2007'den Bugüne 80,852 Tavsiye, 25,745 Uzman ve 18,019 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Travma Sonrası Stres Bozukluğuna Genel Bakış
MAKALE #19606 © Yazan Uzm.Psk.Aysun AKTAŞ | Yayın Mayıs 2018 | 752 Okuyucu
Travma, bireyin ruhsal ve bedensel varlığını sarsan, yaralayan, inciten olaylar olarak adlandırılmaktadır. Travmatik olayın bireyi hasta etmesinin en önemli nedeni, uyaran fazlalılığı ve bireyin bunlarla başa çıkmasının imkansız hale gelmesidir. Travmatik olayın ani ve beklenmedik oluşu, olayların kontrol dışında gelişmesi ve kişinin kendisini çaresiz hissedişi, pasiflik, güçsüzlük, yoğun kaygı travmanın nitelikleri arasındadır.TSSB’ de belirtiler bir aydan daha uzun sürer. Belirtilerin 2-30 gün sürmesi ve dissosiyatif belirtilerin eşlik etmesi durumu Akut Stres Bozukluğu olarak tanımlanmaktadır. Akut Stres Bozukluğu (ASB), DSM-IV’ te aşırı travmatik bir stres kaynağı ile karşılaştıktan sonraki bir ay içerisinde anksiyete belirtileri, dissosiatif belirtiler ve diğer belirtilerin görüldüğü durumlar olarak tanımlanmıştır. ASB’de belirtilerin 2-30 gün arasında ortaya çıkıp kaybolması gerekmektedir. Belirtiler 30 günden sonra da devam ediyorsa tanı TSSB olarak değiştirilir. Travma sonucunda ortaya çıkan olayı yeniden yaşama, kaçınma, irkilme ve diğer aşırı uyarılmışlık belirtileri ana ruhsal belirtileri oluşturur. Bu belirtiler bireyin sosyal ve mesleki işlevselliğinde bozulmaya yol açmaktadır.
TSSB olan kişiler, travmatik olayı hatırlatan yerlerden, kişilerden ve ipuçlarından kaçma isteğindedirler. Travmatik olayı yeniden yaşama ve kaçınma, anksiyete, aşırı irkilme, bilişsel bozukluklar ve farmakolojik anormallikler dahil olmak üzere birçok semptomun varlığı ile TSSB hastaları günlük işlerini yapamaz hale gelirler.
DSM-V TSSB tanı kriterleri:
DSM-5 tanımına göre kişi olayı kişi aşağıdaki yollardan biri ya da birden çoğu ile gerçek ya da göz korkutucu şekilde ölümle, ağır yaralanmayla karşılaşmış ya da cinsel saldırıya uğramış olmalıdır:
1. Doğrudan örseleyici olay(lar) yaşama
2. Başkalarının başına gelen olay(lar)ı doğrudan görme, tanıklık etme
3. Bir aile yakınının ya da yakın arkadaşının başına örseleyici olay(lar) geldiğini öğrenme. Aile bireyinin ya da arkadaşının gerçek ölümü ya da ölüm olasılığı, kaba güçle ya da kaza sonucu olmuş olmalıdır. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar -Current Approaches in Psychiatry 351 Eşik Altı Travma Sonrası Stres Bozukluğu
4. Örseleyici olayın sevimsiz ayrıntıları ile yineleyici biçimde ya da aşırı bir dü- zeyde karşı karşıya kalma (örneğin; felaket sonrası insan kalıntılarını toplayan kişiler, çocuk istismarının ayrıntıları ile yeniden karşılaşan polis memurları) Ancak bu tip bir karşı karşıya gelme, işle ilgili olmadıkça, elektronik yayın ortamları, televizyon, sinema ya da görseller aracılığı ile olmuş ise bu ölçütün uygulanamayacağı belirtilmiştir.
B. Travmatik olaydan sonra başlayan, örseleyici olaya iliĢkin istenç dışı gelen aşağıdaki belirtilerin birinin ya da daha çoğunun varlığı; 1) Travmatik olayların yineleyici, istemsiz ve istençdışı gelen sıkıntı veren anıları. 2) İçeriği veya duygulanımı örseleyici olaylarla ilişkili, yineleyici sıkıntı veren düşler. 3) Kişinin travmatik olay yeniden oluyormuş gibi hissettiği ya da davrandığı çözülme (dissosiyasyon) tepkileri. 4) Travmatik olayı simgeleyen ya da çağrıştıran iç ya da dış uyaranlarla karşılaşınca yoğun ya da uzun süreli bir ruhsal sıkıntı yaşama. 5) Travmatik olayı simgeleyen ya da çağrıştıran iç ya da dış uyaranlara karşı fizyolojiyle ilgili belirgin tepkiler gösterme.
C. Aşağıdakilerden birinin ya da her ikisinin birlikte olmasıyla belirli, travmatik olaydan sonra ortaya çıkan, travmatik olaya ilişkin uyaranlardan sürekli bir biçimde kaçınma: 1) Travmatik olayla ilgili ya da yakından ilişkili, sıkıntı veren anılar, düşünceler ya da duygulardan kaçınma ya da bunlardan uzak durma çabaları. 2) Travmatik olayla ilgili ya da yakından ilişkili, sıkıntı veren anılar, düşünceler ya da duyguları uyandıran dış anımsatıcılardan (insanlar, yerler, konuşmalar, etkinlikler, nesneler, durumlar) kaçınma ya da bunlardan uzak durma çabaları.
D. Aşağıdakilerden ikisinin ya da daha çoğunun olmasıyla belirli, travmatik olayın ortaya çıkmasından sonra başlayan ya da kötüleşen, örseleyici olaya ilişkin bilişlerde ve duygu durumda olumsuz değişiklikler olması: 1) Travmatik olayın önemli bir bölümünü anımsayamama (özellikle dissosiyatif amneziye bağlıdır). 2) Kendisi, baĢkaları ya da dünya ile ilgili olarak, sürekli ve abartılı olumsuz inanışlar ya da beklentiler. 3) Travmatik olayın nedenleri ve sonuçlarıyla ilgili olarak, kişinin kendisini ya da başkalarını suçlamasına yol açan, süreklilik gösteren, çarpık bilişler. 4) Süreklilik gösteren olumsuz duygusal durum. 5) Önemli etkinliklere karşı duyulan ilgide ya da katılımda belirgin azalma. 6) Başkalarından kopma ya da başkalarına yabancılaşma duyguları. 7) Sürekli bir biçimde, olumlu duygular yaşayamama
E. Aşağıdakilerden ikisi ya da daha fazlası ile belirli, travmatik olayın ortaya çıkmasıyla başlayan ya da kötüleşen, travmatik olayla ilintili uyarılma ve tepki gösterme biçiminde belirgin değişiklik olması: 1) İnsanlara ya da nesnelere karşı sözel ya da sözel olmayan saldırganlıkla dışa vurulan, kızgın davranışlar ve öfke patlamaları. 2) Sakınmaksızın davranma ya da kendine zarar veren davranışlarda bulunma. 3) Her an tetikte olma. 4) Abartılı irkilme tepkisi gösterme. 5) Odaklanma güçlükleri 6) Uyku bozukluğu
F. Bu bozukluğun süresi (B, C, D, ve E tanı ölçütleri) bir aydan daha uzundur.
G. Bu bozukluk klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya ya da toplumsal, işle ilgili alanlarda ya da önemli diğer işlevsellik alanlarında işlevsellikte düşmeye neden olur.
H. Bu bozukluk bir maddenin ya da başka bir sağlık durumunun fizyolojiyle ilgili etkilerine bağlanamaz ( Diagnostic and Statistial Manuel of Mental Disorder; American Psychological Association, 2013).
Travmatik süreç geçiren her bireyin yaşadıklarına verdiği tepki ya da bu durumla baş etme yöntemleri farklılık gösterebilir. Bireysel farklılıklar, sosyal çevre, aile, kültür,geçmiş yaşantılar gibi pek çok faktör etkili olmaktadır.Travmatik bir olay karşısındaki tepkinin evrensel özellikleri olmasına karşın etnik-kültürel faktörler kişinin TSSB’ye yakalanma olasılığı, ifade edişi ve tedaviye yanıtında rol oynayabilmektedir (Marsella ve Kameoka 1989, Marsella ve ark. 1993). Bazen de, sıradan gibi görünen ya da çoğu insan için bir felaket gibi görünmeyen olaylar, söz konusu olayın kişi için öznel bir anlamı olması nedeniyle TSSB’ye neden olabilmektedir.
Travmatik yaşam olaylarına maruz kalan bazı bireylerin, bu travmatik yaşam olaylarından sonra pozitif değişimler de yaşadıkları belirlenmiştir. Bu değişim; yaşam değeri algısında yükselme, kişilerarası ilişkilerin daha anlamlı hale gelmesi, bireyin kendilik algısının güçlenmesi, manevi ve varoluşsal değerlerde artış şeklinde kendini göstermektedir (Tedeschi & Calhoun, 2004). Yaşadıklarınızla ilgili olarak; anılarda sık tekrarlanma, sık kabuslar görme, uykuya dalmada güçlük çekme, yaşanılan olayın önemli kısımlarını unutma, olayla ilgili her şeye aşırı duyarlılık ve tepki verme, kendini güçsüz hissetme, insanlardan uzaklaşma ,yoğun kaygı duyguları gibi belirtiler bir aydan uzun süredir devam ediyorsa profesyonel yardım almanızı öneririm.Bu yazıda ifade edilmeye çalışılanlar kısa tespit ve önerilerdir.Travmatik deneyim ve sonrasında görülen bozulmalar ciddi bir tedavi sürecini gerektirmektedir.. TSSB’ye müdahalede erken değerlendirme ve çabukluk anahtar faktörlerdir. Bozukluğun erken tanılanması müdahalenin hızlı bir şekilde yapılmasını sağlayacaktır.

KAYNAKLAR
1.Amerikan Psikiyatri Birliği. Mental Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı, Dördüncü Baskı, Yeniden gözden geçirilmiş tam metin (DSM-IVTR).(Çev. Ed. E. Köroğlu). Ankara: Hekimler Yayın Birliği;2007.
2.TEDESCHI Richard G.- CALHOUN Lawrence G. (2004), "Posttraumatic Growth: Conceptual Foundations and Empirical Evidence", Psychological Inquiry, 15, ss. 1- 18
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Travma Sonrası Stres Bozukluğuna Genel Bakış" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Aysun AKTAŞ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Aysun AKTAŞ'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     7 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Aysun AKTAŞ Fotoğraf
Uzm.Psk.Aysun AKTAŞ
İstanbul
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi14 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Aysun AKTAŞ'ın Makaleleri
► Travma Sonrası Stres Bozukluğu Psk.Dnş.Fatih FİDAN
► Travma Sonrası Stres Bozukluğu Uzm.Psk.Fadıl KARAKOÇ
► Travma Sonrası Stres Bozukluğu Uzm.Psk.Şeyda KUTSAL
► Travma Sonrası Stres Bozukluğu Psk.Emir Emre DOĞAN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,019 uzman makalesi arasında 'Travma Sonrası Stres Bozukluğuna Genel Bakış' başlığıyla benzeşen toplam 41 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


14:50
Top