2007'den Bugüne 80,248 Tavsiye, 25,603 Uzman ve 17,918 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Otizmde beslenme
MAKALE #20087 © Yazan Uzm.Dyt.H.Gamze KARSLI | Yayın Kasım 2018 | 341 Okuyucu
Son zamanlarda salgın bir hastalıkmış gibi yayılıyor “OTİZM”. Bazı sağlık otoriteleri bunun genetik yatkınlıkla ilgili olabileceğine ve hiçbir zaman düzelemeyeceğine vurgu yapmaktadır. Ama genetik hastalıklar bu kadar ani artış göstermez, ki o zaman otizm teşhislerindeki bu artış genetikle açıklanamaz. Genetikten ziyade, başta kirli çevre ve yanlış beslenme biçimini sorumlu tutarsak, çokta haksız sayılmayız. Asıl hedef hastalığın çıkmasına fırsat vermeden koruyucu sağlık olmalıdır. Yani doğmamış çocukları kurtarmak. Alınacak önlemlerle, yediklerimiz, içtiklerimiz ile sağlığı bulmak ve bunu devam ettirmek ilk başlarda bizi zorlasa da sonrasında refaha ulaştıracaktır.
Prof. Dr. Ahmet Aydın bu dünyadan göçüp gitti ama geride aydınlanmış ve çocuğunun iyileşeceğine inanan bir sürü ebeveyne bu konuda yol gösterici çok güzel eserler bırakmıştır. Sıklıkla üzerinde konuştuğum ve bu yazımda da faydalandığım "Otizme çözüm var!" adlı kitabında yer alan “bir anne, sadece yoğurt mayalamakla bile çocuklarının hayatını değiştirebilir!” cümlesi benim için çok kıymetlidir.
Bu konuda takip ettiğim bir uzman daha var ki, o aslında bir anne. Nöroloji doktoru Natasha Campell-McBride. 3 yaşında otistik bir çocuğun annesiydi. Evet, vakt-i zamanında öyleydi, artık değil çünkü geliştirdiği bir diyet olan “GAPS diyeti” ile oğlunun bağırsak florasını ve otizmini tamamen iyileştirdi.
Her iki hekimde aynı şeyi söylemektedir. Bağırsak ikinci beyindir, hastalıkların tümü bağırsakta başlar ve onu iyileştirirseniz, bütün hastalıklar ortadan kalkar. İnsan sindirim sistemi, başlangıcında ve sonunda dış dünyaya açılan uzun bir tüp gibidir. Dış dünyadaki zararlı her şeyin vücudumuza girmesi için sindirim sistemi mükemmel bir kapıdır. Her gün bol miktarda mikroorganizmayı, kimyasalı, toksini yiyor ve içiyoruz. Hayatta nasıl kaldığımız sorusu zihinlerde canlandı ise buna verilecek tek cevap, sindirim yolunu boylu boyunca kaplayan bizi toksinlere, parazitlere karşı doğal bir bariyer görevi görerek koruyan bakteri tabakasının mucizesidir her şey. Eğer bu kalın katmana yani bakteri tabakasına zarar gelirse işte o zaman otizm de dâhil olmak üzere türlü hastalıklar peyda olmaya başlar.
Son yapılan araştırmalar otizmin sindirim sisteminde başlayan, sonuçlarını beyinde gösteren bir hastalık tablosu olduğunu ortaya koymuştur. Nitekim otizmli çocukların %76 ila %100’ ünde mide-bağırsak problemi vardır.

Otizmli çocukların bağırsak florası niye bu kadar bozuktur?
1.Annenin bağırsak florasının bozuk olması: Geleneksel fermente gıdaların az tüketilmesi, buna karşılık unlu şekerli gıdaların aşırı yenmesi annenin bağırsak florasının bozulmasına yol açar. Vajinal flora bağırsak florasından gelir. Bağırsak florası bozuksa vajinal flora da bozuktur. Hatta babanın kasık florası bile annenin vajina florasına katkıda bulunduğu için çocuğun bağırsak florasını da etkiler.
2.Anne karnındaki bebeklerin bağırsaklarında hiç mikroorganizma yoktur. Doğum sırasında bebek doğum kanalından geçerken buradaki flora mikroplarını alır. Eğer flora bozuksa bu aynen bebeğe de geçecektir.
3.Sezaryen doğumlar: Annenin bağırsak florası normal bile olsa eğer bebek sezaryenle doğmuşsa annenin değil hastanenin florasını alacaktır. Maalesef ülkemizde doğumların yarısından fazlası sezaryen şeklinde yapılmaktadır.
4.Geleneksel fermente gıdaların (boza, kefir, ekşiyebilen yoğurt, ekşi hamur ekmeği, tarhana, sirke vb.) az tüketilmesi, buna karşılık unlu şekerli gıdaların aşırı yenmesi bağırsak florasını bozmaktadır.
5.Anne sütünün tüketilmemesi: Mama ile beslenen bebeklerde bağırsak florası anne sütü alanlara göre çok bozuktur. Otizmli çocukların çoğu biberonla beslenmektedir. Bu çocuklarda otizm bulguları genellikle 1 yaştan sonra ortaya çıkar. Halbuki anne sütü alan bebeklerde belirtiler genellikle ikinci yaştan sonra oluşur.
6.Çeşitli toksinlere (ağır metaller, kimyasal toksinler vb.) maruz kalma, doğum kontrol hapları ve sık antibiyotik kullanılması bağırsaktaki faydalı mikrop düzenini büyük ölçüde alt üst eder.
7.1960’lı yıllardan itibaren aşırı antibiyotik kullanılması bağırsaktaki faydalı mikrop düzenini büyük ölçüde bozmuştur. Bu nedenle antibiyotik kullanılması iyice sınırlandırılmalıdır. Mecbur olunduğu zamanlar antibiyotiğin yanında probiyotik gıdalar ya da ilaçlar alınmalıdır.

Peki, neler yapılmalı?
İlk etapta glutensiz ve kazeinsiz diyet önerilmektedir. Bu diyetlerin önerilme sebebi tamamen sindirimle alakalıdır. Yiyeceklerin içinde bazı maddeler, yararlı bakterilerin yardımı olmaksızın insan bağırsağında sindirilemez. Normalde gluten (buğday proteini), kazein (süt pıhtısı, peynir, yoğurdun susuz bölümü), soyadan ve diğer yiyeceklerden sağlanan proteinler bağırsakta mide asiti (hidroklorik asit) ve enzimler (proteazlar) ile sindirilerek proteinlerin en küçük birimleri olan amino asitlere parçalanırlar.
Otizmli hastaların nerdeyse tamamının sindirim ve emilim fonksiyonları ağır metaller, serbest radikaller, diğer toksinler ve bunların yan ürünlerine bağlı olarak bozulmuştur. Bu nedenle birçok otizmli çocukta, bu proteinler tek tek amino asitlere ayrışacağına peptit denilen birden çok amino asitten oluşan kümeler halinde kalır.
Bu gıdaların sindirilmemiş protein parçaları kana geçtiklerinde morfin etkisi gösterirler. Birçok otizmli çocuğun acıya duyarsız olmasının olası nedeni bu morfin bileşikleridir. Ve aynı zamanda neredeyse bütün otizmli çocuklarda görülen göz teması kaybı, öğrenme becerisinde azalma, hiperaktivite, stereotipik hareketler ve kendine zarar verme gibi belirtilerin oluşumunda büyük pay sahibidir. Diyet ile bu morfinlerin kan düzeyinde azalma ve klinik bulgularda aynı oranda hafiflemektedir. Otizmli hastaların üçte iki kadarı glutensiz-kazeinsiz diyetten belirgin bir fayda görmektedir.

Glutensiz-kazeinsiz diyete nasıl başlanmalıdır?
Gluten ve kazein diyetten çıkarıldığında istenmeyen yoksunluk belirtileri olabileceğinden her iki diyete aynı anda başlanmaz. Önce kazeinsiz diyete başlanır. Diyetin başında inek, manda ve koyun sütü kesilir. Bunların yerine daha az kazeinomorfin içerdiğinden ötürü keçi sütünden yapılmış yoğurt, kefir ve peynir gibi fermente ürünler verilir (sütün, süt olarak tüketilmesi önerilmemektedir). 3-4 hafta içinde keçi sütü ürünleri yavaş yavaş azaltılarak kesilir. Diyet genellikle üç-dört hafta içinde olumlu etkisini gösterir. Kazeinin vücuttan tam olarak temizlenmesi ise 1-2 yılı alır.
Glutensiz diyete daha az gluten içeren ekşi hamur ekmeğiyle başlanır. Bu arada yemeklere un konulacaksa glutensiz un kullanılır. 1-2 ay içinde ekşi hamur ekmeği yavaş yavaş azaltılarak kesilir ve tamamen glutensiz ekmeğe geçilir. Diyetin olumlu etkileri birkaç ay içinde görülmeye başlar. Yoksunluk belirtileri kazeindeki kadar ağır olmaz. Kandaki gluten moleküllerinin temizlenmesi de 2 yıl kadar sürer.

Glutensiz-kazeinsiz diyet ne zaman kesilir?
İdeali 2 yıldır. Ama en az 1 yıl uygulanmalıdır. Önce kazeinsiz diyet bozulur. Ama bu sırada uykusuzluk, kızgınlık, aşırı endişe, yorgunluk, gece ve gündüz terlemeleri, aşırı hareketlilik, kabızlık ya da ishal, mide sorunları, algılamada bozukluk gibi otizmli davranışlarda geri dönüşler ortaya çıkarsa diyete yeniden başlanır. Birkaç ay sonra tekrar bir deneme yapılır. Daha sonra da aynı şekilde glutensiz diyet bozulur.

Sonuç olarak; anneler ve babalar her şeyi denedik yapacak bir şey yok, ki olsa dahi ne güç ne de maddiyat kaldı, biz bu durumu kabullendik demesinler. Yaratıcının mucizelerine inansınlar, yılmasınlar ve kendilerine bir şans daha versinler.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Otizmde beslenme" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Dyt.H.Gamze KARSLI'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Dyt.H.Gamze KARSLI'nın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     3 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Uzm.Dyt.H.Gamze KARSLI
İstanbul
Uzman Diyetisyen
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi27 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Dyt.H.Gamze KARSLI'nın Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,918 uzman makalesi arasında 'Otizmde beslenme' başlığıyla benzeşen toplam 17 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Ramazan ve Beslenme Haziran 2015
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


18:14
Top