2007'den Bugüne 77,452 Tavsiye, 25,127 Uzman ve 17,338 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Bu Kimin Sınavı; Kimin Kaygısı?
MAKALE #19574 © Yazan Uzm.Psk.Gülderen KILIÇ | Yayın Mayıs 2018 | 399 Okuyucu
Beynin hızla geliştiği, soyut becerilerin kazanıldığı, hormonal değişimle birlikte bedensel durumların kişiyi daha fazla kontrol ettiği bir dönem olan gençlik dönemi, gencin geleceğini de belirleyeceği bir dönemdir ve en büyük motivasyonları büyümektir.
Ergenin engellenme, hazzı erteleme, hedefe odaklanma gibi becerileri yetişkin düzeyde değildir, sınavlar da çocuğun bu becerilerini geliştirmede önemli araçlardır, sonuç ne olursa olsun kişisel gelişim, beyin gelişimi için bir kazançtır sınav süreci. Üniversite mezunu insanların daha az suça bulaşmasının bir nedeni de dürtü kontrolünü sağlayan prefrontal bölgesini daha çok kullanmasına bağlı olarak (düşünme, üretme, öğrenme süreçlerini yöneten bölge) daha gelişmiş olmasının da etkisi vardır. Çok sık olmasa da üniversite mezunu insanlarda da dürtü kontrolü gelişmemişse teknolojik ve bilgisini kötüyü kullanma şeklinde suç işleme eğilimi olabilir; toplumu yanlış yönlendirme, mesleğini kötüye kullanma gibi.
Sosyal ve ekonomik koşullar sosyal medya teknoloji, anne baba ile ilişkiler çocuğun gelecekte ne olacağını belirleyen faktörlerdendir. Sınava girecek gençler bunları üzerinde taşıyarak sınava hazırlanırlar; ülkenin ekonomik koşulları, iş bulma stresi, anne-babanın beklentileri, kendisiyle ilgili beklentiler. Çocuğun motivasyonu, kendi gelişimi, gelecek kaygısı, geçmişin etkisi, bugünkü koşulların baskısı altında şekillenir. Çocuğun sosyal koşulları, sosyal uyumu iyiyse sınavla ilgili yükü de azalır, fakat bazı durumlarda sosyal ve ekonomik koşulları değiştirmek adına sınav önemli bir yer edinebilir kişi de.
Gelişimsel olarak sınava girdikleri yaşlardaki gençlerin uzun vadeli hedefler için kısa vadeli hazlardan vazgeçmeyi sağlayan beyindeki prefrontal korteks henüz gelişimini tamamlamamıştır. Sosyal medya ve teknolojinin kullanımı da çocuğu motive edebileceği gibi anlık hazzı tetiklediği için uzun vadeli amaçlar için yaptığı işe odaklanmasını azaltır, bozar. Anne-baba rahatlamak, kötü duygudan uzaklaşmak için sosyal medya ya da telefona yöneliyor ve uzun süre orada vakit geçiriyorsa, çocuğun bu çeldiricilere çok daha çabuk yönelmesine neden olur.
Anne-babalar kendi duygu, istek ve çatışmalarını çocuğa bilinçli ya da bilincinde olmadan aktarırlar. Anne ya da baba kendi okuyamamışsa çocuğun okumasını çok ister, çocuk anne babanın isteğini gerçekleştirse de bir şey eksik gibi hisseder ya da onların isteklerini gerçekleştiremeyecek diye yoğun baskı ve kaygı duyar. En önemlisi de çocuk anne babasıyla ilgili duygu ve çatışmalarını sınav üzerinden yaşar ve onlarla didişmenin aracı haline gelir sınav.
Anne babalar kendi geçmişine bağlı olarak, farkında olmadan çocuğun yetersizliğinden beslenir, çocuk yetersiz kaldığında kendilerini işe yarar hissederler. Bilinçli tarafları çocuk başarılı olsun, bilinçdışı yanları olmasın isteyebilir, çocuğa geçen bu karışık mesaj çocuğu da hem başarılı olmaya hem de başarısını sabote edecek davranışlarda bulunmaya yönlendirir.
Olumsuzlukların, başarısızlıkların aşırı önemsendiği ya da hiç önemsenmediği durumlarda sınav döneminde aile ve çocuk bu sürece hazırlıksız yakalanır. Sınav da iki seçenek vardır, başarı ve başarısızlık; başarısızlık seçeneğinin varlığı bile yoğun kaygı, panik yaratır, kişinin amaca yönelik davranışlarda bulunmasına engel olur, bu da kişide ümitsizlik, çaresizlik duygusuna neden olur.
Her sınav bir son yeni bir başlangıç için verilir. Ayrılık ve ayrışma gibi konularda yeteri kadar başarılı olamamış çocuklarda birey olmanın verdiği belirsizlik ve ne yapacağını bilememe hali sınavı olduğundan daha büyük bir mesele halini getirir.
Sınav kaygısında kişiler; ya başarısız olursam ya da sınavda hiçbir şey yapamazsam donup kalırsam, bayılırsam şeklinde terapiye gelirler. Başarısızlığın verdiği hayal kırıklığı, kaygı umutsuzluk bazen çaresizlik kendini değersiz hissetme, başarılı olup kendini değerli hissetme, mutlu olma gibi duygular sınav süreci içinde yaşanabilecek duygulardır. Kişi bireyleşmiş, anne babadan ayrışmış ve ayrı bir kimliğe sahipse bu süreçte duygular hak ettiği kadar yaşanır. Bir miktar kaygı olması, negatif duygular olması öğrenmede aktif olmayı, beynin daha aktif çalışmasına katkıda bulunur.
Sınav kaygısı terapide nasıl ele alınır?
Sınavın anlamı kişiye buldurulur, anne-baba ya da yakın ilişkilerindeki sınavla ilgili duyguları kişinin duyguları ayrıştırılır.
Sınavın olası sonuçları ve yarattığı duygular konuşulur.
Çalışma daha uzun süreliyse kaygının kökeni ve nedenleri araştırılır, kişi serbest çağrışımla bu duygu ve düşünceleri boşaltır ve kaygıyla birlikte diğer kötü duygulara karşı benliği güçlendirilir.
İşbirliği yapıyorsa aile onlarla da çalışılır; kendi duygu ve davranışlarını fark etmeleri, genci olumsuz etkileyecek davranışlardan kaçınmaları için çalışmalar yapılır.
Gencin sınav anında kaygısıyla nasıl baş etmesi gerektiğiyle ilgili egzersizler öğretilir ( dikkatini başka yöne kaydırma, nefes egzersizleri, uzun bir çalışma ise kaygının ait olduğu kişiyi bulup ayrıştırma, bedensel duyumlarına odaklanma gibi).
Çocuğun sınava kaygısı düşük biriyle gitmesi uygundur, kaygı çok hızlı bulaşan bir duygudur, sınava giren ve kaygılı olan genci daha da kaygılandıracaktır, bu konuda genç ve aile yönlendirilir.
Aileye çocuğa beynin işleyişi, öğrenme süreci anlatılır, kendisine özgü öğrenme yöntemi bulması sağlanır, kişinin kendine has öğrenme yöntemi ve plan oluşturması kişinin ona daha çok sahiplenmesine neden olur. Aileye de çocuğa da sınav sürecinin her aşaması ve sonuçları hakkında bilgilendirme yapılır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Bu Kimin Sınavı; Kimin Kaygısı?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Gülderen KILIÇ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Gülderen KILIÇ'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Gülderen KILIÇ Fotoğraf
Uzm.Psk.Gülderen KILIÇ
İstanbul
Uzman Psikolog - Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi5 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Gülderen KILIÇ'ın Yazıları
► Sınav Kaygısı Kimin Kaygısı Psk.Dnş.Yasemin ŞAHİN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,338 uzman makalesi arasında 'Bu Kimin Sınavı; Kimin Kaygısı?' başlığıyla benzeşen toplam 20 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► YENİAile Dizimi Eylül 2018
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


23:59
Top