yaşayan başkalarının da olduğu akla getirilmeli ve gelecek yaşama dair bir planlama yapmalıdır. Unutulmamalıdır ki boşanmak kişiler için hayatın sonu değil yeni bir başlangıç ve hayatı yeniden şekillendirmektir.

Uzman Psikolog Vedat AKDEMİR
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Boşandıktan Sonraki Süreci Yönetebilmek" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Vedat AKDEMİR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Vedat AKDEMİR'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Vedat AKDEMİR Fotoğraf
Uzm.Psk.Vedat AKDEMİR
İzmir
Uzman Psikolog
Uzman Psikolog/Aile Terapisti
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi16 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Özgeçmiş - Çalışma Alanları - Makaleler (14) - Videolar - İletişim Bilgileri
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Vedat AKDEMİR'in Yazıları
► Yas Süreci Psk.Çağlar KARAMAN
► Yas Süreci Psk.Dnş.Şafak UZUN
► Boşanma Süreci Psk.Zeliha ŞAHİN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,068 uzman makalesi arasında 'Boşandıktan Sonraki Süreci Yönetebilmek' başlığıyla benzeşen toplam 22 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Hayır Diyemiyorum Aralık 2017
► Ayrıldık Unutamıyorum Ağustos 2017
► Zor Karar: Boşanma Ağustos 2017
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


13:18
Top