2007'den Bugüne 80,875 Tavsiye, 25,751 Uzman ve 18,025 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Çocuğumuzun İlk Kendilik Denemelerinde Nasıl Davranmalıyız?
MAKALE #20219 © Yazan Psk.Dnş.Begüm UÇMAN | Yayın Aralık 2018 | 318 Okuyucu
Çocuklarımızın anneden ayrışmaya başladığı ilk dönem emekleme ve özellikle yürümeye başladığı zamandır. Bu dönemde konuşmaya başlar, her şeyi kendisi yapmaya çalışır, yemeğini kendisi yesin ister, ayakkabısını kendisi giysin… kendi başına bireysel kararlar alarak bireyselleşme çabaları gösterir.
Erik ERİKSON’ın psikososyal gelişim kuramında 1,5 ile 3 yaş arasına denk gelen bağımsızlığa ( özerkliğe ) karşı kuşku utanç evresi ile bu dönemi açıklayabiliriz. Çocuklar denemelerini yaparken kelimeleri yanlış telaffuz ederler, küçük sakarlıklar yaparlar ve bu çabaları bizlere çok keyifli gelir. Ebeveynlerin yüzünü güldürür, tekrar ettiririz, eşimize dostumuza göstermek isteriz. Sevincimizi paylaşmamız çok doğaldır ancak sevincimiz çocuğumuzun sevincinden fazla olursa bir sıkıntı yaratmaktadır. Çünkü çocuklar bu dönemde doğal sürecin bir parçası olarak hala kendilerini benmerkezci bir yapıda hissederler. Anne- babada coşkusal bir şekilde ve abartarak alkışlarsa, çok sevinip sarılıp, öpüp tebrik edip, “Bir daha yap.”, “Ahmet amcana da işte Ayşe teyzene de göster.” diye çocuğu fazla görünür kılarsa bu çocuğa fazla gelmektedir. Ebeveynler bu noktada çocuğa uyumlanamamaktadır. Bazen çocuk büyüklerin kendisiyle eğlendiğini, dalga geçtiğini düşünür onlara bağırarak susturmaya çalışır.
Kendini biricik, özel hisseden çocuğa daha fazla özel ve harika olduğu hissettirildiği zaman çocuk, içindeki coşkuyu düzenleyemez (regüle edemez), normalleştiremez utanarak duygusunu normalleştirmeye çalışır. Erikson’ın bahsettiği evrede utanç duygusuna denk gelir bu. Ebeveynin kucağına sığınır, odadan kaçar, masanın altına girmeye çalışır, perdenin arkasına saklanır, kaçmaya çalışırken küçük sakarlıklar yapar. Her yaptığı bu kadar özel karşılan çocuk bunu hayatı boyunca her ortamda bekler. Bu hayatın içinde olduğu yani evden ayrıldığı okul ortamında hayal kırklığı yaşamsına sebep olmaktadır. Eğer çocuk içindeki özel olma duygusu ve sürekli görünür olmayla hissettiği duyguları minik kırılmalar yani hatalar, bir şeylerin kendi istediği gibi olmaması gibi durumlar yaşamazsa içinde hep özel olduğunu hissettiği için kendini ortaya koymaz çünkü başkalarının vereceği tepkilerle yaşayacağı duyguyla başa çıkamamaktadır.
Bazı ebeveynler çocuklarının bu çabalarında mükemmel bir şekilde kelimeleri söylemesini istedikleri çocuklarını sık sık düzeltirler, doğru kelimeleri söyletmeye çalışırlar hatta bu durum çocukla aralarında inatlaşmaya götürür. Titiz bir ebeveyn çocuğunun temiz olmasına önem verdiği için üstünün başının kirleneceği denemeleri yapmasına müsaade etmez. Mükemmeliyet, işgalci, müdahaleci, kontrolcü bir ebeveyn çocuğunu kendi yedirsin, giydirsin ve onun istediği gibi davransın ister. Ebeveynin bu ihtiyacından dolayı çocuk sürekli engellenme ve düzeltmeyle karşılaşır. Zamanla şunu düşünür; “Kendi ağzımdan çıkan, kendi yaptığım doğru değil, her an hata yapabilirim.” Bu da kuramdaki kuşkuyu açıklar. Çocuğun içinde bir şeyleri doğru yapabileceğine dair bir referans noktası olmadığı için bu duyguyu yoğun olarak hisseder ve deneme yapmayı bırakır.
Yukarıda bahsedilen durumların bir veya iki kez yaşanması değil farklı konularda ve zamanlarda tekrarlayıcı bir şekilde belki yüzlerce küçük olayda çocuğun buna maruz kalması ile çocukta bu duygular yerleşmiş olur. İlerleyen yaşlarda ve yetişkinlikteki yansımaları da şu şekilde olmaktadır; sahneye çıkma, toplantıda söz alıp konuşma, konferansta soru sorma, derste parmak kaldırıp soruyu cevaplama, yeni bir dil öğrenme, tek başına bir etkinlik başlatma, yeni öğreneceği veya uygulayıcı rol denemelerinde sorun yaşamasına sebep olabilmektedir.
Aslında ebeveynlerimizle kurduğumuz ilişkinin örüntüsü hayatımızda devam etmektedir. Çocuklarımızı kendi doğal süreçlerinde bırakarak, kendilerini ve dünyayı keşfetmelerine müsaade etmeliyiz. Burada hissettiğimiz ve bizi müdahale etmeye iten sebepler aslında bizlerle ilgilidir. Bunları fark edip düzeltemiyorsak yardım almamız gerektiğini unutmamalı ve bir psikoterapisti aramalıyız. İyi okumalar…
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Çocuğumuzun İlk Kendilik Denemelerinde Nasıl Davranmalıyız?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Dnş.Begüm UÇMAN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Dnş.Begüm UÇMAN'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Dnş.Begüm UÇMAN'ın Makaleleri
► Kendilik Psikolojisi Psk.Mehmet BAKAY
► Şizoid Kendilik Bozukluğu Psk.Zeynep BALKIZ
► Gerçek Kendilik Kapasiteleri Uzm.Psk.Meral AYDIN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,025 uzman makalesi arasında 'Çocuğumuzun İlk Kendilik Denemelerinde Nasıl Davranmalıyız?' başlığıyla benzeşen toplam 19 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


04:34
Top