2007'den Bugüne 77,860 Tavsiye, 25,225 Uzman ve 17,459 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Ödülle Cezalandırılan Çocuklarımız
MAKALE #19672 © Yazan Psk.İrem OTURAKLIOĞLU | Yayın Haziran 2018 | 375 Okuyucu
DOĞRU BİLDİĞİMİZ YANLIŞLARDA BUGÜN

Kitabında ve konuşmalarında ödül ve ceza sisteminde çokça araştırmalara yer veren Bolat, bu araştırmaların bulgularına göre ödülün çocuklarda daha çok ilgi gösterdiğini ve zaman harcadığını gözlemlemiştir ama ödül ortadan kaldırıldığı an birey o davranışı bir daha yapmamaktadır çünkü en başta çocuk bu davranışı kazandırılmaya çalışılan davranışın amacına hizmet etmek için değil ödül için yapmıştır. Bir zaman sonra çocukta da ödül yoksa kazanılan davranış da yoktur mekanizması gelişmektedir. Yapılan araştırmalarda ödülün var olan motivasyonu düşürdüğünü, kişilerin olumlu tutum geliştirmesini engellediğini görülmüştür. Kişi eğer bir işi, bir görevi veya davranışı kendi isteği iradesiyle gerçekleştirirse ona iç motivasyonu yardımcı olmaktadır ve bu kişiler için sağlıklı bir gelişim ve öğrenme sürecine sahip iç motivasyonu geliştirilmiş kişi denilebilir fakat kişi bu görevi, işi veya davranışı dışarıdan bir kontrol mekanizmasıyla uyarıcıyla yapıyorsa bu durum dış motivasyonunu geliştirir ve kişiyi istenmeyen davranışlara götürmektedir. Yine aynı şekilde bireylerde ödül sistemi: değerlendirme, denetim, gözetleme, bitiş tarihi/teslim tarihi, hedef verme, yarışma ve rekabet gibi kontrol mekanizmalarılarının çalışması durumunda çocuk iş yapar ama bu durum yapan kişiyi kontrol ettiği için çocuğun iç motivasyonunu yani o işi yapma hevesini düşürmektedir. Yine aynı şekilde iç motivasyonu sağlanmış bir birey için değer yargılara sahip, başarı seviyesi daha yüksek, motivasyonu yüksek, yardım etmeyi gönüllülük esasına göre yapabilen, yapay sevgiden uzak ve yaratıcılığı gelişmiş bireyler olduğunu söylemek mümkündür.
Araştırmalara göre en fazla ödül veren ile en çok ceza veren öğretmenlerin aynı olduğu gözlemlenmiştir. Ödül ve ceza kelimeleri zihnimizde farklı kavramlarmış gibi algılansa da aslında özünde aynı anlamları içermektedir. İkisi de koşul sunarak bireyi kontrol etmektedir. Bu duruma örnek verecek olursak, ödevini yaparsan bilgisayarla oynayabilirsin cümlesi ödülken, ödevini yapmazsan bilgisayarla oynayamazsın koşulu çocukta ceza olarak algılanmaktadır. Her ikisi için de bir koşul söz konusudur ve çocuk normalde sorumluluğu olan ödevini bilgisayar oyununu ceza veya ödül olarak araç görerek yapar hale gelmektedir. Yapılan bir araştırmada ödülün kişide dopamin seviyesini arttırırken, ödül verilmediğinde dopamin seviyesi normalin altına düşmekle birlikte kişide acı hissi yankılanmaktadır. Araştırmanın sonucunda kişinin ödül almaması sonucu acı hissetmesinin aslında bir ceza olduğu bulgulanmıştır.
Bolat’ın araştırmaları sonucunda bireylerin ödülü kazanma amacıyla hareket etmeleriyle etik dışı davranışlara daha çok rastlandığı görülmüştür. Ortada ödül varsa kişide doğru veya etik olandan ziyade ödüle en kısa yoldan ulaşma çabaları ortaya çıkıyor. Bu durum çocuklarda okuldaki arkadaşlarıyla rekabet duygularının oluşmasına ve sonrasında düşmanlık duygularının beslenmesine yol açabiliyor. Çocuk ve okul kavramlarını etik ilkelerin üzerinden değerlendirecek olursak ödül kavramı ve karne not sistemleri aynı zamanda çocuğu kopya sistemine yönlendiriyor demek de pek mümkün hale geliyor. Aslında çocuk öz değerleri, sorumluluğu için değil alacağı not için, ailesi için, öğretmeni için veya cezadan korktuğu için dış motivasyonlar sonucu iyi notun peşinden koşuyor.
Ödülün kısa vadeli işler için verildiğini anlayan ve çocuklarının uzun soluklu bir öğrenim hayatı geçirmesini dileyen aileler ilk olarak çocuğunun veya kendisinin davranışını değil, kendi düşüncesini değiştirmesi gerektiğini kabul etmelidir. Çocukları yaşı küçük deneyimsiz insan evladı olarak görmekten ziyade sorumluluk sahibi bireyler olarak görmemiz gerekmektedir. Çocuk bu dünyada, evinde veya okulunda ne kadar kendisini kabul görürse, o kadar özgüveni yüksek, tutarlı, başarılı ve özsaygılı bir birey olarak kendisini gerçekleştirecektir. Çocuğa değer kazandırmanın en iyi yolu, çocuktan beklenen davranışı ailenin ilk olarak kendisinin yapmasıdır, yani çocukta görmesini istedikleri davranışa model olmasıdır. Bolat’ın geliştirmiş olduğu PİDE(Perspektif, İhtiyaç, Duygu ve Empati) anlayışı ile çocuğun davranışını direkt koşullarla değiştirmek yerine, çocuklarla birebir ilişki kurarak sorunun kaynağına inip çözümler üretilmesi vurgulanmıştır. Çocuğunun davranınışının sebebi olabileceğini kabul et, sebebini anla, duygularını anla, onun yerine kendini koy ve çözüm üret diyerek doğru iletişimin nasıl kurcalanacağı özetlenebilir. Çocuğun gelişimine yönelik çalışmalarda ve kazanımlarda bulundururmamız davranış ve öğrenme açısından bizi daha olumlu yöne götürmektedir. Tıpkı yetişkinlerin yapabildiği işi sevmesi gibi çocukta da yapabiliyorum hissi keyifli bir sorumluluk alma ihtiyacını karşılayacaktır. Yani çocuğun başarı seviyesini, aldığı sorumluluk düzeyini arttırmak istiyorsak öncelikle gelişimine uygun, ulaşılabilir zorluklarda görevler verilmelidir. Çocuklar kimi zaman anne babanın buyruğu altında olmaktan sıkılmaktadır. Yaptığı davranışların sebebini anlaşılmayabilir. Bu gibi durumlarda evde veya okulda belli bir düzenin olması bu düzene tutarlı davranışlar, kurallar ve rutinlerin eşlik etmesi ve sorunlar ortaya konulduktan sonra problem çözümüne gidilmelidir.
Son olarak, bizler yetişkinler olarak kendi yaşamımızla ilgili her gün değiştirmemiz gereken davranışımızla karşılaşırken, çocuklarımızda da değişmesini, gelişmesini istediğimiz tutum ve davranışlar olabilir. Önemli olan bu davranışların nasıl kazanım hale geldiğidir. Bu davranışların çocuğa kazanımını bir koşula bağlanmaktan ziyade arada saygı, sevgi ve güven içerisindeki bir birliktelik eşliğinde doğru, tutarlı bir ilişki oluşturulabilir. Yarınımız olan çocukları ödüllerle cezalandırmadığımız taktirde güvenli bir erişkinlik de geçireceklerdir.

KAYNAKÇA
Bolat, Ö. (2016). Beni Ödülle Cezalandırma. İstanbul: Doğan Egmont Yayıncılık ve Yapımcılık


İREM OTURAKLIOĞLU
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Ödülle Cezalandırılan Çocuklarımız" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.İrem OTURAKLIOĞLU'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.İrem OTURAKLIOĞLU'nun izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.İrem OTURAKLIOĞLU'nun Yazıları
► Geleceğimiz Çocuklarımız Psk.Dnş.Nurhayat ALBAR
► Ailemiz & Bizim Çocuklarımız Psk.Eyüp TUNAHAN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,459 uzman makalesi arasında 'Ödülle Cezalandırılan Çocuklarımız' başlığıyla benzeşen toplam 17 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
◊ İnsan Neden Evlenir? Haziran 2018
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


23:15
Top