2007'den Bugüne 76,520 Tavsiye, 24,914 Uzman ve 17,134 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Etkili İletişimin Yolu Seni Duyuyorum Diyebilmekte Saklı
MAKALE #19384 © Yazan Uzm.Psk.Ayşe YILMAZ | Yayın Şubat 2018 | 463 Okuyucu
En uzak mesafe ne Afrika’dır, ne Çin, ne Hindistan
Ne seyyareler, ne de yıldızlar geceleri ışıldayan…
En uzak mesafe; iki kafa arasındaki mesafedir
Birbirini anlamayan…
Can Yücel

Bir psikolog olarak seanslarımda danışanlarımı, özel ve sosyal hayatımda insanları gözlemlediğimde şunu görüyorum: Her insan iletişime ihtiyaç hissediyor. Bunun için yuva kurmak, çocuk sahibi olmak, sosyal hayatta var olmak, arkadaş, komşu, çevre edinmek için uğraşıyor. Fakat ne oluyor ki bazılarıyla çok iyi anlaşırken bazılarıyla anlaşamıyoruz. Yuva kuruyor, eşimizle anlaşamıyor, çocuk sahibi oluyor, çocuklarımızla anlaşamıyor, ebeveynimizle, kardeşlerimizle, arkadaşlarımızla…
En mühimi de sevdiğimiz insanlarla neden anlaşamıyoruz?

Konuşmamıza, kendimizi anlatmamıza, karşı tarafın konuşmasına, kendini anlatmasına, anlaşılmak için çırpınmamıza rağmen niye anlayamıyoruz birbirimizi?
İletişimin amacı anlamak, anlaşılmakken neden anlamamak için dinliyor, anlaşılmamak için konuşuruz?

Hatta anlaşılmak için sesimizi yükseltmemize, söylemek istediklerimiz muhatabımıza ulaşsın diye jest, mimik ve davranışlarımızla teyit etmemize rağmen neden amacımıza ulaşamıyoruz?
İşte cevabı…
Anlamak için dinlemiyor…
Anlama niyetiyle dinlemediğimiz için anlayamıyor…
Anlayamadığımız için duyamıyor, duyulamıyoruz…
Sonuç olarak anlaşamıyoruz.
Peki nedir bunun çözümü?
Dinlemek… Ama sadece anlamak için dinlemek. Önce onu dinlemek, kendimize geçmeden, savunmadan, amalara kaçmadan…
Nasihat vermeden, uyarmadan, akıl vermeden, suçlamadan, eleştirmeden, yargılamadan, ahlak dersi vermeden, utandırmadan, kırmadan, kızmadan…

Bir uygulama yapmaya ne dersiniz?
Durum:
“Öğretmenime çok kızgınım. Ödevi yapmadık diye bize kızıyor”.
Cevabınız ne olurdu?
…………………………………………………………………
Ödevini yapmazsan kızar tabi. (Suçlama)
Sende ödevini yap.(Nasihat verme)
Aaa çok ayıp öğretmenin çok hoş biri.(Kendi fikrini söyleme)
Kızmakta haklı tabi. (Yargılama)
Öğretmenlere kızılır mı?(Eleştirme)
Sana kaç kere ödevini yapmadan okula gitme dedim.(Kızma)
Demek ödevini yapmadın. Hakketmişsin.(Yargılama)
Ben sana demiştim, ödevini yap, diye. (Kendine geçme)

Bu ifadelerden birini kullandıysanız iletişim hatası yaptınız, muhatabınızı anlamadınız, duygusunu bastırdınız ve iletişimi kilitlediniz demektir. Peki ne yapabiliriz?
1. Önce anlamak için dinlemeye çalışın.
2. Anladığınıza yorum katmadan aynen geri bildirimde bulunun.
3. Konuşan kişinin duygularını ifade edin.
Durum:
“Öğretmenime çok kızgınım. Ödevi yapmadık diye bize kızıyor”.
- Demek öğretmenine kızgınsın.
- Evet çok kızgınınım, bir kerede ödev yapmadık diye o kadar kızılır mı? Ödevi yapınca hiç güzel bir şey demiyor, yapmayınca da kızıp duruyor.
- Bu durum seni biraz kızdırmış, biraz da üzmüş.
- Evet, hem kızdım hem de üzüldüm.

Bu diyalogta hem muhatabınızı anlamış, önemsemiş, size güven duymasını sağlamış oldunuz. Onun kendisini ifade etmesine, duygularını tanımasına ve paylaşmasına fırsat vermiş oldunuz. En önemlisi de iletişim kurmuş, sorunu çözme konusunda işbirliği yapmaya zemin hazırlamış oldunuz. Karşınızdakini dinlediğiniz, önemsediğiniz, kendini ifade etmesini sağladığınız için sizi dinlemesi ve anlaması için yol açmış oldunuz.

Dinlemek Sorunları Nasıl Çözer?

İnsanlar bazen sadece duyulmak ve anlaşılmak isterler. Duygusunu ifade eden ve anlaşıldığını hisseden kişide rahatlama olur. Kişi önemsendiğini hisseder, neyden rahatsız olduğunu, ne istediğini, ne istemediğini fark etmeye başlar. Duygularını tanımayı ve ifade etmeyi öğrenir. Özellikle çocuklar duygularını tanımadıkları için ( bu bazı yetişkinler içinde geçerlidir) kendilerini duygusal reaksiyonlarla, dolaylı yollarla ve davranışlarla ifade etmeye çalışırlar. Bu durum onu da muhatabını da zorlar. Konuşmalar anlaşılmak için dinlendiğinde ihtiyaç daha kolay anlaşılmış ve sorun çözülmüş olur.
Anlaşılmayan ve ifade edilmeyen duygular yok olmazlar. Aksine daha çok büyürler. İnsanoğlu sorununun ve duygusunun yüküyle dolu olduğu zaman çözüm, öneri ve eleştirilere kapalıdır. Kişi duygusunu ifade ettiği ve anlaşıldığı zaman kendinden muhatabına, sorundan çözüme geçmeye başlar.

Kendini ve duygularını ifade ettiği zaman duyulduğunu hisseden kişi ile dinleyen kişi arasında ilişki gelişir, söyledikleri dinlenen kişi muhatabını dinlemeye, duymaya başlar. Aralarında paylaşım başlar. Kişi soruna yönelik karşıdan gelen çözümlere açık olur. Hatta duygularının yükünden sıyrıldığı için çözüm bulma sorumluluğu alır.

Beklentinin anlaşılması ve ifade edilmesi ile karşılanması kolaylaşmış olur. Kişinin duygusal ve kişisel sınırları netleşir. Zaman, sağlık, emek ve enerji açısından kazanç sağlanmış olur.

İyi bir dinleyici olmak ve kendini doğru bir şekilde ifade etmek kadar neyi, ne zaman, nerede ve şekilde söylemenin uygun olduğuna karar vermekte çok önemlidir. Kendi meşguliyetimiz, yorgunluğumuz, yoğun duygularımız, gerginliğimiz vs varsa o an iyi dinlemeyi başaramayabiliriz. Böyle zamanlarda muhatabımıza seni dinlemek istiyorum, biraz sakinleşmeye ihtiyacım var, daha sonra konuşsak olur mu dersek hem kendimizi de önemsemiş karşımızdakine de önemli hissettirmiş hem de konuşmak için uygun zaman belirleyerek anlamayı kolaylaştırmış oluruz.

Düşüncelere dokunmanın önce gönüllere dokunmayla başladığını unutmadığımız bol iletişimli günler geçirmemiz dileğiyle…

Uzman Klinik Psikolog Ayşe Yılmaz
Diyanet Aile Dergisinde yayınlanmıştır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Etkili İletişimin Yolu Seni Duyuyorum Diyebilmekte Saklı" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Ayşe YILMAZ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Ayşe YILMAZ'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Ayşe YILMAZ Fotoğraf
Uzm.Psk.Ayşe YILMAZ
İstanbul
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi29 kez tavsiye edildi
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Ayşe YILMAZ'ın Makaleleri
► Ailede Etkili İletişimin Koşulları Psk.Duygu KARAKULAK TAKVİM
► Stresle Başetmenin En Etkili Yolu Psk.Dnş.Aysel KESKİN
► Ben Seni Hep Aldattım Uzm.Psk.Bahar TURUNÇ
► İletişimin Püf Noktaları Psk.Burcu ATATÜR
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,134 uzman makalesi arasında 'Etkili İletişimin Yolu Seni Duyuyorum Diyebilmekte Saklı' başlığıyla benzeşen toplam 44 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Aile İçi İletişim Ekim 2016
► Depresyon Ekim 2016
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


11:10
Top