2007'den Bugüne 80,250 Tavsiye, 25,603 Uzman ve 17,918 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Kaygımı Nasıl Yönetebilirim?
MAKALE #20190 © Yazan Psk.Dnş.İsa Ozan GÜN | Yayın Aralık 2018 | 339 Okuyucu
KAYGI

Kaygı kişinin korku verici veya tehdit edici bir duruma karşı vermiş olduğu ruhsal ve bedensel bir tepkidir. Bu tepkiyi zaman zaman her insan yaşar değerli dostlar. Bir kaza atlatıldığında, sınav öncesinde veya topluluk önünde bir konuşma yaparken olduğu gibi..
Kaygı bozuklukları en sık görülen psikolojik rahatsızlıklardandır. Herkesin hayatında kaygılı olduğu durumlar vardır. Sınav kaygısı olsun, gelecek kaygısı olsun, kişiden kişiye değişecek kaygılarımız her zaman vardır.
Kaygı bozukluğunuz varsa bu, iradenizin zayıf olduğu, güçsüz olduğunuz, akıl hastası olduğunuz veya bir kişilik probleminiz olduğu anlamına gelmiyor. Siz aklı başında sağlıklı kaygılarınızı yönetebilecek bireylersiniz. Bakın kaygılarınızdan kurtulacaksınız demiyorum. Kaygılarınızı yönetebileceksiniz diyorum. Çünkü kaygıdan kurtulunmaz, yönetilir. Önce burda bir anlaşalım sevgili okuyucular.
Gelin birlikte kaygının Belirtileri Neler onlara bir bakalım..
KAYGININ BELİRTİLERİ
Kontrolünü yitirirsin ( Bir olay karşısında ne yapacağını bilememe hali )
Aşırı huzursuzluk içinde olursun, Bazen elin titrer ve terler
Çevrendeki insanlara durduk yerde bağırırsın , patlarsın
Uykuların kaçar
Karın ağrısı yaşarsın. Doktora gidersin bir şey çıkmaz. Tamamen psikolojiktir.
Panik olursun , Sürekli diken üstünde olma hissi yaratır.
Şimdi değerli dinleyiciler bu kaygı niye bozuk niye bu kadar belirtileri var. Bence bu belirtileri saymama rağmen enfes bir şey kaygı  Kaygınız tabi ki olacak .Mesela üniversiteyi kazanamazsam diyen bir öğrenci kaygı seviyesini orta düzeyde tutabilirse, çok rahat bir şekilde kazanır. Bakın kaygıdan kurtulursa demiyorum. Orta düzeyde tutabilirse diyorum. Demek ki kaygıyı yönetmek gerekiyor. Veya çok para harcayan birisi çok para harcıyorum. Galiba birazcık da kenara atayım diyip finansal anlamda kendini güçlendirebilir. Bakın kaygı iyi bir şekilde kullanılabilirse size fayda sağlar..
Kaygıda sorun yok . Yani kaygı duy. Endişe duy. Sorun şurda duymaman ya da fazla duyman. Hadi duymamayı bir kenara koyalım ona vurdum duymamazlık diyoruz. O bambaşka bir konu. Çok uçlarda kaygılarımız varsa bundan kurtulmak yerine yönetmeyi tercih edeceğiz.
Şimdi değerli dinleyiciler bu belirtiler nasıl oluşur. Önemli olan kısım burası. Bu belirtilerin oluşmaması hakkında konuşayım.
• Acaba her gün kendine dinlenmek için zaman ayırıyor musun? Belki de deli gibi çalışıyorsun. Vücut hiç dinlenmiyor. Dinlenmeyen vücut tamir olmuyor. Tamir olamadığı için gece derin uykuya geçemiyor.
• Deli gibi kahvenin, kafeinin dibine mi vuruyorsun acaba? Uykum gelmesin diyip bol bol kahve içenler. Size söylüyorum. Ertesi güne dinç bir şekilde uyanamıyorsun . Uyku düzenin bozuluyor. Düzenli beslenme alışkanlığın bozuluyor. Yani kaygının belirtileri oluşmadan düzenli beslenelim. Düzenli uyuyalım. En azından 6-8 saat aralığında ve gece aynı saatlerde yatmaya özen gösterelim.
• Başkasına iş verip beceremez diyip o işin üstüne mi atılıyorsun. Yapma bunu. Potansiyelin ölçüsünde işler yap. Görev vermek, sorumluluk vermek iyidir. Merak etme.
• Bir diğer önemli nokta anı yaşayamamak. Bu hayatta bu yaşına bir daha gelmeyeceksin değerli dinleyicim.
Anı yaşaman gerekiyor. Anı yaşa derken eğlence anlamında söylemiyorum. Anı anlamlı bir şekilde yaşaman gerekiyor. Günü planlayıp, haftayı planlayıp kendini aydınlatacak şeylerle , anı anlamlı bir şekilde doldurmak gerekiyor. Aydınlanma var oldukça karanlığa her zaman ışık taşınacaktır 

Birde şunu düşünün. Kaygılarımızı yönettiğimiz zaman hayatımızda neler değişecek? Bu soruyu samimi bir şekilde kendinize sorun. Verdiğiniz cevaplar çok önemli. Çünkü verdiğiniz cevaplara göre haraket etmemiz gerekecek. Attığımız taş ürküttüğümüz kuşa deysin değerli dinleyiciler… Burada ki kilit sorumuz kaygılarımızı yönettiğimiz zaman hayatımızda neler değişecek? Bunu bir kağıda yazıp sıralamanızı istiyorum..

Sevgili dostlar Kaygıyı somut bir şeye benzetin. Kişiden kişiye değişebilir. Benzetme metaforunu kullanacağız. Diyelim ki ağlayan kötü bir adama benzettim kaygıyı. Sizde artık neye benzetiyorsanız benzetin ama somut bir şey olsun. Daha sonra karşıt anlamlısını düşünün. Mesela Gülen bir yüz olabilir. Şimdi Bu gülen yüzü görebileceğimiz bir yere koymamız lazım. Örneğin Telefonunuzun duvar kağıdına ya da çalışma masanıza koyabilirsiniz. Buradaki amaç her kaygılandığınız zaman bu benzettiğiniz olumlu sembole bakarak kaygı seviyemizi orta düzeye indirmek.
Kaygıyı daha anlaşılır bir şekilde göstermek için Bir örnek daha vereyim. Gözlerinizi kapatıp hayal edebilirsiniz. Karanlık bir yolda gidiyorsunuz. Çok önemli bir miktarda emanet edilmiş olan çantayı taşıyorsunuz. Sonrasında ara sokağa dönüp apartmanınıza doğru ilerlerken bir anda 3 kişinin sizin üzerine doğru gelip elinizdeki çantayı alıp darp edip, çantayı alıp kaçtığını düşünün. Daha sonra yıllar geçti. Yine bir gün akşam aynı sokaktan tekrar geçiyorsunuz tüm biriktirdiğiniz bu çanta dolusu parayı yine akşam vakti evinize götürdüğünüzü düşünün. Yine aynı sokağa girdiğinizde sizce aklınızdan neler geçer? Vücudunuzda ne gibi belirtiler olmaya başlar. Kalbinizin çarpıntısı nasıl olur ? Bir düşünün.
Peki ben size bu acı dolu anı yaşatmak istemedim. Bir cerrahım. Ya bu çantayı evine götüreceksin ama bu kadar kaygı yaşamayı, bu kadar düşünmeyi , kalbinin hızlı hızlı atmasını ve acı çekmeni istemediğim için gel seni şu kaygıya sebeb olan tüm duyularını alalım hiçbir şey hissetme. Rahat rahat her yere girip çık ana sokaktan git . Hiçbir şey den haberdar olma . Sizce böyle bir ameliyatı kabul eder miydiniz? Bir düşünün. Kimilerimiz genelde evet diyor. Peki buradaki olan bu çarpıntı bu zihnim tam o ara sokağa döndüğüm zaman niye böyle oluyor. Neden vücudum böyle reaksiyon veriyor. Tek bir cevabı var daha önce yaşamış olduğum acıyı bir daha yaşatmamak için. Ve benim daha dikkatli olarak bir taraftan bu acıyı tekrar yaşamamak için geçmişte yaşamış olduklarımı kayda alarak bir nevi beni korumaya çalışıyor. Gördüğünüz gibi bu ameliyatı danışanlara sorduğum zaman olur mu hocam ben napacam ben nasıl haberdar olacam. Nasıl birisi bana saldırırsa diyor. Vücudumuz esasında kaygıyı beni koruyabilmek için yapıyor. Geçmişte yaşamış olduğum tüm kötü anılardan ve durumların bir daha gerçekleşmemesi için sanki beni acıdan korumaya çalışıyor. Hepsini kayda alarak bunu yapıyor. Hayatta en önem verdiğimiz durumların olup olmaması için beni korumaya çalışıyor. Ne yazık ki en acı tarafı şu, süreç içinde yapılan yanlış tedavilerde bir düşüncenin, hissin ya da görüntünün yok edilmesinin hastalıktan kurtulmak olduğundan bahsediliyor ki dehşetle bir yaklaşım tamamen yanlış bir yaklaşım. Çünkü bir insan bu duyguların hepsini yaşayacak çünkü herkeste bu var . Bu ne zaman bitiyor biliyor musunuz? Allah herkese uzun ömür versin ama ancak ölürsek bitiyor. Esasında hasta olan siz asla değilsiniz. Hasta olan sizlerin stratejileri ve olumsuz düşünceleri. Bunları olumluya çevirip olumlu düşünürsek, kaygılarımızı yönetirsek işte bu şekilde başarmış oluruz.
Terapi eğitimlerinden aldığım bir etkinliği daha yapalım. Daha sonra programımızı bitirelim. Bir kağıt-kalem alın elinize.
1. Madde olarak hayatınızda en çok değer verdiğiniz kişiyi yazın.
2. Madde olarak hayatınızda en önem verdiğiniz değerinizi özelliğinizi olmazsa olmazınızı yazın.
Şimdi ise şöyle düşünün. Hayatınızda en değer verdiğiniz kişi veya özelliğiniz tehlike altında. Diyelim ki 1 saat sonra Hayatta kalıp kalmayacağını Ancak 60 dk sonra Doktorların dışarı çıkıp haber vereceği o bir saati yaşamak zorunda olduğunuzu düşünün.
Bu süreci beklerken oluşan kaygılı duygunuzu ise bu kağıdın arkasını çevirip yazın. Yaşadığınız o 60 dk boyunca olan süreçteki sıkıntılı duygunuzu kağıdın arkasına yazın. Ne yazardınız? Hangi olumsuz duyguyu yazardınız?
Kağıdın ön tarafında hayatta en değer verdiğiniz insan ve en önemli özelliğiniz yazıyor. Arka tarafında da 60 dk içindeki kaybedip kaybetmeyeceğiniz o olumsuz duygunuz yazıyor. Şimdi sizden bir şey isteyeceğim. Bana bu olumsuz duygudan kurtulmak için geldiğinizi düşünün. Ve hemen kurtulacağınızı söyledim. Gerçekte de bu kağıdı alıp buruşturup çöp kutusunun içerisine attığımızda burda yazılan olumsuz duygudan kurtulacaksınız. Atmak ister miydiniz? İstemez miydiniz?
Belki içinizden çoğu insan at ve kurtulalım diyenler olacak. Ama bir şeyi hatırlatacağım. Çöp kutusuna attığımız zaman bir daha geri dönüşü yok. Ama duygudan kurtulurken kağıdın arka yüzüne yazmış olduğunuz en önemli kişide gidecek, en önemli Özelliğinizde. Bu sefer süreç değişti.Bağlam değişti. Hemen fikriniz değişmiş olabilir. Ama genelde benim gördüğüm hayır hocam o zaman atmam diyenlerin çoğunluğu.. Peki ne değişti? Kaygıdan kurtulup atacaktın. Ama kaygı ne zaman ortaya çıktı. Kaygı bizim hayatımızda en önem verdiğimiz şeylerin kaybolabilme riski ortaya çıkan durumlarda ya da kaybolabilme riskini söyleyen şu zihnimizin söylediği cümleleri duyduğumuzda ortaya çıkar. İnsan oğlunun kaygısı hayatta en önem verdiği şeyleri kaybedebilme durumunda ya da riskinde ortaya çıkar. O zaman kaygı hissediyorsanız bilin ki o noktada sizin hayatınızda en değer verdiğiniz şey var. Onu kaybedip kaybetmeme riskiniz var.
Şimdi kilit soruya geçiyorum. Burada bunu kaybetmemek için bu duygumuzla birlikte ne yapabilirim sorusunu kendinize sorun içinizden gelen cevabı o kaygıyla birlikte yapmaya çalışın. Çünkü hiçbir zaman unutmayın ki hayat sadece iyi hissetmek değil. Tüm duyguları hissedebilmek. Hayatınızı değerleriniz yönünde tüm duyguları hissederek yönetebilerek yaşayabilmeniz dileğiyle..
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Kaygımı Nasıl Yönetebilirim?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Dnş.İsa Ozan GÜN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Dnş.İsa Ozan GÜN'ün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     2 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
İsa Ozan GÜN Fotoğraf
Psk.Dnş.İsa Ozan GÜN
Adana
Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi1 kez tavsiye edildi
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Dnş.İsa Ozan GÜN'ün Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,918 uzman makalesi arasında 'Kaygımı Nasıl Yönetebilirim?' başlığıyla benzeşen toplam 16 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Ataleti Yenmek Aralık 2018
► Öfke Kontrolü Kasım 2016
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


18:17
Top