2007'den Bugüne 78,235 Tavsiye, 25,281 Uzman ve 17,532 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Kendi Bedenine Güven(E) Meme (Panik Atak)
MAKALE #19525 © Yazan Uzm.Psk.Erol AKDAĞ | Yayın Nisan 2018 | 2,712 Okuyucu ÇOK OKUNUYOR
Kendi bedenine güven(e) meme (PANİK ATAK)

Kişinin yıllardır güvendiği vücudu sanki başkaldırmış gibidir.

Panik atak konusuna başlamadan önce kaygı ile korkunun birbirinden farklı olduğunu ifade etmek isterim. Kaygı duygusu, korku duygusu ile ilişkilidir. Ancak; kaygı ile korku arasında önemli ayrımlar vardır. Kaygı, daha çok geleceğe yöneliktir. (sınav kaygısı gibi) Oysa korku, hemen ortaya çıka(n)cak bir tehlikeye karşı gösterilen bir tepkidir. ( Trafik kazası, ya da köpeğin kovalaması gibi) Korkuyla karşılaştırıldığında kaygı, daha yaygın, tanımlanması daha zor, daha yavaş ortaya çıkan ve daha uzun süren bir duygudur.

Panik atak nedir?

Kişilerin birden bire, beklenmedik bir biçimde herhangi özgül bir nesne ya da durum olmaksızın, görünürde herhangi bir tetikleyici nesne olmadan panik atakları yaşaması durumudur. Bir tür kaygı bozukluğu olarak kabul edilir.

İnsanların zaman zaman kendi başlarına halledemedikleri duygusal, düşünsel, davranışsal sıkıntıları olabilmektedir. Bu sıkıntılar her gün çoğala çoğala artık katlanılamaz hale gelir. Kişi yaşadıklarını absorbe edemez hale gelir, bardağı taşıran son damla gibi yaşadığı olumsuz bir durumla ya da düşünceyle beraber vücut tepki vermeye başlar. Bu sıkıntıların kaynağında organik bir neden yoksa sıkıntılarını panik atak dediğimiz bedensel belirtilerle ifade etmektedirler.

Kişiye (danışana) panik atak tanısının konulabilmesi için; öncelikle kalp rahatsızlığının, ruhsal bozuklukların, madde ( uyuşturucu, alkol v.s) kullanımının dışlanmış olması gerekir. Yine özgül fobik durumların (böcek, fırtına, kasırga, deprem, asansör, kan, iğne v.b) okb rahatsızlığının, ayrılma kaygısı bozukluğunun da dışlanmış olması gerekmektedir.

Panik atak bir korku kuşatmasıdır. Algılanan tehlikeye karşı birden bire gösterilen bir tepkidir. Bir panik atağı tanısı konulabilmesi için danışanda DSM ye göre 13 belirtiden en az 4 ünün bulunması gerekmektedir.

1. Kalp hızında artma. ( kalp atımlarının duyumsanması, çarpıntının olması.)
2. Soluğun kesilmesi
3. Nefes darlığı ya da boğuluyormuş gibi olma duyumu
4. Göğüste sıkışma hissiyatı
5. Terleme (soğuk soğuk terleme ya da sıcak basması (ateş basması) şeklinde)
6. Titreme ya da sarsılma
7. Karın ağrısı ya da bulantı hissiyatı
8. Baş dönmesi, sersemlik hissiyatı, bayılacakmış, düşecekmiş gibi olma.
9. Gerçek dışılık duyguları, sanki bedeninden ayrılıyormuş gibi hissetme
10. Karıncalanma ya da uyuşma duyumları
11. Çıldıracakmış gibi olma, ya da kontrolü kaybetmekten korkma.
12. Üşüme, ürperme,
13. Ölüm korkusu (artık buraya kadarmış duygusunu yaşama, tüm yaşamının bir film şeridi gibi gözünün önünden geçmesi hali.)

Panik atağı sırasında vücutta ne gibi değişimler olur?

Solunum: Hiperventilasyon (aşırı soluk alıp verme) nedeniyle beyine az kan gitmekte bu da danışanda baş dönmesi ve sersemlik hissinin çıkmasına neden olmaktadır.

Zihin: Vücudu sanki ona ait değilmiş gibi, sanki rüyadaymış gibi hissedebilmektedirler.

Ağız ve boğaz: Ağızda kuruluk, yutmada güçlük, Boğazda yumru hissi oluşabilmektedir.

Vücut: Terlemeye başlayabilmekteler, sıcak veya soğuk basmaları olabilmektedir. Vücutta hissizlik ya da karıncalanmalar olabilmektedir. Kendilerini bitkin ve tükenmiş hissedebilmektedirler.

Kalp: Kalp atım hızı artar. Kalbin attığı, her vurum duyulmaktadır. Kalp atımları öylesine güçlü hissedilir ki, kalp sanki göğüs kafesinden çıkacak gibidir. Göğüste ağrı ya da sıkışma hissedilebilmektedir.

Kaslar: Özellikle boyun ve omuzlarda olmak üzere bütün vücut kaslarında gerginlik olur.

Danışan başlangıçta, panik ataklarının ortada hiçbir neden yokken, aniden, beklenmedik bir biçimde, kendiliğinden ortaya çıktığına kendisini “arkadan vurduğuna” inanmaktadır. Terapide, panik atak başlamadan önce aklından geçen düşünceleri yakalama ve o düşünceler üzerine bilişsel ve davranışçı tekniklerle çalışma yapılır.

Bir sonraki atak ne zaman gelecek beklentisi bile panik atak yaşanmasına neden olmaktadır.

Panik atakların üstesinden gelmenin en güçlü yollarından biri, bu konuda bilgilenmektir. Çünkü; belirsizlik ve bilinmeyenden korkma, kuşku bu rahatsızlığın en güçlü silahlarındandır.

Belirsizlik insanı ürkütür ve korkutur. Belirli olan şey insanı ürkütmez. Tehlike orada, onu görür. Ona yaklaşmadığı sürece ona zarar vermeyeceğini bilir. Tanımladığınız zaman danışanın kaygısı düşer. Bu aynı şu metafor benzer aslında sen ormanda yürüyorsun. Ormanda sürekli köpekler havlayıp duruyorlar. Bu köpekler geldiler gelecekler. Karanlık, yolunu da kaybetmişsin. Köpek benim neremden kapacak diye kıvranıp duruyorsun. İyice tırsmışsın. Sonra birden şalter kalkıyor, orman aydınlanıyor. Bir köpek var fakat bağlı, zinciri var. Bağırsın istediği kadar. Sen ona yaklaşmadığın müddetçe sana bir şey yapması mümkün değil. İstersen köpeğin karşısında nanik bile yapabilirsin  işte senin hastalıktan behsettiğin, sıkıntılandığın şey aslında aynı şeydir. Senin korkuların, kaygıların, endişelerin nedenleri bu köpekler. Ama bu köpekler zincire bağlı. Sen onlara bulaşmadığın müddetçe onlar sana zarar veremez.

Kendi hayatından örneklerle bağlantılandırdığınız zaman sistem rahatlar. Neden çünkü bilgi sahibi oldu, aydınlandı ve olayların nedenselliğini kavradı. Ormanın kendi yaşam alanı olduğunu, Bu köpeklerin aslında ormanın bekçi köpekleri olduğunu ve görevlerinin de aslında ormanı ve sahibini korumak olduğunu, ama sahibini tanımadıkları için havladıklarını anlamış oldu. Nedenselliği kavradığı andan itibaren endişe ve kaygısı büyük oranda düşer. Terapistin görevi terapi sürecinde o köpeklerle danışanı tanıştırmak, uyum sağlamalarına yardımcı olmak olmalıdır. Biz Bunun adına terapi diyoruz.

Panik atak rahatsızlığı olan kişinin kendisine yapacağı en büyük kötülük, doktorunun güvence vermesine rağmen (organik sorunun yok demesine) bedensel bir hastalığı olduğuna olan inancını değiştirmemesidir.

Kişi,(danışanlar) nerem olması gibi çalışmıyor? gibi sürekli olarak kendi bedenlerini kontrol ederler. Sürekli skayner gibi beden taraması yaparlar. O kadar çok bedenlerini (kalp duyumlarını, nabızlarını ) denetlerler ki işlerine konsantre olamazlar. Bu bedensel duyumlarına odaklanmaları da aslında panik ataklarını tetiklemektedirler.

Panik atak bozukluğu olan kişilerin çoğunluğunda şu davranışlar görülmektedir:

1. Yanlarında ilaç, su, ya da kendilerince güvenlik gereçlerini (telefon v.s) taşırlar
2. Spor, cinsellik v.b kan basıncını artıracak eylemlerde bulunmaktan kaçınırlar.
3. Evden ayrılırken yanında birisinin bulunması konusunda ısrarcı olurlar.
4. Sık sık nabzını ya da kan basıncını ölçerler
5. Panik duygusuyla baş edebilmek için madde kullanabilmektedirler.
6. Kafein v.b maddelerden uzak durabilmektedirler.
7. İlgi odağını sürekli değiştirme, kitap okuma, etrafı izleme gibi.
8. Sinemalarda, tiyatrolarda, lokantalarda sürekli çıkışa yakın oturma davranışı sergilerler.
9. Kalabalık yerlerden, kapalı ve kaçmanın zor olabileceği yerlerden, araba kullanmaktan, evden uzakta olmaktan hoşlanmazlar, tek başına kalmakta zorlanırlar.

Panik atağın Evreleri:

Panik atağın adım adım nasıl geliştiğini bilmek gerekir. Bu aşamalara panik döngüsü denilmektedir.

1.Evrede: Bilincinde olunsun ya da olunmasın içsel bir olay yaşanır. Bu olay, hemen her zaman bedensel duyumlarda ortaya çıkan bir değişiklikle alakalıdır. (kalp çarpıntısı, sıcak basması, soluksuz kalma v.b) ya da görsel bir imge de olabilmektedir.

2. Evre: Korkunçlaştırma düşünceleri evresi gelir. Birden kişi, şöyle düşünmeye başlar. Ya kalp krizi geçiriyorsam, ya kendimden geçersem, bayılırsam. Ya çıldırırsam gibi olumsuz, negatif düşünceler geçmeye başlar. Bu düşünceler kaygısını daha da artırır.

Bu düşünceler, çok hızlı bir biçimde, kendiliğinden ortaya çıkar ve gelişir. Dolayısıyla kişi, bunların ayrımında bile olamaz. İkinci evrede ortaya çıkan korkunçlaştırma düşünceleri bedensel belirtileri ileri derecede artırır, artmış bedensel belirtiler korkunçlaştırma düşüncelerinin daha çok çıkmasına neden olur, bu düşünceler belirtileri artırır ve kısır döngü böylece sürer gider. Panik atak rahatsızlığından kurtulmak için ortadan kaldırılması gereken korkunçlaştırma düşünceleridir. Sıradan olayları tehlikeliymiş gibi yorumlamayı bırakması gerekmektedir.

Panik atak rahatsızlığı kadınlarda daha yoğun gözlenmektedir. Başlangıcı çoğu zaman, kişinin yaşamındaki stresli bir dönemden sonra olur. Kişide bir takım duygu ve düşüncelerin yoğunlaştığı dönemlerde ortaya çıkmaktadır. Boşanma, yeniden evlenme, bebek sahibi olma, yeni bir işe girme, işsiz kalma, sevdiği birini kaybetme, maddi açıdan zor günler geçirme gibi)

Panik atak bozukluğu olanlar Negatif seçicidirler. Olayların, durumların hep kötü tarafını görmeye yatkınlıkları vardır. Halbuki olayların suçu yoktur, olaylara anlam veren zihinlerin suçu vardır. Panik atak danışanlar korkuyla anlam verirler. Tünelin yıkılacağı, tünelin patlayacağı, çökeceği gibi düşüncelerin telegrafik hafızayla çok süratli bir şekilde zihninden geçer. Ve yol güzergahında panik atak başlar. Kişinin direkt olarak ilk aldığı duygu; kalbim çarpıyor ben ölüyorum. Ondan önce ne düşündüğünü sorgular ve bunu yakalamasını öğretirsek otomatik olumsuz düşünceler şeklinde geçen üzerinden geçeceği köprünün çöktüğünü, köprünün suya karıştığını, bunun sonucunda kendisinin, aracın içinde boğulma anının telegrafik olarak bir anda zihnine geldiğini ve panik atak duygusunun bununla ilintili olarak kendini koruma şeklinde ortaya çıktığını fark eder.

Tedavi yöntemleri:

Eğitim: Panik atak bozukluğunun doğası, yapısı hakkında bilgilendirme yapmak.

Bilişsel yeniden yapılandırma: Kaygılı düşüncelerin tanınması ve tanımlanması gerekmektedir. Kaygılı düşünceler bütün kanıtlarıyla ele alınır, daha gerçekçi, daha akılcı düşüncelerle yer değiştirmesi sağlanır. Bilişsel çarpıtmaların öğretilmesi ve tanıtılması da yine önemlidir.

Korkulan durumlarla ve duyumlarla karş karşıya gelme: Korkulan durumla, korkulan duyumlarla kademeli bir şekilde desensitizasyon tekniğiyle artık kaygı uyandırmayıncaya kadar yüzleştirilir. Uygulamalar yaptırtılır. Güvenlik önlemlerini almadan hayatını devam ettirmeye başlayınca, korkmayınca aslında panik atak rahatsızlığı da bitmiş olmaktadır.

Soluk alıp verme eğitimi: hızlı soluk alıp verme panik belirtilerini tetikleyebilmektedir. Buna hiperventilasyon denilmektedir. Danışanın, Soluk alıp verme hızını düşürmesi, diyafram nefesini kullanması öğretilir.

Çevredeki somut nesneler üzerine odaklanması tekniği, 5 duyu organını panik başlamadan önce kullanması öğretilir. ( görme, tatma, dokunma, koklama, işitme organlarını kullanması öğretilir.)

Danışanın kendi kendisine şu telkini vermesi öğretilir. Bu yanlış uyaran (alarm) ortada tehlike yok. Korkulacak bir durum yok.

Oryantasyon ve kontrol duygusunu tekrar tesis etmesine yardımcı olunur.

Bireyleşme - ayrışma duygusunu tesis etmesine yardımcı olunur.

Temel duygusal ihtiyaçlarına odaklanılır.

Panik atakta en etkili, en faydalı terapi yöntemi EMDR tekniğidir. Danışanlar daha ilk seanstan itibaren olumlu dönütler vermeye başlamaktadırlar.

Bilinçli hipnoz da Panik atak rahatsızlığında çok etkili bir terapi tekniğidir.

Danışanla ilk görüşme yapıldıktan sonra, anemnez alındıktan sonra hangi tekniğin daha yararlı olacağı belirlenip, o tekniğin uygulanması daha isabetli olacaktır.

Erol AKDAĞ
Klinik Psikolog
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Kendi Bedenine Güven(E) Meme (Panik Atak)" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Erol AKDAĞ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Erol AKDAĞ'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     39 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Erol AKDAĞ Fotoğraf
Uzm.Psk.Erol AKDAĞ
İstanbul
Klinik Psikolog
Uzman Klinik Psikolog/ Psikoterapist/ Hipnoterapist/ Emdr Terapisti/ Evlilik / Eş / Aile Terapisti
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi33 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Erol AKDAĞ'ın Makaleleri
► Panik Bozukluğu/Panik Atak Nedir ? Psk.Damla EYÜBOĞLU
► Panik Atak ve Panik Bozukluk Nedir? Uzm.Psk.Bengisu Nehir AYDIN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,532 uzman makalesi arasında 'Kendi Bedenine Güven(E) Meme (Panik Atak)' başlığıyla benzeşen toplam 24 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Mutlu Evliliğin Pin ve Puk Kodları ÇOK OKUNUYOR Ağustos 2018
► Terk Depresyonu Nisan 2017
► Tik Bozukluğu Mart 2016
► Mahremiyet Bilinci Mart 2016
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


06:56
Top