2007'den Bugüne 80,250 Tavsiye, 25,603 Uzman ve 17,918 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Anneliğin Nörobiyolojisi: En Kutsal Beynin Kökenleri!
MAKALE #20071 © Yazan Psk.Murat YÖN | Yayın Kasım 2018 | 267 Okuyucu
Anneliğin Biyolojik Kökenleri

Annemizi neden çok severiz ya da bir anne çocuklarını neden çok sever? Çoğu zaman kendi hayatlarını hiçe sayarak çocuklarının iyiliklerini düşündüklerini söyleyebiliriz annelerin. Annelik davranışlarının çocuğa ya da bebeğe sayısız fayda sağladığı tartışılmaz bir gerçektir. Peki ya annelik davranışları anneye bir fayda sağlıyor mu? Yapılan bir çalışmaya göre her çocuğun annenin yaşam süresini 95 hafta kısalttığı bildirilmiştir! Bu çalışmada, çocukların babalarının ömürlerini kısaltmadıkları, ancak doğan her kız çocuğunun babalarının ömrünü 74 hafta uzattıkları, erkek çocukların ise babalarının hayat süreleri üzerine hiçbir etkisinin olmadığı bulunmuştur. Bu sonuçlar annelerin, hayli maliyetli ve anneye hiçbir yararı dokunmayan çocukların bakımları için neden kendilerini bu denli yordukları sorusunu akıllara getirmektedir. Bu sorunun cevabı olarak kabul görmüş sosyal ve psikolojik açıklamaların yanında annelik olgusunu nörobiyolojik perspektiften de incelemek gerekmektedir.
Evrimsel süreç düşünüldüğünde memelilerde türün devamlılığının sağlanması açısından annelik davranışlarının hayati öneme sahiptir. Bu davranışlar bebeğin bakımını ve korunmasını sağlayan davranışlar altında incelenebilir. Annelik davranışının gelişmesi için genetik, çevresel ve hormonal etkenlerin birlikte etkileşime girdikleri nöral yolaklar ve bazı beyin bölgeleri önemli rol oynamaktadır. Tüm bu etkenleri incelemeden önce annelik davranışını daha iyi incelemek için doğanın dişiyi anneliğe nasıl ayarladığının bilinmesi gerekmektedir. Bu konu birkaç başlık altında incelemek anlaşılabilirliği kolaylaştıracaktır.

1- Dişinin çocukluktan itibaren anneliğe hazırlanması;
Türün devamlılığındaki kritik önemi nedeniyle dişi doğa tarafından bebeklik döneminden anneliğe hazırlanmaya başlar. İnsan ve diğer primatların dişi bebeklerinin bebeklere olan ilgisi, erkek bebeklere göre daha fazladır. Bu cinsiyete göre bebeklere olan ilgi farkının gonadal(üreme) hormanlar sayesinde ergenlik döneminde arttığı ve özellikle östrojenin bu konuda önemli olduğu düşünülmektedir. Yapılan bir çalışmada doğduktan hemen sonra yumurtalıkları alınmış dişi Rhesus maymunlarının bebeklere olan ilgileri azalmıştır. Ancak yetişkinlik döneminde normale döndürülen östrojen hormonları bu maymunların bebeklere olan ilgisini arttırmıştır. Bu çalışma östrojenin dişinin doğumundan itibaren annelik davranışı üzerindeki etkisi olduğunu göstermektedir.
2- Dişinin gebelik sırasında annelik için hazırlanması
Dişinin gebelik süresinde anneliğe hazırlanması özellikle artan hormonlar tarafından sağlanmaktadır. Bu dönemde özellikle östrojen ve progesteron önemli rol oynamaktadır. Yapılan çalışmalar gebelik sırasındaki östrojen düzeyi ile doğumdan sonra çocuğa olan bağlılık arasında doğrudan bir ilişki olduğunu göstermektedir. Gebelikte yüksek olan östrojen ve progesteronun anneliği başlattığı düşünülmektedir. Ancak gebelik sonrası bu hormon düzeylerinin düşmesi anneliği sonlandırmamaktadır. Ayrıca gebelik sırasında yaşanan hormonal değişiklik, amigdala üzerinde de bir etkiye sahiptir. Bu etki sayesinde yeni doğan bebeklerin kokularının kötü olmasına karşı, annelerin koku duyarlılığı azalmaktadır.

3- Doğumdan sonra annelik davranışının başlatılması
Gebelikte değişen hormonal sistemin hipotalamusun medial preoptik alanını uyarmaktadır. Memelilerde bu alanın hasar gördüğü durumlarda annelik davranışı tamamen ortadan kalkmaktadır. Ayrıca oksitosin, hipotalamusun medial preoptik alanı, amigdala ve olfaktor bulb’ı uyararak annelik davranışının başlatılmasında etkilidir. Ayrıca annenin kalabalıkta çocuğunu tanımasına olanak sağlar.
Doğum sonrası artan prolaktin hormonu da hipotalamusun medial preoptik alanını uyararak annelik davranışları üzerinde önemli rol oynar. Yapılan bir çalışmada prolaktin hormonu olmayan farelerin yavrularına annelik davranışı göstermedikleri bulunmuştur.
Yapılan araştırmalar anne olanların beyinlerinin anne olmayanlara göre oldukça farklı olduğunu gösteriyor. Bu biyolojik ve genetik etkenlerin yanında annenin almış olduğu eğitim ve çevre özellikleri de elbette büyük bir etkiye sahip. Ancak tüm memeliler gibi insanda annelik davranışı otomatik ve doğal süreç olan biyolojik sistemler tarafından başlatılmakta ve sürdürülmektedir. Var olan bu otomatik süreçler sayesinde neslin devamlılığı sağlanmaktadır. Biyolojik, sosyal ve psikolojik nedeni her ne olursa olsun annelerimizin yaptıklarını azımsayamayız. Psikolezyum ailesi olarak önerimiz: şimdi onlara sarılma vakti!

Kaynaklar
Eşel E. (2010). Anneliğin Nörobiyolojisi. Türk psikiyatri dergisi. 21(1): 68-78
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Anneliğin Nörobiyolojisi: En Kutsal Beynin Kökenleri!" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Murat YÖN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Murat YÖN'ün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Murat YÖN'ün Makaleleri
► Değersizlik Hissinin Kökenleri Psk.Vedat DEMİRAL
► Aşkın Nörobiyolojisi Psk.Ezgi TANIL
► Beynin Misafiri; Takıntı Uzm.Psk.Ayşin Eda KARAKOÇ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,918 uzman makalesi arasında 'Anneliğin Nörobiyolojisi: En Kutsal Beynin Kökenleri!' başlığıyla benzeşen toplam 16 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Dindarların Psikolojisi Kasım 2018
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


18:19
Top