2007'den Bugüne 77,402 Tavsiye, 25,118 Uzman ve 17,331 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psikoterapi Nedir
MAKALE #19543 © Yazan Psk.Dnş.Doğancan GÖKÇE | Yayın Nisan 2018 | 580 Okuyucu
Psikoterapi aslında uzun bir geçmişe sahiptir. Psikoterapiye ait ilk uygulamaların, aydınlanma çağına dek uzandığı hatta antik yunan ve antik mısırda iyileştirmek için kullanılan büyülü sözler şeklinde dile söylendiği bilinmektedir. Psikoterapi kişiler arası ilişkilerin ve kişisel sorunların tanımlanması sürecinde ortaya çıkmıştır. Psikoterapi bireysel olabileceği gibi grupla da yapılabilmektedir. Psikoterapi hem danışanın iç dünyasına hem de çevresindeki kişilerle ilgili kaygılarını içermektedir. Kişinin iç dünyasına ilişkin içsel boyutundan, benlik algısıyla ilgili endişelerden psikolojik rahatsızlığa kadar birçok farklı durumu kapsayabilmektedir. Kişiler arası ilişkilere dair ilişkisel boyut üzerinde yer alan konular ise danışanla diğer insanlar arasında yaşanan iletişim ve algı sorunlarından düşmanlık, saldırganlık ve suç oluşturan eylemlere kadar değişebilir. Bu sorunlar tüm yaş grupları ve gelişim evrelerinde görülebilir. Bu tür sorunlar görece hafif olanlar dahil , yapı itibariyle teşhise yönelik sorunlardır. Sorunlar hem danışan tarafından ortaya konulma biçimleri , hem beslendikleri ortam bakımından iyi anlaşılmalıdır.

Psikoterapi kendi içinde pek çok uzmanlık alanına ayrılmıştır. Her uzmanlık alanı kendine özgü özel terapötik beceriler gerektirir, çünkü danışanların psikolojik yardım alabilmesi bu özel psikolojik danışma becerilerine bağlıdır. İnsanların birçoğu yaşamlarında hiç psikolojik danışma hizmeti almamıştır. Peki bu o insanların tam olarak yaşamı anlamadıkları ya da anlayamayacakları anlamına mı gelir? Elbette değil. Pek çok insan yaşamında getirdiği değişikliklere kendi çabası, arkadaşları , ailesi ya da çevresi sayesinde uyum sağlayabilmektedir. Bununla beraber az önce sayılan tarafların yardımına rağmen yaşam öyle bir hal alabilir ki profesyonel ve yetenekli bir yardımcının bu zorluklara uyum sağlama konusunda yol göstermesi gerekebilir. Böyle düşünüldüğünde psikoterapi; bir nevi değişim, önleme ya da yaşamın daha yaşanılır kılınması, yaşamı zenginleştirme aracı olarak görülebilir.Sebep ne olursa olsun yaşam birey için bazen o kadar yıkıcı bir hal alabilir ki, aşırı stres , tatminsizlik ya da mutsuzluk gibi duygular, yaşamın normal akışının devam etmesini olanaksız kılabilir. Önleme ise psikoterapi sayesinde kişinin yaşamında öngörülebilir nitelikli gerginliğe yol açan bazı olaylara hazırlıklı kılınması, kendi kendine yardım etmesinin sağlanması ve sonuç olarak değişen yaşam koşullarına uyum sağlamasına yardımcı olunmasıdır.
İyileştirici önleyici ve zenginleştirici psikoterapi türlerini göz önünde bulunduracak olursak , psikoterapi eylemini tanımlamanın pek çok farklı yöntemi vardır. Bazı psikoterapistler psikoterapiyi gelişim ve değişim aracı olarak adlandırabilirler. Psikoterapide felsefi kültürel boyutlarda önemlidir. Psikoterapi danışanın kişisel kaygılarını ele alan bir süreçtir. Söz konusu kaygılar gerçekten haklı olabileceği gibi tamamıyla yersiz, danışanın hissettiği güvensizlikten kaynaklanan endişeler de olabilir. Durumu ne olursa olsun psikoterapist danışanın kişisel gelişimi boyunca farklı davranış, yaklaşım, algılayış,benlik kavramı, kültürel özellikler ve duygular geliştirdiğini unutmamalıdır. Başka bir deyişle normal davranış kalıpları, yaşamın normal bir şekilde seyri ve normal duygular bazen anormal olanlar ile yer değiştirebilir ve böylece bir anlamda kişinin sınırları test edilir. Bu durum ergenlik döneminde sık rastlanan bir durum olmasına karşın , aslında her yaşta ve gelişim evresinde görülür. Danışanın kişisel kaygılarını değerlendirirken psikoterapist yaşamı danışanın gözüyle görebilmeli, karşılaşılan olayları ve nedenlerini onlar gibi algılayabilmelidir. İnsanı içinde bulunduğu toplumdan bağımsız düşünmek olanaksızdır. Çocukluk dönemi , ailesi, arkadaşları dikkate alınmaksızın psikoterapiyi yürütmek olmaz.

Psikoterapistin bir çok işlevi vardır, İnsanların öğrenme, değişme ve gelişmelerini açıklamakta rehberlik etme görevi görür. Normal insan işlevselliği açısından bir model oluşturabilir. Psikoterapi kuramları sürece ilişkin yol haritası görevini görmektedir, ve sürece katılanların belli hedeflere ulaşabilmeleri için gerekli olan yol haritaları görevini içermektedir.

Psikoterapi , danışanın duygu düşünce ve davranışlarına hitap edebilmeyi gerektirir. Başka bir deyişle psikoterapi danışanın hem davranışları hem de tutumlarıyla ilgilenmelidir. Günümüzdeki psikoterapi kuramları duygu ve davranışlara verdikleri önem ve bunlara yanıt verebilme derecelerine göre farklılıklar gösterir. Bu yaklaşımlardan birey merkezli ve varoluşçu terapi duygulara önem verirken , bilişsel terapi ve gerçeklik terapisi davranış ve hareketlerin önemini vurgulamaktadır.

Psikoterapi temelde dış değerlendirme standartları ne olursa olsun danışanın duygu ve düşüncelerini kabul etmeyi gerekli kılar.Danışanın yeni bir yönde değişme ve gelişme beklentisi içine girebilmesi için önce terapistin mevcut durumu kavraması gerekir.
Psikoterapide gizlilik ve özel yaşama saygı terapi sürecinin vazgeçilmez bir parçasıdır. Yani psikoterapi uygulanan ortamın uygun koşullarının sağlanması önemlidir. Tüm terapi yöntemlerinin temelinde yatan temel beceri iletişimdir. Danışma sırasında hem terapist hem de danışan sözlü ve sözsüz iletişimle mesajlar alıp vermektedir. Dolayısıyla danışan tarafından verilen mesajların farkında ve bunlara karşı duyarlı olmak gerekir. Psikoterapi en azından kültürler arası büyük olasılıkla çok kültürlü olarak gerçekleşen bir deneyimdir.

Birçok danışan için psikolojik destek almaya karar vermek önemlidir. Toplumun; kişisel problemleri zayıflık ve yetersizlik olarak nitelendirme eğilimi bir yana , güven uyandıran yetkin bir yardım edici bulmak güç bir durumdur. Danışan çoğu zaman psikolojik danışmaya başlama hakkında yanlış bilgilendirmektedir. Eğer ilk kez psikoterapi desteği alacaksa , durumu değerlendirme, psikoterapistin kişisel niteliklerini belirleme ve sürece devam etme hususunda muhakeme etme konusunda gerekli bilgi birikiminden yoksun olabilir. Psikoterapistin de durumu değerlendirmesi, danışanın sorun ya da kaygılarına karşı kendi yetenek ve becerilerinin uygun olup olmadığı konusunda karar vermesi , kişilik ve kişisel değerlerin etkileşimin, psikoterapi sürecine katkıda bulunup bulunmayacağını belirlemesi gerekmektedir.

Danışan, bir başkasının desteğini hissettiği veya bir başkası tarafından anlaşıldığını bildiği, daha farklı ve iyimser bakış açısından olaylara bakabilmeyi ve diğer kişilerle daha olumlu ilişkiler yaşamaya başladığı zaman sürece katılma konusunda daha da cesaretlendirilmiş olur. Aynı şekilde psikoterapist de psikoterapi sürecinden beklenen sonuçlara götürecek koşulları sağlayabildiği takdirde, özgüveni artacaktır. Her ne kadar farklı kuramsal akımlar farklı psikolojik danışma sonuçlarına vurgu yapıyor olsa da pek çok uygulayıcı temel nitelikli sonuçlar hakkında hem fikirdir.

Psikoterapi süreci başarılı olduğunda danışan sorunlarını farklı bir bakış açısıyla görmeye başlar. Danışan sorunlarına farklı yaklaşmaya başlar. Danışan sorunlarının nelerden kaynaklandığını öğrenmeye başladığında sorunun kökenine daha rahat inmekte, soruna yol açan unsurları daha iyi anlayabilmektedir. Sorunun farkında olmanın dört temel boyutu vardır. Bunlar; soruna eşlik eden duygular ve bedensel tepkiler, bu sorunların nasıl algılandığına dair düşünceler, sorunun yaşanmasıyla ilgili davranış örüntüleri ve sorunlardan etkilenen kişiler arası ilişkiler. Sorunun farklı boyutlarını değerlendirmek, danışanın kendi durumunu daha kolay kavramasını ve vereceği tepkiler üzerinde daha fazla denetim elde etmesini sağlar. Danışan psikoterapinin başarılı olması durumunda danışanın kazandığı önemli özelliklerden biri de etkili iletişim kurmayı öğrenmesidir. İyi İlişki kurulması psikoterapi de çok önemlidir. Psikoterapist ile danışan arasında bir kaynaşma sağlandığında bu ilişki saygı , güven ,psikolojik olarak rahat olma ve ortak bir amaca hizmet etme gibi özellikler taşır. Danışanla sağlam bir ilişki kurulduğunda olumlu psikolojik gelişim özendirilir. Yine güven duygusu da psikoterapi etkililiğinde danışan ve terapist için önemlidir. Danışan terapistinin sözüne güvenmeli , sorumluluk sahibi olduğuna , etik standartlara önem verdiğine ikna olmalıdır. Güvenilir bir psikoterapist; danışanın anlattıklarını gizleyebilen, onun sorunlarına enerjik bir şekilde yanıt verebilen, danışanın kendisini ifade ettiği için asla pişman olmadığı kişidir. Güvenilirlik yalnızca danışan üzerinde etki kurabilmek için önemli değildir, aynı zamanda danışanın kendisini rahatça ifade edebilmesi ve yaşamının özel yönlerini açma konusunda cesaretlendirmek için de gereklidir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Psikoterapi Nedir" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Dnş.Doğancan GÖKÇE'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Dnş.Doğancan GÖKÇE'nin izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     4 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Doğancan GÖKÇE Fotoğraf
Psk.Dnş.Doğancan GÖKÇE
İstanbul
Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi5 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Dnş.Doğancan GÖKÇE'nin Makaleleri
► Psikoterapi Nedir? Uzm.Psk.Yasemin BAĞRIAÇIK
► Psikoterapi Nedir? Psk.Gonca BAĞLAR
► Psikoterapi Nedir Psk.Burhan ERGÜN
► Psikoterapi Nedir? Psk.Armağan ADANAR
► Psikoterapi Nedir? Psk.Ceren AKBOYAR
► Psikoterapi Nedir? Psk.Emir Emre DOĞAN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,331 uzman makalesi arasında 'Psikoterapi Nedir' başlığıyla benzeşen toplam 22 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Duyguları Tanımlamak Mayıs 2018
► Varoluşçu Terapi Mayıs 2018
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


07:33
Top