2007'den Bugüne 80,248 Tavsiye, 25,604 Uzman ve 17,918 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Narsistik Kişilik Bozukluğu, Etiyolojisi, Epidemiyolojisi, Tedavisi
MAKALE #20075 © Yazan Psk.Tutku Damla KAMACIOĞLU | Yayın Kasım 2018 | 422 Okuyucu
Narsisizm; Yunanca’da duyarsızlık, kuntluk anlamı taşıyan “narke” kelimesiyle ilişkilidir. Pek çok anlam taşıyan narsisizm terimi, kendini beğenmiş, diğer bireylerin yaşantılarına ya da onlara yaşattıklarına karşı duyarsız olan, kişilere karşı kıskançlık duyan ve kendisini devamlı öne çıkarmaktan hoşnut olan kişiler için tanımlanmaktadır. Psikiyatri’de bu terim ilk kez DSM-III’te tanımlanmıştır (Davies, 1989).
Genel olarak narsistik özelliklere bakacak olursak, atletik, artistik, dramatik ve akademik kazanımlar peşinde koşma biçiminde başlar. Çevrelerine kendileriyle son derece meşgul kişiler gibi gösterseler de sığ, değersiz ve aşağılık hissi içerisindedirler. Diğer kişileri kendi amaçları için kullanırlar, eleştiriye kapalı, empati duygusundan yoksun ve güç- sevgi gibi değerler konusunda son derece doyumsuzdurlar. Kendilerini haddinden fazla değerli ve benzersiz görürler, bireyler arası ilişkilerinde sıkıntılı, sürekli ilgi görmek, hayranlık uyandırmak ve tasvip edilmeyi beklerler. Beklentileri karşılık bulmazsa benlik saygıları yıkılır, kırgınlık, çökkünlük ve bunaltı meydana gelir. Başarısızlıklarını gizleyerek başarı gibi bahsetmeye, hayal gücü ile olayları abartılı bir şekilde anlatmaya ve diğer kişileri bu şekilde kandırmaya meyillidirler. Haklı çıkabilmek adına gerçekliği çarpıtır, asla ümitsizlik yaşamaz, başka kişilere karşı kıskançlık duyar, sürekli başka kişilere özenir ve her şeyin en güzelinin kendisine ait olmasını isterler. Kendilerini fazlaca beğenme ve kibir duygusu kabarıktır (Levy, Reynoso, Wasserman, & Clarkin, 2007).
Sınırdurum, histerik ve toplumdışı kişilik bozuklukları, narsistik kişilik bozukluğu ile birlikte bulunabilmektedir, bu sebeple tanı koymak oldukça zordur. Narsistik kişilik bozukluğuna sahip danışanlarda, sınırdurum kişilik bozukluğu olanlara göre daha az kaygı bozukluğu bulunur. Narsistik kişilik bozukluğu olan kişilerde de histerik kişilik bozukluğuna sahip kişiler gibi teşhirci özellikler gözlemlenmektedir (Kernberg, 2010). Ancak antisosyal kişilik bozukluğunda olduğu gibi kişi başını derde sokacak herhangi bir davranışta bulunma eğilimi göstermez, bu bozukluğa sahip bireyler, güzellik ve güç özellikleri değişikliğe uğrayacağı için yaşlılık döneminde oldukça sorun yaşamaktadır (Kernberg, 2010). Negatif durumlar ile karşılaştıkları zaman aşırı öfke duyar ve intikam duyguları belirir. Sosyal yaşantıları ya da işleri ile ilgili başkalarından gelecek bir eleştiriyi değersiz bulur, umursuz bir tavır sergilerler (Kernberg, 2010).
Freud narsisizm için iki türden bahsetmiştir; birincil narsisizm, libidinal enerji doğuştan itibaren benlikte bulunur, objelere yönelemez (Raskin & Terry, 1988). Bunun sonucu olarak güç ve kusursuzluk duygularının beraberinde getirdiği benlik kabarması takip eder (Raskin & Terry, 1988). İkincil narsisizm’de ise maruz kalınan engellenmeler ve hayal kırıklıklarının sonucu olarak libido objelerden sıyrılarak tekrardan egoya dönmesi ile oluşmaya başlar (Raskin & Terry, 1988). Ayrıca Winnicott’ta yapay ve gerçek benlik olarak iki benlik durumundan bahsetmiştir (Modell, 1975). Kişi, gerçekleştirdiği yapay benlik aracılığı ile gerçek benliği koruma altına almaya çalışır, çevrelerinden gelecek eleştirilere maruz kaldığı zaman bu benlik ile ortaya çıkar ve yapay benliğin fazla gelişmesi söz konusu olursa gerçek benlik tamamıyla kaybedilir (Modell, 1975).
Klinik çalışmalara bakıldığında, bu iki durumun ayrımını yapabilmek oldukça önemli bir unsurdur. Yıllarca hiçbir sonuca varılamamış psikoterapi seanslarının çocuğun en büyük sebeplerinden biri, yalnızca yapay benlik üzerine çalışılıp, gerçek benlik ile ilişki kurulmamasından kaynaklanmaktadır (Chessick & Kohut, 1985).




DSM-V’ e göre Narsistik Kişilik Bozukluğu’nun Tanı Ölçütleri;
Semptomların beş tanesi veya daha fazlasıyla belirli, genç yetişkinlik çağında baş gösteren, ve farklı durumlarda meydana gelen, büyüklenme (davranış ve düşüncelerinde empati yapamama ve beğenilme arzusu taşıma) ile seyreden yaygın bir örüntü:
1. Büyüklüklenme, başarı ya da kabiliyetlerini abartarak, üstün görülme beklentisinde olan,
2. Sınırı olmayan güç, güzellik, zeka, başarı veya sevgi hayaliyle uğraşan,
3. Eşsiz ve özel biri olduğunu düşünerek, ancak kendisi gibi özel veya üstün kurumlarla ya da kişilerle iletişim halinde olması gerektiğine inanan,
4. Fazlaca beğenilme arzusu duyan,
5. Hakediş duygusu taşıyan,
6. Kendi çıkarları doğrultusunda insan kullanan,
7. Empatiden yoksun,
8. Sürekli başkalarını kıskanan veya başkaları tarafından kıskanıldığını düşünen,
9. Başka kişilere saygı duymayan, kendini beğenmiş tavırlar sergileyen kişiler olarak tanımlanır.







NARSİSTİK KİŞİLİK BOZUKLUĞU’NUN ETİYOLOJİSİ
Çocukluk çağında anneyi kaybetme veya anne tarafından reddedilmişlik sebebiyle anneyle empati bağı kurulamamasının bu bozukluğun gelişmesinde etkili olduğu düşünülmektedir (Köroğlu, 2011). Temelde yatan aşağılık duygularını bastırmak için büyüklük duygusu sergileme gereği duyulduğu belirtilmiştir (Köroğlu, 2011).

NARSİSTİK KİŞİLİK BOZUKLUĞU’NUN EPİDEMİYOLOJİSİ
DSM-IV’ e bakıldığında, narsistik kişilik bozukluğu klinik vakalarda % 2-16 oranında toplum içerisinde görülme sıklığı daha düşüktür (Twenge, Miller, & Campbell, 2014).

NARSİSTİK KİŞİLİK BOZUKLUĞU’NUN TEDAVİSİ
Kronikleşme ihtimali yüksektir, narsistik kişilik bozukluğunun tedavisi zorlayıcıdır, orta yaş krizinde diğer bozukluklara göre daha kırılgan davranışlar sergileyebilirler (Chessick & Kohut, 1985). Kernber ve Kohut, psikanalitik yaklaşımların yeterli olmayacağını belirtmekle birlikte, fayda sağlayabileceğinden söz etmiştir (Kernberg, 2010). Ego gücüne bakılarak içgörü yönelimle ya da destekleyici psikoterapiler önerilir, tedavide amaç benlik saygısının korunmasıdır (Kernberg, 2010). Psikoterapist, gerçek benlikle iletişimi yapay benlik aracılığı ile devam ettirebilir. Gerçek benlik devreye girmeye başladığında, kendine aşırı bağımlılık yöneltilmesine hazırlıklı olmalıdır. Hastanın bu ihtiyacı karşılanamadığında gerçek benliğin belirlenmesi, vaktiyle anne ile olan ilişkide yaşadığı biçimiyle engellenmiş olur (Gençtan, 2004).

NARSİSTİK KİŞİLİK BİÇİMİ VE BOZUKLUĞU ARASINDAKİ FARKLAR

• Narsistik kişilik biçimi; kendi haklarında negatif eleştirilere ve diğer kişilerin hissettiklerine karşı sağduyuludur, fakat bunlarla baş edebilirler. Narsistik kişilik bozukluğu’nda ise; Negatif eleştirilere karşı sinirli bir şekilde karşılık verir, tepki veremezlerse kendilerini rencide olmuş hissederler.

• Narsistik kişilik biçimi; diğer kişiler ile olan ilişkilerinde gözü açık davranır, kendi çıkarları için bu diğer kişilerin üstün yanlarını veya güçlerini kullanırlar. Narsistik kişilik bozukluğu’nda ise; bireylerle olan ilişkilerinde sömürücüdür, kendi çıkarları için diğer kişilerin üzerinden geçinirler.


• Narsistik kişilik biçimi; Kendisini, düşüncelerini ve tasarlamalarını iyi bir şekilde pazarlarlar. Narsistik kişilik bozukluğu’nda ise; Özel değerlere sahip olduğu duygusuna kapılırlar.

• Narsistik kişilik biçimi; üst seviyelere gelebilmek ve orada durmak için yarışmayı severler. Narsistik kişilik bozukluğu’nda ise; zafere giden her türlü yolu mübah sayarlar.



• Narsistik kişilik biçimi; Kendisini, kendi alanında en iyisi ve en başarılı olarak görürler. Narsistik kişilik bozukluğu’nda ise; sınırı olmayan güç, başarı, olağanüstü güzellik, eşsiz bir sevgi düşlerler.

• Narsistik kişilik biçimi; Kendisine, kabiliyetlerine ve kendi eşsizliğine inanır, fakat özel tedavi veya ayrıcalık beklemezler. Narsistik kişilik bozukluğu’nda ise; her şeyin en mükemmeliğini hak ettiklerine inanır, özel bir tedavi alma beklentisi içindelerdir.



• Narsistik kişilik biçimi; beğenilmeyi ve onaylanmayı güzel bir şekilde kabul ederler. Narsistik kişilik bozukluğu’nda ise; devamlı ilgilenilme ve beğenilme beklentisi içindedirler.



• Narsistik kişilik biçimi; Kendi duygu, düşüncelerini umursadıkları gibi diğer kişilerin de duygu ve düşüncelerine bir ölçüde umursarlar. Narsistik kişilik bozukluğu’nda ise; empati yapamazlar, diğer kişilerin ne hissettikleri ile ilgilenmezler.


• Narsistik kişilik biçimi; başka kişiler tarafından sürekli iyi muamele görmeyi beklerler. Narsistik kişilik bozukluğu’nda ise; kıskançlık duygularını bir türlü yenemezler (Köroğlu & Bayraktar, 2011).
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Narsistik Kişilik Bozukluğu, Etiyolojisi, Epidemiyolojisi, Tedavisi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Tutku Damla KAMACIOĞLU'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Tutku Damla KAMACIOĞLU'nun izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Tutku Damla KAMACIOĞLU'nun Yazıları
► Narsistik Kişilik Bozukluğu Psk.Damla ARAZ
► Narsistik Kişilik Bozukluğu Uzm.Psk.Rumeysa GÜNAY
► Narsistik Kişilik Psk.Yavuz DEVECİ
► Narsistik Kişilik Özellikleri Psk.Sema KAHVECİ KAANOĞLU
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,918 uzman makalesi arasında 'Narsistik Kişilik Bozukluğu, Etiyolojisi, Epidemiyolojisi, Tedavisi' başlığıyla benzeşen toplam 30 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Alkolizm Nedir? Kasım 2018
◊ Alkolizm Nedir? Kasım 2018
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


02:18
Top