2007'den Bugüne 76,203 Tavsiye, 24,874 Uzman ve 17,101 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Yeme Bozukluklarına Klinik Bakış (Bulimiya, Anoreksiya, Tıkanırcasına Yemek Yeme, Obezite)
MAKALE #19620 © Yazan Uzm.Psk.Erol AKDAĞ | Yayın YENİ Mayıs 2018 | 442 Okuyucu
Neden Yeriz?

Sağlıklı yeme ya da normal yeme ile duygusal yeme farklıdır. Bir insanın günlük yaşamını sağlayabilmesi, kendisini hastalıklardan koruyabilmesi, akıl, ruh, beden sağlığını sürdürebilmesi için alması gereken protein vitaminler vardır. Yeme davranışı duyguları bastırmak için (İçindeki boşluğu doldurmak, problemlerden kaçmak için, stres ve sıkıntıdan kurtulmak için) kullanıyorsa burada patolojiden, problem alanlarından bahsedilir. Yeme çeşidine göre ya da yeme biçimine göre patolojiler farklı adlandırılmaktadır.

Yeme bozuklukları, yeme davranışında ağır bozukluklar olması ile karşımıza çıkmaktadır. Bulimiya nevroza, Anoreksiya nevroza, Tıkanırcasına yemek yeme, Obezite olmak üzere 4 alt başlıkta sınıflandırılmaktadır.

Yeme bozukluklarında, yenilen şey yemek değildir, çıkarılan şey yemek değildir. Burada dinamik bir nedensellik bulunmaktadır. Kişi neden bu semptomu seçmiştir, bu semptomla bize ne anlatmak istemektedir ve bu semptoma nasıl bir anlam yüklemiştir Dinamik nedenselliğe mutlaka bakılmalıdır.

Yeme bozukluklarını ayrıntılı incelemekte fayda var. Bunlardan ilki Bulimiyadan başlayalım.

Bulimiya Nervoza nedir?

Bulimiya nevroza; tıkanırcasına yedikten sonra kendi kendini kusturma, bağırsaklarını boşaltıcı (lavman v.b) idrar söktürücü v.b ilaçları kullanma, hiç yemek yememe ya da aşırı spor yapma gibi davranışlarda bulunurlar. Anoreksiya nervozada ise en düşük vücut ağırlığını sürdürmeye istek vardır. Bulimiya nevroza ve anoreksiya nervoza yeme bozukluklarında vücut biçimi ve ağırlığı algısında bir bozukluk vardır.

Başlıca özelliği; tıkanırcasına yemek yeme (tüketilen yiyecekler çoğunlukla dondurma, pasta, tatlı, yüksek kalorili yiyecekler olur) ve kilo almamak için kusma davranışının sergilenmesi demektir. Kusma bazen kendi başına bir amaç olabilmekte, kişi kusmak için yemek yiyebilmektedir.

Bulimiya nervozası olan kişilerde yoğun diyetle beraber, aşırı egzersiz ile ölümüne bir zayıflama görülmeye başlanır. Bir deri bir kemik kalmalarına rağmen aynada kendilerini şişman görürler. Beden ağırlığı, güzellik, çirkinlik konusu ile aşırı ilgilidirler.

Yemek yeme ve yememe arasında bocalar. Yeme tutkusu ağır basar ve gizlice yer. Sonra çıkarır sonra tekrar yer.

Bulimiya nervozası olan kişiler kendi kendilerini değerlendirmelerinde, vücut biçimleri ve ağırlıkları üzerinde aşırı dururlar ve benlik saygılarının başlıca belirleyicisi bunlardır. Kilo alma korkuları, kilo verme istekleri ve vücutlarıyla barışık olmamaları ile, anoreksiya nervozası olanlarla benzerlik gösterirler. Ancak böyle bir bozukluk, yalnızca anoreksiya nervoza dönemleri sırasında ortaya çıkıyorsa, ayrıca bir bulimiya nervoza tanısı konulmaz.

Bulimiya nervozası olan kişiler, genelde yeme sorunlarından dolayı utanç duyarlar ve bu davranışlarını saklama gereği duyarlar. Genellikle gizli gizli ya da göze çarpmadan ve hızlıca yemek yerler. Kişi, rahatsızlık duyana dek yemeyi sürdürür. Tıkanırcasına yeme, kişi kendisini iyi hissetmediği, insanlarla bir çatışma yaşadığı, az yemek yeme kararını sürdürürken yoğun bir açlık çektiği ya da vücut ağırlığı, vücut biçimi ve yiyeceklerle ilintili bir takım duygular içinde olduğu zamanlarda tetiklenir.

Tıkanırcasına yemek yeme, geçici olarak kişinin kendisini daha iyi hissetmesini sağlarsa da, daha sonra kişinin kendi kendisini aşağılaması sonucunu doğurur ve sonuçta da çökkün bir duygu durum ortaya çıkar.

Sebepleri:

Bulimiya nervoza genelde ilgisiz bir anne ve baskıcı, çocuğundan aşırı beklentileri olan bir babaya sahip genç kızlarda görülür.

-Biyolojik: Nöropinefrin ve seratonin aktivitesinde azalma
-Sosyal: İnceliğin takdiri. Aile sorunları, reddedilme.
-Psikolojik: mükemmeliyetçi yapı, ergenlik sorunları, sinirli ve dürtüsel yapı,
-Psikodinamik: Nesneden ayrılmadaki kararsızlığın ambivalans olarak yemeğe yöneltilmesi.

Tanı konması için; üç ay süreyle, en az haftada iki ortalamasıyla davranışın yinelenmiş olması gerekmektedir.


Anoreksiya Nervoza;

Anormal derecede düşük vücut ağırlığı belirtisi ile görülen ve hayatı tehdit eden ciddi bir yeme bozukluğudur. Anoreksiya nevroza bozukluğu olan kişiler, ince kalmak konusunda aşırı takıntılıdırlar, onlar için çok ince olmak çok önemlidir. Hepsi normal kilolarının çok altındadırlar. Anoreksiya nevroza genellikle 12-20 yaş arasında genç kızlarda sık görülür. Anoreksiyalı kişilerin yüzde 90- 95’ i kadınlar ve kızlardır. Görülme sıklığı, 13-14 yaşlarında ve 17-18 yaşlarında, iki kez pik yapar.

Genelde orta ya da ileri ergenlik yıllarında başlar. 40 yaş üzerindeki bayanlarda görülme oranı çok düşüktür. Zorlayıcı bir yaşam olayıyla başlayabilmektedir. Gidişi ve sonlanışı büyük ölçüde değişkendir.

Anoreksiya nervozası olanların yaklaşık yarısında bulimik belirtiler gelişir.

Anoreksiya Nervozanın başlıca özellikleri; Kilo almaktan ve şişmanlamaktan çok korkma ve vücudun biçimi ya da boyutlarıyla ilgili algısında belirgin bir bozukluk olması, Kadınlarda ve kızlarda çoğu zaman aybaşları olmaz. (amenore) Kişi, olabilecek en düşük vücut ağırlığını sürdürmeye bile karşı koyar.

Bu kişiler kilo almaktan ya da şişmanlamaktan çok korkarlar. Bu yoğun korku zayıflamakla birlikte azalmaz. Kilo kaybı olsa çok zayıflamış olsa bile, kilo alma korkusu çoğu kez giderek artar.

Bu kişilerin vücut ağırlıklarına ve biçimlerine yükledikleri anlam çarpıktır. Kendilerini aşırı kilolu görürler. Bunun için vücut ağırlıklarını ve boyutlarını kestirmek için aşırı tartılma, vücut bölümlerini ölçüp durma ve şişman olduğunu düşündükleri vücut bölgelerine ( karın, kalça, uyluk gibi) aynada bakıp dururlar. Bu kişilerin benlik saygıları büyük ölçüde vücut biçimlerine ve vücut ağırlıklarına bağlıdır. Kilo kaybını çok büyük bir başarı olarak görürlerken, kilo almayı bağışlanamaz bir yetersizlik olarak görürler.

Bu kişiler, kiloları aşırı düşük olunca, çökkünlük, toplumdan uzaklaşma, çabuk sinirlenme, uykusuzluk, cinsel ilgi kaybı gibi bir takım depresif belirtiler sergilerler.

Anoreksiya nervozası olan kişilerin, yaşadıkları soruna ilişkin içgörüleri genellikle yoktur. Ve böyle bir sorunlarının olduğunu inkar ederler.

Sebebi:

-Psikodinamik: Anne ile yaşanan çatışma ve bunu yarattığı suçlulukla karakterize.

Cinsellik, gebe kalma ve anneden ayrılma korkusu
Kadınlığı reddetme. Adetten kesilme

-Genetik yatkınlık
-Sosyo kültürel etkenler: Zayıf olma baskısı
-Aile etkeni: Katı aile, geçimsizlik, aşırı denetim
-Mükemmeliyetçi yapı
-Cinsel taciz ve travmalar

FARKI/AYIRICI TANI

Anoreksiya da genel olarak beğenmeme vardır.
Blumia: Aynada kendini kilolu görmez. Yiyip bir yolla atma vardır. Yemekten kaçınmaz.
Şizofreni: Garip yeme davranışı var. Ama kilo endişesi ve hiperaktivite yok.
OKB: törensel yeme olabilir. Ama beden algısı bozulmamıştır.


Tıkanırcasına yemek yeme:

Belirtiler

-Kontrolsüz yemek yemedir.
-Kompulsif bir davranıştır.
-Normalden daha çok yemek yer.
-Atak gibi gelişir. İnsani değildir.
-Hızlı yeme, rahatsızlık verici tokluk hissedene kadar yeme, açlık duymuyorken yeme, utandığı için tek başına yeme, sonrasında tiksinme ya da suçluluk duyması ölçütleri yer alır.
-Üç ay boyunca haftada en az bir kere görülür.
-Karbonhidrat ve şeker açısından zengin besinlere yönelim sıktır.
-Hemen ardından suçluluk ve pişmanlık duygusu gelir.
-Evde yalnızken, tatilde ve akşamları çok olur.
-Duyguları ile yüzleşmemek için yemek kullanılır (Çözülmemiş problemler, stres durumu..)

Sebebi

-Düşük benlik saygısı
-Vücuttan tatminsizlik
-Çocukluk döneminde stresle baş etmeye öğrenememe
-Mükemmeliyetçi ebeveyn
-Yemeğin sürekli ödül olarak kullanıldığı aileler.
-Genetik faktörler
-İlişkisel faktörler
-Medya
-Toplum
-Yakın çevre


Obezite:

Belirtiler

-Yağ miktarının gereğinden fazla olması.
-Fiziksel aktivitesini azaltan, sosyal ve psikolojik problemlere yol açan, giderek toplumdan uzaklaşmaya neden olan kronik, ilerleyici bir hastalıktır.
-Çocuklukta önce obezite sonra depresyon, yetişkinlikte önce depresyon sonra obezite olabilir.

Beden imajı ile depresyon gelişebilir.
Bakış ve yorumlardan dolayı sosyal kaçınma ile depresyon gelişebilir.

Sebebi

-Aşırı ve sağlıksız beslenme
-Fiziksel aktivitenin azlığı
-Çevresel faktörler: Öğrenilmiş yeme davranışıdır. Yaşam tarzı, ailevi ve kültürel faktörler etkili.
-Yaş: yaşla artar.
-Stres
-Uyku bozuklukları
-Hastalıklar ve kullanılan ilaçlar
-Depresyon-anksiyete
-Genetik faktörler


Tedavileri:

İlk başta güven ilişkisine odaklanılmalı. Yemek ile uğraşılmamalı. Birkaç seans sonra yeme çalışılmalı.

BDT etkili bir tekniktir.

Neden kustuğuna odaklanılır.

Yeme davranışı üzerinde kontrolü sağlamak önemlidir.

Duygusal bir problemdir. Duygusal sebepler kalkmadıkça kısır döngü olarak devam eder. Duyguyu bulup üzerine gidildiği zaman yeme problemi yıkılır.

Stresli, öfkeli, üzgün olduğunda belli besinleri tüketmesi ve bu besinleri tüketmeden rahatlayamayacağını düşüncesi üzerine çalışılır.

Kendini ödüllendirme yöntemi anlatılır.

Hedef koyma: Yemek ataklarını durdurmak için adımlar (saat, gün, haftalık)

İleri durumlarda Kapsamlı tıbbi ve ruhsal muayene gerekebilmektedir.

Bu durumu ortaya çıkartan etkenlerle, sürmesine neden olan etkenler birbirinden farklı olabilir. Her birinin ayrı ayrı ele alınması, gerekiyorsa aile terapisine de başlanması gerekir.

Anoreksiya nervozalı ve bulimiya nervozalı hastaların bilişsel çarpıtmaları olduğundan bilişsel davranışçı teknikler işe yarar. Bu kişilerin uçlarda yer alan ve esnek olmayan düşünce biçimleri, benlik saygıları, benlik algıları, çarpıtılmış düşünceleri, mükemmel olma istekleri bilişsel yeniden yapılandırma ve sorun çözme gibi bilişsel terapi yöntemlerine olumlu cevap verebilmektedirler.

Tek başına kaldığı zamanları kısıtlamak için, zaman yönetimi yönergeleri vermek, dinlendirici, eğlendirici ve oyalayıcı etkinliklerle uğraşmasını sağlamak.

Tıkanırcasına yemesini ya da kusmasını önlemek için yapılandırılmış ortamlarda (lokanta gibi kalabalık ortamlarda) yemek yemesini önermek.

Aşırı spor yapması yerine, sağlıklı spor yapması için bilgilendirmek

Yeme bozukluklarında görülen bilişsel çarpıtmalardan hangisi(leri) ni kullandığı gösterilmektedir

Ya hep ya hiç düşünce çarpıtması: tek 1 gram bile kilo alsam şişmanlarım
Abartma: 1 kg bile alsam, hiçbir giysem bana olmaz.
Kişiselleştirme: 1 kg ile alsam herkes bunu fark eder.
Korkunçlaştırma: 1 kg alsam sevgilim beni terk eder.
Büyüsel düşünme: yeme biçimimi değiştirirsem sevdiklerimin başına kötü bir şey gelir.

Haftalık tartılması gerektiği anlatılır. Sık tartılma, kişinin kilosu üzerinde aşırı odaklanmasına yol açtığı anlatılır.

Vücut kilosu, yemek yeme ve az yemek yemenin biyolojik ve psikolojik sonuçları, tıkanırcasına yemenin önüne geçmek için, ara öğünlerde de yemek yemesi gerektiği anlatılır.

Tıkanırcasına yemek yeme, çıkartma ya da aşırı spor yapma eylemlerinden uzak durmak için, bunların yerine, hoşa gidecek daha uygun başka etkinlikler üzerine konuşulur.

Vücuduna bakıp durmaktan, aynaya bakıp durmaktan, tartılıp durmaktan ve moda dergilerine bakıp durmaktan kaçınılması gerektiği bunların yerine sportif, kültürel, eğitimsel çalışmalar üzerine planlamalar yapılır.

Dürtülerine karşı koyabilmek, yiyecek tüketmeyle çıkartma arasında geçen süreyi uzatmak için bir takım geciktirme yöntemleri geliştirilir. Dolayısıyla ya çıkartma dürtüsü yatışacak ya da aradan belirli bir süre geçtiği için yiyeceklerin bir bölümü sindirilmiş olacaktır.

Mükemmeliyetçilik beklentileriyle ilgili olarak kendilerine daha esnek ve hoşgörülü bakabilme becerileri üzerine çalışılır.

Korku uyandıran yiyeceklerin bir sıralaması yapılarak en az korku uyandırandan başlanarak, en çok korku uyandıran yiyeceklere doğru sistematik duyarsızlaştırma tekniği uygulanır.

Yeme bozukluğunun bir sonucu olarak, kaçınılan yemek yeme yerlerinin ve koşullarının bir sıralaması yapılarak, en az kaçınılan yerlerden başlanarak, en çok kaçınılan yerlere doğru gidip, yemek yemeleri üzerine destek çalışması yapılır.

Bilişsel yeniden yapılandırma tekniği ile işlevsel olmayan vücut biçimi, ve vücut ağırlığıyla ilgili düşünceler üzerine çalışılır. Sorunlu düşünceler ve ortaya çıktıkları durumlar belirlenir. Bunlar somutlaştırılmaya, dışsallaştırılmaya ve üzerlerinde düşünülme çalışmaları yapılır.

Danışanın kendisini yargıladığı katı ölçülerle, başkalarını da yargılayıp yargılamadığı üzerinde düşünme çalışmaları yapılır.

Kendisini olumsuz olarak damgalamasını durdurması istenir. (obsesyonların tedavisinde kullanılan DUR yöntemi burada da kullanılabilir.)

Korktukları düşünce ve sonuçları imgeselleştirmesi istenir ve belirli bir süre, bu duyguları yaşaması istenerek korkularının sönmesi çalışması yapılır.
Danışanın sorun çözme becerileri artırılmaya çalışılır. Baskın yetenekleri üzerine konuşulup onlar üzerine yoğunlaşılır.

Besin danışmanlığı önemlidir.

Ataklar sırasında duygu ve düşüncelerini yazması ve bu durumda başka neler yapılabiliri konuşmak önemlidir.

Hayatından bir yiyecek çıkarılırken, bir yararlı yiyecek veya davranış koyarak adım adım gidilir.

Markete tok gitmesi sağlanabilir.

Duygularını yemek üzerinden değil nasıl ifade edeceğini bulmasına yardımcı olmak önemlidir.

Yeme alışkanlıkları çalışılır.

Hedef koyup aşama aşama ulaşması sağlanmaya çalışılır.

Sosyal destek: Aile, eş, arkadaş desteği ve katılımı.

Yaşam biçimini değiştirme.

Gerektiğinde Psikiyatr, psikolog, Diyetisyenle ortak çalışılır.

İhtiyaç duyduğu alanlarda danışana verilen hipnotik telkinler de tedavide çok etkilidir.

Erol AKDAĞ
Klinik Psikolog
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Yeme Bozukluklarına Klinik Bakış (Bulimiya, Anoreksiya, Tıkanırcasına Yemek Yeme, Obezite)" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Erol AKDAĞ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Erol AKDAĞ'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     19 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Erol AKDAĞ Fotoğraf
Uzm.Psk.Erol AKDAĞ
İstanbul
Uzman Psikolog - Psikolojik Danışman
UZMAN KLİNİK PSİKOLOG/ Psikoterapist/ Hipnoterapist/ Evlilik, Çift, ilişki Terapisti/Cinsel Terapist
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi33 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Erol AKDAĞ'ın Makaleleri
► Neden Aşırı Yemek Yeriz : Yemek Yeme Psikolojisi Psk.Aylin AYDEMİR TÜRKOĞLU
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,101 uzman makalesi arasında 'Yeme Bozukluklarına Klinik Bakış (Bulimiya, Anoreksiya, Tıkanırcasına Yemek Yeme, Obezite)' başlığıyla benzeşen toplam 35 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Klinik Görüşme Tüyoları ÇOK OKUNUYOR Kasım 2017
► Tik Bozukluğu Mart 2016
► Terk Depresyonu Nisan 2017
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


20:38
Top