2007'den Bugüne 77,180 Tavsiye, 25,070 Uzman ve 17,269 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
.
Çocukların Ölüm Algısı: Bir Gözden Geçirme Yazısı
MAKALE #19391 © Yazan Uzm.Psk.Ervanur DERELİ | Yayın Şubat 2018 | 628 Okuyucu
Çocukların Ölüm Algısı: Bir Gözden Geçirme Yazısı
Death Perception Of Children: A Review Article

Özet
Ölüm, bizden önce yaşayan milyonlarca insan gibi bizim de yaşayacağımız bir kavramdır. Ölüm hakkında konuşmaktan kimi insanlar kaçınmakta, kimi insanlar ise ölümün varlığının farkında olarak hayatlarına devam etmektedirler. Bu farklılığın temelini insanların ölüm algısının gelişim süreçleri etkilemektedir. Ölüm algısı erken çocukluk dönemlerinde gelişmeye başlamaktadır. Bu nedenle çocukluk dönemlerinde ölüm kavramının gelişimi birçok araştırmacıya merak uyandırmıştır. Bu yazıda çocukların ölüm algısının bilişsel gelişim süreçleri, varoluşsal ve psikanalitik kuramlarına göre çocukların ölüm algısı ve çocuklarda ölüm algısını etkileyen faktörler gözden geçirilmiştir.
Anahtar Sözcükler; ölüm, çocuk, algı, bilişsel gelişim, ebeveyn
Abstract
Death is a concept that we will live through as well as millions of people who went through before us. Some people avoid talking about death, while others move on their lives as they aware of the existence of death. The basis of this difference is affecting people's process of development of death perception. Death perception is beginning to develop in early childhood. Therefore the development of the concept of death in childhood has aroused curiosity of many researchers. In this article, cognitive development processes of children's death perception, children's perception of death according to existential and psychoanalytic theory and influencing factors the perception of death in children were reviewed.
Key words; death, child, perception, cognitive development, parent


Ölüm, bütün canlı organizmalar için evrenseldir,değişmezdir ve kaçınılmazdır. Ölüm hakkında konuşulmayan ve kaygı duyulan bir kelimedir çünkü bireyler ölümün kaçınılmaz olduğunu bilirler ama nasıl ve ne zaman geleceğini bilmezler.Ölüm kavramı ile ilgili birden çok tanımlama vardır.Bir canlının hayati önem taşıyan organlarının fonksiyonlarının tamamen kaybetmesiyle hayata son verildiği, bütün bu tanımlamaların ortak özelliğidir. Yetişkin bireyler için ölüm kavramının kabullenilmesi zor bir süreçken çocukların ölüm kavramını idrak etmeleri çok daha ve zor bir süreçtir. Bu sebeple çocukların ölümü nasıl algıladıkları, ölümle ilgili neler düşündükleri merak uyandırır.
Çocukların ölüm kavramını anlama ve kabullenme yetileri bilişsel ve duygusal gelişim seviyesi ile doğrudan ilişkilidir. Ölüm kavramının bilişsel gelişim süreci üzerinde çalışma yapan araştırmacılar üç yapıdan bahsederler. Bu üç yapı; geri döndürülemez olma, işlevsizlik ve evrenselliktir. Brent ve Speece (1984) bu üç bilişsel yapıya ek olarak nedensellik ve fiziksel olmayan yaşamı sürdürme kavramlarından da bahsederler. Ölüm kavramının bileşenlerinden;

Evrensellik; Evrensellik kavramını edinmemiş çocuklar davranış değişiklikleri ile ölümden uzaklaşabileceklerini kurgularlar. Evrensellik bileşeni üç alt bileşeni kapsar; Kapsayıcılık (All inclusiveness), kaçınılmazlık (Inevitability) , öngörülemezliktir (Unpredictability).4
Kapsayıcılık ( All inclusiveness); kapsayıcılık alt bileşeni hiçbir canlının ölümden muaf olmayacağı noktasında bilgi verir. Ölüm ne olduğu anlaşılsın veya anlaşılmasın bütün canlıları ilgilendiren bir kavramdır. Schilder ve Wechsler (1934) yaptıkları araştırmalarda çocukların dış dünyalarındaki insanların ölüm olasılığının, kendileri ve yakın çevrelerindeki insanların ölüm olasılığından yüksek olduğunu düşündüklerini belirtmişlerdir,

Kaçınılmazlık ( Inevitability); kaçınılmazlık bileşenin anlaşılması açısından “herkes ölmek zorunda mı?” sorusu yardımcı olur. Kaçınılmazlığın anlamı bütün canlılar açısından önlenemez olmasıdır. Bu kavram ölümden hiç kimsenin kaçamayacağını gösterir.
Öngörülemezlik (Unpredictability); ölümün gerçekleşeceği zamanla ilgili bir alt bileşendir. Çocuklar ve diğer bireyler ölümün evrensellik boyutunun öngörülemezlik bileşenini kabullenmekten çekinirler.

Geri döndürülemez olma; ölümü geçici olarak bir yok oluş ya da geri dönülebilir bir kavram olarak gören çocuklar bu bileşeni kazanamamıştır.(Speece ve Brent,1984). Geri döndürülemez olma kavramını kazanamamış çocuklar, ölmüşlerin hekim desteğiyle, sihirle veya dua ederek tekrar yaşama dönebileceğine inanmaktadırlar.

İşlevsizlik; çocuklar, ölülerin yaşayanların yaptığı işlevleri yapamadıklarının bilincindedir.4
Nedensellik; vücut fonksiyonlarını bütünüyle yitirmesi sebebiyle ölümün gerçekleştiğinin algılanmasıdır.

Fiziksel olmayan yaşamı sürdürme; ölüm kavramının bir diğer boyutu fiziksel olmayan yaşamı sürdürme, çocuklara ölümden sonra nelerin devam ettiği konusunda merak uyandırır. “Bir canlı öldüğü zaman ruhu nereye gider?” ya da “ölümden sonra ne olur?” sorularını sorarlar. Bu sorular fiziksel ölümden sonra devam eden bir şeylerin olduğuna inanıldığını gösterir.

Piaget’ nin Bilişsel Gelişim Kuramına Göre Çocukların Ölüm Algıları

Çocukların ölüm hakkındaki algılarını anlayabilmek açısından Piaget’nin bilişsel gelişim kuramını incelemek faydalı olacaktır. Piaget bilişsel gelişimin boyutlarını tanımlamak amacıyla beş kavramdan bahsetmiştir; şemalar, uyum sağlama, özümleme, uyma ve dengelemedir. Şema; yeni gelen bilginin yerleştiği çerçevedir, birey yeni bilgileri şema yoluyla çevresine uyum sağlar ve çevresini organize eder. Uyum sağlama, çocukların kavrayışlarına etki eden yeni bilgiyi edinmek için kendi bilişsel yapılarını yeni öğrendikleri bilgiye uygun hale getirme işlemidir. Özümleme, şemalarda çevreye uyum sağlayan bilişsel süreçtir. Dengeleme kavramı da şemalama ve uyma kavramları arasında düzen sağlar.

Piaget bilişsel gelişimi dört bölüme ayırmıştır, bunlar sırasıyla; duyusal motor dönem (0-2 yaş),işlen öncesi dönem (2-7 yaş), somut işlemler dönemi (7-11yaş) ve soyut işlemler dönemi (11yaş+) . Duyusal motor dönemde, bebeğin yaşamının ilk yıllarında annesiyle kurduğu bağ onun diğer varlıklarla kurduğu anlamlı ilişkilerini destekler. Bu sebeple bebek ölümü ancak annesinin yaşadığı duygular kadar hissedebilir. İkinci Dünya Savaşı sırasında hava saldırılarının olduğu bir dönemde Anna Freud ve Dorothy Burlingha’ın yaptıkları araştırmada, sakin ve bebeklerin ihtiyaçlarını karşılayan annelerin ya da bakım verenlerin çocuklarında psikolojik bir zarar olmadığı saptanmıştır. Ölüm bu yaş dönemlerinde direk olarak algılanamaz. Çocuk bu yaş döneminde bakım verenini kaybederse bu kaybı hissetmesine rağmen ne olduğunu kavrayamaz. Piaget işlem öncesi dönemi sembolik(2-4 yaş) ve sezgisel dönem(4-7 yaş) olmak üzere iki kısma ayırmaktadır. Ölümün geçici ve geri döndürülebilir olduğu düşünüldüğü dönem sembolik dönemdir. Sembolik dönem, çocukların kendilerini başkalarının yerine koyamadığı, dünyayı başkalarının açısından göremediği, ben merkezli oldukları bir dönemdir. Sembolik dönemdeki çocuklar ölen kişinin yokluğunu gereksinimleri karşılanmadığı zamanda fark ederler.10 Bir sonraki aşama sezgisel dönemdeki çocuklar sorun çözme beceresi vardır ama sorunu çözme yöntemini açıklayamaz. Yaşam deneyimlerinin azlığı nedeniyle kalıp yargılara sahiptirler, örnek olarak polislerin sadece erkek olduğunu düşünürler. Somut işlemler döneminde ise çocuk bir nesnenin görünümü değişmesine rağmen sayısı, miktarı, ağırlığı, hacmi gibi niteliklerinin değişmediğinin farkında olduğunu ifade eden korunum kavramını kazanmıştır. Somut işlemler döneminde çocuk zaman kavramlarını geçmiş, şimdi ve gelecek olarak öğrenmiş ve kendi yaşamıyla ilişkilendirmiştir. Zaman kavramının edinilmesi ölüm kavramını algılanmasını kolaylaştırıcı bir etkendir. Ölüm kavramını melekler, iskeletler gibi simgeleme eğilimleri vardır ve ölüm konuları ilgisini çekmeye başlar.10 Somut işlemler döneminde çocuk, ölümü evrenselleştirir, bütün işlevi olan canlı organizmaların ölmesi gerektiğinin farkındadır ve ölümün geri döndürülemeyeceğinin farkındadır. Ölümün doğal yollardan olacağının farkına varamaz; silahlar, kazalar, afetlerin sonucu olduğunu düşünür. Soyut işlemler döneminde çocuk yaşam aktivitelerinin durmasıyla ölümün engellenemeyecek olduğunu, yaşamdaki bütün canlılar için ölümün evrensel bir kavram olduğunun bilincindedir aynı zamanda yetişkinlerin ölüm algısına sahiptir.

Varoluşcu Kuram Açısından Çocukların Ölüm Algısı

Varoluşçu kurama göre tüm insanların bilinç düzeyine çıkmamış, benliğinin alt kısımlarında ölüm kaygısı vardır. Irvin Yalom ölüm kaygısının psikopatolojinin ilk kaynağı olduğunu söyler. Bu kaygıyı azaltmanın yolu, ölümle yüzleşip, ölümü tanımaktır.
Varoluşçu kuramın temelinde ölüm bilincinin yaşama olumlu etkileri vardır. Varoluşçu kurama göre doğduğu zamanı ve bir gün öleceğinin farkında olan tek varlık insandır. Bu nedenle insan hayatını anlamlı yaşama kaygısı içinde olur. Bu anlamlı yaşama kaygısı hayata ışık tutar ve yaşamın yaratıcısı olur.

Irvin Yalom yaptığı çalışmalar sonucunda çocukların ölüm algıları ile ilgili ulaştığı sonuçlar vardır. Bunlar
• Ölüm kavramı çocuklar için çok gizemlidir. çocukların en büyük hedeflerinden biri çaresizlik duygusu ve yok olma korkusuyla baş etmektir.
• Ölüm kaygısı çocuklar için çok erken dönemde başlamaktadır.
• Çocukların ölüm korkusuyla baş etme yöntemleri, tamamıyla inkar temelindedir.
Çocukların her insanın tam anlamıyla ölümlü olduğunu anlaması ancak 7-8 yaşlarındayken mümkündür. Küçük çocuklar ölümü etraflarındaki uyaranlar ile ellerinde olmadan fark ederler; dökülmüş yapraklar, ölen böcekler, ortadan kaybolmuş anneanne-babaanne, yas döneminde olan büyükler ölümlülüğün haberlerini küçük çocuklara verir.18

Psikanalitik Kuram Açısından Çocuklarda Ölüm Algısı

Psikanalitik kuram bireylerin dünyaya iki içgüdü ile geldiklerini söyler. Bu içgüdüler Eros (yaşam) ve Thanatos (ölüm). Eros içgüdüsü insanın hayatta kalmasını sağlayan nefes alma, açlık ve cinsellik gibi güdülerdir. Thanatos ise ölüme dairdir, insandaki yıkıcı içgüdülerdir.

Freud ve Rank’ın yaptığı araştırmalara göre çocuklarda ölüm kaygısı bakım vereni ile ilk ayrılma anında ortaya çıkar. Psikanalitik kuramcılara göre çocuklar olması gerekenden daha fazla ölümle ilgili kaygı yaşayabilirler bunun sebebi de ölümün biyolojik boyutunu kavrayamamış olmalarıdır.20

Çocuklarda Ölüm Kavramını Etkileyen Faktörler

1. Cinsiyet
Çocuklarda ölüm algısının gelişimine cinsiyetin etkisi Türkiye’de yapılan çalışmalarda cinsiyetin bir etkisi olmadığı bulunmuştur.

2. Sosyo-ekonomik Düzey
Yapılan çalışmaların bir bölümü; düşük sosyo-ekonomik seviyesine sahip çocukların orta düzeydeki çocuklara oranla daha az gelişmiş ölüm kavramları olduğunu söylemektedir.

3. Kültürel ve Dinsel Faktörler
Çocukların ölüm algılarının gelişiminde kültürler ve dinler arası farklılıktan daha çok benzerlik olduğu yapılan araştırmalarda bulunmuştur. Bu benzerliğin sebebi ise bir çok dinde ölümden sonra yaşamın varlığına inanılıyor olmasıdır. Birçok din ölümden sonra yaşamın varlığına inanır ama ölümden sonraki yaşamın nasıl olacağı konusunda hem fikir değillerdir. Bazı dinlerde cennet, cehennem gibi kavramlardan söz eder, bazıları ölümden sonraki hayatta başka bir bedende hayat bulacaklarından bahseder.

4. Çocukların Ölüm İle İlgili Deneyimlerinin Etkileri
Bir canlının ölümünü deneyimlemek ölüm algısının gelişimi konusunda önemlidir. Bir çok çocuk bir canlın ölümünü deneyimlemiştir; evcil hayvanı, bitkisi, böcek gibi. Bu deneyime sahip olan çocukların ,bu deneyime sahip olmayan çocuklara oranla ölümün geri döndürülemez olma ve işlevsizlik alt boyutları daha ileri düzeyde olduğu gözlemlenmiştir.18

5. Ebeveyn Çocuk Arasındaki İletişimin Etkileri
Literatür taraması yapıldığında çocukların ölüm algılarının gelişiminde ebeveyn çocuk arasındaki ilişkinin etkisi üzerinde yapılmış olan çalışmaların yetersiz olduğu gözlenmektedir. Araştırmalar çocukların ölüm algılarından daha çok kayıplarla baş etme ve yas süreçleri üzerinde yapılmıştır. Yetişkinler, çocuklarla ölüm kavramı hakkında konuşmak ve paylaşım yapma ihtiyacı duyarlar bu sebeple çocukların ölüm algılarının gelişiminde ebeveyn tutumları ve iletişim türlerinin araştırmasını yapmak gereklidir.23

Sonuç
Çocuklarda ölüm algısı konusu ile ilgili Türkiye’de ve yurt dışında yapılmış araştırmaların eksikliği söz konusu olduğu fark edilmektedir.
Akpınar (1998)’in yapmış olduğu “Dokuz yaş ilkokul çocuklarında ölüm kavramının incelenmesi” adlı çalışmasında hedef yaş grubu çocuklarında ölüm kavramının edinilmesinde sosyo-kültürel düzey ve cinsiyetin etkisini araştırmıştır. Araştırmanın sonucunda ölüm kavramının edinilmesinde cinsiyetin bir etkisi olmadığı, sosyo ekonomik düzeyin ise evrensellik bileşeninin edinilmesinde etkisi olduğu belirtilmiştir.
Nagy(1948) ölüm kavramıyla ilgili çocukların neler düşündüğünü araştırmıştır. Bu çalışmada bire bir görüşmeler,resim çizimleri ve kompozisyon yazıları olmak üzere üç yöntem kullanılmıştır. Araştırma 3-10 yaş aralığındaki 378 çocuk ile yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda , 3-5 yaş aralığındaki çocuklar ölümün geçici olduğunu algılamaktadırlar, 5-9 yaş arasındaki çocuklar ölümü kişisel olarak algılamaktadırlar, 9 yaş üzerindeki çocuklar ise ölümü yetişkinler gibi algıladıkları bulunmuştur.
Jay,Grenn,Johnson,Caldwell ve Nitschke (1987) herhangi bir sağlık sorunu olmayan çocuklar ile kanser hastası çocuklar arasındaki ölüm algılarında bir fark olup olmadığını araştımışlardır. Araştırmanın sonucunda sağlıklı çocukların , kanser hastası çocuklara oranla daha doğru ölüm algılarına sahip olduklarını bulmuşlardır.
Tamm ve Granqvist (1995) çalışmalarında çocukların ölüm algılarının resim çizimlerinde yansıyan niteliksel farkları ve ölüm algılarında cinsiyetin etkisini araştırmışlardır. Araştırmanın sonucunda küçük yaştaki çocuklarda biyolojik temelli ölüm algısı , büyük yaştaki çocuklarda ise metafizik ölüm algısı yüksek çıkmıştır. Erkek çocukların daha çok şiddet eğilimli ölüm algısı olduğu, kız çocukların ise daha çok duygusal olarak ölümü anlattıkları bulunmuştur.
Hunter ve Smith (2008) çalışmalarında çocukların, ölüm algısının gelişiminde ölüm deneyimi, bilişsel kapasite ve yaş ile anne-çocuk iletişiminin etkileri üzerinde araştırma yapmışlardır. Araştırmalarının sonucunda ölüm algısının gelişiminde ölüm deneyimi, bilişsel yetenek ve yaşın etkisi olduğunu bulmuşlardır. Ancak çocukların ölüm algılarının gelişiminde anne-çocuk iletişiminin bir etkisi olduğu bulunmamıştır.

Kaynakça

1. E. Kübler Ross, Ölüm Ve Ölmek Üzerine, Çev. Banu Büyükal, (İstanbul :Boyner Holding Yayınları,1997)
2. Erol Göka, Ölme; Ölüm Ve Geride Kalanların Psikolojisi , (İstanbul: Timaş Yayınları,2009)
3. Mark W. Speece ve Sandor B. Brent, Children’s Understanding Of Death; A review Of Three Components Of A Death, Child Development,1984 ,1672-1686
4. Cem Tümlü, “5-12 Yaş Aralığındaki Çocukların Ölüm algısını İfade Biçimlerinin İncelenmesi”, İnönü Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi , Yüksek Lisans Tezi, Malatya, 2013
5. Michael A. Thalbourne, “ Belief In Life After Death; Psychological Origins And İnfluences”, Personality And İndividiual Differences, 1996, S:21,1043-1045
6. Charles A. Corr ve David E. Balk ,Children’s Encounters With Death, Breavement and Coping , (NewYork: Springer Publishing Company, 2010)
7. Anna Freud , “ About Losing And Being Lost”, The Psychoanalytic Study Of Child ,1967, S:22, 9-19
8. Banu Y. İnanç vd, Gelişim Psikolojisi; Çocuk Ve Ergen Gelişimi , (Adana:Nobel Kitapevi,2004)
9. Armağan Yıldız, “Çocuk, Ölüm ve Kayıp”, Balıkesir Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi ,2004, S:11, 125-144
10. William Worden , Grief Counseling And Grief Therapy, (London:routledge,2007)
11. Milli Eğitim Bakanlığı , Gelişimsel Eğitim Programı;Benim Ailem Eğitim Programı, (Ankara ; Milli Eğitim Bakanlığı, 2007)
12. Burhan Çapri ve Öner Çelikkaleli, “İlköğretim Birinci Kademedeki (7-11 yaş grubu) Çocukların Korunum Gelişim Düzeylerinin Cinsiyet Ve Sınıf Değişkeni Açısından İncelenmesi” , Mersin Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 2005, S:1, 48-65
13. Margaret Mahon, “ Children’s Concept Of Death And Sibling Death From Trauma “, Journal Of Pediatric Nursing, 1993,S:8, 335-344
14. Virginia Slaughter , “Young Children’s Understanding Of Death” Austrilian Psychologist, 2005, S:40,179-186
15. Fuat Tanhan, “Ölüm Kaygısıyla Baş Etme Eğitiminin Ölüm Kaygısı Ve Psikolojik İyi Olma Düzeyine Etkisi “, Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Yayımlanmamış Doktora Tezi, Ankara ,2007
16.Sevgi Sezer ve Pelin Saya, “Gelişimsel Açıdan Ölüm Kavramı”, Dicle Üniversitesi Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi Dergisi, 2009, S:13,151-165
Irvin Yalom, Varolşçu Psikoterapi , 4. Basım ,Çev. Z.İ. Babayiğit, )İstanbul; Kabalcı,2011)
17.Havi Carel, Life And Death In Freud And Heidegger (Amsterdam and NewYork ; Rodogi, 2006)
18.Virginia Slaughter ve Maya Griffiths, “ Death Understanding And Fear Of Death In Young Children”, Clinical Child Psychology And Pschiatry, S:12,525-535
19. Nuriye Akpınar, “Dokuz Yaş İlkokul Çocuklarında Ölüm Kavramının İncelenmesi” , Hacettepe Üniversitesi, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara,1998
20. Virginia Atwood, “Children’s Concept Of Death; A Descriptive Study” , Child Study Journal, 1984, S:14, 11-29
21. Nazlı S. Koytak, “7-11 Yaş Grubundaki Çocuklarda Ölüm Kavramı ve Ölüm Kaygısının Araştırılması” , İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, İstanbul,2007
22. Dinah Seibert, Judy Drolet ve Joyce Fetro, Helping Children Live With Death And Loss, (Illions: Southern Illions University Press,2003)
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Çocukların Ölüm Algısı: Bir Gözden Geçirme Yazısı" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Ervanur DERELİ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Ervanur DERELİ'nin izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Ervanur DERELİ Fotoğraf
Uzm.Psk.Ervanur DERELİ
İstanbul
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi2 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Ervanur DERELİ'nin Makaleleri
► Aleksitimi Üzerine Bir Gözden Geçirme Uzm.Psk.Dnş.İlker KABA
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,269 uzman makalesi arasında 'Çocukların Ölüm Algısı: Bir Gözden Geçirme Yazısı' başlığıyla benzeşen toplam 25 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


16:30
Top