2007'den Bugüne 78,246 Tavsiye, 25,282 Uzman ve 17,533 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Travma Sonrası Psikolojik Gelişim
MAKALE #20094 © Yazan Psk.Beniz YILMAZ | Yayın YENİ Kasım 2018 | 121 Okuyucu
TRAVMA SONRASI PSİKOLOJİK GELİŞİM

Travma, kişide kontrolü kaybetme hissi yaratan ve sonucunda kontrolsüz tepkiler bırakan, gerçek bir ölüm veya ölüm tehdidinin bulunduğu, ağır yaralanmanın, fiziksel yaşama yönelik bütünlüğe bir tehdidin ortaya çıktığı ve kişinin kendisinin yaşadığı, şahit olduğu veya sevdiği bir kişinin başına geldiğini öğrendiği olağandışı olaylar olarak tanımlanmaktadır (Köroğlu E.). Travmatik olaylar yaşamdaki baş etme yollarına tehlikeli ya da ezici niteliktedir ve aniden ortaya çıkmaları sebebiyle korku, kaygı, geri çekilme ve kaçınma tepkilerine neden olur (Türksoy, 2003). Travmatik olaylar fiziksel sonuçlarla birlikte bireyde depresyon, anksiyete, alkol ve madde bağımlılığı, travma sonrası stres bozukluğu ve intihar gibi çeşitli psikolojik sonuçlar yaratır (Kılıç C. 2013).
Travmatik olaylar karşısında bireylerin gösterdiği tepkiler arasında önemli farklılıklar olabilir, travmatik olayların ardından sadece olumsuz değil, olumlu değişimler de yaşanabileceğini gözlemlenmiştir (Tedeschi ve Calhoun, 2004). Bireylerin bazılarında travmatik olay sonrasında anksiyete, depresyon ve post travmatik stres bozukluğu gibi ciddi bozulmalar görülebileceği gibi, bazı bireylerde travma deneyimi; önceliklerin belirlenmesi, yaşamın anlamı bulma, ilişkilerin iyileştirilmesi, kişisel güçlenme ve gelişme algısı gibi önemli olumlu değişikliklere yol açabileceği gözlemlenmiştir (Shakespeare-Finch, ve ark. 2003). Bu bakış açısı, travma sonrası büyüme kavramını gündeme getirmiştir Tedeschi ve Calhoun tarafından, travma sonrası büyüme yoğun bir şekilde karşımıza çıkan hayatımızın tümünü etkileyen olaylarla mücadeledeki olumlu değişim, yaşamdaki işlevselliğin iyileştirilmesi, kendini gerçekleştirmesi adına adımlar atması olarak tanımlanmıştır (Tedeschi RG, Calhoun LG. 1996). Travma sonrası büyüme literatürde yeni bir kavram olarak görülsede birçok inançta insanların acı çekmenin sonucunda değişmesi ve olgunlaşmasına yönelik düşünceler yer alır.
Tedeschi ve Calhoun (1996) travma sonrası büyümeyi, genellikle kanser gibi terminal hastalık yaşayan kişilerde araştırarak büyüme terimini, kişinin önceki uyum düzeyinin, psikolojik işlevselliğinin ve yaşama yönelik farkındalığının gelişmesine vurgu yapar. Kişilerin maruz kaldıkları travmatik olaylar ile mücadele sonucunda yaşadıkları bu olumlu değişim; “yorumlanan kazanç”, “stres ilişkili büyüme”, “gelişmek”, “travmadan dönüşüm”, “olumlu değişim”, “gelişmek”, “anlam bulma”, “dönüşümsel baş etme”, “olumlu psikolojik değişiklikler”, “ters büyüme” (adversial growth) gibi farklı terimlerle de bahsedilmiştir (Linley ve Joseph, 2004).
Janoff-Bulman’ın (1989), Temel Varsayımlar Modeli’nde sözedilen insanların inançları ve varsayımları “dünyanın iyiliği varsayımı”, “dünyanın anlamlılığı varsayımı”, “kendilik değeri varsayımı”, olarak 3 ana grupta ele alınır.
Dünyanın iyiliği varsayımında; kişisel olmayan insanların iyiliği ve dünyanın iyiliği birbiri ile bağlantılı olarak bireyin insanların iyiliğine inanışı ile dünyanın iyi bir yer olduğuna kötülüklerinde az olduğuna benzer şekilde inanılmaktadır. Dünyanın anlamlılığı varsayımında insanların hak ettiklerini yaşadıkları, adil dünya kuramı olarak açıklanabilmektedir. Bir diğer etmen olan rastlantısallık varsayımı ise, neden bazı olayların bazı insanların başına geldiğini anlamanın bir yolunun olmadığını, bu durumun yalnızca bir rastlantının sonucu olduğunu ve anlamsızlığın egemen olduğunu anlatır (Janoff-Bulman ve Berg,1998; Yılmaz, 2006). Kendilik değeri varsayımında birey kendi kişiliği ile ilgili olumlu bir düşüncesi olduğu sonuçları kontrol etmek için gerekeni yaptığı zaman adil bir dünyada zarar görmeyecekleri inanışı vardır (Janoff-Bulman, 1989; Yılmaz, 2006).
Travmatik olaylar bireyin içsel dünyasına darbe vurup bu varsayımları sarsarak, kişinin dünya ve kendisiyle ilgili olumlu inançlarını sorgulamasına; kendi incinebilirliğini fark etmesine neden olur (Janoff-Bulman ve Berg, 1998). Travma mağdurları, yaşadıkları olayların kendi başlarına gelebileceğini düşünmedikleri için, olay gerçekleştiğinde, temel varsayımlar sarsılır ve dünya anlamsız ve kötü bir yer olarak görülmeye başlanır, güvensiz ve korumasız hissedebilir, bu durum “incinmezlik yanılsaması” temelinde yaşamını sürdürdüğü gözlemlenir. Olaya bir anlam verme amacı sonucunda kendini suçlama ve gerçeği değiştirme çabalarına rastlanabilir, bu şekilde birey kendi davranışlarıyla olay arasında bir bağlantı kurmaya ve dünyanın anlamsız olduğuna ilişkin yeni veriyi etkisizleştirmeyi amaçlamaktadır (Janoff-Bulman ve Yopyk, 2004). Birey kaygı ve dehşet duygusunu yaşamış, talihsizlik ve kötülük olasılığını fark ederek anlamsızlıkla yüzleşmiştir. Stresin devam ettiği bu süreç, bilişsel işlemeyi aktif durumda tutarak travma sonrası büyümenin gerçekleşebilmesini sağlar. Hızlı bir rahatlama ise varsayımsal dünyanın ciddi olarak sorgulanmadığının göstergesi olabilir (Tedeschi ve Calhoun, 2004).
Yanılsamalarla yüzleşme sürecinde eski güvenliklerin ve kesinliklerin ortadan kalkması, kendisine ve sevdiklerinin başına da kötü bir şeyler gelebileceğinin farkında olması nedeniyle, travmatik olaylarda doğrudan ve ani olarak gerçekleşir. Kaybın önlenemeyeceğinin farkındalığı ile yaşamın değeri anlaşılır, önem ve değere ilişkin sorgulamalar başlar. Hayat takdir edilerek yeniden anlamlandırılır ve yaşamı anlamlı kılmaya dönüşen bir süreç başlamış olur.
Tedeschi ve Calhoun (1996), faktör analizi kullanarak yaptıkları çalışmada travma sonrası büyüme yaşantıdaki beş farklı alanda meydana gelen değişikliklerle açıklamıştır. Bu alanlar; yaşamın daha fazla takdir edilmesi ve önceliklerin yeniden değerlendirilmesi, daha yakın ilişkiler geliştirilmesi, kişinin kendi gücünün daha çok farkına varması, yaşamındaki yeni olasılıkların farkına varması ve ruhsal olarak gelişim şeklinde sıralanmaktadır (Tedeschi RG, Calhoun LG.). Hayatın daha çok önemsenmesi ve önceliklerin değiştirilmesi ile birey daha önceden fark etmediği günlük hayatın parçası olan şeylerden daha fazla keyif almaya başlayabilir. Böylece günlük hayatın rutinleri dışına çıkabilir, önceliklerini değerlendirerek yaşamını kendisi için daha anlamlı ve doyumlu hale gelmesini sağlayabilir. Travmatik deneyimden sonra yakın ilişkilerine daha çok değer vermeye başlayabilir ve “kötü gün dostları” ile daha da bağlılık kurup yakınlaşabilir. Ayrıca travmatik yaşantı ile birlikte “bunun üstesinden geldiysem, her şeyin üstesinden gelirim” düşüncesi gelişebilir, amaçlarının da yeniden değerlendirilmesi ve ulaşılabilir amaçlar ile ulaşılamayacak amaçlar arasında tercih yapılması, dini inançların yeniden şekillendirilmesi, yaşanan tehdit sonrasında varoluşsal deneyimin derinleşmesi olarak değişime uğratabilir (Tedeschi RG, Calhoun LG.).
Travmatik bir deneyimin yaşanması kişide travma sonrası büyümenin olması için yeterli değildir. Travmatik yaşantı sonucu büyümenin meydana gelebilmesi için olayın sarsıcı bir olay olması ve kişinin bu travma ile mücadele etmesi gerekmektedir. Travma sonrası büyüme düzeyini etkileyen değişkenler, demografik değişkenler, travmatik olayın şiddeti, travma sonrası stres belirtilerinin varlığı, sosyal destek varlığı, duyguların dışa vurulabilmesi, baş etme becerilerinin kullanılabilmesi bireysel özellikler (başa çıkma stratejileri, kendine güven), çevresel kaynaklar (sosyal destek, maddi kaynaklar) ve travmatik olay ile ilgili değişkenler etkilemektedir (Park CL. 1998).
Demografik özelliklere bakıldığı zaman yapılan bazı çalışmalarda genç insanlara nazaran yaşlı bireylerin daha çok büyüme gösterdikleri gözlemlenmiştir (Carver ve ark. 2004). Meme kanserli kadınların daha çok büyüme gösterdiği gözlemlenmiştir (Belizzi ve Blank, 2006). Genç kadınların bu durumu ölümle ilişkilendirilip daha fazla incinmeleri ile yorumlanmıştır, bu duruma paralel olarak tehdit algısı, daha fazla büyümeyle ilişkili olabileceği belirtilmiştir (Kyriaki Mystakidou ve ark. 2008). Belizzi ve Blank (2006), yaptıkları çalışmada evli olmanın kadınların travma sonrası büyüme algısında önemli bir değişken olduğunu, evli kadınların travma sonrası büyümenin arttığını gözlemlemiştir.
Travmatik olayın şiddeti bireyin yaşamındaki varsayımlarına etki edecek kadar güçlü olmasının büyüme için gerekli olduğunu bildirmektedir. Yakınını kaybeden 146 kişi ile yapılan bir araştırmada 1. derece yakınını kaybeden kişinin 2. dereceden yakınını ya da arkadaşını kaybedene göre daha fazla büyüme gösterdiği görülmüştür. Kayıp ne kadar büyük olursa, büyümenin o kadar fazla olduğu gözlemlenmiştir (Armstrong, 2011).
Travma sonrası stres belirtilerinde travma sonrası stres tek başına olumlu değişikliğe yol açmaya yeterli değildir. Kişinin temel inançlarının ve baş etme becerilerinin yoğun bir şekilde tehdit altında olması, büyüme için önemli bir göstergedir. Yapılan bir çalışmada cinsel taciz mağdurları için tacizin özellikleri büyüme açısından önemli bulunmazken kadının taciz sırasındaki hayati tehlike durumu büyüme açısından önemli olarak gözlemlenmiştir. Tecavüz sonrasında çevreden olumsuz tepkiler, kendini suçlama, uyumsal olmayan baş etme mekanizmaları, TSSB bulguları büyümenin daha az olmasıyla bağdaştırılmıştır (Ullman, 2014).
Sosyal destek travma sonrası büyümeyle ilişkili bulunmuştur (Karancı ve ark. 2005). Algılanan sosyal destek, travma sonrası büyüme için önemli bir faktör oluştururken, sosyal baskı ve sosyal aktivitelerin azalması, büyümenin düşük olması ile ilişkilendirilmiştir (Schulz, 2004; Thornton, 2006).
Duyguların dışavurumu travma sonrası uyumu ve büyümeyi arttırdığı gözlemlenmiştir (Stanton A., 2000). Bireyin olumsuz duyguları ifade etmesiyle bu duygulara karşı hassasiyeti azalmakta, bu şekilde de olumlu duygular ve kazanımları benimsenmesine olanak sağladığı gözlemlenir (Foa EB. 1989).
Baş etme becerileri bireyin olay ile nasıl baş ettiğine dair karakteristik özellikleri ile ilgilidir. Travmatik olayın birey üzerindeki etkisini kabul etmek, baş etme ve problem çözmede aktif rol oynamak ve olumlu yeniden değerlendirme yapmak travma sonrası büyüme ile olumlu yönde ilişkili bulunmuştur (Lechner ve ark 2006).
Kişilik özelliklerine göre değerlendirildiğinde travmatik yaşantıdan önceki psikolojik sağlıklılığın, travma sonrası büyümeyle ilişkisi çok açık değildir (Calhoun ve Tedeschi, 1998). İyimserlik ile travma sonrası büyüme arasında güçlü bir ilişki bulunmuştur. Bireylerin iyimser tutumları baş etme stratejilerinde daha esnek olmalarından dolayı, soruna karşı daha uyumlu olabilecekleri düşünülmektedir (Helgelson ve ark., 2006).
İnsanların travma sonrası verdikleri tepkilerde sosyal norm ya da kuralların etkisi dikkate alınması gereken bir diğer önemli konudur. Bir kültürde duyguların açıkça ifade edilmesi için cesaretlendirilirken, diğerinde engellenebilir; ya da bazı kültürel gruplarda yaşamsal kriz karşısında kadınların ağlamasına izin verilir, erkeklerin duygularını ifade biçiminde daha fazla kontrol sahibi olması beklenebilir. Kuramsal olarak büyümenin ifade edilmesine yönelik kendini açma davranışlarının sosyal destek ya da kabul ile karşılanmasının, krizle etkili biçimde başa çıkma ve olası travma sonrası büyümeye katkıda sağlayabilir (Calhoun, Cann ve Tedeschi, 2013).
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Travma Sonrası Psikolojik Gelişim" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Beniz YILMAZ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Beniz YILMAZ'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Beniz YILMAZ Fotoğraf
Psk.Beniz YILMAZ
KKTC (Kıbrıs)
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Özgeçmiş - Çalışma Alanları - Makaleler (7) - Videolar - İletişim Bilgileri
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Beniz YILMAZ'ın Makaleleri
► Travma Sonrası Stres Bozukluğu Uzm.Psk.Şeyda KUTSAL
► Travma Sonrası Stress Bozukluğu Psk.Atakan ŞAHİN
► Travma Sonrası Stres Bozukluğu Psk.Emir Emre DOĞAN
► Travma Sonrası Stres Bozuklugu (Ptsb) Uzm.Psk.Dnş.Sude FERALİ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,533 uzman makalesi arasında 'Travma Sonrası Psikolojik Gelişim' başlığıyla benzeşen toplam 22 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► YENİHisterik Kişilik Bozukluğu Kasım 2018
► Narsisistik Kişilik Kasım 2018
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


10:51
Top