2007'den Bugüne 76,510 Tavsiye, 24,914 Uzman ve 17,133 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Bebeklikten Yetişkinliğe Sevginin Gücü
MAKALE #19664 © Yazan Uzm.Psk.Ebru ZORLUTUNA | Yayın Haziran 2018 | 183 Okuyucu
Çocukluk döneminde sevgi ve şefkatle büyümüş olmanın ileriki dönemde mutlu ve sağlıklı olma, akademik başarı, güvenli bağlanmaya kadar birçok olumlu etkisi vardır. Her çocuk fizyolojik ihtiyaçları karşılandıktan sonra güvenli bir kucak ister. Ne yaparsa yapsın bu sevgi dolu kolların onu sarmasını bekler. En temel ihtiyaçlarından birisi güvende hissetmektir.

Geçtiğimiz on yıl boyunca yapılan araştırmalar, çocukluktaki sevgi ile sağlık ve mutluluk arasındaki bağın altını çizmektedir. Bilim, anne babaların çocuklarına duyduğu sevgi ve şefkatin çocukların yaşam serüvenlerinde olumlu sonuçlar yarattığını kanıtlıyor. Bununla ilgili çocukluktan yetişkinliğe kadar takip edilmiş birçok araştırma bulunmaktadır.

Çocukların yaşamlarını ve beklentilerini geliştirmeye odaklanmış ABD’nin önde gelen sivil toplum örgütlerinden olan Child Trends’e göre çocuklukta sevgi ile büyümüş çocuklar ileride daha yüksek benlik saygısı, daha iyi akademik performans, daha iyi ebeveyn-çocuk iletişimi ve daha az psikolojik ve davranış sorunları yaşamaktadır. Öte yandan sevecen ebeveynleri olmayan çocuklar daha düşük benlik saygısına sahipler ve daha saldırgan, agresif davranışlarda bulunabilmektedirler.

Ebeveyn sevgisi ile çocukların mutluluğu ve başarısı arasındaki ilişkiyi vurgulayan birçok araştırma yapılmıştır.

2010 yılında Duke Üniversitesi Tıp Fakültesi’ndeki araştırmacılar, sevgi dolu anneleri olan bebeklerin daha mutlu, dayanıklı ve daha az endişeli yetişkinler olduklarını keşfetmişlerdir. Çalışma, bebeklikten başlayıp 30 yaşına gelene kadar devam etmiştir. Bebekler sekiz aylık olduklarında psikologlar eşliğinde gelişim testi ve gözlemleri yapılmaya başlanmıştır. Psikologlar annenin sevgi ve dikkat düzeyini “olumsuz”’ dan “abartılıya” kadar değişen beş puanlık bir ölçekte değerlenmiştir. Annelerin yaklaşık %10’u düşük düzeyde sevgi gösterdiği, %85’i normal bir sevgi gösterdiği derecelendirilmiştir. Aynı bebeklerle 30 yıl sonra duygusal sağlıkları hakkında röportaj yapılmıştır. Şefkatle büyütülmüş bebekler, diğerlerine göre daha az stresli ve endişeli hissediyorlardı. Aynı zamanda, sosyal ilişki problemleri ve psikosomatik semptomları bildirme olasılığı daha düşüktü.

Bu çalışmada yer alan araştırmacılar, sonuçları değerlendirmeye aldığında hormonların etkisi üzerinde durdular. Oksitosin, bir insanın sevgi ve bağlanma hissettiği zamanlarda açığa çıkan kimyasal bir maddedir. Ebeveynlerin çocuklarıyla bağ kurmasına yardım ettiği gibi aralarında güven duygusunun da oluşmasını sağlamaktadır. Bu bağ büyük ihtimalle beynimizin oksitosin üretmesine ve kullanmasına yardımcı olmakta, bu da çocuğun daha olumlu duygular hissetmesine neden olmaktadır.

2012 yılında UCLA’da yapılan bir araştırmaya göre, bir ebeveynin koşulsuz sevgisi çocukların daha mutlu ve daha az endişeli olmasını sağlamaktadır. Öte yandan, çocukluk çağı istismarının ve şefkat eksikliğinin olumsuz etkisi, çocukları hem zihinsel hem de fiziksel olarak etkilemektedir. Bu, yaşamları boyunca her türlü sağlık ve duygusal sorunlara yol açabilmektedir.



2015 yılında Notre Dame Üniversite’sinde yapılan bir çalışma, ebeveynlerinden sevgi gören çocukların yetişkin olarak daha mutlu olduklarını gösterdi. Çalışmada 600 kişinin nasıl yetiştirildikleri araştırıldı. Çocuklukta daha fazla sevgi gördüğünü bildiren yetişkinler daha az depresyon ve anksiyete yaşamaktaydı. Çocukluğunda daha az şefkat görmüş olanlar ise, kronik depresyon ve sosyal ilişkilerinde problemler yaşamaktaydı.

Araştırmacılar, bebeklik döneminde masajın olumlu etkilerini incelemişlerdir. Özellikle anne ve bebek arasındaki bu özel etkileşimin bebeği sakinleştirdiği gibi daha az ağlamasına ve daha uzun süre uyumasına da etkisi olduğunu bulmuşlardır. Anne çocuk arasındaki bu temas ayı zamanda beyin gelişimi için de önemlidir. “Scientific American”’daki bir makaleye göre, yetiştirme yurdunda büyüyen çocukların, stres hormonu seviyeleri anne babalarıyla büyüyenlere göre daha yüksekti. Bilim adamları, stres seviyesindeki bu değişimi bedensel temas eksikliği ile ilişkilendirmektedirler.
Birçok araştırma, bebeklik döneminde yapılan masajların çocukların anksiyetesini azaltmasında önemli olduğunu vurgulamaktadır. Masaj, ebeveynlerin hem fiziksel hem de duygusal olarak çocuklarına bağlanması için iyi bir yoldur. Bebeklik döneminde masaj yapmak anne ve çocuk arasında güçlü bir bağ oluşturabilir.

Bebeğinizi ilk kucağınıza aldığınızdan itibaren sıcaklığınızı aktarın. Sesinizle, dokunuşunuzla, bakışınızla güvende olduğunu hissettirin. Dokunsal temasın büyüleyici etkisini keşfedin. Özellikle ilk iki yılında bedensel teması içeren oyunlar oynayın. Yaşı büyüdükçe de sarılmak günlük rutinleriniz arasında olsun. Nedensiz sarılmaları hayatınıza katın. Çocuğunuzun istenmeyen davranışlarına karşılık sevginizi derecelendirmeyin. Sevginizin koşulsuz ve daim olduğunu bilsin. Kişiliğinden çok davranışı üzerinde durun. Her olumsuz davranışında sevginizin azalacağı duygusuna kapılarak tehlikede hissetmesin.



Çocuğunuzun hayat boyu kuracağı tüm bağların ve ilişkilerin temeli ilk yıllardaki anne-çocuk bağına dayanıyor. Her yeni kurduğu bağda ilk bağını referans alıyor. Referans aldığı bağ ne kadar güvenli ve güçlüyse ilişkileri de o kadar sağlıklı oluyor. Her çocuk, sevildikçe sevmeyi, değer gördükçe de değer vermeyi öğrenir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Bebeklikten Yetişkinliğe Sevginin Gücü" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Ebru ZORLUTUNA'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Ebru ZORLUTUNA'nın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Ebru ZORLUTUNA'nın Yazıları
► Bebeklikten Yetişkinliğe Depresyon Uzm.Psk.Burçak ÖZDEMİR
► Sevginin Psikolojik Yönü Psk.Murat BİLİM
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,133 uzman makalesi arasında 'Bebeklikten Yetişkinliğe Sevginin Gücü' başlığıyla benzeşen toplam 17 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


09:09
Top