2007'den Bugüne 75,921 Tavsiye, 24,843 Uzman ve 17,068 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Tükenmişlik Sendromu (Burnout)
MAKALE #19585 © Yazan Uzm.Psk.Dnş.Havva BAYAR | Yayın YENİ Mayıs 2018 | 115 Okuyucu
TÜKENMİŞLİK SENDROMU (BURNOUT)

Tükenmişlik, işi nedeniyle duygusal taleplere çok sık maruz kalan ve insanlarla yoğun ilişki içerisinde çalışmak zorunda olan kişilerde görülen fiziksel yorgunluk, çaresizlik, umutsuzluk, yıpranma, enerji ve gücün azalması veya tatmin edilemeyen istekler sonucunda bireyin iç kaynaklarının tükenmesi, düşük kişisel başarı hissi, yapılan işe, insanlara ve hayata karşı olumsuz tutumların yansıması durumudur.

Tükenmişlik duygusal tükenme, duyarsızlaşma ve kişisel başarıda düşmeden oluşan psikolojik bir sendromdur. Tükenmişlik öncelikle bireyin duygusal kaynaklarını bitirmesi ile açığa çıkmakta ve kişinin duygusal anlamda tükenmesiyle de sonuçlanmaktadır. Duygusal anlamda tükenen kişi bir sonraki aşamada çevresindeki insanlarla olan ilişkilerine sınır koyarak psikolojik olarak insanlarla arasına mesafe koyar. Bu şekilde duyarsızlaşma boyutu kendisini gösterir. Son olarakta birey daha önceki olumlu tutumlarıyla şimdiki tutumları arasındaki ayrımı fark eder ve sonuç olarak mesafeli tutumlarının, çalıştığı kuruma ve topluma katkılarını sınırladığını düşünür. Böylece birey iş ve insan ilişkileri konusunda bir yetersizlik duygusu içerisine girmekte, kendini olumsuz olarak değerlendirmekte, kısacası işini yapma ve müşterilerine hizmet sunma konusunda, kendisini yetersiz olarak görmeye başlamaktadır.
Tükenmişlik sendromu birdenbire ortaya çıkan bir durum değildir, yavaş yavaş aylara yayılan bir süreçte gelişir. Tükenmişlik belirtilerinin göz ardı edilmesi de onun ilerlemesine ve başa çıkılmaz hale gelmesine sebep olmaktadır. Bu nedenle tükenmenin sürecinin belirtilerinin iyi bilinmesi ve zamanında tespit edilerek gerekli müdahalelerin yapılması çok önemlidir.
Tükenmişlik belirtileri bireyden bireye farklılık göstermekle birlikte, genel olarak fiziksel, psikolojik ve davranışsal olmak üzere üç başlıkta incelenebilir. Tükenmişlik fiziksel anlamda öncelikle hafif belirtiler olarak kendini göstermektedir. Bu belirtiler; yorgunluk ve halsizlik hissi, baş ağrısı, uyuşukluk, uyku bozuklukları şeklinde sıralanmaktadır. Tedbir alınmazsa devam eden süreçte; geçmeyen soğuk algınlıkları, enfeksiyonlara karşı direncin zayıflaması, kilo kaybetme veya şişmanlık, solunumda güçlük, genelde geçmeyen bedensel ağrı ve sızılar, midede şişkinlik, bağırsak hastalıkları, uyanmada zorluk, uykuya dalmakta zorluk, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, kas gerilmeleri, kalp çarpıntısı ve cilt hastalıkları oluşmaya başlayabilir. Bu ve benzeri rahatsızlıklardan sürekli şikayet edilmesi durumunda, kişi bu belirtileri dikkate almalı ve zaman geçmeden önlemini almalıdır. Çünkü bu tür belirtiler tükenmişliğin habercisi olabilmektedirler.
Psikolojik belirtiler, tükenmişlik yaşayan kişilerde görülebilecek diğer belirtilere oranla daha az belirgindir. Bu belirtiler; tahammülsüzlük, engellenmişlik hissi ve sinirlilik, psikolojik incinmeye açık olma, sebepsiz huzursuzluk ve tedirginlik duygusu, gerginlik, keyifsiz hissetmek, sabırsız olma, düşük özgüven, düşük özsaygı, insanlara karşı düşmanlık duygusu, güçsüzlük, enerji kaybı, iş ile ilgili umutsuzluk, diğer insanları olumsuz eleştirme, ilgisizlik, aile içi sorunlarda artış, tatmin olmama, hayata karşı olumsuz tutumlar geliştirme, nefret, nezaket, saygı ve arkadaşlık gibi olumlu duygularda azalma, düşüncelerin belirsizleşmesi ve karmaşıklık, dayanağı olmayan şüpheler ve paranoya, depresyon, suçluluk hissi ve çaresizlik, işi bırakmayı isteme ve sık sık işe gitmek istememe şeklinde sıralanabilir.
Davranışsal belirtiler başkaları tarafından kolayca gözlenebilen tükenmişlik belirtileridir. Bu belirtiler unutkanlık, başarısızlık hissi, aile içi çatışmalar, konsantrasyon bozukluğu, öfkesini kontrol edememe, ani sinir patlamaları, ağlama nöbetleri, yalnız kalma isteği, alınganlık ve takdir edilmediğini düşünme, işi yavaşlatma, harekete geçmede güçlük, hırsızlık eğilimleri, işten uzaklaşma, işinden memnun olmama, hizmetin kalitesinde bozulma, hizmet verilen kişilere yanlış müdahaleler ve hizmet alan kişilerin şikayet sayılarındaki artış, evraklarla ilgili sahtekarlıklar, iş performansında düşüş, işe karşı ilgisizlik, iş arkadaşlarına karşı alaycı ve suçlayıcı olma, iş tatminsizliği, yeni bir meslek eğitimi alma eğilimi, işe geç gitme veya gitmeme, hastalıktan kaynaklanan sebeplerle işe gelmemelerde ve geç gelmelerde artış, işten ayrılma ve başka iş alanlarına transfer olma isteği şeklinde sıralanabilir.
Tükenmişliğin oluşmasında, bireysel ve örgütsel pek çok etken etkili olmaktadır. Kişilik özellikleri kişinin tükenmişlik yaşamasında önemli bir faktördür. Sorumluluk sahibi, idealist, mükemmeliyetçi, kaybetmeyi sevmeyen, hayır demeyi bilmeyen, sözüne sadık, aceleci, karşılanması güç beklentileri olan, öz yeterliliğe sahip olmayan bireyler ve empati kuramayan bireyler daha fazla tükenme riski altındadırlar.
Demografik özelliklerdeki farklılıklar da, tükenmişlik üzerinde önemli etkiye sahiptir. Cinsiyet ve tükenmişlik arasındaki ilişki konusundaki araştırmalar tutarlı sonuçlar ortaya koymamıştır. Kimi çalışmalar kadınların erkeklerden daha fazla tükenmişlik yaşadığını kimileri erkeklerin kadınlardan daha fazla tükenmişlikle karşı karşıya kaldığını ortaya koymuştur.
Tükenmişlik düzeyi ile yaş, çalışma süresi ve mesleki kıdem arasında negatif bir ilişki söz konusudur. Bekarların evlilere, çocuk sahibi olmayanların olanlara göre daha fazla tükenmişlik yaşadıkları görülmektedir. Eğitim düzeyi ve tükenmişlik düzeyi arasındaki ilişki incelendiğinde bazı araştırmacılar, eğitim düzeyi ilerledikçe, tükenmişlikle başa çıkma başarısının artabileceğini, bazı araştırmacıların ise üniversite eğitimi almamış çalışanların daha az tükenme yaşadıklarını ve üniversite mezunlarının da yüksek lisans mezunlarından daha fazla tükenme yaşadıklarını belirttiğini ortaya koymuşlardır.
Hizmet sektörü çalışanları olan doktorlar, hemşireler, hastabakıcılar, avukatlar, öğretmenler, akademisyenler, polisler, bankacılar, sosyal hizmet görevlileri, çocuk bakıcıları, çeşitli işletmelerin müşteri hizmetleri temsilcileri ve herhangi bir alanda yönetici kademesinde görev yapanlarda, diğer meslek gruplarına oranla tükenme riskinin daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Ancak aynı koşullar altında dahi olsa, bireysel faktörlerden dolayı bazı bireyler tükenirken, bazılarının tükenmediği de gözlenebilmektedir.
Stresin bir türevi olan tükenmişlik sendromu bireyleri pek çok açıdan etkilemektedir. Tükenmişlik, birey, çalışma hayatı ve aile hayatı üzerinde olumsuz etkilere neden olur. Birey tükenmişlik sebebiyle fiziksel açıdan yorulup yıpranmaktadır. Fakat bireyin yaşadığı yorgunluk hissinin asıl nedeni, iş ortamında yaşadığı gerginliktir. İş ortamında sürekli devam eden gerginlik, bireyin uyku düzeninin bozulmasına ve bunun sonucunda halsizlik ve huzursuzluk yaşamasına, sık sık bir şeylerin ters gideceği konusunda düşüncelere kapılmasına sebep olmaktadır. Öte yandan artık kronikleşen yorgunluk ve gerginlik; grip, soğuk algınlığı gibi hastalıklara yakalanma riskini ve baş ağrılarını artırmakta ve bu tip hastalıkların uzun süre atlatılamamasına sebep olmaktadır. Tükenmişliğin en önemli ve en gözle görülür sonuçlarından birisi de, bütün bunların sonucunda yaşanan, enerjideki düşüştür. Tükenme yaşayan bireyler, müşterilere veya iş ortamında karşılaştıkları kişilere olumsuz tutumlar sergilerler. Ayrıca işten ayrılma, verimi düşürücü davranışlar, kişiler arası iletişimde sorunlar, düşük iş tatmini ortaya çıkar. Tüm bu etkiler bireylerin yaşam kalitesini olumsuz etkilemekte ve mutsuzluğa neden olmaktadır. Tükenmişlik, ilk başta bireysel düzeyde etkisini gösteren bir sendrom olsa bile bu durum zaman içinde bireysel boyutları aşmaktadır. Bireyin sağlığını kaybetmesine ve moralinin bozulmasına neden olan tükenmişlik, çalışma hayatı üzerinde de olumsuz etkilere sahiptir. Tükenmişlik yaşayan kişiler, etrafındaki insanları bir nesne gibi görmeye başlar ve hizmet verdiği insanların gereksinimlerine önem vermez, onlara saygısız ve kaba davranan bir şekilde hizmetini devam ettirir. Bu durum bireyin performansında düşüşe neden olur. Bu düşüşte yapılan işin niteliğinde ve kalitesinde kendisini göstermektedir. Düşük performansın bir sonucu olarak motivasyon düşmekte ve birey kendisini engellenmiş hissetmeye başlamaktadır. Bu durumdaki birey yaptığı işi artık umursamamakta daha başarılı olma gibi bir kaygı taşımamaktadır. Sonuç olarakta işi için fazla çaba göstermemektedir. Hem iş için yeteri kadar çaba göstermemek, hem de yaşanan sorunlardan dolayı bireyin kafasının dağınık olması sonucunda iş yapma becerisi de zayıflamakta ve iş kazalarının oranı da artmaktadır. Tükenmişliğin çalışma hayatı üzerindeki etkilerinden birisi de çalışanın iş doyumu üzerindeki etkisidir. Yaptığı işten tatmin olmayan, istediği huzurlu çalışma ortamını bulamayan bireyler, yüksek düzeyde moral ve motivasyon bozukluğu yaşar.
Tükenmişlik sonucu ortaya çıkan psikolojik sorunlar, davranış bozukluklarına ve kişilerarası anlaşmazlıklara yol açtığı için aile hayatını da olumsuz etkilemektedir. Yaşanan tükenme duygusu ile eve gelen bireyin ailesi kendilerini ihmal edilmiş ve yalnız hissetmekte, bireyin kendileri ile birlikte olmaktan dolayı memnuniyetsizlik yaşadığını düşünmektedirler. Bu sebeple de bireyi suçlamaktadırlar. Tükenmişlikten dolayı suçluluk duygusuna sahip olan birey, ailesi tarafından da bu tarz bir suçlama ile karşı karşıya gelince daha ciddi sorunlara itilerek aile içi çatışmaların yaşanmasına, aile fertlerinin birbirlerinden uzaklaşmalarına, boşanma veya ayrı evde yaşamalara, çocuk ve ebeveynin birbirinden kopmasına sebep olmaktadır.
Bireysel dayanıklılık, sosyal desteğin varlığı ve sorunlarla başa çıkma yolları da tükenmişliği etkileyen konulardandır. Tükenmişlikle sosyal destek arasındaki ilişki olumsuz duygularla baş etmede önemlidir. Yakın, devamlı, ulaşılabilir bir aile veya dost çevresine sahip olmak, bireye güven veren ve destekleyen nitelik taşıdığı için tükenmişlik riskini azaltmaktadır. Sosyalleşmeyi hafife almamak gerekir.
Tükenmişlikle ilgili bilgi sahibi olmak, tükenmişlik hissettiren faktörleri belirlemek, kendini iyi tanımak ve ihtiyaçlarını belirlemek, işle ilgili gerçekçi beklenti ve hedefler geliştirmek, müzik dinlemek, spor yapmak, yeterli uyku, sağlıklı beslenme, hobi edinmek, işte ve özel hayattaki monotonluğu azaltmak, işe ara vermek veya işini değiştirmek, işin zorlukları ve riskleri ile ilgili olarak işe girmeden önce bilgi edinmek, zamanı etkili yönetme konusunda bilgi sahibi olmak, tatile çıkmak, kişisel sınırlılıklarını bilmek ve kabullenmek, nefes alma ve gevşeme tekniklerini öğrenmek ve kişisel gelişim gruplarına katılmak bireysel düzeyde tükenmişlikle başa çıkmak için kullanılabilecek stratejilerdir.
Tükenmişlik sendromu kendi kendine geçmez. Eğer önemsenmezse veya müdahale edilmezse, aşırı yorgunluk, uykusuzluk, ilişkilerde problemler, kaygı bozuklukları, depresyon, alkolizm, kalp hastalıkları, strese bağlı hastalıklar, obezite, bağışıklık sisteminin zorlanması ve buna bağlı olarak hastalıklara karşı direncin düşmesi gibi ciddi problemlere neden olabilir. Tükenmişlik sendromu yaşayan kişiler durumun farkında olmalı ve ağır bir soruna dönüşmeden çözüme odaklanılmalıdır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Tükenmişlik Sendromu (Burnout)" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Dnş.Havva BAYAR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Dnş.Havva BAYAR'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     3 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Havva BAYAR Fotoğraf
Uzm.Psk.Dnş.Havva BAYAR
Adana
Uzman Psikolojik Danışman
Bireysel Terapi, Aile Terapisi, Çocuk ve Ergen Terapisi, Cinsel Terapi
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi6 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Dnş.Havva BAYAR'ın Yazıları
► Tükenmişlik Sendromu Psk.Ümit KARABULUT
► Tükenmişlik Sendromu Psk.Semra EVRİM
► Tükenmişlik Sendromu Uzm.Psk.Damla KANKAYA
► Tükenmişlik Sendromu Psk.Dnş.Ferhan BIÇAKCILAR
► Tükenmişlik Sendromu Psk.Senem ÇOPUR
► Tükenmişlik Sendromu Psk.Çağlar KARAMAN
► Tükenmişlik Sendromu Psk.Yücel SÖZER
► Tükenmişlik Sendromu Nedir Psk.İpek EROL
► Tükenmişlik Sendromu ve Önlenmesi Uzm.Psk.Kamil ERTEKİN
► Sizde de Tükenmişlik Sendromu Olabilir Uzm.Psk.Gizem HÜNERLİ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,068 uzman makalesi arasında 'Tükenmişlik Sendromu (Burnout)' başlığıyla benzeşen toplam 44 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Sınav Kaygısı Nisan 2018
► Sosyal Fobi Mart 2018
► Obsesif Kompulsif Bozukluk (Okb) ÇOK OKUNUYOR Aralık 2017
◊ Çocuklukta İstismar Aralık 2016
◊ Çalışan Anne Olmak Aralık 2016
◊ Depresyon Aralık 2016
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


15:54
Top