2007'den Bugüne 77,459 Tavsiye, 25,128 Uzman ve 17,339 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Şiddet
MAKALE #19902 © Yazan Psk.Ecem YILMAZ | Yayın YENİ Ekim 2018
Şiddet, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından, “fiziksel güç veya iktidarın kasıtlı bir tehdit veya gerçeklik biçiminde bir başkasına uygulanması sonucunda maruz kalan kişide yaralanma, ölüm ve psikolojik zarara yol açması ya da açma olasılığı bulunması” durumu olarak tanımlanmaktadır.

Sadece fiziksel bir güçten ve onun oluşturduğu etkiden ziyade tanım, ruhsal ve toplumsal bütünlüğe saldırıyı da ele almaktadır.

Peki neden şiddete başvuruyor insan ?
1. Öğrendiğini uyguluyor,
Saldırganlığın büyük ölçüde sosyal çevredeki koşullanmalar, ödül ve cezalarla öğrenilmiş deneyimlerle tetiklenebileceğine dikkat çeken Bandura (1973) ile anılan "Sosyal Öğrenme Kuramı" saldırganlığa yönelik temel yaklaşımlardan biridir. Bu yaklaşımda insanın doğasına ait nefret ve saldırganlık hisleri inkâr edilmez, bu hislerin davranışa dökülmesinde sosyal öğrenmelerin yani "dış" etmenlerin etkili olduğu savunulur. Sosyal öğrenme kuramına göre, birey kendi deneyimlerinden elde ettiği çıkarımlar sonucu şiddet içerikli davranışlara yönelebileceği gibi, televizyon, sinema ya da diğer medya araçlarında şiddet içeren davranışların ödüllendirildiğini görmesinin sonucu olarak da şiddet içerikli davranışlara yönelebilir. Her iki durumda da saldırganlık, sosyal yolla öğrenilmiş bir davranış olarak ortaya çıkmaktadır.
Yapılan çalışmalarda ebeveynler arası çatışma, akran ve medya etkilerinin de şiddet davranışında pozitif yönde etkileri olduğu saptanmıştır. Bu da bize şiddetin öğrenme yoluyla ortaya çıktığı bulgusunu vermiştir. ( EBEVEYNLER ARASI ÇATIŞMA, AKRAN VE MEDYA ETKİLERİİLE ERGENLERDEKİ ŞİDDET DAVRANIŞI ARASINDAKİİLİŞKİLER: ŞİDDETE YÖNELİK TUTUMLARIN ARACI ROLÜ-Raşit Avcı)
2. Benliğini Korumak için Tepki Geliştirmiş Oluyor,
Sempatik sinir sisteminin etkisi aynı anda birçok organda görülür. Bu durum ”kitle etkisi” olarak bilinir. Sempatik sistem genellikle stres (fiziksel veya zihinsel) veya birçok duygusal durumda (dehşet, korku…) kuvvetle etkin olduğundan bu durum ”stres cevabı” veya ”savaş ya da kaç” tepkisi olarak adlandırılır.
Savaş ya da kaç tepkisi, vücudumuzun algılanan saldırı, hasar ya da hayatta kalmamız için tehdit oluşturan “savaşması’’ ya da “kaçması” için hazırlanan ilkel ve doğuştan gelen bir yanıttır. Stres ise karşı karşıya kalacağımız kaynakları bilmediğimiz bir tehdit ile karşılaştığımızda yaşanan biyolojik ve psikolojik bir tepkidir. (https://sinirbilim.org/vucudumuzun-savas-ya-da-kac-mekanizmasi/)
Bu durum aslında bizim doğuştan getirdiğimiz bir yanıt olmaktadır. Buradaki savaş tepkisi benliğimize, bir saldırı oluştuğunu hissettiğimiz anlarda, verdiğimiz doğal bir tepki olarak ortaya çıkmaktadır.
Bu durum “Peki ne oluyor da vücudumuz savaş tepkisini veriyor ve şiddete başvuruyoruz?” sorusunu akla getiriyor.
Şiddet terapisti psikolog Stefan Waschlewski ; şiddete başvuran insanları açıklarken “Kendi iç dünyalarıyla iletişim kuramayan, yaşadıkları hüsran, incinme ya da korkuları anlayamayan bireyler” olarak tanımlıyor. Burada özgüven sorunu karşımıza çıkıyor. Şiddete başvuran insanlar eğer çaresizliği kabul ederlerse benliklerini parçalanmış kabul ediyor ve varlıklarını bu ‘güç’ten alıyorlar.
3. Yeni bir Kimlik Oluşturuyor,
Tahripkarlık ve terörü meşru bir araç sayan örgütlenmelerde, ‘kenardaki’lerin nefreti, bir grup sadakati yaratmak için kullanılır. Nefret, güçsüz bırakıldığını düşünen, kendisini mazlum ve mağdur addeden bireyleri bir arada tutan, onlara güçlü oldukları yanılsaması veren bir duygu olarak adeta tutkal işlevi görür. Bu duyguyla birlikte, mazlumiyet hissine tebdil edilmektedir. O artık seçilmiş bir varlıktır ve onun fırkasının dışında kalanlar her kim ise onlar, ‘lanetli’dir. (Kalbin Direnişi-Kemal Sayar)
Fanatik tutumları benimseyerek kendi kimliğini grup kimliğinde eriten bir nevi bireyler, aslında kendi benliklerinden kaçmaktadırlar. (Kalbin Direnişi, sf.105)
Buradan çıkardığımız sonuç normal zamanda kendiliği ile ilgili bir ürün ortaya koyamayan, kendini yetersiz hisseden bireyler, gerek grup içerisinde gerekse bireysel olarak şiddet ile kendilerini var ediyorlar ve bir kimlik kazanıyorlar.
Buna örnek olarak “Stanford Hapishane Deneyi” ni gösterebiliriz. 1971 yılında Philip Zimbardo isimli sosyal psikolog gerçek olmayan bir hapishane oluşturmuştur. 24 erkek denekten oluşan deneyde , bir gruba gardiyan, bir gruba mahkum rolü verilmiştir. Tarihte korkunç deneyler denilince ilk akla gelen bu deneyde gardiyanlara, gerçek gardiyan kıyafetleri giyilmiş, sopalar verilmiştir ve sözlerini dinletmeleri gerektiği belirtilmiştir. Mahkumlarda aynı şekilde itaat etmeleri yönünde bilgilendirilmiştir.
Sıradan ve normal sayılacak üniversite öğrencileri sadece birkaç gün içerisinde vahşi düzeyde sadist gardiyanlar ve gitgide korkaklaşan mahkumlara dönüştüler. Her geçen gün, her biri, rollerine daha da bağlı hale geldiler. Günler geçtikçe, gardiyanlar giderek şiddetlenen psikolojik kontrol taktikleri geliştirmeye başladılar. Örneğin isyanlara katılmayanları aldıkları özel bir hücre yarattılar ve burada onları ödüllendirmeye başladılar. Benzer şekilde, mahkumların yatak çarşaflarını ve süngerlerini alarak onları metal yataklarda uyumaya zorladılar. Kısa süre içerisinde gardiyanlar, mahkumlara önce gizli, sonrasında ise açık şiddet uygulamaya başladı. Yemeklerini yemeyenler için gardiyanlar tarafından karanlık bir oda yaratıldı ve oraya hapsedilme cezası uygulanmaya başlandı. Daha uzun sürmesi beklenen deney 6. Gün kesilmiştir.
Bu deneyde söz konusu şiddet olunca insanların toplumun biçtikleri rolleri farkında olmadan nasıl sahiplendiğini ve o rolün etkisinden çıkamadan, kontrolsüz bir şekilde yerine getirdiğini net bir şekilde ortaya koymuştur.



4. Aile şiddeti besliyor,
Aile içerisinde şiddete maruz kalan çocuklar duygularını ifade etmekte zorlanır. Bu travmatik yaşantı yaş gruplarına göre oyunlarda ortaya çıkar. Oyunları genelde cezalandırma ve saldırganlık üzerine kuruludur. Ailedeki şiddete bağlı ebeveynliğin kalitesinin düşmesi, stresi, çocuklarına karşı daha dürtüsel ve cezalandırıcı bir disiplin uygulaması, çocuğun yaşadığı gerginliği korkuyu belirgin ölçüde etkiler.
Şema terapide mod diye açıklanan bir kavram vardır. Modu Young şu şekilde tanımlamıştır ; “Her insanda somut bir şekilde aktif olan her türlü -uyumlu ve uyumsuz- şemalar veya şema eylemleri, şema modu olarak adlandırılmaktadır.
Modlar listesinde “incinmişlik”, kızgın ve öfkeli çocuğa sebebiyet vermektedir. Öfkeli çocuk, temel ihtiyaçları karşılanmadığı ve dilekleri uygunsuzca sınırlandığı için hayal kırıklığına uğramış çocuktur. Öfke nöbetleri görülür. Uç vakalarda çocuk bağırır ve “kontrol dışı” duruma gelir. Eşyalara zarar vermesi veya kendine ya da başkalarını yaralaması olasıdır.
Ailenin tamamen şiddet yanlısı olmasına gerek yoktur aslında. Yetiştirme sırasında çocuğa ilgisiz davranması, birey olarak çocuğu kabul etmeyişi de öfkeli çocuk yetiştirmeye, bununla birlikte doğru yönlendirme yapılmadığı takdirde şiddet yanlısı bireyin gelişimine sebebiyet verir.


KAYNAKÇA
Avcı, R. ve Güçray S.S, (2013), “Ebeveynler Arası Çatışma, Akran ve Medya Etkileri ile Ergenlerdeki Şiddet Davranışı Arasındaki İlişkiler: Şiddete Yönelik Tutumların Aracı Rolü”, Kuram ve Uygulamada Eğitim Bilimleri, 13(4), s.1995-2015.
Sayar, K.(2013), “Kalbin Direnişi” , İstanbul : Timaş Yayınları.
Solmuş, T.(2015), “Travma Psikolojisi”, Ankara : Nobel Yaşam Yayınevi.
Loose C, Graaf P. Ve Zarbock G.(2018), “Çocuk ve Ergenler için Şema Terapi”, İstanbul :Psikonet Yayınları.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Şiddet" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Ecem YILMAZ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Ecem YILMAZ'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Ecem YILMAZ Fotoğraf
Psk.Ecem YILMAZ
İstanbul
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi2 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Ecem YILMAZ'ın Makaleleri
► Şiddet Nedir? Aile İçi Şiddet Psk.Dilara KAZANCI
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,339 uzman makalesi arasında 'Şiddet' başlığıyla benzeşen toplam 15 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
--
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


01:40
Top