2007'den Bugüne 80,065 Tavsiye, 25,571 Uzman ve 17,885 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Obsesif Kompülsif Bozukluk Nedir? Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi Hakkında.
MAKALE #20373 © Yazan Psk.Hasan AKALIN | Yayın Şubat 2019 | 262 Okuyucu
Obsesyon; kişide yoğun sıkıntı ve huzursuzluğa yol açan, kişinin zihninden uzaklaştırmakta zorluk yaşadığı yineleyici düşünceler; kompülsiyon ise kişinin obsesyonları sonucu yaşadığı yoğun sıkıntı ve huzursuzluğu azaltmak ve ortadan kaldırabilmek amacıyla yaptığı yineleyici düşünce ve davranışlarıdır.

Obsesif kompülsif bozukluk yaşayan hastaların hayatlarına baktığımızda bu kişilerin yoğun bir sıkıntı ve huzursuzluk içinde oldukları, kompülsiyonları yüzünden önemli derecede zaman kaybettikleri ve zamanla iş, sosyal yaşam gibi alanlarda işlevselliklerini kaybetmeye başladıkları bilinmektedir.

Bu hastalığı daha iyi anlayabilmek adına hastalığı yaşayan kişilerin hayatlarından birkaç örneğe değinmek daha açıklayıcı olacaktır;

Serap – (Kirlenme Obsesyonu-Temizlik Kompülsiyonu)

Dışarıya çıkmak benim için tam bir işkence. Neden mi? Çünkü otobüse binip herkesin oturduğu o koltuklara oturmak ve demirlere dokunmak zorunda kalıyorum. Kapı kollarına dokunmak ve uzun süre dışarıda kalacaksam evim dışında tuvalete girmek zorunda kalmak çok can sıkıcı. Düşünmesi bile beni çılgına çeviriyor. Rahatlamak için ne mi yapıyorum? Eve geri döner dönmez hemen çamaşırlarımı yıkarım. Sonra hemen banyoya girer en az 1 saat temizlenirim. Tabi tüm bunları yaparken banyo da kirlendiği için son olarak dip köşe banyoyu temizler tertemiz bir şekilde çıkarım.

Serhan – (Şüphe Obsesyonu-Kontrol Etme Kompülsiyonu)

Bu huyum yüzünden işe, buluşmalara, her yere geç kalmaya başladım. İçimde hep bir şüphe var. Evden çıkmadan önce sırasıyla en az 3 kez kontrol etmeme rağmen “Ocağı kapattım mı? Ütüyü fişten çektim mi? Ya kapıyı kilitlemeyi unuttuysam?” diye şüpheye düşüp defalarca yarı yoldan dönüp duruyorum. Geri döndüğümde her şeyin yolunda olduğunu görsem bile emin olamayıp en az 3 kez daha kontrol ediyorum. Evden en son çıkan kişi olmaktan nefret ediyorum.

Hamit – (Cinsel Obsesyon- Tekrarlama Kompülsiyonu)

Çevremdeki kadınlara yönelik cinsel içerikli hayaller kurmaktan kendimi alamıyorum. Bir gün sesli düşüneceğim ağzımdan bir cümle çıkıverecek diye çok korkuyorum. Buna engel olabilmek için böyle düşünceler geldiği zaman dua okuyorum. İşe yaramazsa dikkatim dağılsın diye içimden sayılar sayıyorum. Ancak düşünmemeye çalıştıkça daha da çok geliyor.

Eda – (Düzen-Simetri Obsesyonu – Düzenleme Kompülsiyonu)

Evde düzenimin bozulması en sinir olduğum şeylerden biri. Tüm her şeyi simetrik bir şekilde dizemezsem gerçekten huzursuz oluyorum. Mesela bulaşık yıkadıktan sonra kuruyan bardakları dolaba dizmem en az yarım saatimi alır. Çünkü belli bir düzende eşit aralıklarla dizemezsem içim rahat etmez. Ya da kullandığım havluyu tekrar yerine asarken iki tarafını da tam eşit seviyede yapmalıyım. Bu yüzden misafir gelmesini hiç istemiyorum. Çünkü misafirin arkasından sürekli çaktırmadan bir şeyleri düzeltmek zorunda kalmak can sıkıcı. Bir gün biri bu durumu fark ederse ayıp olacak ve rezil olacağım.

Dilek – (Dini Obsesyon – Tekrarlama Kompülsiyonu)

Namaz kılarken, abdest alırken aklıma uygunsuz düşünceler geliyor. Tam secdeye gidiyorum. İçimden bir ses Allah yok diyor. Böyle düşünürken namaz kabul olmaz deyip bozup baştan kılıyorum. Bu sefer de tam rükuya gideceğim zaman dini değerlere küfür edesim geliyor. Bunları düşünürken namazım kabul olmayacak gibi geliyor. Sürekli yarıda kesip yeni baştan kılmayı deniyorum. 4 rekatlık namazı 30 dakikada anca kılabiliyorum. Birkaç dini siteden araştırdım. Birkaç din görevlisine de sordum. Buna vesvese diyorlarmış. Ama bunu bilmek hiçbir işe yaramıyor. Ne yapsam baş edemiyorum.

Nazım – (Saldırganlık Obsesyonuna Karşı – Tekrarlama Kompülsiyonu)

Elime bıçağı alıp sanki karnıma saplayacakmışım gibi geliyor. Bunun yüzünden ne ekmek kesebiliyorum ne de yemek yapabiliyorum. Bıçağa dokunmak zorunda kalmak tam bir eziyet. Bu düşünceler sadece kendime yönelik değil. Küçük yeğenime yönelik de oluyor. Sanki o uyurken yastığı üzerine kapatıp boğacakmışım gibi. Bu düşünce aklıma ne zaman gelse 3 defa başımı sallayıp 9 defa dua ediyorum.

Davut – (Somatik Obsesyon – Tekrarlama Kompülsiyonu)

Ya aids olduysam, ya bende kanser varsa diye çok korkuyorum. İçimi rahatlatmak için de sürekli hastaneye gidip tahlil vermek istiyorum. Daha 15 gün önce tahlil sonuçlarım temiz çıktı. Ancak hala şüphelerim var. Bu düşünceler geldiğinde dua ediyorum kaygım azalmaz ve devam ederse yeniden tahlil veriyorum.

Peki bu hastalığın nedenleri nelerdir?

Bazı çalışmalar obsesif kompülsif bozukluk üzerinde genetik faktörlerin, kişilik özelliklerinin, erken çocukluk döneminde yaşanan psikolojik travmaların etkisini vurgularken bazı çalışmalar ise bu hastalığın beyinde salgılanan serotonin nörotransmiterinin işlevlerindeki bozulmadan kaynaklı olabileceğini vurgulamaktadır. Buna ek olarak OKB’nin 100 kişiden 2-3 kişide görüldüğü ve kadınlarda erkeklerden daha yaygın olarak görüldüğü bilinmektedir.

Obsesif Kompülsif Bozukluğun Devam Etmesine Neden Olan Şey Nedir?

Obsesif kompülsif bozukluğa sahip olan hasta obsesyonları yüzünden yoğun sıkıntı ve huzursuzluk yaşar. Bu sıkıntı ve huzursuzluk hissinden kurtulabilmek için de aklına gelen düşünceleri düşünmemeye çalışır. Ancak bu pek de mümkün değildir. Çünkü bir şeyi düşünmemeye çalıştıkça o şey kişinin zihnine daha fazla gelmeye başlar. Daha fazla gelen obsesyonlar sonucu da sıkıntı daha da artmaya başlar.

Artan sıkıntı duygusuyla beraber kaygısını yönetmekte zorlanan hasta kaygısını hafifletecek yeni yöntemler bulmaya çalışır. Bu da kompülsif davranışları keşfetmesine ve uygulamasına sebep olur. “Kirlendiğine inanan kişinin banyo yapması” ya da “Ocağı açık unuttuğunu düşünen kişinin tekrar tekrar kontrol etmesi” buna iyi bir örnektir. Uyguladığı kompülsif davranış sonucu sıkıntısının azaldığını farkeden kişi bu davranışı tekrar tekrar yapmaya başlar. Kompülsiyonlar ilk başlarda işe yarıyormuş gibi gözükse de etkileri bir süre sonra azalmaya başlar. Ancak kişi hala obsesyonlarıyla baş etmek ve sıkıntısını azaltmak zorundadır. Bu yüzden de ya uyguladığı kompülsif eylemlerin sayısını arttırır ya da yeni kompülsiyonlar bulmaya çalışır.

Bir süre sonra sayısı artan ve yönetmekte zorluk çekilen kompülsif davranış yüzünden kişi yıpranmaya ve çok zorlanmaya başlar. Ancak çok zaman kaybedilmesine ve bunu yapmak istememesine rağmen düşünceler tekrar geldiğinde bu eylemleri yeniden yapmak zorunda hisseder. Çünkü ona göre obsesyonu durdurmanın tek yolu bunu yapmaktır. Bu da içinde bulunduğu durumun devam etmesine ve bu döngüden çıkamamasına neden olur.

Obsesif Kompülsif Bozukluğun Tedavisi Mümkün mü?

Bu bozukluğu yaşayan kişilerin birçoğu obsesyonlarından, kompülsif davranışlarından ve buna bağlı olarak ortaya çıkan ruhsal problemlerinden şikayetçi olmalarına rağmen tedaviye başlama konusunda direnç gösterirler.

Tedavi uygulanan hastalar üzerinde yapılan birkaç çalışmada hastaların %50 ile %60’nın ilaç tedavisine olumlu yanıt verdikleri ve belirgin oranda düzelme gösterdikleri ancak ilaç tedavisi kesildiğinde belirtilerinin yeniden ortaya çıktığı gözlenmiştir. Psikoterapi desteği alan ve devam eden hastalarda da bilişsel müdahaleler ve davranışçı ev ödevleri sayesinde belirgin derecede ilerleme sağlansa da birtakım belirtilerin devam ettiği gözlenmiştir. Her iki desteği de değerlendiren çalışmalar tedaviye başvuran hastalar üzerinde en etkili tedavi yönteminin ilaç+psikoterapi desteği olduğunu göstermektedir.

İlaç tedavisiyle beyindeki serotonin miktarını düzenlemek amaçlanırken psikoterapi desteğiyle de bu hastalığa sebep olduğu düşünülen psikolojik süreçler ele alınır ve kişinin obsesyonları ve kompülsif davranışları azaltılmaya çalışılır.

Özetle; obsesif kompülsif bozuklukta ilaç+psikoterapi desteğiyle hastanın obsesyonlarını ve kompülsif davranışlarını azaltıp işlevselliğini arttırabilmek mümkündür. Ancak hastalığın yeniden nüksetme riski her zaman için vardır. Daha ağır bir nüksü engellemek adına ise uzun aralıklarla da olsa kişinin takip edilmesi ve psikoterapi desteği alması büyük önem taşımaktadır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Obsesif Kompülsif Bozukluk Nedir? Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi Hakkında." başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Hasan AKALIN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Hasan AKALIN'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Hasan AKALIN Fotoğraf
Psk.Hasan AKALIN
İstanbul
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Hasan AKALIN'ın Makaleleri
► Obsesif Kompülsif Bozukluk Psk.Ferit KARADAŞ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,885 uzman makalesi arasında 'Obsesif Kompülsif Bozukluk Nedir? Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi Hakkında.' başlığıyla benzeşen toplam 24 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


08:30
Top